İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1904 E. 2025/496 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/1904
Karar No
2025/496
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2014/1904 Esas KARAR NO: 2025/496 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2014 KARAR TARİHİ: 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yolcu olarak binmiş olduğu ticari taksi ----- üzerinde kendi şeridinde seyir halindeyken, karşı yönden gelmekte olan davalı------ plakalı aracın taksiye çarptığını kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını beyan ederek 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar sürücü -------- müteselsilen tahsiline, bilirkişi marifetiyle hesaplanacak olan maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -------- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığını maddi tazminat yönünden sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu kusurun ve maluliyetin --- tarafından tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.---- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Davacının kazaya ilişkin tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evrakları istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.Tarafların ekonomik sosyal durum araştırması yapılarak dosyamız arasına alınmıştır.Dosya yüzde sabit iz kalıp kalmadığının tespiti için---- gönderilmiş olup --- hazırlamış olduğu raporda özetle; ------ tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yüz sınırları dahilindeki yara izlerinin muayyen bir mesafeden bakıldığında belirgin dikkat sarf etmeden görülebildiği cihetiyle yüzde sabit iz niteliğinde olduğunu beyan etmişlerdir.Dosya ------ Uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; yaraların tamamen iyileşmesinin mümkün olmadığını yara düzeltilmesi amacıyla birden çok kez estetik operasyon geçirmesi gerektiğini tedavi giderlerinin 3.726,00 TL olduğunu beyan etmiştir.Dosya estetik cerrahı uzmanı bilirkişi ve sektör bilirkişisine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda özetle; davacının alnındaki yatay seyirli izi hariç diğer izler için estetik müdahaleye gerek olmadığını yatay seyirli iz için dolgu fiyatının 2.000,00 TL olduğunu davacının aylık brüt 5.500-6.500 TL aralığında bir maaş ile işi girebileceğini beyan etmişlerdir.Dosya kusur ve aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı Tuğrul’un alkollü ve ehliyetsiz araç kullandığı meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu davacının iş görmezlik tazminat tutarının 2.837,91 TL ve tedavi giderlerinin toplamda 28.726,00 TL olduğunu beyan etmişlerdir. İtirazlar üzerine ek rapor aldırılmış olup aktüer bilirkişi ek raporunda kök raporunda değişikliğe gitmemiştir.İtirazlar üzerine dosya estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanına ve hesap uzmanı bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; dosyadaki mevcut 05.10.2021 tarihli bilirkişi raporundaki muayene bulguları ve rapor ekindeki fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde davacı hastanın yüzünde belirli mesafeden bakıldığında fark edilebilecek, yani çehrede sabit iz olarak nitelendirilebilecek bir iz bulunmadığını, yaralanma sırasında oluşan ve bazı raporlarda “çehrede sabit iz” olarak nitelendirilen izlerin zaman geçtikçe “skar maturasyonu” (skar olgunlaşması) nedeniyle çevredeki normal dokulara daha da benzer hale geldiği, bu nedenle belli bir mesafeden görülemeyecek hale geldiğini, yüz bölgesinde yakından bakıldığında görülebilecek, dikkat çekebilecek tek izin, alın sol tarafında bulunan, yatay seyirli 2.5-3 cm uzunluğundaki depreşe (çökük) skar olduğunu, görülebilmesinin nedenin de çökük olması olduğunu skardaki bu çöküklüğün, önceki bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi ya ticari olarak mevcut dolgu maddeleri ile ya da hastanın kendi yağ dokusu ile düzeltilebilir olduğunu, tedavi için sadece ameliyat ücretinin 8.768 TL olduğunu bu bedele doktor ve hastane masrafının dahil olmadığını, tıbbi değerlendirmedeki tespitlere ve davacının kaza tarihinden sonra aynı şirkette çalışmasını 6 yıl süreyle devam ettirmesine, kazançlarını aynı paralelde devam etmesine, eğitim durumu yansımamakla beraber, sahip olduğu eğitim durumuna göre çalışacağı iş alanlarında yukarıda tespit edilen “yatay seyirli 2.5-3 cm uzunluğundaki depreşe (çökük) skarın” iş bulmasına ya da bulduğu işteki ücret durumuna etkisinin ekonomik geleceğini sarsacak düzeyde ağırlık oluşturmadığının düşünüldüğünü belirtmişlerdir.Davacı vekili davasını ıslah etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklı tedavi gideri ,kazanç kaybı tazminatı(maddi tazminat) vekalet ücreti ve manevi tazminat davasıdır.Uyuşmazlık; davacının yaralanma derecesi, yaralanmasının sabit eser niteliğinde olup olmadığı, yaralanmaya dair tedavi giderlerinin ne olacağı, ve varsa diğer harcamalarının davalılardan talep etmekte haklı olup olmadığı olarak tespit edildi.6098 sayılı TBK'nun bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “Bedensel zararlar" ; -Tedavi giderleri, - Kazanç kaybı, - Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, - Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, olarak belirtilmiştir.Bedensel zarara uğrayan kişiler tamamen veya kısmen çalışamamalarından ve ileride ekonomik yönden uğrayacakları yoksunluklardan kaynaklanan zarar ve ziyanlar olan geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları haksız fiil sorumlularından isteyebilirler. Buna göre, 05.01.2013 tarihinde meydana gelen kazanın,------- plaka sayılı araç sürücüsünün ceza dosyasında alınan rapor ve mahkememiz alınan raporda belirtilen şekliyle tam kusurlu olması nedeniyle; ----- plaka sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması, ---- plaka sayılı araç sürücüsü davalı ---- araç sürücüsü olması ve ---işleten olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunması, Bu kapsamda, davacının haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında uğradığı bedensel zararları olan maddi tazminat talebini TBK madde 49 ve 54 hükümlerine göre davalı taraftan isteyebilecektir.Alınan tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde davacının 05.01.2013 tarihinde meydana gelen kazada yüzünde sabit iz olduğu sabittir. Yine alınan rapor ile işbu izin mevcut dolgu maddeleri ile ya da hastanın kendi yağ dokusu ile düzeltilebilir olduğu anlaşılmış yine alınan rapor ile iş bu tedavi bedelinin her hastanenin kendi tedavi yöntemleri kapsamında değişebileceği belirtilmiş bilirkişilerimizce doktor ve hastane ücreti belirtilmeksizin sadece ameliyat ücreti tespit edilmiş, bilirkişi raporları da dikkate alındığında mahkememizce hastanelere yazı yazılmış ve -------- belirlemiş olduğu 23.000,00 TL bedel mahkememizce kabul edilmiştir.Davacı vekili ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat talep etmiş ise de kaza tarihinde 28 yaşında olan davacının kaza sonrasında aynı işyerinde çalışmaya devam etmesi ve devam eden süreçte de benzer işyerlerinde çalışmaya devam etmesi ile kaza öncesi ve kaza sonrasında aldığı maaşlar dikkate alındığında söz konusu izin iş bulma imkanını elinden almadığı anlaşılmakla işbu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili müvekkilinin hem ceza dosyası hem de huzurdaki dosya için ödemiş bulunduğu vekalet ücretinin tahsilini talep etmiş ise de ceza dosyasında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, mahkememizce de vekalet ücreti avukatlık asgari ücret tarifesi kapsamında zaten değerlendirilecek olup davacının haricindeki talepleri mükerrer talep niteliğinde olacağından işbu talebin reddine karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. ------- Somut olayda dava öncesi başvuru bulunmadığından dava tarihinden faiz işletilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ---------Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. -------Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde manevi tazminatın takdirinde esas olacak sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin kolluk raporu, yaşı küçüğe ait maluliyete ilişkin rapor ve tedavi evrakları ile tanık anlatımları bulunmaktadır. Davacı yaşı küçüğün kaza nedeniyle duymuş olduğu acı ve elemin belirlenmesine dair anılan hususlar dışında delil bulunmayışı, maluliyet oranı, kazanın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, davacının yaya oluşu, tarafların gelir durumu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler uyarınca manevi tazminat miktarı tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde takdir olunmuş, davacı anne ve baba yönünden TBK 56/2. Madde kapsamında talepleri yerinde görülmüş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; ---- tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan ---- tarihinden, davalı------- yönünden kaza tarihi ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, 2-Davacıların manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; ----- tazminatın davalılar ------ kaza tarihi ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.254,23 TL harçtan peşin alınan 257,90 TL ile 160,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 1.836,33 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi %96,53'ünden sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Maddi tazminat davasında davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 23.000,00 TL nisbi vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat davasında davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 828,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Manevi tazminat davasında davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 10.000,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Manevi tazminat davasında davalılar-------- davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ----------- verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı ve 257,90 TL peşin harç ve 160,00 TL tamamlama toplamı: 443,1‬0 TL ile 15.145,50 TL yargılama giderinden davanın red %15,01 ve kabul %84,99 oranına göre hesaplanan 12.872,16 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi %96,53'ünden sorumlu olmak üzere) ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1904, K. 2025/496, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-1904-e-2025-496-k-e5722a1d882c