İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/155 E. 2024/690 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/155
- Karar No
- 2024/690
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/155 Esas KARAR NO:2024/690 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/09/2023 KARAR TARİHİ: 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri tarafından davalıya tevdi edilen kambiyo senetlerinin bedelsiz kalmasına rağmen, davalı yanca müvekkilleri hakkında ----- dosyası ile icra takibine geçildiğini, aynı borç ilişkisi ile ilgili olarak davalı tarafından ayrıca------dosyaları ile mükerrer icra takiplerinin yapıldığını, bedelsiz senedi kullanma suçu ile ilgili ------ nezdinde her türlü şikayet haklarını saklı tuttuklarını, takibe konu borcun müvekkilleri tarafından gerek nakit olarak gerekse kıymetli evrak tevdii suretiyle tediye edildiğini, müvekkillerinin davacıya borcunun olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile müvekkillerinin ----- dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibi nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın kanuna ve usule uygun olarak zorunlu arabulucuya başvurmadığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, icra takipleri arasında herhangi bir mükerrerlik bulunmadığını,---- sayılı dosyasına dayanak senetler, ----- dosyasına dayanak senet, ---- dosyasına dayanak senet, ------sayılı dosyasına dayanak senede istinaden açılan icra takibinin yetkisizlikle kapatılmış olup, işbu dosya ------ Sayılı dosya üzerinden devam ettiğini, davacı --------- hakkında açık bulunan 3 adet icra takibi, diğer davacı ---------- hakkında ise açılmış bulunan 1 adet icra takibi bulunduğunu, işbu takibe dayanak senetlerin ise vadeleri ve miktarlarının tamamen farklı olduğunu, icra takibine konu her senedin vadesi geldiğinde açıldığını, davacıların mükerrer takip iddiasını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra müdürlüğüne ileri sürmesi gerektiğini, davacılar tarafından bugüne dek hiçbir icra dosyasına ödeme yapılmadığını, davacıların, müvekkili ile aralarındaki temel borç ilişkisini kabul ettiğini, davacıların senetlerdeki imzayı ve borcun varlığını inkar etmediklerini, senedin bedelsizliğine ilişkin iddianın yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini ileri sürerek haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın reddine, davacılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;6102 sayılı TTK'nun 5/A-1. maddesinde;"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde, yine 7155 sayılı Kanun'un 23.maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-1.ve 2. Maddesinde;"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde, 6100 sayılı HMK'nun 114/2.maddesinde;" (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, HMK'nun 115/1.ve 2. maddesinde;" (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. Davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği gibi Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının da anlaşılamaması nedeniyle, mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, bu kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği, kesin süreleri içerir ihtarın davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafça süresi içerisinde arabuluculuğa başvurduklarını ve arabuluculuk başvuru formunu Mahkememize sunduğu ancak, davadan, görevsizlik nedeniyle dosyanın mahkememize gelmesinden ve söz konusu ihtar tarihinden sonra arabuluculuğa başvurduğu anlaşılmakla, davanın HMK'nun 115. ve 6325 sayılı HukukUyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, Karar harcı olan 427,60 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 1.707,75 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.280,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan harç masrafı ve yargılama gideri masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024