İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/978 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/978
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/978 Esas KARAR NO:2025/294 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin ticari iş yaptığı firmadan---- ait keşidecisi-------bedelli çeki aldığını, çekin kaybolduğu/çalındığı müvekkili şirketin yetkilisi tarafından vadesi gelmeden fark edildiğini, çek hakkında kayıp olma/çalınma nedeniyle müvekkili şirket ------- tarihinde başvuru yaparak herhangi bir kişi/şirket mağdur olmaması için ----------- tarihinde işbu çek hakkında ödeme yasağı kararının verildiğini, ilgili ödeme yasağı kararının-----ilan edilmiş olduğunu, ilgili ilanda "Davacı ---------tarafından hasımsız olarak mahkemenizde açılan çek iptali davasında, davacı Bahse konu; Keşidecisi ---------- bedelli çek üzerine, çek bedeli 1(bir) adet çeki elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde mahkemenize ibraz etmeleri aksi halde çeklerin iptaline karar verileceği ilan olunur. ------şeklinde olacağı belirtilmiş olduğunu, Söz konusu durum TTK m.818, 757-764'te de belirtildiğini, buna rağmen davalı şirket müvekkili şirket ve diğer cirantalar aleyhine (müvekkil şirketle diğer cirantaların hiçbir hukuki/ticari ilişkisi bulunmamaktadır) ------ Karar numaralı dosyası ile 03.10.2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı almış olduğunu, ---------- sayılı dosyası ile de cebri icraya geçildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, çekteki cirantalar hakkında ------soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Aleyhe alınan ihtiyati haciz kararı ile de ilgili çekin --- uhdesinde olduğunu öğrendiklerini, ----------elinde bulundurduğu çekte kendi işleminden önce ödeme yasağı kararı olduğu görmesine/bilmesine rağmen (çek ile ilgili bir ilan olduğunu açıktır) ilgili çek hakkında ihtiyati haciz kararı alarak icra takibine konu etmesi haksız ve kötü niyetli olduğunu, Basiretli tacir gibi davranmayarak müvekkili şirketi ve icra dosyasına ödeme yapan diğer şirketin ticaretini olumsuz etkilemiş olduğunu, talep eden /alacaklı gözüken şirketin ----- Esas sayılı çek iptali davasında verilen ödeme yasağı kararı ve ilamı gereği çeki elinde bulundurduğundan söz konusu mahkemeye ibraz etmesinin gerekeceğini, ---------- Sayılı dosyasında verilen "Talep eden vekiline, talep konusu yapılan çekle ilgili olarak istirdat davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre tanınmasına" şeklindeki ara kararı gereği işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, ----------- bedelli çekin müvekkiline iadesini, müvekkili şirketin ilgili çekte haklı hamil olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı/ Borçlu, takibe konu çekin keşidecisi olduğunu ve borca itirazda bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borcu olmadığına ilişkin iddialarını öne sürüp ve bunun tespitinin yapılabileceği davada görevli mahkemenin icra hukuk mahkemelerinin olmadığını, davacının genel görevli mahkemelerde menfi tespit davası açmasının gerekmekte olduğunu, bu nedenle davacının borca itirazının bu davanın konusu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, icra takibine ve huzurdaki davaya konu çeke ait faktoring işlemi ---- tarihinde yapılmış olduğunu, Davaya konu çekin arkasındaki son ciranta olan ----- tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ------ tarihli faktoring sözleşmesine istinaden, ---- tarihinde, ---------- bedelli faturayı da dayanak göstererek faktoring işlemini yaptığını, Bu faktoring işlemi sonucunda ise müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, bununla birlikte davacı taraf her ne kadar ---tarihinde ------- Ticaret Mahkemesine başvurularak ödeme yasağı alındığını iddia etmiş olsa da bu kararın geçersiz olduğunu, iptali istenen çekin ------ tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmiş olduğunu, söz konusu çekin müvekkili şirkete ----------- tarihinde teslim edildiğini, müvekkili şirketin elinde olan çekin zayi olmasının mümkün olmadığını, -------Asliye Ticaret mahkemesine başvuran taraf da söz konusu icra takibinin borçlu taraf olduğunu, borçlular kendi aralarında işbirliği yaparak bu borçtan kaçınmakta olduğunu, somut olaya bakıldığında müvekkil tüm yasal sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, davaya konu çekin arkasındaki son ciranta olan ---- tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki --- tarihli faktoring sözleşmesine istinaden, ---- tarihinde, ------------ tarihinde kesmiş olduğu 400.000,00 TL bedelli faturayı da dayanak göstererek faktoring işlemini yaptığını, Bu faktoring işlemi sonucunda ise müvekkili şirket tarafından ödemenin yapıldığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun açılan davanın reddini, kötü niyetli ve haksız olarak itirazda bulunan davacının ihtilaf konusu icra takibine konu alacağın üzerinden %20 icra inkar tazminatı ödemesini ve haksız yere imzaya itiraz edildiğinden takibe konu alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-----------soruşturma sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle dava konusu çekin istirdatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacının lehtarı olduğu ------bedelli çekin istirdatının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.6102 Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür" hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının elinden rızası dışında çıktığı ileri sürülen çekin TTK'nın 792. maddesi uyarınca istirdadı istemine ilişkindir. Dava konusu çek incelendiğinde; davacının çekin lehtarı, davalının ise çekin son hamili olduğu ve ilk cironun lehtar tarafından başladığı, çekte şeklen bir kopukluk olmadığı görülmüştür. Somut olayda, çek elinde bulunan ve bu kapsamda dava konusu çeki takip konusu yapan davalı ----dir. Davalı tarafça müşteri ile imzaladığı faktoring sözleşmesi ve fatura dosyaya sunulmuş, müşterisinin çekte ciranta olduğu görülmüştür.TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir ---------Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı -----çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; davacının çekte lehtar olarak yer aldığı, çekin davacı nezdinde iken çalındığı belirtilerek, davacı tarafça şikayetçi olunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı -----dava dışı ----- arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi kapsamında dava konusu çekin ---- tarafından davalı faktoring şirketine ciro edildiği görülmektedir. Sözleşme ekinde dava dışı -------arasında ticari satıma konu edilen --- tarihli faturanın düzenlenmiş olduğu, buna göre davalı ----- dava konusu çeki faturasıyla birlikte ve faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği, davacının zararına olarak ve çekin zayi edildiğini bilerek davacıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğine dair somut bir olgunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Belirtmek gerekir ki, 6361 sayılı Yasa'nın 9/2-3 maddesi hükmü, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalının çeki kötüniyetli olarak iktisap ettiği kanaatine varılmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 6.831,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.215,60 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 64.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 16/04/2025