İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/418 E. 2025/19 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/418
Karar No
2025/19
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .....Esas KARAR NO : ........ HAKİM : ...... KATİP : ........ DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ....... DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- İ....... 2- ...... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/06/2022 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...... ile eniştesi.......arasında evvelinde husumet olduğu, devam eden husumete bağlı olarak, ...... günü aralarında tartışma ve darp olayı yaşandığı, aynı gün saat 17.30 sıralarında Geylani mahallesi, 15 nolu cadde üzerinde yanında bulunan arkadaşları ......, ...... ile ........ olduğu sırada, ....... ın yönetimindeki ......... plakalı aracı üzerlerine sürerek kendilerine çarpması neticesi dava konusu olay meydana geldiği nedenlerle davacının uğradığı gerçek zararın öncelikle tespiti ile, şimdilik davalıdan en az 50,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 50,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 50,00 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 150,00 TL'nin daha sonra yargılama aşamasında tespit edilecek gerçek zararın davalı sigorta şirketine yazılı başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde düzenlenen yazılı başvuru şartı usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, emredici kanun hükmü, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için sunulması gereken belgelerin, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında belirtilen belgeler olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınması gerektiği sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Olayın, trafik kazası kapsamından uzak eylem olduğu, suçun; kasten işlendiği ve aracın suç aleti olarak kullanıldığı, keşfe iştirak eden olmadığından ve olay yerini gösterir kroki, görüntü kaydı bulunmadığından, aracın davacıya çarptığı yerinin tam olarak tespit edilemediği, olay sırasında; aracın geliş istikameti, seyir yolu, yayanın bulunduğu alan ve çarpma yeri ile ilgili yeterli veri bulunmadığından tarafların kural ihlallerinin tespiti mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi ek raporunda özetle; Keşfe iştirak eden tanık ile davacının ifadesinde geçen oluş yeri ve şekline göre; ....... plakalı araç sü ........; 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn.84 ncü maddesinde yer alan sürücülere ait temel kural ihlallerinden, doğrultu değiştirme- manevraları yanlış yapma” kuralı ile, 47/d maddesi kapsamını Karayollarından faydalananlar, trafik güvenliği ve düzeni ile il ilgili kural, yasak ve zorunluluklara uymak zorundadırlar” ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, “Yaya ......” in, herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İtirazların tetkiki için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmiş, 18/12/2023 tarihli ATK raporunda özetle; Olayda; sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .......'in, kusursuz olduğu kanaatini belirtilmiştir. 27.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...ve ...... oğlu. ..... doğumlu, 1....... T.C. kimlik numaralı ........ in ........ tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında oluşan yaralanmasına yönelik; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kullanılarak hesaplanan kişinin özürlülük oranının %5(beş) olduğu, Tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 6(altı) ay süre ile geçici iş görmezliğe neden olduğu, iyileşme dönemi içerisinde 6(altı) hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu rapor itiraza uğramamıştır. 11.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının TRH 2010 yaşam tablosu ile 1/Kn katsayısına göre her yil e 10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle Progresif Rant Yöntemine göre, kusur indirimsiz olarak Geçici iş göremezlik=12.124,80 TL. Sürekli İş Göremezlik=464.594.29 TL. Gerçek Zarar= 476.719,09 TL. İyileşme Döneminde Kusur İndirimsiz Bakıcı Gideri=3.581,76 Davacı/Kazazedenin talebiyle davalının sorumluluğunun ve ZMMS Genel Şartlarının takdi mahkemelerine ait olmak üzere, kaza tarihi itibariyle uygulanacak asgari poliçe teminat limit Sakatlanma &Tedavi Giderleri halinde kişi başına 360.000,00 TL. sı ile sınırlı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup rapora karşı sunulan itirazlar hukuki dayanaktan yoksun ve soyuttur. Davacı vekilinin 11/06/2024 tarihli dilekçe ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik yönünden 359.900 TL arttırarak 360.000 TL olarak; bakıcı gideri yönünden ise 3.531,76 TL daha arttırarak 3.581,76 TL olarak toplamda ise 363.431,76TL'e artırdığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık, geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Tüm bu açıklamalar, mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli 01.11.2022 tarihli kusur, 27.02.2024 tarihli maluliyet bilirkişi heyet raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumunun 18/12/2023 tarihli raporu, aktüer bilirkişinin 11.06.2024 tarihli raporu raporu ve davacı vekilinin 11/06/2024 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 359.950,00 TL'nin kalıcı iş göremezlik tazminatının 24.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50,00 TL'nin geçici iş göremezlik tazminatının 24.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.581,76 TL'nin bakıcı tazminatının 24.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın toplam kabul edilen değeri olan 363.581,76-TL üzerinden alınması gereken 24.836,27-TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 1.242,00-TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 23.513,57‬‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harcın, 1.242,00-TL ıslah harcı ve 14.958,90‬-TL yargılama giderinin toplamından oluşan 16.362,3‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 58.173,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hazine tarafından karşılanan arabulucu gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2025

Atıf: Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/418, K. 2025/19, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/gaziantep-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-418-e-2025-19-k-34ed0165bfac