İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/832 E. 2024/955 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/832
- Karar No
- 2024/955
- Karar Tarihi
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/832 Esas KARAR NO: 2024/955 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/11/2023 KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla ------ sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafça müvekkili şirkete takip tarihinden sona kısmi ödemeler yapılmış olup, dosyaya sunmuş oldukları cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davanın ikame edildiği tarih itibariyle müvekkilin BAKİYE ANAPARA alacağının 418.845,64 TL olduğunu, icra takibinin başlatıldığı 19.07.2023 tarihi itibariyle müvekkilinin alacağı 549.697,64 TL olup, ana para yönünden bakiye ana para alacağı 418.845,64 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihi itibariyle işleyecek faiz ve tüm feriler yönünden ise 549.697,64 TL üzerinden devamına ve yapılan 170.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının kalan bakiye anapara alacağı olan 418.845,64 TL üzerinden devamına ve takibin takip tarihi itibariyle 549.697,64 TL üzerinden işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, bakiye anapara alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. ll. CEVAP:Davalı vekili; davacı alacaklı ile davalı borçlu müvekkili şirket arasında gerçekleşen dava konusu ticarete yönelik borç tutarının sunulacak deliller , dinlenilecek tanıklar ve yapılacak inceleme neticesinde tespitinin gerekmekte olduğunu, davacı alacaklının özetle belirtmiş oldukları süreçten ötürü icra inkar tazminatı talebinde bulunması haksız bir tutumdan ibaret olduğunu, nitekim ticari defterler inceleneceği vakit davacı alacaklı firma ile davalı borçlu müvekkil arasında bu zamana dek sürdürülen ticarette birçok kez cari hesap ödemeleri yapılmış fakat şirket işleyişinde ve hisse devrine yönelik yapılan değişiklikler neticesinde ekonomik açıdan sıkıntılı bir sürece giren müvekkili şirketin ödemelerinin geciktiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,------ sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 549.697,64 TL asıl alacağın 9.559,46 TL işlemiş faiz alacağıyla birlikte tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, tarafların ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, delil vasfı bulunduğu, davalı şirketin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten 547.539,75 TL alacaklı olduğu, 25.10.2023 tarihinde davadan önce takipten sonra 170.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiştir.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur --------HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 547.539,75 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan 547.539,75 TL alacağı bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı dava öncesi ödemeler yapıldığını bildirerek işbu davayı 418.845,64 TL üzerinden açmıştır.Bilirkişice de 5.10.2023 tarihinde davadan önce takipten sonra 170.000,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği ---- anlaşılmakla, anılan bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Takip tarihinden sonra yapılan ödemenin alacağın hangi bölümünden mahsubu gerektiği kanusunda TBK 100/1. madde hükmü gözetilmelidir. TBK 100/1. maddeye göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Bunun karşı anlamına göre borçlu faiz ve masrafları ödemede gecikmiş ve özellikle vadesinde borcu ödemediğinden temerrüt faizi işlemeye başlamış ise yapılan ödemelerin öncelikle masraf ve faizlerden mahsubu gerekir-------Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; icra takibinin yapıldığı tarihten itibaren temerrüt faizinin uygulanması ve takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsubu gerektiği, uyuşmazlığa konu asıl alacak miktarı için takip öncesi davalı borçlu temerrüde düşürülmediğinden bu dönem için faiz istenemeyeceği, takip tarihi olan ------ 170 bin TL'nin ödendiği 25.10.2023 tarihine kadar asıl alacak 547.539,75 TL'ye işlemiş faizin 24.624,29 TL olduğu, ----------anlaşılmıştır.Buna cihette 547.539,75 TL asıl alacak, 24.624,29 TL takip sonrası işlemiş faiz olmak üzere toplam 572.164,04 TL alacağın bulunduğu, davalı yanca 170.000,00 TL ödeme yapıldığı, TBK 100 gereği mahsup sonucu 464.164,04 TL asıl alacak bulunduğu anlaşılmakla, bu miktar üzerinden takibin devamı gerektiğinden, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının --------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 464.164,04 TL asıl alacağa 25.10.2023 tarihinden itibaren yıllık ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle, Takibin 464.164,04 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-İcra müdürlüğünce harç, vekalet gibi giderlerin 547.539,75 TL üzerinden hesap edilmesine, 4-Hükmolunan 464.164,04 TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 31.707,05 TL harçtan peşin alınan 4.356,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.350,50 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 73.624,61 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 4.626,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan 4.155,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.508,90 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 12-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%15,56 ) ve kabul (%84,44 ) oranına göre hesaplanan 1.114,61 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 205,39 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde----- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024