İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1529 E. 2024/728 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1529
Karar No
2024/728
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/1529 Esas KARAR NO:2024/728 DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/09/2014 KARAR TARİHİ: 18/09/2024 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının hafriyat işleri yapan bir firma olduğunu, davalının ise inşaat işleri ile uğraşan bir firma olduğunu, davalı borçlu taahhüt ettiği işlerin bir kısmı için vekil edeni davacıya vererek vekil edeninden işlerin yerine getirilmesini istediğini, velik edenin anlaşma gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini, buna ilişkin olarak takibe konu olan faturayı düzenlediğini ve davalı borçluya teslim ettiğini, davalı borçlunun faturayı ticari defterine işleyerek fatura içeriğini kabul ettiğini, Ödeme günü geldiğinde davalı fatura bedelini ödemediğini, Bunun üzerine ----------sayılı dosyası ile davalı-borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı-borçlu icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasını sağladığını, Borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, fatura içeriğinde belirtilen edimleri kabul ettiği halde borçlu olmadığını iddia ederek itiraz ettiğini, Faturayı ticari defterlerine işleyerek içeriğini kabul ettiğini, İtiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile birlikte icra-inkar tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini belirterek, ------ esas sayılı takibine davalı- borçlunun yaptığı itirazın iptalini, takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olmakla reddinin gerektiğini, davacı tarafın bir aile şirketi olan ve ----- çalışan-------yetkilileri ile akraba oldukları, müvekkili şirketin de anlaşmasının söz konusu şirketle olduğunu, Davacı tarafın söz konusu firmaya müvekkilince verilen nakliye işinin de bir kısmını yaptığı faturasından anlaşıldığını, faturanın ödemesinin de yine şirket yetkililerinden ----- yapıldığını, söz konusu işletmelerin ticari bağa sahip işletmeler olduğunu, dilekçe ekinde sunulan----- tarihli makbuzdan da -------toplamda 91.660,00 TL. ödeme yapıldığını ve 9.000,00 TL. bedelli bir de çek verildiğini, Söz konusu makbuza yapılan nakit ödemenin 72.640,80 TL. sinin davaya konu olan 30.11.2011 tarihli faturaya istinaden ödendiğinin de açıkça yazıldığını, müvekkili firmanın davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, Parayı teslim alan ---- gerek asıl nakliyeci olan ------- gerekse de söz konusu firma adına müvekkili firmaya iş yapan -------- tüm yan akraba işletmeleri için tahsilatı yapan ve bu firmalar adına hareket eden şahıs olduğunu, müvekkili firma ile görüşen ve bu konudaki organizasyonu da yapanın aynı şahıs olduğunu, Ayrıca müvekkili firmaya icra takibinden önce ulaşıldığını ve temerrüde sebebiyet veren herhangi bir ihtar ulaşmadığından söz konusu takipte faiz yürütülmesinin de yasal olmadığını, faiz açısından da davanın reddinin gerektiğini, Söz konusu makbuza ilişkin ödemenin müvekkili firma defter ve kayıtlarında da mevcut olduğunu, davanın haksızlığının açıkça ortada olduğunu belirtmiş olup bu nedenlerle davanın reddi ile davacının kötü niyetli takibi sebebiyle davacı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -------- dosya aslı, ----------Esas sayılı dosya aslı, bilirkişi raporu. DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura nedeni ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin ilk olarak ---- sayılı dosyasında, davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan bir alacağı bulunmadığı, davalının icra takibine itirazında haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.------- sayılı kararında; Mahkemece, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin varlığı kabul edilerek, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor esas alınarak, davacı tarafından keşide edilen ve davalı yanın da kabulünde olduğu değerlendirilen fatura bedelinin ödenmiş olduğundan bahisle dava reddedilmiştir. Ancak, davacı taraf delillerini bildirirken her iki tarafın ticari defterlerine de dayanmış olup 6100 sayılı HMK'nın 220 ve 222. maddeleri değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, ticari defterlerindeki ödeme kaydının davalı yanca keşide edilen çeklere dayalı olarak düşüldüğü ve fakat bu çeklerin icraen tahsil edilemediği yolundaki davacı yan vekilince ileri sürülen hususlar bakımından icra takip dosyalarının celbi ile yetinilmiş, incelenen davacı defterindeki ödeme kaydının çeke dayalı olduğu gözden kaçırılarak bilirkişiden ek rapor alınması yolundaki davacı vekilinin itirazı karşılanmamış, bu yönde bir incelemeye neden gerek görülmediği konusunda karar gerekçesinde herhangi bir değerlendirmeye rastlanılmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Bu çerçevede mahkemece celbedilen -----sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takibe esas çek fotokopisinde davacı ----- son hamil olarak ismi geçmekte olup takip alacaklısının davadışı ------ olduğu ve icra takibinin iptal edilmiş olmakla akim kalmış bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilince bildirilen------ sayılı takip dosyasının ise 20.000.-TL tutarındaki bir adet çeke dayalı olarak davadışı --------tarafından davalı aleyhine başlatılmış bir icra takibine ilişkin olduğu anlaşılmakta ise, dosyada yeterli bilgi ve belge olmadığından akıbeti ve davacı ile ilgisi kurulamamıştır. Bu nedenle, mahkemece uyuşmazlığın aydınlatılması için zorunlu hususlar bakımından yapılan iş ve işlemlerin de eksik ve yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, mahkemece yapılması gereken iş, yukarda açıklanan eksik ve belirsiz hususlar bakımından taraf vekillerince açıklama yapılmasını sağlamak,---------- dosyasındaki eksik belgelerin ikmalini temin ederek davacı itirazlarını da karşılayacak biçimde önceki bilirkişilerden ek rapor almak, davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılarak tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin -------kararı ile bozularak gelmekle, Mahkememiz esas defterinin ----- sırasına kaydı yapılmıştır. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen Davacı-Alacaklı vekili tarafından ----- sayılı dosya ile faturaya dayanak 72.640,80 TL asıl alacak ile 6.770,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.411,32 TL'nin davalı-borçludan tahsili için ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatıldığı, İcra Takibinin 30.11.2011 tarihli 72.640,80 TL tutarlı, fatura alacağına dayandırılmıştır. Ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı-borçlu vekili tarafından verilen 24.01.2013tarihli itiraz dilekçesinde; davalı-borçlu vekilinin müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını , takip öncesinde herhangi bir temerrüde düşülmesinin söz konusu olmadığından faiz işletilmesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek yasal süresi içinde takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacının davalı firmaya taahhüt ettiği nakliyat ve hafriyat işlerini yaptığından bahisle 72.640,80 TL asıl, 6.770,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.411,32 TL tutarlı ödenmeyen iş bedelinin tahsilini talep ettiği, davalının ise davaya konu edilen iş için davacı ile anlaşma yapılmadığını, davacının bu işi kendilerinin bağlantılı olduğu firmanın alt işvereni olarak yaptığını, bu nedenle aralarında doğrudan ticari ilişki bulunmadığını savunduğu, uyuşmazlığın bu şekilde oluştuğu anlaşıldı. Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntılı bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile Davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu, Dava dosyasının tümü ve davacının beyanları da dikkate alındığında davacının davalıdan olan alacağını, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun tespit etmiş olduğu şekliyle 30.11.2011 tarihinde 72.000,00 TL. çek karşılığı tahsil etmiş olduğu, Davacının davalıdan olan alacak takibini kendisinden tahsil etmiş olduğu çeklerin karşılığının olmaması ve ------- icra takibi neticesinde tahsil edemediğinden fatura alacağı olarak takip başlattığına dair beyanları göz önünde bulundurularak yapılan incelemede , ---- İcra dosyalarının alacaklısının davacı ----olmadığı , dava dışı ----- Olduğu, Davacı tarafa duruşma tutanağının tebliğ edildiği, --------katıldığı fakat inceleme için herhangi bir defter belge ibraz etmediği , Davalının sayın Mahkemeye sunmuş olduğu defterlerinin raporun 3.3.2 bölümünde yapılan açıklamalar neticesinde delil niteliği taşıyıp taşımayacağı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Dava dosyasının tümü dikkate alındığında davacının davalıya borcu olmadığı ; Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sonuc ve kanaatlerini bildirmiştir. Mahkememizin 06.10.2021 tarihli ara kararının (3) nolu bendiyle; “Önceki bilirkişi heyetine hesap bilirkişisi eklenmek suretiyle inceleme yapılarak ek rapor tanzimi” için bilirkişilere tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Yukarıda inceleme bölümünde (2) sayılı bentte davanın bidayetinden bu güne kadar yaşanan gelişmelerin kronolojisinin sıralandığı; ilgili bölümlerde davanın taraflarının farklı beyanlarına işaret edildiği; İddia ve savunmaya nazaran, yukarıda değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun somut olay özelinde (2) sayılı bentte yapılan incelemesinde, davacının ticari defterinde ------ tutarlı çek ya da çekler aldığının kayıtlı olduğu; davacının-----dosyasındaki çeklerin bahse konu çekler olmadığı; -------ilişki kapsamında olduğunu bildirmesine göre, defterinde kayıtlı olan 72.000,00 TL tutarlı ifa uğruna alınan çek ya da çeklerin ödenmediği; borcun ifa edilmediği iddiasını çeklerin örneklerini ibraz suretiyle kanıtlaması gerektiği; defter kaydının aleyhine delil teşkil ettiği; Varılan bu sonuç kapsamında itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemlerinin üzerinde durulmadığı sonucuna varıldığına ilişkin kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ---- tutarlı fatura kapsamında alacağı bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine ise eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davalının cevap dilekçesi ile; davacıya 91.660,00 TL ödeme yapıldığı, 72.640,80 TL'sinin nakit olarak faturaya karşılık ödendiğinin 04/05/2012 günü makbuza bağlandığı ileri sürülerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamındaki delillerden; ----tarihli belgede------ nakit ödemenin -----faturaya istinaden ------verildiği” ibaresinin yer aldığı; bu ibarenin ---- keşide tarihli davalı tarafından keşide edilen 9.000,00 TL tutarlı çek fotokopisinin altında yazılı olduğu, teslim alan imzanın ise davacıyla aynı soyadı taşıyan “------tarihli yazısı ekinde 9.000,00 TL tutarlı çekin takas suretiyle tahsil edildiğinin görüldüğü ancak tahsil edenin belirsiz olduğu; talimat yoluyla davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporu ekindeki davacının kebir defteri örneğinin incelenmesinde; 120 alıcılar hesabında 72.640,80 TL davalıya borç kaydı yapıldığı, aynı gün 72.000,00 TL alacak kaydının ------yevmiye ile yapıldığı, 640,80 TL borç bakiyesinin devrettiği, talimat ile alınan rapor üzerine mahkememizce 72.000,00 TL bedelli çek hakkında davalıdan açıklama istendiği, davalının bu nevi çek hakkında herhangi bir bilgisi bulunmadığı, 91.660,00 TL ödemenin 9.000,00 TL’sinin çek ile kalanının ise nakit olarak ödendiği 72.640,80 TL’sinin dava konusu faturayla ilişkili olduğunu bildirdiği, talimat raporunun incelenmesinde; 72.000,00 TL’lik alacak kaydının nakit veya çekle tahsil edildiği yönünde herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, 04.05.2012 tarihli makbuza atıf yapıldığının görüldüğü, ancak rapor ekinde yevmiye defterinin bazı sayfalarının fotokopileri bulunmakla incelenmesinde,------ alınan çekler hesabına davalıdan 72.000,00 TL tutarlı çek alındığının kayıtlı olduğunun görüldüğü, çeklerin açılımının yer almadığı, davacının yevmiye defterinin 31.12.2012 kapanış fişinde de davacıdan herhangi bir alacak yer almadığı gibi ---sayılı şüpheli alacak hesabında herhangi bir bakiyeye yer Verilmediği, davacının ise talimat yoluyla alınan rapora karşı düzenlediği dilekçesinde -------- başlatılan takiplerin karşılıksız çıkan çeklerle ilişkili olduğunu bildirdiği ve yine 10.11.2014 tarihli dilekçesinde de çeklerin karşılıksız çıktığını bildirdiği, tam açıklık olmamakla beraber aynen “72.000,00 TL’lik çekin davalı tarafından verildiği ancak bu çekin karşılıksız çıktığı” ibaresinin yer aldığının görüldüğü; ancak davacı vekilinin daha sonra sunduğu beyan dilekçesinde tam aksi yönde beyanda bulunarak, takiplerin huzurdaki davanın davacısının alacağı ile ilgili olmadığın beyan ettiği, Mahkememizce davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, --------ilamıyla “ödeme kaydının çeklere dayalı olarak düşüldüğü ancak çeklerin tahsil edilmediği yönündeki davacı iddiası ve delilleri takip dosyasının celbi ile inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi” gerekçesiyle bozulduğu; mahkememizce işbu esas üzerinden yargılamaya bozma ilamına uyulmak sureti ile karar verildiği, mali müşavir bilirkişi----- rapor alındığı, davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığı, alınan raporda 30.11.2011 tarihli faturanın davalı defterlerine ----- yevmiye numarasıyla kaydedildiği; ---- yevmiye sayılı kapanış kaydında davacının alacaklı olarak devrettiği, --- yılı defterinde ise---yevmiye numaralı fiş ile ----- açıklamasıyla-------- olmak üzere toplamda 109.315,50 TL borç kaydedildiği, yine aynı tutarla olmak üzere------ hesaptan alacaklandırıldığı, borçlandırılan 8.665,50 TL’nin mazot olarak verilen açıklamasıyla kaydedildiği, davacının dava konusu faturaya karşı alınan çekin karşılığı çıkmadığını ileri sürdüğü, davalının ise nakit olarak dava dışı ------ ödendiğini bildirdiği, buna göre, iddia ve savunmaya nazaran öncelikli çözülmesi gereken uyuşmazlık konusunun dava konusu faturaya yönelik ödemenin çekle mi yapıldığı nakit mi ödendiği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Çek bir kıymetli evrak olup, ifa uğruna verilmektedir. Ancak çekin karşılığının ödenmiş olması halinde borç ifa edilmiş sayılır. Hal böyle olmakla beraber çeki aldığını beyan eden davacının, (esasen dosyada mevcut davacının yevmiye defterinin ----- madde no’sunda 72.000,00 TL tutarlı çek alındığının kaydı bulunduğu) çeklerin karşılıksızçıktığını ispat yükü altında bulunduğu, karşılıksız çıktığını bildirdiği çeklerin, iade edildiğine ilişkin iddiasının bulunmadığı, tacir olan davacının aleyhine olan defter kaydı kapsamında, bu aşamada iddiasının sübuta ermediği, uyulan bozma ilamında da çeklerin tahsil edilemediğini ispat yükünün davacı da olduğunun bildirildiği, nitekim, davacının ticari defterinde ----- tutarlı çek ya da çekler aldığının kayıtlı olduğu, davacının ---- sayılı dosyasındaki çeklerin bahse konu çekler olmadığı, ---- ilişki kapsamında olduğunu bildirmesine göre, defterinde kayıtlı olan 72.000,00 TL tutarlı ifa uğruna alınan çek ya da çeklerin ödenmediği, borcun ifa edilmediği iddiasını çeklerin örneklerini ibraz suretiyle kanıtlaması gerektiği ancak çeklerin davacı tarafça ibraz edilmediği gibi davacının bildirdiği yerlerde de olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.356,15 TL peşin harcın mahsubu ile artan 928,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere verildi. Açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1529, K. 2024/728, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1529-e-2024-728-k-9e3d88e717b2