İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/752 E. 2026/32 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/752
Karar No
2026/32
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/752 KARAR NO : 2026/32

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/10/2024 KARAR TARİHİ : 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 17.10.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ve davalı, taşımacılık alanında faaliyet gösteren şirketler olup, davacı müvekkili çok defa davalının müşterilerine ait uluslararası yükleri taşımıştır. Bu taşımalar için davacı müvekkili, taşıma ücretinin yanı sıra tüm taşıma sürecinde doğan masrafları da davalıya fatura etmektedir. Ancak gelinen noktada davalı bir kısım fatura bedellerini ödememiştir. Bu şekilde davacı müvekkili taşıma işini yapıp taşıma ücretini tahsil edemediği gibi, taşımanın tüm masraflarını da kendisi karşılamış ve tahsil edememiş durumdadır. Yani müvekkili sadece kazancından mahrum kalmamış, ödemek zorunda kaldığı masraflar sebebiyle oldukça büyük zarara da girmiştir. Davalı esasen borçlu olduğunu biliyor ise de, ödeme yapmayarak müvekkilini maddi olarak oldukça zor durumda bırakmıştır. Bunun üzerine taraflar----. İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı dosyasında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı borçlu, süreci uzatmak ve zaman kazanmak amacıyla icra takip dosyasına borcu olmadığını bildirerek itiraz etmiştir. Davalının itirazı açıkça kötü niyetlidir. İtirazın iptali talebiyle yapmış oldukları arabuluculuk başvurusu sonucunda da davalı ödeme yapmayacağını bildirmiş, anlaşmak mümkün olmamıştır. Davalı Borçlu ..., müvekkili ...'ne muhtelif tarihli faturalar sebebiyle borçludur. 05.02.2024-08.05.2024 tarihleri arasındaki 31 adet faturadan kaynaklanan cari hesap borcu 258.853,70 UDS + 868,50 EUR (30 adet Usd cinsinden ve 1 adet Euro cinsinden toplam 31 adet fatura)'dir. Fatura alacağını teyit etmesi ve alacağın kesinleşmiş olduğunu göstermesi bakımından borçlu şirket ile müvekkili şirket arasındaki yazışmaları da sunarız En son 6 Mayıs 2024 tarihinde, 5:11 PM saatli postada borçluya bakiyenin 272.093,79 USD + 868,50 EUR olduğunun bildirildiği görülmektedir. Davacı müvekkili bir taşımacılık şirketi olup, borçlunun müşterileri ile anlaştığı taşıma işlerini borçlu yerine yapmıştır. Buna istinaden borçluya kesilen faturalar, taşıma işini gösterir konişmento, taşıma işine dair yazışmalar da ektedir. Teslimler işin gereği olarak davalının müşterisi olan üçüncü kişilere yapılmışsa da, sundukları konişmento ve yazışmalar, işin yapıldığını göstermektedir. E-fatura alt kısmında ---- no olarak belirtilen numara konişmento numarası olup, konişmentonun da sol üst kısmında aynı numaranın yer aldığı görülecektir. Yine yazışmalarda, söz konusu taşıma işleri için borçludan bilgi ve onay alındığı görülmektedir. Davalının icra dosyasına itirazı açıkça kötü niyetlidir. 2004 sayılı İİK m.67 gereğince, borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinde borçlu alacağın/hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Bu doğrultuda davalının asıl alacak üzerinden hesaplanacak ve yüzde 20'den az olmayan icra inkar tazminatını da ayrıca davacı müvekkiline ödemesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalının bir süredir sektörde taşıma işi için mümkün olmayacak derecede düşük fiyatlarla iş aldığı, bu işleri davacı müvekkili ve müvekkili gibi bazı şirketlere yaptırarak kendi alacağını tahsil ettiği fakat müvekkili gibi işini yapan şirketlere ödeme yapmadığı öğrenilmiştir. Davalının haksız rekabet ve hatta dolandırıcılık suçu teşkil eden bu eylemleri sebebiyle ayrıca dava ve şikayet hakları saklıdır. Davalı, borçlu olduğunu bildiği halde hiçbir şekilde ödeme yapmamış, icra dosyasına da itiraz etmiştir. Üstelik bununla da kalmamış, başka alacaklıları da olduğunu öğrendikleri davalının piyasada kalan son birkaç alacağını toplayarak kaçma ve mevcut mallarını kaçırma kastı taşıdığına dair duyumlar almış bulunmaktayız. Artık borçluya ulaşamıyor olmak, bu ihtimalin gerçekliğini göstermektedir. Davanın nihai kararla sona ermesi ve kararın kesinleşmesinin uzun zaman alacağı malumdur. Davacı müvekkilinin alacağını güvence altına alabilme ihtimaline binaen, borçlunun mal varlığının araştırılması, mal varlığına, bankalardaki parasına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ivedilikle haciz konulması son derece önemlidir. Zira zaman kaybıyla müvekkili için telafisi imkansız zararların doğacağı muhtemeldir. Bu nedenlerle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini de bir tedbir mahiyetinde talep etme zorunluluğu doğmuştur. İhtiyati haciz talebinin kabulü için tüm dava şartlarının gerçekleşmesine de gerek bulunmamaktadır. Zira bunu beklemek dava ile elde edilecek lehe sonuçlardan fayda sağlanmasına engel olabilecektir. Davacı müvekkilinin alacaklı olduğu yargılama ile belli olacak ise de bu süre zarfında davalıya ihtiyati haciz uygulanmaması alacaklı müvekkilinde telafisi zor zararlara sebebiyet verebilecektir. İhtiyati haciz kararını verilebilmesi için yaklaşık ispat koşullarının oluşması yeterlidir ve taraflarınca dosyaya sunulan tüm faturalar, taşıma belgeleri ve yazışmalar bu yaklaşık ispatı sağlamaktadır. Davalı, borçlu olduğunu bilmesine rağmen ödeme yapmamakta, takibe kötü niyetle itiraz etmektedir. 6100 sayılı HMK m.329, (1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır. düzenlemesini haizdir. Davalı, bu madde düzenlemesine göre "kötü niyetli davalı"dır. İşbu davanın açılmasına davalı kötü niyetiyle sebebiyet vermiştir. Bu doğrultuda davalının avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen miktarlardan az olmamak kaydıyla taraflarına m.329/1 uyarınca sözleşmesel vekalet ücretini ve m.329/2 uyarınca disiplin para cezası ödemesine karar verilmesini talep etmektedir. Neticeten, davacı müvekkilinin alacaklı olmasına rağmen borcunu ödemekten kaçınan borçlunun icra dosyasına haksız itirazının iptalini mahkemeden talep etme zorunluluğu doğduğundan bahisle öncelikle, ihtiyati haciz (aksi halde ihtiyati tedbir) taleplerinin kabulüyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, neticeten davalının ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağın yüzde yirmisinde aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını davacı müvekkile ödemesine, davalının avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen miktarlardan az olmamak kaydıyla taraflarına m.329/1 uyarınca sözleşmesel vekalet ücretini ödemesine ve m.329/2 uyarınca disiplin para cezası ödemesine, yargıma giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 03.11.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmanın müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı gibi geçmişte davacı firma ile müvekkili firmanın yapmış olduğu işlerden kaynaklı bütün alacakları ödenmiştir. Hal böyle iken davacı tarafın alacak iddiasında bulunması hukuka aykırı olduğu gibi hali hazırda ihtiyati haciz istemi de hukuka aykırı niteliktedir. Yerel mahkemece yürütülecek yargılama neticesinde de bu durum açığa çıkacaktır. Davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği hususunun yargılamayı gerektirdiği, faturaların alacağın varlığını yaklaşık ispata elverişli olmadığı, cari hesap mutabakatının da sunulmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmesi gerekmektedir. Herhangi bir kabul edilebilirliği bulunmayan ihtiyati haciz isteminin müvekkili firmayı zorda bırakmak maksadıyla yapıldığı açıktır. İşbu sebepten ötürü ihtiyati haciz isteminin reddini talep etme zarureti hasıl olduğundan bahisle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı tarafın ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İcra Dosyası: ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 258.853,70 USD asıl alacak ve 868,50 EUR asıl alacak üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak 23/05/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 04/06/2024 tarihinde İcra Takibine, Ödeme Emrine, Asıl Alacağa, İşletilmiş Faize, Faiz Oranına, İşleyecek Faize, borca ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bu kapsamda nitelikli hesaplamalar uzmanı, mali müşavir ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişilerin görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Prof. Dr.----- ve Dış Ticaret, Finans, Uluslararası Taşımacılık Ve Sigorta Uzmanı ------ tarafından sunulan 02.11.2025 tarihli raporda özetle; "1-SONUÇ Sayın Mahkeme görevlendirmesi, dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin yukarıda detaylı olarak ele alınıp incelenerek değerlendirilmesi neticesinde, her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacının davalı aleyhine --- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyası ile 23.05.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı ve davacının kendi ticari defterkayıtlarına göre takip tarihi (23.05.2024) itibariyle davalıdan 258.852,96 USD, 868,50 EURO alacaklı gözüktüğü, Taraflar arasında, havayolu ile eşya taşımasına ilişkin taşıma sözleşmeleri kurulduğu, Davacı tarafından düzenlenen konişmentolarla, davalıya havayolu taşıma hizmetinin çekincesiz olarak ifasının gerçekleştiği, Davacının vermiş olduğunavlun hizmeti karşılığında davalıdan takip tarihi itibarıyla, 258.852,96 USD ve 868,50 EURO tutarında alacaklı olduğu, davacının bu tutarlara kadar vaki iptalini talep edebileceği, Alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmakla birlikte bu konudaki hükmün münhasıran sayın mahkeme heyetine ait olacağı, Sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, keyfiyetin nihai takdiri ve her cenahtan bilcümle hukuki tavsifi Sayın Mahkeme Heyetine ait olmak üzere arz olunur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, taşıma işlerinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının hava yolu taşıyıcısının acentesi, davalının ise, dava dışı taşıtanlar adına hareket eden taşıma işleri komisyoncusu olduğu, aralarında cari hesap şeklinde işleyen ticaret olduğu, bakiye borcun ödenmediğinden bahisle davacı tarafça icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça; tüm borcun ödendiğinden bahisle borca itiraz edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan ticaret sebebiyle bakiye borç bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ve Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları başlıklı 329 uncu maddesi "(1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Taşıma İşleri Birinci Kısım Genel Hükümler A) Taşıyıcı başlıklı 850 nci maddesi "(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda; taraflar arasında hava yolu ile eşya taşımasına ilişkin taşıma işleri yapıldığı, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 258.852,96 USD ve 868,50 EUR tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davalı tarafça yapılan işler karşılığı tüm borcun ödendiğinin savunulduğu, ispat yükünün davalı tarafta olduğu ve tüm borcun ödendiğinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanması gerektiği ancak davalı tarafça bu yönde mahkememize bir delil sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, HMK 329 maddesindeki şartlar oluşmadığından bu maddeye dayalı taleplerin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu ...'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 258.853,70 USD asıl alacak ve 868,50 EUR asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA, - Asıl alacak 8.383.658,51 TL'nin %20'si olan 1.676.731,70 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ...'nden alınarak davacı/alacaklı ...'ne verilmesine, - HMK 329 maddesine dayalı taleplerin REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 607.437,87 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 41.862,31 TL peşin harç ile mahkememize yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 109.997,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 152.287,06 TL'den mahsubu ile bakiye 455.150,81 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 110.424,75 TL peşin harç ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 30.110,00 TL olmak üzere toplam 140.962,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 954.618,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/752, K. 2026/32, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-752-e-2026-32-k-a818134d9bfc