İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/775 E. 2024/646 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/775
Karar No
2024/646
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/775 Esas KARAR NO: 2024/646 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 31/10/2023 KARAR TARİHİ: 17/09/2024 ----------- sayılı gönderme kararı ile mahkememize gönderilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin sektöründe ve çevresinde saygın bir şirket olduğunu, yurt içinde özel sektörle birlikte kamu kuruluşlarına da hizmet verdiğini, davalı şirkete 2.208 adet ---------- makinesini 22.080,00 USD bedel karşılığında -----------Ş'ye ait depodan teslim ettiğini, davalıya satın aldığı ürünlerin eksiksiz ve kusursuz şekilde teslim edildiğini ancak davalının ürünlerin bedelini ödemediğini, davalı ile yapılan görüşmelerde davalının kötü niyetli olarak ödemeyi sürüncemede bıraktığını, bunun üzerine -------- İcra Dairesinin ----------- Esas numaralı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazları neticesinde icra takibinin durdurulduğunu akabinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu ancak ---------- büro dosya ve ----------- arabuluculuk numaralı dosya üzerinden gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının malvarlıklarına ve 3. Kişiler uhdesindeki hak ve alacaklarına yargılama süresince ve teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasını, icra takibinin devamına karar verilmesini, asal alacağın %40'ından az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki 2208 adet ---------- makinesi satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafından kesilen -------- numaralı, 03.10.2022 tarihli ve 22.080,00 USD bedelli faturada gösterilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. SMMM Bilirkişi ---------- 04/07/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitler yapılmıştır:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca "(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. (...) c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3 maddesi uyarınca "(3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki 2208 adet ----------- makinesi satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafından kesilen --------- numaralı, 03.10.2022 tarihli ve 22.080,00 USD bedelli faturada gösterilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, dava konusu faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalı defterinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının cevap dilekçesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve alacağı inkar etmediği, teslim edilen malların ayıplı olduğunu savunduğu, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, her ne kadar belirtildiği gibi davalı tarafından hizmetin ayıplı yapıldığına ilişkin savunma ileri sürülmüş ise de, davalı tarafından davacıya hizmetin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair bir delil olmadığı gibi, davalının seçimlik haklarını şekle uygun olarak kullanıldığına dair de dosyada bir emare bulunmadığı, bu kapsamda davalının sözleşmeden dönme iradesini yukarıda atıf yapılan yasa hükmü uyarınca şekle uygun olarak yerine getirdiğine dair delil ve savunma bulunmadığı, faturanın iade edilmesinin de bu anlamda sözleşmeden dönme iradesi yerine geçmeyeceği, bu sebeple taraflar arasındaki satım sözleşmesinin geçerliliğini koruduğu ve davalının satış bedelini ödeme borcunu ifa etmekle yükümlü olduğu, yine davalının ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etme hakkını da kullandığına dair bir irade beyanının bulunduğuna ilişkin bir delil ve savunma veya beyan bulunmadığı, tüm bu sebeplerle davalının faturadan kaynaklanan borcunu ödemek yükümlülüğü altında olduğu, takipte işlemiş faiz talep edilmemiş olması nedeniyle bu hususta değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, davacının takipte talep etmiş olduğu faiz tür ve oranının hukuka uygun olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun itiraz tarihindeki (06/06/2023) USD kuru (21,5274) üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Kabul edilen alacağın (22.080,00 USD) yüzde 20'sine karşılık gelen 4.416,00 USD'nin itiraz tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 95.064,99 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (22.080,00 USD x dava tarihindeki kur 28,3299 = 625.524,19 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 42.729,55 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 8.474,05 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.4255,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 8.782,30 TL dava açma masrafı, 704,50 TL ihtiyati haciz harcı ve 5.192,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 14.678,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (22.080,00 USD x dava tarihindeki kur 28,3299 = 625.524,19 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 93.573,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/775, K. 2024/646, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-775-e-2024-646-k-365b7f0166a5