İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/11 E. 2024/923 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/11
Karar No
2024/923
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/11 Esas KARAR NO: 2024/923 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2024 KARAR TARİHİ: 13/11/2024 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı/borçlu tarafın, müvekkili şirketin %25 ortağı iken ----- yevmiye numaralı anonim şirket pay devir sözleşmesi ile şirketle ilişiği kalmadığını, davalı/borçlunun, Şirket ortağı olduğu dönemde, Müvekkil Şirketin borçlu olarak gösterildiği, dava dışı ----alacaklı olarak göründüğünden bahisle ---- icra takibi ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, itirazları üzerine ----- dosyası ile itirazın iptali davası açılmış, iş bu dava neticesinde 22.03.3023 tarihinde dava kısmen kabul edilmiş ve taraflarınca karar aleyhine istinaf yoluna başvurulduğunu, bahsi geçen icra takibi dolayısıyla 727.854,36-TL meblağ Müvekkili Şirket tarafından icra dosyasına yatırıldığını, İş bu rakamın, davalı/borçlunun şirkete ortak olduğu dönemler sırasında oluştuğu ancak, kendisinin şirketten ayrıldığı dönemden sonra ortaya çıktığı için, ortak olduğu %25 hissesi oranında kendisine rücu edilmesi için taraflarınca öncelikle ---Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ardından borçlu yanca itiraz edildiğini belirterek---- Sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılması ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;------ yevmiye numaralı şirket pay devir sözleşmesi ile söz konusu hak düşürücü süre dolmuş olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf hem istinaf ettiği mahkeme ilamına ilişkin borcu kabul etmediğini beyan etmekte hem de rücuen teminat olarak yatırdığı bedel yönünden rücuen tazminat talep ettiğini, davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın kötüniyetli olarak müvekkiline ve müvekkilinin sahip olduğu ----- ve şahsına muhtelif davalar/icralar ikame etmekte olduklarını, davacı tarafın iftira suçunu işlediğini, huzurdaki davanın reddine Kötü niyetli davacının %20 den az olmamak üzere ısrarlı bir şekilde asılsız icra takibi ve davalar açması sebebiyle kötü niyet halinin ağır kusuru ile sabit olduğundan %100 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Haksız ve kötü niyetli davanın tümüyle reddine karar verilerek HMK m. 329 gereğince; kötüniyeti sabit olduğundan,500,00 TL’den 5.000,00 TL’ye kadar para cezasına, hükmedilmesine Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davanın İİK 67. Md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, takibe konu alacağın davalının şirkete ortak olduğu dönemden kaynaklanan bir borcun gösterildiği, davalının şirketin eski ortağı olduğu ve bilahare payını devrederek ayrıldığı hususunda ihtilaf olmadığı, ihtilafın davalının takibe konu borçtan sorumlu olup olmadığı ve bu çerçevede pay devrinin kime ve hangi şartlarla yapıldığı husunuda toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce, davalının hisse devir sözleşmesinin, hisse devrinin genel kurul ve yönetim kurulunda kabulüne dair kararları ve 2018 den başlayarak 2022 yılı dahil davacı şirketin yıl sonu nizam ile faaliyetlerinin sunulması için davacı vekiline 1 aylık süre verilmiş, davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazlarının deliller toplandıktan sonra değerlendirilmesine, karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin borçlu olarak gösterildiği ----sayılı icra takibine itiraz üzerine ----- sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, dava neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve davacı şirket tarafından dava dışı alacaklıya ödeme yapıldığı, davalının şirkete ortak olduğu dönemden kaynaklı borç olduğundan hissesi oranında rücu edilmek amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalının hissesini aktif ve pasifi ile devrettiğini, bu nedenle davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Somut olayda TBK 202. Maddesindeki düzenleme ticari şirketler için yapılan düzenleme olmayıp malvarlığı ya da şahıs firmalarının borçları ile ilgili düzenlemedir. TBK 202/2 fıkrası bu tür devirlerde devredeninde devir alan ile birlikte iki (2) yıl müteselsil sorumluluğunu düzenler. Anonim şirketlerde şirket ortağı şirket borcundan dolayı şahsi sorumluluğu söz konusu olamaz. Rücu edilmeye çalışan alacakta alacaklı sıfatında özel hukuk şirketi söz konusu olup, kamu borcu değildir. Şirket borcudur. Mevcut ortak da eski ortak da şahsi malvarlığı ile sorumlu değildir. Şirket ödemesi sermaye arttırımı suretiyle para girişini gerektiriyor ve şirket böyle ayakta kalıyorsa bir genel kurul kararı ile alınabilir. O vakit genel kurul kararı tarihindeki ortaklar bu karara uymak zorundadır. Davalı eski ortakdır. Sermaye arttırımdan da sorumlu olmaz. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş; davalı taraf kötü niyetli takip tazminatı ve disiplin para cezası talep etmişse de, koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyetli takip tazminatı ve disiplin para cezası ile ilgili talebinin koşulları oluşmadığından dolayı reddine, 3-Peşin alınan 2.197,67 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.770,07 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 13/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/11, K. 2024/923, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-11-e-2024-923-k-337fb0905aa5