İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/340 E. 2025/12 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/340
Karar No
2025/12
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/340 Esas KARAR NO:2025/12 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ: 09/05/2023 KARAR TARİHİ: 08/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacılar vekili tarafından dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; -----taleplerinin olduğunu, davacıların birlikte davalı şirketin toplam % 37 oranında şirket ortaklıkları olduğunu, davalı şirket hakkında bilgi alamadıkları, şirket adresine giremediklerini, hiçbir temettü ödemesi yapılmadığını, şirket yöneticisinin kendilerini psikolojik baskı yaptığını, şirketin ilaç ruhsatlarının olduğunu ancak bu konuda bilgilendirilmediklerini, şirket yöneticisinin paravan şirketler kurduğunu, ilaç ruhsatlarını düşük bedellerle kiraladığını, bu nedenle dolandırıcılık suçu işlediğini, savcılığa şikayette bulunacaklarının, Genel kurula katılma hakkı, Oy hakkı bilgi alma ve inceleme hakkı özel denetçi atanması talep hakkı rüçhan hakkı kar payı hakkı hazırlık dönemi faizi isteme hakkı gibi bir çok hakları olduğu halde bugüne kadar bu haklarının kullanmalarının engellendiğini, kar payı ödemesi alamadıklarını buna istinaden davalı şirkette kayyum atanması, 500.-TL kar payı dağıtımı kararı verilmesini, eğer bu talepler kabul görmez ise şirketin feshine karar verilmesini , talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalının kayyum talebinin olduğunu ancak iş bu talebin maddi somut gerekçelerinin ne olduğu ve hukuki nedenleri, dayandığı kanun maddelerinin ne olduğunu dava dilekçesinde açıklamadığını, davacıların şirkette ortak oldukları tarihten bu yana şirketin tüm genel kurullarının katıldıklarını ve alınan kararlara karşı oy kullandıklarını ancak kullandıkları oy aleyhine alınan hiçbir karara karşı dava açmadıklarını dolayısıyla davacıların şirket ile ilgili hiçbir hakları kullanmadıklarını iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıların toplam % 37,30 paya sahip olduklarını, davacı şirkette en çok paya sahip olan kişilerden olduklarını, davacıların kar payını Mahkemeden talep edemeyeceklerini, davacıların şirketin feshine ilişkin istemlerinin de özel bir gerekçesi olmadığını, şirketin feshini gerektirecek herhangi bir haklı sebebin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, TTK' nin 531. Maddesi uyarınca anonim şirketi fesih ve tasfiye talebidir. Davacıların, davalı şirketten hisse sahibi oldukları, uzun zamandır davalı şirket tarafından kendilerine kar payı ödemesi yapılmadığı, şirkete girmesine izin verilmediği, bilgi alma haklarının olmasına rağmen kendilerine bilgi verilmediği gerekçesi ile haklı nedenlere dayalı TTK' nın 531/1 maddesi uyarınca haklı nedenlerle anonim şirketinin fesih ve tasfiye talebidir.Uyuşmazlık ; Davalı anonim şirketinin ortakları tarafından açılan dava neticesinde şirketin uzun zamandır zarar edip etmediği, borca batık durumda olup olmadığı, ortaklar arasında husumet bulunup bulunmadığı ve bu durumun TTK' nın 531/1 maddesi uyarınca haklı nedenlere dayalı fesih ve tasfiye talebi oluşturup oluşturmayacağı hususlarıdır. Teknik bilirkişi tarafından davalı şirketin ------ yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu TTK' nın 64,66, VUK' nin 220-226. Maddeleri ile 1 sıra nolu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, VUK ' nin 215-219 maddi hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel tebliğine uygun olarak tanzim edildiği ve bu hali ile davalı şirketin lehine delil kabiliyeti bulunduğu tespit edilmiştir. Şirketin son 8 yıllık bilançolarının incelenmesi sonucu 2016 yılından itibaren 2023 yılına kadar, gelir tablosunun zarar içerisinde olduğu, yani sürekli olarak şirketin zarar ettiği, herhangi bir karının olmadığı tespit edilmiştir. Bu hali ile davalı şirketin mali tablolarının incelenmesi sonucu borca batık durumda olduğu, sürekli zarar ettiği ve bunların sonucu olarak da şirketin iyi yönetilemediği tespit edilememiştir.Uyuşmazlığın vasfı gereği tanık dinlenmesi mümkün olduğundan, talimat yolu ile dinlenen tanıklar ----- ortak ve uyumlu beyanlarında ortaklar arasında husumetin bulunduğu, buna ilişkin olarak şikayet taleplerinin olduğu davacı ortakların şirket toplantısına katılmasının engellendiği, ancak buna rağmen ortakların dışarıya atılmak istendiği, bunun üzerine olay mahalline, polis çağrıldığı ortaklar arasında husumetin olduğu tespit edilmiştir. TTK 'nın 376/3 maddesi uyarınca "Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler var ise, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, yönetim kurulu bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister..."Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu davalı şirketin son 8 yıllık bilanço tablolarının incelenmesi sonucu sürekli olarak zarar ettiği, yani borca batık durumda olduğu, bu durumun da davalı şirketin iyi yönetilemediği sonucuna varıldığı, dinlenen tanık anlatımları ile ortaklar arasında uzun yıllardır husumet bulunduğu anlaşılmakla TTK' nın 531/1 maddesi uyarınca davalı şirketin borca batık durumda olması, uzun zamandır kar elde edememesi ve kar dağıtımı yapılmaması, davalı şirketin kötü yönetildiği kanaatinin oluşması, ortaklar arasında husumetin olması, davacı ortakların toplantılara ve hatta şirket merkezine alınmamaları haklı gerekçeler olarak kabul edilerek davalı şirketin devamının uzun zamandır borca batık olması nedeni ile ekonomik olarak bir yarar sağlamayacağı kanaati oluştuğundan açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan DAVANIN KABULÜ İLE; TTK'nun 531/1 maddesi uyarınca---- Numaralı ----- FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Tasfiye memuru olarak resen mali müşavir-------- atanmasına, 3-Kararın kesinleşmesinden sonra bir defaya mahsus 10.000,00 TL olarak tasfiye memuru ücreti ile 10.000,00 TL tasfiye masraf avansının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılması halinde tasfiye memuruna görevinin tevdiine, 4-Tasfiye memuru ücretinin ve yatırılacak masraf avanslarının tasfiye memuru tarafından ileride tasfiye giderlerine eklenmesine, 5-Alınması gereken 615,40-TL karar harcı ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere 1.230,8‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacının Adli yardım talebi kabul edildiğinden suç üstü ödeneğinden karşılanan 834,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Bilirkişi ücreti olan 4.000,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İlişkin olarak davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/340, K. 2025/12, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-340-e-2025-12-k-3fa0c8e0ad0d