İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/73 E. 2024/1012 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/73
- Karar No
- 2024/1012
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/73 Esas KARAR NO:2024/1012 DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/01/2024 KARAR TARİHİ: 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, ---olma vizyonuyla ------- ile faaliyetlerini ------sürdüren ve bu sektörlerde öncü olan, dünyada tanınırlığı bulunan itibarlı bir şirket olduğunu, ---- tarihinde Davalı ----- akdedildiğini, -----akdedilmesi akabinde Müvekkili Şirket yapılacak olan filmin özgünlüğü üzerinde durmuş ve Davalı ---- bu konudaki hassasiyetlerini de vurgulayarak uyardığını, buna rağmen -----tarihinde,------- mecralarda yayınlanması akabinde müvekkilinin filmin aynısının daha önce------yapıldığından bahisle çeşitli uyarı mesajları almış ve bu mesajlar neticesinde de Müvekkili Şirket’in itibarının zedelenmemesi adına aynı gün kısa bir süre sonra ----yayından kaldırmış olduğunu, -----ayından kaldırması istendiğini, en erken ----- tarihine yetişebilecek olan bir video için ----tarihinde ----akdedildiğini, Müvekkili Şirketin, ----- bir ömür sürdüğü, yalnızca ------- olmadığını gösteren bir video yayınladığını, Davalı ----------tarafından ayıpsız ve gereği gibi yerine getirileceğine inanılan reklam filminin hukuki ayıplı olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından usulüne uygun bir şekilde sözleşme’den dönüldüğünden dönmenin sonuçlarından olan edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeden dönülmesi nedeniyle müvekkil şirket’in menfi zararlarının karşılanmasının gerektiğini, davaya konu olayın, müvekkili şirket nezdinde ticari itibar kaybına ve yöneticileri bakımından derin bir üzüntüye sebebiyet verdiğinden manevi olarak uğranılan zararların da ajans tarafından tazmini gerektiğini, tüm bu nedenlerle Müvekkili Şirket’in itibarının zedelenmesi hiçbir maddi değer ile ölçülemeyecek olsa da manevi zararının bir nebze de olsa tazmin edilebilmesi için 250.000-TL manevi tazminatın ihtarnamenin ----- tebliğ edildiği ---- tarihinden başlayacak olan ticari avans faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, davacı şirketin ---- için hazırladığı -------tarihinde müvekkili şirketle paylaşılması üzerine, davacı şirket ile yapılan mail yazışmaları ve toplantılar sonrasında, brief'te belirtilen hususlara uygun olarak reklam filmi hazırlamak ve teslim etmek üzere yapım için teklifini--- tarihinde sunduğunu, Davalı şirketin, reklam filmini tamamlayarak, ------- tarihinde davacı şirkete teslim etmiş, onayını almış ve faturasını göndermiş olan davalı şirket, davalı şirketten halen 354.120,00 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki yukarıda belirtilen sözleşmede reklam filminin özgün olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, buna rağmen davacı şirket, tüm çalışmalarında olduğu gibi özgün ve davacı-----meydana getirerek, ---- davalı şirkete e-mail yoluyla eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim ettiğini, Davacı şirketin, reklam filminin yayınladıktan sonra ------- tarihinde, tek yanlı kendi tasarrufu ile reklam filmi yayınına son vermiş ve talebi üzerine davacı şirket tarafından da reklam filmi yayından kaldırdığını, davacı tarafından eserin teslim alınmış olması nedeniyle davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu reklam filminin ayıplı olmadığını, bedel iadesi talebinin reddedilmesi gerektiğini, reklam filminin zamanında teslim edildiği ve davacı tarafından onaylandığının tartışmasız olduğunu, davalının, çalışanlarının fikri çabası meydana getirdiği reklam filmi üzerinde FSEK 'te tanımlanan mali hakları kullanma yetkisinin sahibi olduğunu, başka bir eserden alınmış veya kopyalanmış bir çalışma olmadığını,--------- çeşitli mecralarda yayında olmasına rağmen, yayından sonra hiçbir neden belirtmeden yayından kaldırması, daha sonra ayıp ve iltibas iddiasıyla gönderdiği ihtarname ile sözleşmeden dönmesi ve iş bu davayı açması hakkın kötüye kullanımı olduğunu, tüm bu nedenler ile asıl davanın reddine, karşı davamızın kabulü ile 354.120,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davacı tarafından müvekkiline ödenmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı firma ile davalı -----yapılması konusunda -------akdedilmiş olup sözleşmenin 5. 1 maddesi uyarınca---- kullanılan eser sahipleri ile yapacağı sözleşmelerde ki bütün hakların da davacının grup şirketlerinden ---- devredilmesine ilişkin maddenin mevcut olduğu , davalı ---- 1.040.175,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle ayıplı ifa nedeniyle ödenen bedelin iadesi, menfi zararların tahsili ve manevi tazminat talebidir.Uyuşmazlık ; asıl davada davalı ------davacı firma için 'özgün film ' yapılması konusunda anlaşma sağlanıp sağlanmadığı , anlaşmaya rağmen aynı filmin daha önce dava dışı ---- yapılıp yapılmadığı ve bu nedenle davacı için yapılan filmin uyarı mesajları soncu --------- gösterimden sonra yayından kaldırılıp kaldırılmadığı , davacının aynı tarz filmi başka firmaya iki kat bedele yaptırdığı iddiası ile bu zarara davalı ajansın katlanma yükümlülüğü olup olmadığı , ayıplı eser ifa edilip edilmediği, Karşı Dava İle; faturaya dayalı eksik ödeme yapılıp yapılmadığı iddiaları olup Asıl ve Karşı Dava yönünden mahkememizin görevli olup olmadığıdır. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğermahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir Taraflar arasında ki uyuşmazlığın ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği dikkate alındığında 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri bir ihtisas mahkemesi olup, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren belirli uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş özel mahkemelerdir. -------Somut olayda; davacı firma ile davalı-----fikri ile bir film yapılması konusunda ---------aynı tarihli -----------akdedilmiş olup sözleşmenin 5. 1 maddesi uyarınca ---- kullanılan eser sahipleri ile yapacağı sözleşmelerde ki bütün hakların da davacının grup şirketlerinden---- devredilmesine ilişkin maddenin mevcut olduğu , davalı ------- ödeme yapıldığı gerekçesiyle ayıplı ifa nedeniyle ödenen bedelin iadesi, menfi zararların tahsili ve manevi tazminat talebi olduğu ve taleplerininn -------- görev alanına girdiği dikkate alındığında 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmişitr. --------- HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 - c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Görevli ve yetkili mahkemenin-------- Fikri Sınai Haklar Mahkemesi olduğuna, 4-6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan ------Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2024