İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/78 E. 2025/382 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/78
- Karar No
- 2025/382
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/78 Esas KARAR NO : 2025/382 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil, davalı şirket ile akdetmiş olduğu acentelik sözleşmesine istinaden davalının ... acentesi olarak 2007 yılından itibaren hizmet verdiği; Müvekkil acentelik hizmeti verdiği süre zarfında acentelik sözleşmesi gereği kendisine yüklenen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiği; sözleşme gereği yapılması gereken enflasyon fiyat farklarının yapılması talep edildiği ancak davalı tarafından müvekkilimizin bu talebi dikkate alınmadığı; davalı şirket müvekkilin hak etmiş olduğu ücretleri ödememek için haksız olarak acentelik sözleşmesini 02.01.2024 tarihinde feshettiği; davalı şirket uzun süre müvekkilimizin topladığı ve dağıttığı kargoların bedelleri kendisine ödenmediği; taşıma işine ilişkin davalıya ait kayıt sistemleri incelendiğinde ve dilekçe ekimizde sunduğumuz hak ediş sistemi ile hesaplamalar yapıldığında müvekkilimize eksik ödenen tüm tutarlar tespit edileceği; davalı, müvekkilimize hak etmiş olduğu ücretleri ödememek için ceza adı altında birçok kesinti yapmakta ancak bunların içerikleri kesinlikle müvekkilimiz ile paylaşılmadığı; bu kesintilerin -keza cezaların- içerikleri paylaşılmadığı gibi sorgulanmasına dahi izin verilmediği ; haklı olduğu ispatlamayan her tür kesintinin müvekkilimize iadesi zorunlu olduğu; müvekkil, davalı şirket ile arasında bulunan acentelik sözleşmesi kapsamında belirli bir süre pazarda faaliyette bulunacağına güvenerek tanıtım faaliyetlerinde bulunduğu; müvekkil bu faaliyetleri kapsamında kendisine pazar ve müşteri portföyü oluşturduğu; ancak davalı şirket tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın acentelik sözleşmesinin sona erdirilmiş olmasına rağmen davalı şirket müvekkilin kazandırmış olduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etmeye devam ettiği; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin devam etmemesi nedeniyle müvekkil, sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiği; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122’inci maddesi uyarınca müvekkile denkleştirme tazminatı ödenmesi gerektiği; neticeten Maddi tazminat (ödenmeyen paketlere ilişkin ücret) olarak tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 20.11.2024 tarihinden itibaren TCMB tarafından avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini; 2-) Maddi tazminat (haksız olarak yapılan ceza kesintilerinin iadesine ilişkin alacak) olarak tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 20.11.2024 tarihinden itibaren TCMB tarafından avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini; 3-) Denkleştirme tazminat alacağı (portföy tazminatı) olarak tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 30.01.2025 tarihinden itibaren TCMB tarafından avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Taraflar arasında akdedilen 17.08.2007 tarihli Acentelik Sözleşmesi ( EŞYA )' nin, ( 7.11 ) numaralı maddesinde, işbu sözleşmeden doğacak ihtilafların vukuunda, Zeytinburnu Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hüküm altına alındığı; sonra taraflar arasında akdedilen 22.06.2012 tarihli Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü'nün ( 4.19 ) numaralı maddesinde de aynen " " 4-19. İşbu sözleşmeden doğacak ihtilafların vukuunda ... Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir. " denilmiştir. 6100 sayılı HMK' unda, tacirler arasında akdedilen sözleşmelerde Yetki Şartı / Yetki Sözleşmesi yapılmış ise, sözleşmede belirtilen yetkili mahkemeden başka bir yerde dava açılamayacağı, hüküm altına alınmış olmakla, mahkemeniz yetkili olmayıp, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilen yetki şartı gereğince, ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir. Bu itibarla da yetki itirazımızın kabulü ile mahkemenizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin, ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının, yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini; müvekkil şirket dava şartı zorunlu arabuluculuk toplantısına katılmadan, son tutanak tanzim edildiği; anılan arabuluculuk başvurusuna konu edilen husus, portföy tazminatı talebi olduğu halbuki, huzurdaki davaya konu edilen eksik ödendiği iddia olunan hak ediş bedeli ile haksız olarak kesildiği iddiaa edilen ceza kesintisi ve manevi tazminat talepli olarak yaptıkları 10.07.2024 tarihli arabuluculuk başvurusuna ilişkin davet mektubu, müvekkil şirkete tebliğ edilmiş, tarafımız bilgilendirilmiş ve tarafımızın katılımı ile 01.08.2024 tarihli anlaşmama son tutanağı tanzim edilmiştir. dolayısı ile anılan son tutanakta da tarafımızın ve davacı vekilinin e-imzası bulunmakta olup, portföy tazminatı talepli başvurusu ile ilgili olarak da anılan başvuru ile ilgili olarak görevlendirilen arabulucuya önceki başvuru ile ilgili bilgilendirme yapılıp, tarafımız bilgilendirilmek suretiyle 31.12.2024 tarihli ikinci arabuluculuk başvurusu da usulüne uygun olarak ifa edilebilirdi; davacının eksik ödendiğini iddia ettiği ücret / maddi tazminat alacağını belirsiz alacak davasına konu etmesi hukuken mümkün olmadığı ancak, kısmi davaya konu edebileceği; huzurdaki davanın ikamesi tarihi 31.01.2025 tarihi olmakla, bu tarihten geriye doğru beş yılı aşan, 31.01.2020 tarihinden öncesi zaman aşımına uğramış olup, bu süreye, arabuluculuk süreci olan, 10.07.2024 / 01.08.2024 tarihleri arası 21 gün eklenmesi ile 10.01.2020 tarihinden öncesi, zaman aşımına uğramış olup, 10.01.2020 tarihinden öncesinin zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesini; davacı yanın denkleştirme tazminatı / portföy tazminatı talebi, acentelik sözleşmesi içeriğinde, davacıya sözleşme yapma hak ve yetkisi verilmemiş olmakla, pazarlama yapma hak ve yetkisi verilmemiş olmakla, tekel hakkı verilmemiş olmakla, davacının yeni müşteri bulması / taşıma sözleşmesi yapması, acentelik sözleşmesi hükümleri gereğince imkansız olmakla, davacı, TTK 122.maddesi hükmü gereğince denkleştirme / portföy tazminatı talep etme hakkı hukuken mümkün olmamakla, bu husus ibraz ettiğimiz tarafı olduğumuz yargı kararları ile sabit olmakla, davacının portföy tazminatı / denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket ile akdetmiş olduğu acentelik sözleşmesine istinaden davalının ...acentesi olarak 2007 yılından itibaren hizmet verdiği; acentelik hizmeti verdiği süre zarfında acentelik sözleşmesi gereği kendisine yüklenen tüm sorumlulukları yerine getirdiği halde davalının sözleşmeyi 02.01.2024 tarihinde feshettiği; davalı şirket uzun süre davacının topladığı ve dağıttığı kargoların bedelleri kendisine ödenmediği; taşıma işine ilişkin davalıya ait kayıt sistemleri incelendiğinde ve dilekçe ekimizde sunduğumuz hak ediş acentelik sözleşmesinin sona erdirilmiş olmasına rağmen davalı şirket davacının kazandırmış olduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etmeye devam ettiği neticeten davalı tarafından ödenmeyen paketlere ilişkin ücret; haksız olarak yapılan ceza kesintilerinin iadesi ve denkleştirme tazminat alacağı talebi kapsamında iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin süresi içerisine sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazı ileri sürdüğü anlaşılmakla, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen 22/06/2012 tarihli acentelik sözleşmesi ek protokolü m.4.19 sözleşmeden doğan ihtilaflarda ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. HMK 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalının, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK 10. maddesinde, sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu açıklanmıştır. HMK 17. maddesinde ise, tacirler arasında yetki sözleşmesi yapılarak yetkili mahkemenin serbestçe belirlenebileceği ve aksi kararlaştırılmadığı sürece bu mahkemenin taraflar arasındaki ihtilaflara bakmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen 22/06/2012 tarihli acentelik sözleşmesi ek protokolü m.4.19 uyuşmazlık halinde ... Mahkemelerinin yetkili olacağı hususu kararlaştırıldığı, davalının yetkiye ilişkin itirazının değerlendirilmesinde HMK 17.maddesi uyarınca yetkili Mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanın mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının davasının yetki yönünden USULDEN REDDİNE, 2-)Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 3-)Karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-)HMK 331. maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece karara bağlanmasına, 5-)HMK 20/1-son ve 331/2.m. gereğince, yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına, Süresi içinde gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/05/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır