İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/57 E. 2024/1083 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/57
Karar No
2024/1083
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/57 ESAS KARAR NO: 2024/1083 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21.10.2021 KARAR TARİHİ: 17.12.2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı ------ dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete hiçbir borcunun olmadığını, sosyal ve ticari bir ilişkisinin olmadığını, şirkette maaşlı olarak çalıştığını, icra dosyasında diğer borçlu ---- tarafından kendisine-------- tutarında bono bulunduğunu, davalı şirket ile icra dosyası borçlusu olan ------- arasında ticari ilişkin bulunduğunu, davacının ve diğer çalışanların bu şirkette bulunan kimlik bilgileri ile tanzim edilen bono veya bonoları davalı şirkete vermiş olduğunu, kendilerini bono borçlusu olarak gösterdiğini, icra dosyasına dayanak olarak gösterilen bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığını, aynı içerikli diğer çalışanlara karşı açılan bu tür icra takipleri aynı yolla itiraz edilerek davanın kabulüne ve haksız ve kötü niyetli açılan icra takiplerinin iptaline karar verildiğini, bonoların üzerinden bulunan imzaların kendisine ait olmadığının imzaların incelemesi yapılarak gerçeğin ortaya çıkacağını ve haksız olarak başlatılan---- sayılı dosyasından başlatılan takibinin tüm yönleri ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzanın kendisine ait olmadığı ve bu sebeple senet borçlusu olmadığı iddiası ---------- arasında iç ilişkiden kaynaklandığını, davalı şirket bu ilişkide yer almadığını, bu sebeple davacı tarafın iddiasını yönelteceği tarafın davalı şirket olmadığını, bu iddia davalı ile------ arasında görülebileceğini, davalı şirket ile davacı arasında hiçbir ilişkin bulunmadığını, davalı şirketin davacıyı tanımadığını, -------tarafından davalı şirkete ciro edilen bono üzerindeki imzaların sahteliğinin incelenmesi davalı şirketin yükümlülüğünden olmamasının yanı sıra bunun mümkün de olmadığını, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; --------- sayılı dosyasına konu bono nedeniyle borçlu olunmadığı ve ödenen bedelin istirdatı davasıdır.Davacı vekili özetle;------ sayılı dosyasın konu edilen bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek, borçlu olmadığının tespitini ve ödediği bedelin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; imza itirazının bononun tarafları arasında hüküm ifade edeceğini, kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davaya konu senet aslı celp edilmiş, davacının imza örnekleri toplanmış, davacının imza örnekleri alınmış, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişinin 03/09/2024 tarihli raporunda özetle; "..Dosyaya eklenen samimi imzalarını ihtiva eden mukayese belgelerde incelenmiştir. Davacının mukayese imzaları kendi aralarında grafolojik olarak kısmi varyasyonlar dışında genellikle tutarlı bulunmuştur. İnceleme konusu senetlerde borçlu kısımda yer alan ----adına atfen atılı imzalar ile ------ mukayese imzaları karşılaştırıldıklarında, imzanın genel tersim şekli, başlangıç ve bitiriliş hareketleri, gövde yapılanması, imzaların genel işleklik derecesi, baskı, eğim, istif doğrultu ve kalem yürütme alışkanlıkları bakımından aralarında farklılıklar tespit edilmekle söz konusu imzaların mukayese imzalarına kıyasen davacı ---------- eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. --------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.---------Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve bonodaki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, imza inkarını ispat etmesi gerekmektedir. Dava konusu bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış, alınan bilirkişi heyeti raporunda dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, davacı imza inkarını ispat etmiş olup davacının menfi tespit talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, borçlu olmadığı halde icra dosyasına haciz baskısı altında farklı tarihlerde toplam 3.279,73-TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak 2.869,18-TL'sinin son ödeme tarihi olan 11/08/2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır.---------- Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı, davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği anlaşılmakla davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, ------------esas sayılı dosyasında, davacının takibe konu bono yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı yönünden iptaline, 2-Davacının takip dosyasına yaptığı 3.279,73-TL'lik ödemenin taleple bağlı kalınarak 2.869,18-TL'sinin son ödeme tarihi olan 11/08/2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davalının kötü niyeti ispat edilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.070,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 81,40-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 2.869,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.17.12.2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/57, K. 2024/1083, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-57-e-2024-1083-k-04e0a4e04f88