İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/696 E. 2025/537 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/696
- Karar No
- 2025/537
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/696 Esas KARAR NO : 2025/537 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2023 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin ----------- Noterliği'nin 28.07.2023 tarih ---------- yevmiye sayılı azilnamesi ile davalı ---------Ş tarafından (işbu yazının bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere) feshedildiğini, müvekkilinin 2004 yılından itibaren --------- ile yaptığı sözleşme kapsamında acentelik faaliyetlerini yürüttüğünü, 2014 yılında ----------- ile ----------- birleştiğini, birleşme sonrası müvekkilinin davalı ile sözleşme imzalayarak bahsedilen tarihten bu yana tarafına tanınan yetkiler dahilinde acentelik faaliyetlerini sürdürdüğünü, neredeyse 20 yıldır aynı bölgede acentelik faaliyetlerini yürüten müvekkilinin aniden acenteliğinin alınması ile ticari itibarının sarsıldığını, sözleşmeden elde edeceği karlardan mahrum bırakıldığını, davalının fesih ile ilgili hiçbir gerekçe sunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yetki ve sorumluluklarını yerine getirdiğini, haksız bir şekilde azledildiğini öğrendiğini, ihbar tazminatı yanında davalının müvekkiline denkleştirme tazminatı ödenmesi gerektiğini, davalının henüz müvekkili acente ile sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmeden önce müvekkilin müşterilerine aralarındaki ilişkinin müvekkil tarafından sona erdirildiğini ve bu sebeple kendileri ile irtibata geçmeleri gerektiğine dair tebligat zarfları gönderdiğini, davalı sigorta şirketi gerçeği yansıtmayan beyanı ile müvekkilinin sigorta şirketine kazandırmış olduğu müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam edeceğini, müvekkilinin eski müşterileriyle de ilişkileri çeşitlendirdiğini ve kendi gayretiyle mevcut müşterilerle poliçe portföyünü genişlettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye üzerinden uzun bir zaman geçmesi sebebiyle ulaşılamadığını, bu sebeple sözleşmede inhisar ve haksız rekabete ilişkin hükümlerin olup olmadığının tespit edilemediğini iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL ihbar tazminatının ve 100,00 TL denkleştirme tazminatının davalıdan tahsilini, hesaplanacak tazminatlara fesih tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkili ile davacı arasında acentelik sözleşmesi uyarınca acentelik ilişkisinin kurulduğunu, davacının 04/07/2014 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca faaliyetlerini sürdürmekteyken 2022 yılı Ocak ayından itibaren aracılık ettiği işlerin bizzat yaptığı sözleşmelerin sayısının düşmesi, portföyünü geliştirmek için gereken çabayı göstermemesi, üretim performansının azalması, hedeflerin gerçekleşmemesi karşısında daha özverili çalışması ve beklenen/hedeflediği üretimin gerçekleştirilmesi konusunda yazılı olarak uyarıldığını, davacıya gönderilen 30/06/2022 tarihli verimlilik uyarı yazısından sonra gerekli ve yeterli istihsal sağlamayan davacıya gönderilen 30/09/2022 tarihli yazının davacıya ihtar edildiğini, bu hususların davacıya defalarca yazılı olarak uyarıldığını, davacının verimsizliği nedeniyle acentelik sözleşmesinin 28/07/2023 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, müvekkili tarafından davacının verimsizliğinin tespitini müteakip derhal gerekli hukuki işlemlerin yapıldığını, davacının uyarıldığını, davacının sözleşmeye aykırı davranış, iş ve işlemlerine devam etmekte ısrar ettiğini, davacının alacak talebinde bulunduğu, bahse konu tazminat talebi için tüm şartların birlikte var olması gerektiğini, acentenin kusuru nedeniyle sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde acentenin portföy tazminatı ve/veya denkleştirme talebinde bulunamayacağının açıkça düzenlendiğini, denkleştirme talebine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olması gerektiği, diğer bir deyişle üst sınırı acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşmayacak şekilde bir denkleştirme alacağının dikkate alınabileceğini, ve fakat somut olayda bu hususların hiçbirinin yer bulmadığını, tam aksine davacının portföy tazminatı talep hakkına sahip olmadığını, denkleştirme talebinde bulunmasının yasal dayanağının mevcut olmadığını ve hakkaniyete uygun düşmediğini, davacının eksik ödenen komisyona ilişkin itirazda bulunduğunu, hak kazandığı halde kendisine bir kısım komisyonun ödenmediğini iddia ettiğini, davacının delil ibraz etmediğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, taleplerin reddi gerektiğini savunarak; davanın reddini, davacının müvekkilinden herhangi bir komisyon ya da başka bir nam altında herhangi bir alacağı bulunmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER:Dosyaya 26/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun ve 18/03/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunun sunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 09/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu görüldü. SMMM Bilirkişi ----------- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ------------ tarafından hazırlanan 26/09/2024 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Dosyaya sunulan poliçe verilerine bakıldığında, sözleşmenin 3. Yılından itibaren üretilen poliçelerin bulunduğu, Bu poliçe verilerine kümülatif olarak bakıldığında, ihtarnamede belirtilen sağlık, kasko ve yangın poliçelerinde sözleşmenin son yılında bir önceki yıla göre düşüş olduğu, fakat önceki 6 yılın ortalamasına 131 adet poliçe üretiminin üzerinde poliçe üretildiği, Aynı durumun Sağlık sigortası haricinde Sigorta türleri özelinde bakıldığında görüldüğü, bir önceki yıla göre düşüş olsa da, geçmiş yıllar ortalamasına göre bir düşüş yaşanmadığıMevcut durumda Mahkemece, sözleşme süresindeki ortalama poliçe üretimi nazara alınması halinde, davacının son sözleşme yılında bu poliçe miktarının altında üretim yapmaması sebebiyle feshin haksız olacağı, bu durumda sona erme bakımından davacı acentenin denkleştirme talebinde bulunabileceği, Mahkemece, sözleşmenin feshinden önceki yıl poliçe üretimi nazara alınması halinde ise, davalı sigorta şirketinin verimsiz çalışmaya binaen sözleşmeyi haklı sebeple fesh edebileceği, bu durumda denkleştirme şartının oluşmayacağı,Bu veriler ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davacının dosyaya sunduğu portföy verilerine göre, davacının 2018 yılından 2022 yılına kadar son 5 yılda toplam 283.245,53 TL komisyon kazandığı, bu tutarın yıl bazlı ortalamasının 56.649,11 TL olduğu, bu bakımdan üst sınır olarak bu tutarın kabul edilmesi gerektiğiDava konusu olaya bakıldığında, sözleşmenin sona erdiği, 4. sözleşme yılında müşterilerden, davacı acentenin 161.679,20 TL gelir elde ettiği görülmektedir. Dava konusu olaydaki sigorta türleri nazara alındığında, sigorta şirketinin 5 yıl boyunca, ilgili portföyden menfaat elde edebileceği, Dosya içerisindeki portföy verilerine bakıldığında davacının son yılında %18,78’ lik bir kayma yüzdesi olduğu, ortalamada da %3,16 luk bir portföy kayması olduğu, Dosya içerisinde davacının portföyü kapsamında, davalı nezdinde kayma yüzdesinin daha yüksek olduğunu gösteren bir veri bulunmadığı, Mevcut verilerle %18,78 ve %3,16’ lık kayma yüzdesine dair oran 5 yıllık menfaat süresince, davacının sözleşmenin son yılında elde ettiği 44.328,94 TL’ ye tatbik edildiğinde, acentenin yıllara sari olarak gelecekte toplam 605.488,60 TL elde edebileceğiNet bugünkü değer hesaplamasında faiz oranı yıllık %24 olarak kabul edilmiş olup, faiz indirimi akabinde, ham tutarın 303.203,60 TL’ ye tekabul ettiğiHesaplanan 303.203,60 TL’ lik tutar, üst sınır olarak hesap edilen davacının 56.649,11 TL brüt komisyon ücretinin üzerinde olduğu, SONUÇ OLARAK:Ücret Hakkı Bakımından, 28.07.2023 tarihindeki davacıyı azlinden önce hazırlığına başlanmış ama tamamlanmamış sigorta çalışmalarına rastlanılmadığından ilgili hususta bir hesaplama yapılamadığı, Denkleştirme Tazminatı Bakımından, Mahkemece, sözleşme süresindeki ortalama poliçe üretimi nazara alınması halinde, davacının son sözleşme yılında bu poliçe miktarının altında üretim yapmaması sebebiyle feshin haksız olacağı, bu durumda sona erme bakımından davacı acentenin denkleştirme talebinde bulunabileceği, Mahkemece, sözleşmenin feshinden önceki yıl poliçe üretimi nazara alınması halinde ise, davalı sigorta şirketinin verimsiz çalışmaya binaen sözleşmeyi haklı sebeple fesh edebileceği, Bu durumda davacının davalıdan 56.649,11 TL denkleştirme tazminatı Talep edebileceği,Mahkememizce "Davacı vekiline ve davalı vekiline, taraflar arasındaki sözleşme süresi içerisinde davacının davalıya kazandırdığı müşteri portföyüne ilişkin (kimlerin müşteri olarak kazandırıldığına ilişkin) tüm belgeleri sunmaları için 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu hususta yeniden süre verilmeyeceğinin ve dosyanın mevcut durumu itibariyle değerlendirileceğinin ihtarına," ve "Davalı vekiline taraflar arasındaki sözleşme süresi içerisinde davacının davalıya kazandırdığı müşterilerden sözleşmenin bitiminden sonra da menfaat temin edip etmediğine ilişkin tüm belgelerini sunması için 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu hususta yeniden süre verilmeyeceğinin ve dosyanın mevcut durumu itibariyle değerlendirileceğinin ihtarına," dair ara kararlar kurulmuş, taraflarca ibraz edilen beyan dilekçeleri kapsamında dosya ek rapor sunulması için dosya bilirkişi heyetine verilmiştir. SMMM Bilirkişi ----------- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ------------ tarafından hazırlanan 18/03/2025 tarihli ek raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Tarafların dosyaya sunduğu listelere bakıldığında, davacının 539 müşteriden oluşan bir liste sunduğu, bu müşterilerin poliçe numaraları ile davalının dosyaya sunduğu, yenilenen poliçe listesi karşılaştırıldığında 27 müşterinin, davalı sigorta şirketi ile çalışmaya devam ettiği, Yüzdesel olarak davacının çalıştığı portföyün %5'inin davalı sigorta şirketi ile çalışmaya devam ettiği,Mahkemece portföy tazminatı şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, kök raporda hesaplandığı şekliyle davacının davalıdan 56.649,11 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği, HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki 04/07/2014 tarihli acentelik sözleşmesinin ----------- Noterliği'nin 28.07.2023 tarih ----------- yevmiye sayılı azilnamesi ile davalı ---------Ş tarafından (bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere) feshedilmesi nedeniyle davacının davalıdan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 121/4 maddesi uyarınca (haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle başlanmış işlerin tamamlanmamasından kaynaklanan) ihbar tazminatı ve 122 maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talebine ilişkin tazminat davasıdır. İhbar tazminatı yönünden;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 121. Maddesi uyarınca "(1) Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir. (2) Belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli hâle gelir. (...) (4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır."Taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesi aşağıdaki gibidir: Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacının taraflar arasındaki 04/07/2014 tarihli acentelik sözleşmesinin ---------- Noterliği'nin 28.07.2023 tarih ---------- yevmiye sayılı azilnamesi ile davalı ------------Ş tarafından (bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere) feshedilmesi nedeniyle davacının davalıdan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 121/4 maddesi uyarınca (haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle başlanmış işlerin tamamlanmamasından kaynaklanan) ihbar tazminatı talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 1 yıl belirli süreli olduğu, TTK 121/2 maddesinin emredici nitelikte olmaması nedeniyle sözleşmenin yukarıda atıf yapılan maddesi uyarınca uzaman döneminde belirsiz süreli hale gelmediği, bir yıl için uzadığı, sözleşme belirsiz süreli olarak nitelendirilemese de davalının TTK 121/4 uyarınca fesih ihbar süresine uymakla yükümlü olduğu, davalı tarafça sözleşmenin 28/07/2023 tarihinde derhal etkili olacak şekilde feshedilmesi nedeniyle davacının ihbar tazminatı talep edebileceği, ancak bu durumda davacının başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle uğradığı zararı ispatlamakla yükümlü olduğu, bu hususta dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, davacının ihbar tazminatına ilişkin zararını ispatlayamadığı kanaatine varılmış, ihbar tazminatı talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Denkleştirme tazminatı yönünden; ----------- sayılı ilamında da içtihat edildiği üzere "Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır. Somut olayda, davacının talep ettiği denkleştirme yani portföy tazminatı belirlenirken her ne kadar, davalı sigorta şirketinin önemli menfaat elde edip etmediği hususundaki hesaplama tekniklerine riayet edilmiş ise de, tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınmak yerine, azami miktar olan davacının hak kazandığı dört yıllık komisyon tutarı ortalamasının alınmak suretiyle ulaşılan sonuca göre hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. Maddesi uyarınca "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki 04/07/2014 tarihli acentelik sözleşmesinin ------------- Noterliği'nin 28.07.2023 tarih ----------- yevmiye sayılı azilnamesi ile davalı ----------Ş tarafından (bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere) feshedilmesi nedeniyle davacının davalıdan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (haklı bir sebep olmadan feshedilmesi nedeniyle) 122 maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talebine ilişkin tazminat davası olduğu, yukarıda atıf yapılan Yargıtay ilamı ve yasa hükmü dikkate alındığında, davacının denkleştirme talebinin kabul edilebilmesi için sözleşme ilişkisinin (davalının haksız feshi ile) sona ermesinden sonra;*davalının davacının bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi;*davacının sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından davalıya kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi; *Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, denkleştirme bedelinin ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi gerektiği, ve bu şartların hepsinin kümülatif olarak birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, her ne kadar davalı tarafça acentelik sözleşmesi davacının yeterli performansı ve verimliliği gösterememesi nedeniyle derhal feshedilmiş ise, yukarıda atıf yapılan heyet raporlarında da tespit edildiği üzere ihtarnamede belirtilen sağlık, kasko ve yangın poliçelerinde sözleşmenin son yılında bir önceki yıla göre düşüş olduğu, fakat önceki 6 yılın ortalamasına 131 adet poliçe üretiminin üzerinde poliçe üretildiği, aynı durumun sağlık sigortası haricinde sigorta türleri özelinde bakıldığında görüldüğü, bir önceki yıla göre düşüş olsa da, geçmiş yıllar ortalamasına göre bir düşüş yaşanmadığı, ortalama poliçe üretimi dikkate alındığında davacının verimsizliğinden bahsedilemeyeceği, davacının poliçe üretmeye devam ettiği, bu sebeple fesih haklı olarak nitelendirilemeyeceği, ikinci olarak somut olayda davalının davacının bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ettiğinin kabulünün gerektiği, zira bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere tarafların dosyaya sunduğu listelere bakıldığında, davacının 539 müşteriden oluşan bir liste sunduğu, bu müşterilerin poliçe numaraları ile davalının dosyaya sunduğu, yenilenen poliçe listesi karşılaştırıldığında 27 müşterinin, davalı sigorta şirketi ile çalışmaya devam ettiği, yüzdesel olarak davacının çalıştığı portföyün %5'inin davalı sigorta şirketi ile çalışmaya devam ettiği, sigorta türlerinin çeşitliliği ve sektördeki yüksek rekabet ortamı dikkate alındığında %5 oranının önemli bir menfaat olarak nitelendirilmesi gerektiği, üçüncü olarak davacının sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından davalıya kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmiş olacağının da bilirkişi raporunda açıkça tespit edildiği, buna göre davacının somut olayda mevcut verilerle %18,78 ve %3,16’ lık kayma yüzdesine dair oran 5 yıllık menfaat süresince, davacının sözleşmenin son yılında elde ettiği 44.328,94 TL’ye tatbik edildiğinde, acentenin yıllara sari olarak gelecekte toplam 605.488,60 TL elde edebileceği, net bugünkü değer hesaplamasında faiz oranı yıllık %24 olarak kabul edilmiş olup, faiz indirimi akabinde, ham tutarın 303.203,60 TL’ ye tekabul ettiği, tüm bu sebeplerle davacıya denkleştirme bedelinin ödenmesinin aynı zamanda hakkaniyete uygun düştüğü, ancak tazminat bedelinin acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, bu bedelin de bilirkişi raporunda denetime açık tespit edildiği üzere 56.649,11 TL olduğu, tüm bu sebeplerle davanın kabulünün gerektiği, alacağa fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, tarafların tacir olması ve işin niteliği gereği ticari iş olması nedeniyle alacağa avans faiz oranının uygulanması gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davacının denkleştirme tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davacının ihbar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davacının denkleştirme tazminatı talebinin KABULÜ ile, 56.649,11 TL maddi tazminatın 28/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (56.649,11 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 3.869,70 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.599,85 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 578,10 TL dava açma masrafı ve 10.125,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 10.703,10 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (56.649,11/56.749,11) göre 10.684,23 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (100,00/56.749,11) göre 0,10 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (56.649,11 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (100,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (56.649,11/56.749,11) göre 3.114,50 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 5,50 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025