İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/583 E. 2025/821 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/583
Karar No
2025/821
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/583 KARAR NO : 2025/821 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı şirkete ait ------ tesisat nolu ve ------- sözleşme hesap nolu elektrik aboneliğe ilişkin olarak, 30/12/2022 tarihinde telesatış (uzaktan satış) yöntemiyle bir Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca 01/02/2023 -31/12/2023 döneminde 11 ay taahhütlü özel bir elektrik enerjisi ürünü (------ kodlu) enerji tedariki yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı firmanın sözleşme gereği üstlendiği taahhüdü yerine getirmediği, 2023 yılı ocak ayı içinde davalının davacı şirketi arayarak halen başka bir tedarikçi (-----) ile sözleşmesi olduğunu, o tedarikçiden cezai şart ile karşılaşacağını belirterek ön ödeme (güvence bedeli) olarak ödediği bedelin iadesini istediği ve sözleşmenin iptalini talep etiği belirtildiği, davacının, davalının bu talebinin sözleşmeye aykırı ve erken fesih mahiyetinde olduğunu, bu nedenle sözleşme uyarınca taahhüt çıkış bedeli (-----) adı altında bir cezai bedel uygulanmasının öngörüldüğünü, nitekim davacının, davalının sözleşmeyi taahhüt süresi dolmadan fiilen sonlandırması üzerine hesaplanan cezai bedelinin davalıya fatura ettiğini, ancak davalının bu bedeli ödemediğini, davalı bu bedeli ödemediğinden alacağın tahsili için ---- numaralı dosya ile Merkezi Takip Sistemi üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının bu takibe itiraz etmesiyle dosyanın işbu mahkemeye konu edildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu sözleşme ve mevzuat gereği hak kazandıkları taahhüt çıkış bedelinin ödenmesi gerektiğini, bu nedenle itirazın iptalini, takibin devamını ve inkar tazminatı uygulanmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmemekte olduklarını, söz konusu erken fesih durumunun mücbir sebep dolayısıyla ortaya çıktığı, 30/12/2022 tarihli sözleşme telefon aracılığıyla onaylanmış ve davacıdan elektrik enerjisi alımı fiilen 01/02/2023 tarihinde başladığı, ancak 06/02/2023 tarihinde meydana gelen ------ merkezli deprem felaketleri nedeniyle, davalının faaliyet gösterdiği bölgede elektrik enerjisi tüketimi ve hizmet alımı kendi iradesi dışındaki imkanlıklar nedeniyle son bulduğu, yani davalı şirketin, ------ en fazla 6 gün süreyle elektrik hizmeti alabildiği, bu süreçte sözleşme gereği davalı tarafından davacı şirkete 594.000,00 TL tutarında ödeme (güvence bedeli) de yapılmış durumda olduğunu, sözleşmenin feshi mücbir sebeplerle gerçekleştiği ve bu durumun Türk Hukuku çerçevesinde geçerli bir haklı fesih sebebi olduğu, depremin taraflarca öngörülemez ve kontrol edilemez olağanüstü bir olay olduğu bu nedenle sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmesinin imkansız hale geldiği, mücbir sebep hali nedeniyle taahhüt süresi dolmadan sözleşme ilişkisinin sona ermesi, sözleşmeye aykırılıktan ziyade zorunlu ve haklı bir fesih niteliğinde olduğu, bu sebeple cayma/taahhüt çıkış cezası uygulanması hukuken yerinde olmadığı, Davalı ayrıca icra takibine itiraz ederken yetki itirazında bulunduğunu (sözleşmedeki ----- mahkemeleri yetki kaydına rağmen), davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini ve talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, Sonuç olarak davalı, davacı tarafın fatura ettiği 206.971,98 TL’lik bedelin hukuka aykırı olduğunu, deprem gibi mücbir bir sebep neticesinde elektrik tüketiminin sonlandığını ve davacının uğradığı bir zarar yokken cezai şart talep edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın İİK 67. MD. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında elektrik sözleşmesi imzalandığı hususunun ihtilafsız olduğu, ihtilafın sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediği, haksız fesih edildi ise davacının taahhüt çıkış bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın mahkemece seçilecek elektrik mühendisi bilirkişiye verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 11/06/2025 tarihli raporunda; Davalı şirket ile davacı tedarikçi arasında 01.02.2023- 31.12.2023 dönemini kapsayan 11 ay süreli taahhütlü elektrik enerjisi satış sözleşmesi yapıldığı, Davalı şirket tarafından 24.01.2023 tarihinde, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden önce, fesih iradesi açıkça davacı şirkete iletildiği, Davacı, fesih talebine cevaben sözleşmenin 01.03.2023 tarihinde sona ereceğini belirttiği, sözleşme başlangıç tarihinde enerji tedariğine başlandığı ve davalı tarafından enerji kullanımı gerçekleştiği, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem, tarafların sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmelerini imkânsız kılan ve sözleşmede belirtilen "kusursuz imkânsızlık (mücbir sebep)" durumunu oluşturduğu, bu tarihten itibaren enerji tüketimi gerçekleşmediği ve tarafların yükümlülükleri fiilen askıya alındığı, Temmuz 2023'te davalı şirketin yeni fiyat teklifleri talep ettiği ancak bu sürecin yeni bir sözleşme veya enerji tedariğiyle sonuçlanmadığı, bu durum, taraflar arasında mevcut sözleşmenin yeniden aktif hale gelmediğini ortaya koyduğu, Davacı, sözleşmenin taahhüt süresi tamamlanmadan sona erdirildiği gerekçesiyle sözleşmeye dayanarak 08.10.2023 tarihinde 206.971,98 TL tutarında "taahhüt çıkış bedeli" fatura ettiği, Düzenlenen fatura tutarı, sözleşmede belirlenen "en yüksek faturanın iki katı" yöntemine uygun olduğu, Elektrik piyasası mevzuatı ve sözleşme hükümleri, yüksek tüketimli serbest tüketicilerle yapılan ikili anlaşmalarda cezai şart (taahhüt çıkış bedeli) belirlenmesine izin verdiği, Ancak davalının sözleşmenin başlangıcında fesih iradesini bildirmiş olması, kısa süreli enerji kullanımı ve hemen ardından mücbir sebebin ortaya çıkması, sözleşmenin hukuken devam edip etmediği ya da askıda kalıp kalmadığı hususunda Mahkemenin değerlendirmesini gerekli kıldığı, Sözleşmenin feshedilip edilmediği, feshedildiyse haklı veya haksız olduğu, bu kapsamda davacının talep ettiği taahhüt çıkış bedelinin hukuken talep edilip edilemeyeceği hususlarının mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir.Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davacı vekilinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davalının ------- tesisat numaralı aboneliği için elektrik enerjisi temin etmek amacıyla davacı ile 30.12.2022 tarihinde anlaşma yaptığı, anlaşma kapsamında 01.02.2023-31.12.2023 tarihleri arasında 11 ay taahhütlü ürün satın aldığı ancak bilahare davalının sözleşmeyi fesih ettiği, davacı tarafından davalının sözleşmeye aykırı edimleri nedeniyle Taahhüt Çıkış Bedeli yansıtıldığı ve davalı tarafından ödenmediği bu nedenle tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan --- numaralı takibe davalının borca ve takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış ve dosya elektrik mühendisi bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda davalı şirket ile davacı tedarikçi arasında 01.02.2023- 31.12.2023 dönemini kapsayan 11 ay süreli taahhütlü elektrik enerjisi satış sözleşmesi yapıldığı, davalı şirket tarafından 24.01.2023 tarihinde, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden önce, fesih iradesi açıkça davacı şirkete iletildiği, davacı, fesih talebine cevaben sözleşmenin 01.03.2023 tarihinde sona ereceğini belirttiği, sözleşme başlangıç tarihinde enerji tedariğine başlandığı ve davalı tarafından enerji kullanımı gerçekleştiği, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem, tarafların sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmelerini imkânsız kılan ve sözleşmede belirtilen "kusursuz imkânsızlık (mücbir sebep)" durumunu oluşturduğu, bu tarihten itibaren enerji tüketimi gerçekleşmediği ve tarafların yükümlülükleri fiilen askıya alındığı, davacı, sözleşmenin taahhüt süresi tamamlanmadan sona erdirildiği gerekçesiyle sözleşmeye dayanarak 08.10.2023 tarihinde 206.971,98 TL tutarında "taahhüt çıkış bedeli" fatura ettiği, düzenlenen fatura tutarı, sözleşmede belirlenen "en yüksek faturanın iki katı" yöntemine uygun olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir. Her ne kadar davalı hizmet süresi başlamadan kısa bir süre önce 24.01.2023 tarihinde dönme iradesini davacıya bildirmiş ise de davacı kurum dönme iradesini kabul etmeyip feshin 01.03.2023 tarihinde olacağını bildirmiştir. Bu nedenle bu tarihe kadar akit ayaktadır. Sözleşmenin fesih edildiğinden bahsedilemez. Davalı abonelik noktasına elektrik enerjisi tedarikine başlanmış ve o dönemde 06.02.2023 tarihinde deprem felaketi meydana gelmiştir. Böylece alt yapı sistemi çökmüş ve davacı kurum hizmet veremez duruma gelmiştir. Artık mücbir ile ilgili olan sözleşme hükmü uygulanacak olup bu durumda davacı kurum tarafından Taahhüt Çıkış Bedeli istenemez. Eğer deprem hiç olmazsa ve 01.03.2023 tarihine kadar hizmet verilip, bu tarihten sonra fesih olsa idi o zaman davacı tarafından Taahhüt Çıkış Bedeli istenebilirdi. Açıklanan nedenlerle, davacının talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan 4.157,41 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.542,01 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca taktir olunan 38.950,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/583, K. 2025/821, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-583-e-2025-821-k-633a5e59e7ab