İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/633 E. 2024/978 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/633
Karar No
2024/978
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/633 Esas KARAR NO: 2024/978 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ: 28/09/2021 KARAR TARİHİ: 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA: Davacı 28/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, davalı ---------- Şirketinde dava dışı kardeşi ---------- ile birlikte müştereken hissedar olduğunu, 15.12.2014 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda şirket müdürlüğüne ---------- atandığını ancak o tarihten sonra genel kurul toplantılarının usulüne uygun yapılmadığını, şirket ortağı olarak tarafına şirketin işleyişi ile ilgili bilgi verilmediğini, kâr payı dağıtılmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) 617. maddesi uyarınca limited şirket olağan genel kurul toplantısının, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılacağını, ancak davalı şirket tarafından uzun yıllardır usulüne uygun genel kurul yapılmadığı gibi şirketin işleyişi ile ilgili tarafına herhangi bir bildirim de yapılmadığını, şirketin genel kurulunun yapılması ve şirketin defter ve belgelerinin incelenmek üzere tarafına teslimi için davalıya ---------- Noterliğinin 02.06.2021 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı tarafından tarafına tebliğ edilen --------- Noterliğinin 24.06.2021 tarihli ve --------- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede şirket defter ve belgelerinin incelemeye açık olduğu ve 29.07.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması planlandığı ve buna ilişkin çağrı kağıdının tarafına tebliğ edileceğinin cevaben bildirildiğini, ancak bu güne kadar, defter ve belgelerin tarafına incelenmek üzere verilmediği gibi şirketin olağanüstü genel kurulunun yapılacağına dair toplantı yeri ve saati, gündemi vs. hakkında tarafına hiç bir tebligat yapılmadığını, bu hususun tarafınca ---------- Noterliği 27.07.2021 tarih --------- Y. Nolu ihtarname ile davalı şirkete bildirildiğini ancak halen tarafına bu hususta bir dönüş yapılmadığını, Türk Ticaret Kanunu gereğince yapılacak olan genel kurul toplantılarından en az 15 gün önceden yer, zaman, tarih, gündem belirtmek suretiyle yazılı bildirim yapılması gerektiği halde, toplantı gündem maddelerinin bildirilmediği, finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az on beş gün önce şirket merkezinde ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmasının yasal zorunluluk olmasına ve taraflarına Noterden yazılı bildirim yapmış olmasına rağmen şirket bilançolarının ve daha önce alınan kararların tarafına iletilmediğini, davalı şirketin uzun zamandır yüksek kârlar elde etmesine rağmen tarafıma kâr payı altında herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi şirkette çalışması karşılığı ödenen aylık 4.500,20 TL maaş ödemesinin de davalı şirkete keşide edilen 02.06.2021 tarihli ihtarnameden sonra da kesilmiş olup davalı şirketten tarafınca elde edilmesi gereken maaştan mahrum edilmiş bulunduğunu, davalı şirketin çok yüksek kâr elde etmesine rağmen şirketin yapılan genel kurul toplantılarında kâr payı dağıtımına ilişkin herhangi bir husus görüşülmediği gibi kâr payı dağıtılmaması hususunda herhangi bir gerekçe de sunulmadığını, cevabi ihtarnamede her ne kadar 2016 yılından beri kâr payı ödendiği belirtilmiş ise de tarafına bugüne kadar hiç bir şekilde kâr payı ödemesi yapılmadığını, şirket yönetimi tarafından gerçekleştirilen haksız ve kötü niyetli eylemler sonucu davalı şirkete güvenilmesi beklenemez bir durum almış olup tüm haksız ve kötü niyetli eylemler neticesinde de tarafının ve şirketin ciddi anlamda maddi zarara uğradığını, şirketin diğer ortağı ve hakim ortak olarak müdürü olan ---------- abisi olduğunu, tüm bu yaşananlar sebebiyle artık bir arada şirket ortağı olarak ortaklığı yürütmelerinin mümkün olamayacağını, --------- ile yaşadıkları olaylar sebebiyle hakkında ---------- D.İş sayılı dosyası ile uzaklaştırma kararı da çıktığını, şirket müdürü olan --------- hakkında hem şirketi hem de kendisini zarara uğrattığı, sahte belge ve bilgi üreterek bunları kullandığı, imzalarını izinsiz olarak kullanmış olması ve diğer sebeplere istinaden hakkında suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuğunu da belirtmek istediğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde TTK m. 636. maddesi gereğince haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği hükmünden yola çıkarak davalı ---------- Şirketinin haklı nedenle feshine mahkeme aksi kanaatte olması halinde ayrılma akçesinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tarafına ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı şirketin kusurlu eylemi sonucu oluşan maddi zararının daha fazla artmaması için davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullere huzurdaki dava sonuçlanana kadar üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir konulması gerektiğinden bahisle öncelikle davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullere huzurdaki dava sonuçlanana kadar üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, TTK m. 636 hükmü gereğince davalı ---------- Şirketinin haklı nedenle feshine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ayrılma akçesinin tarafına ödenerek şirketten çıkarılmasına yargılama giderlerinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 09/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki davacı taraf, davalı müvekkili şirket yetkilisinin kardeşi olduğunu, söz konusu şirketin bir aile şirketi olup hissedarlardan --------- büyük pay hissedar olup şirketin gelişmesinde, kaynaklarının ve ortakların menfaatinin korunmasında son derece hassas ve hukuka uygun davrandığını, Hakimliğinizde davacı tarafından açılmış bulunan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde haksız ithamlarda bulunduğunu, şirketi temsile yetkili olan ---------haksız ve kötü niyetli eylemlerle kendisini ve şirketi maddi zarara uğrattığı, sahte bilgi ve belge üreterek bunları kullandığı, imzalarını izinsiz kullandığı, genel kurul yapmadığı, kâr payı dağıtmadığı, şirkete ilişkin bilgi ve belgeleri kendisine göstermediğini ve sunulmadığını bildirdiğini, tüm bunların Hakimliğinizi yanıltmaya yönelik beyanlar olduğunu, şöyle ki; -Davacı tarafından 02.06.2021 tarihli ---------- Noterliği ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirketten bilgi, belge ve genel kurul talebi, kâr payı dağıtımı talebinde bulunulduğunu, buna karşılık müvekkili şirket tarafından 24.06.2021 tarihli ---------- Noterliği ----------- yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile; "Şirket defterlerinin tüm hissedarlara açık olduğu, herhangi bir gizlilik bulunmadığı , şirketin kazançları ile şirket adına taşınmazlar alındığı ve buna ait ödemelerin hala sürdüğü belirtilerek cevap verildiğini, ---------Noterliği tarafından düzenlenen 06.01.2015 tarihli ----------- yevmiye numaralı toplantı kararı neticesinde davacınında imzası ile şirket müdürlüğüne 10 sene boyunca hali hazırda şirket temsilcisi ---------- atanmış olduğunu, şirketi temsile yetkili kılındığını, şirket kayıtları herkese açık olduğu gibi şirket ortağına da açık olduğunu, özellikle ortakların kan bağı bulunması sebebiyle her an irtibata geçebilecek, şirket kayıtlarına ulaşabilecek olan davacı ile davalı şirket yetkilisi arasında dava dışı bir çok ailesel ortak mallar mevcut olup ve bunların hukuki işlemleri davacı tarafından yürütüldüğünü (kiraya verme /alma v.b işlemler), davacının, Hakimliği yanıltmak adına sanki bilgi belge kendisine sunulmamış şirket zarara uğratılmış izlenimi yarattığını, oysa ki, şirket bilançoları incelendiğinde şirketin faaliyetinin artarak devam ettiği hissedarların paylarının fazlasıyla korunduğu açıkça görüleceğini, şirketin kâr payı dağıtımı konusunda kuruluş tüzüğünde nasıl ve ne şekilde dağıtılacağı konusunda madde yer almakta olup, davalı - müvekkili şirketin aksine bir uygulamada bulunmadığını, bu nedenle şirket kazançlarının tümünün şirketin aktifine, yönelik kullanılmış bu durumda davacı tarafından bilindiğini, aksi olsa idi davacının bunlara itiraz edeceğini, kaldı ki yapılan yatırımlara davacının bizzat kefil olarak katıldığının da bilindiğini, Davacının Şirket Ve Gelirleri Hakkında Herhangi Bir Bilgisi Olmadığı İddiasına Karşılık; -11.12.2014 tarihli ve ---------- karar numaralı kararı ile şirketin ipotek vermesine dair imzalı karar örneği, - 15.12.2014 tarihli ve ---------- karar numaralı kararı ile alınan karar örneği, -15.12.2014 tarihli ve---------- karar numaralı karar örneği, -15.12.2014 tarihli ve ---------- karar numaralı karar örneği, -15.12.2014 tarihli ve ----------- karar numaralı karar örneği, Davacının İddia Ettiği Dönemden Sonraki İmzalı Karar Örnekleri; -01.12.2016 tarihli ve -------- karar numaralı karar örneği, -01.04.2019 tarihli ve ---------- karar numaralı karar örneği, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği tüm hususların özellikle sahtecilik, şirketi ve kendisini zarara uğratma, şirketin zararına eylemlerde bulunma iddialarının hiçbirinin, şirketin bilançoları ve ticari defterleri incelendiğinde gerçek olmadığı aksine şirketin aktifinin, pasifinden çok daha fazla olduğu, davacının hisse oranının maddi değerini bırakın eksiltmeyi aksine arttığının gözlemleneceğini, davacının sırf ailesel sebeplerle işbu iddialara dayalı dava dilekçesini Hakimliğe sunduğunu, limited şirketlerde genel kurul yapılması uygulamada temsile yetkili bir müdür tayin edilmişse müdürlük sıfatının sona ermesiyle ya da aksi bir karar alınıncaya kadar sürdüğünü, kanun maddesinin açıkça temsile yetkili kişinin şirketi zarar uğratmasından bahsettiğini, ancak müvekkilinin şirketin herhangi bir zarara uğratmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle şirketin feshi gerekçelerinin hiçbirinin gerçeklerle uyuşmadığını, kaldı ki hakimliğinizce kabul anlamına gelmemekle birlikte böyle bir durumun varlığı halinde genel kurul yapmak ve düzeltmek amacıyla süre verilmesi de gerektiğini, davacının tüm haksız iddialarına özellikle sahtecilik iddialarına karşı savcılık suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davalı müvekkili şirketin piyasada ticari işleriyle bilinen dürüst, güvenilir ve saygın bir şirket olduğunu, davacının kötü niyetli bir şekilde üçüncü şahıslara karşı; "Şirketi bitireceğini, şirketin ürün kalitesinin düştüğünü, artık şirketin eskisi gibi olmayacağını belirten ve şirketin ticari değerini düşüren, davacıya karşı ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, Davacının İhtiyati Tedir Talebi Hakkında; İhtiyati tedbir; telafisi imkansız ve güç zararlar doğurması karşısında talep edilen ve başvurulan bir müessese olduğunu, davacının iddialarının tamamı haksız olduğundan tedbir talebininde reddi gerektiğini, davalı müvekkili şirketin tüm kayıtlarının hukuka uygun bir şekilde tutulmakta olup, tedbir kararı verilmesi halinde ticari itibarının piyasadaki değerinin, iş alım gücünün azalacağını, bunun da şirketin zararına yol açacağının açıkça ortada olduğunu, davacının amacının şirketi zarara sokmak ve itibarını zedelemek olduğunu, bu nedenle tedbir talebinin kabulü mümkün olmadığını, Davacının Ortaklıktan Çıkma Talebi Hakkında; Davacının Hakimliğinizde işbu davayı açmazdan evvel davalı-müvekkili şirkete yönelik bu yönde herhangi bir talepte bulunmadığından, incelemede de ortaya çıkacağı üzere şirketin zararı olmadığı, ortakların aleyhine bir işlem yapılmadığı belli olacağından, bu yönde ki talebinin de haklı olmadığının açık olduğunu, ayrıca ortaklıktan çıkmak için öne sürülen tüm gerekçelerin şirkete zarar verdiği ve hali hazırda aktif olarak sermayesi yükselen şirketin davalıya ayrılma akçesi ödemesi halinde şirketin işletme sermayesinin azalmasına ve yeni bir işletme sermayesi ihtiyacına yol açacağından bu yöndeki taleplerinde reddi gerektiğini, tüm bu cevapları altında davacının davasının haksız, kötü niyetli olduğu sırf ailesel kapris nedeniyle açıldığı, hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiğinden bahisle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının şirketin feshi veya haklı sebeple şirketten çıkmaya karar verilmesi taleplerinde haklı olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporu hazırlanmak üzere, biri mali müşavir bilirkişi, diğeri nitelikli hesaplamalar uzmanına tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir -------- ve Akademisyen ---------- tarafından sunulan 13.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "5- KANAAT VE SONUÇ Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, tarafların beyanları ve delilleri ışığında, belgelerin tüm hukuki değerlendirme ve takdiri Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle: "Ortaklara yapılan aylık ödemeler, ortaklık ilişkisinin dışında şirket bünyesinde faaliyette bulunmalarından kaynaklı ödemeler olduğu, bu sebeple bu ödemelerin kâr payı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, TTK m.636/II uyarınca haklı sebebin oluştuğu, Diğer yandan şirketin feshi değerlendirmelerinde dikkate alınan en önemli menfaat unsuru olan işleyen çarkların bozulmaması, şirket faaliyetlerinin sona erdirilmemesi hususudur. Somut olayda davalı şirketin ticari faaliyetlerinin sürdüğü dikkate alındığında, davacı ortağın şirketten çıkarılması yönünde karar verilebileceği, yönündeki kanaatimizi takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz ederiz." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir. Davacı payının gerçek değerinin rapor tarihine en yakın tarihteki tespiti yapılmak üzere dosyanın gayrimenkul değerleme uzmanı --------, makine mühendisi --------- ve kimyager ------------ oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler Gayrimenkul Değerleme Uzmanı -----------, Makine Mühendisi ------------ ve Kimyager ----------- tarafından sunulan 08.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "SONUÇ ve KANAAT İş bu raporda arz ve izah edildiği üzere; 1. 1 litre madeni yağ ve gres yağlarının satışı ile elde edilecek kazanç arasında litrede % l1 oranında bir brüt kâr marjının oluştuğu uyuşmazlık konusu 15.12.2014 - 15.12.2024 tarihleri arasında işletme, depolama, taşıma ve faaliyet gideri olarak hesaplanması durumunda maliyet gideri hesaplanacağı ve net kâra ulaşılacağı bununda belirtildiği üzere o günkü şartlarda davalı firmanın bulunduğu mevki, yöre ve konum olarak muadil bir herhangi özel madeni yağ şirketinin verileri ve/veya -------- kayıtları gözetilerek ve mevcut mukayese konusu madeni yağ ve gres yağlar verileri gözetilerek baz alınmış ve hesaplanmıştır. 2. “1 litre MADENİ YAĞ veya --------satışı ile elde edilecek kazanç arasında kilogram veya litrede % 11 oranında bir kâr marjının oluştuğu uyuşmazlık konusu 15.12.2014-15.12.2024 tarihleri arasında işletme, depolama, taşıma ve faaliyet gideri olarak hesaplanması durumunda maliyet gideri hesaplanacağı ve net kâra ulaşılacağı bununda dava taraflarınca elde edilecek kârın eşit paylaşımı durumunda yarı yarıya bir orana tekabül edeceği düşünüldüğünde net kârın % 5 - % 6 aralığında kalacağı tespit edilmiştir. 3. Yerinde inceleme sırasında 17/03/2023 tarihi itibariyle tarafımıza sunulan stok envanter listesi baz alındığında 235 farklı kalem --------- ve ---------- oluşan ürün gamında Stoklarda Mevcut Envanter Miktarının 32.951,24 KG olduğu işbu miktara eşit ve Total Envanter Tutarının ise 1.658.669,91 TL olduğu tarafımıza ibraz edilen sübut liste ve belge ile belirlenmiştir. DAVALI Firmaya ait olduğu belirtilen net % 5,5 kâr marjı üzerinden yapılacak hesaplama ile 1.658.669,91TL*0,055=91.226,85 TL an itibariyle stoklara bağlı olarak satılması halinde elde edilecek davalı ---------- Şti. firmasına ait net kârın (Doksanbirbinikiyüzyirmialtıliraseksenbeşkuruş) tespit edilmiştir, 4. -------- ve--------- kullanımı sebebiyle dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu, duruşma tutanakları, dava taraflarının beyan ve itirazlarıyla diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde özellikle --------- ve ---------- ---------- VE --------- İLE BELİRTİLEN ŞARTLARDA satışı ve temininin yapıldığı. İş bu -------- ve-------- kullanımı sonucu maddi kullanımın gerçekleştiği makine, ekipman ve araçlarda maddi hasara yol açmadığı anlaşılmaktadır. --------- ve -------- standart dışı bir unsurunun bulunmadığı görülmektedir. Netice itibariyle ---------- haiz olduğu kuvvetle muhtemel görülmektedir. 5. Taraflar arasında ihtar edilen Davacı ...'ün çalıştığı zaman diliminde görevde bulunduğu sürede vasıfı olan Müdür görev süresinin sona ermesiyle müteakiben davalı şirkete ve davalı ortağa davacı ... tarafından ---------- Noterlik aracılığıyla davalı şirket ve -------- muhatap alınarak 02.06.2021 tarih --------- y. Nolu “---------- Şti. nin genel kurulunun yapılması ve şirket bilançosu defterlerinin incelenmek üzere tarafımıza verilmesi talepli” ihtarnamesiyle kâr paylarının dağıtılmasının ve olağan genel kurul yapılmasını talep ettiği, maruz kalınan kâr nedeniyle oluşacak maddi tazminat ve kusur durumunun hukuki mütalaasının Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, 6. 28/09/2021 dava tarihi itibarıyla 4 adet envantere kayıtlı -------- --------- Otomobil --------- model, --------- --------- Arazi Taşıtı --------- model, -------- ---------- KAMYONET (Panelvan) --------- model, --------- ----------- KAMYONET (Panelvan) ----------- model araçların piyasa rayiç koşullarında yapılan değerlendirme ile TOTAL toplam 1.900.000,00 TL (BirmilyondokuzyüzbinLira) olduğu, 7. Değer tespitine konu ---------- ili, --------- ilçesi, ----------- mahallesi, 10.012,08m2 yüzölçümlü "-----------” vasıflı ---------- parsel sayılı taşınmazın kat mülkiyetine konu ----------- arsa paylı “Asma Katlı İşyeri” nitelikli ----------- kat --------- nolu bağımsız bölümün Mayıs 2023 tarihi itibariyle güncel rayiç değeri 30.000.000,00-TL olarak takdir edilmiştir. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere rapor saygı ile sunulur." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir. Tarafların itirazları ve davacı payının raporun sunum tarihine en yakın gerçek değerinin hesaplanması için önceki bilirkişiler -------- ve ---------- ile yeni oluşturulan bilirkişi heyetinin hep birlikte rapor sunmalarının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ----------, Makine Mühendisi ----------, Kimyager ---------, Mali Müşavir --------- ve Akademisyen ---------- tarafından sunulan 20/06/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ KANAAT Mahkemenin ara kararı ile verdiği görev çerçevesinde dosyanın bir bütün olarak incelenerek, değerlendirilmesi neticesinde: 1- Güncel durum itibariyle stoklara bağlı olarak satılması halinde elde edilecek davalı ---------- Şti. Firmasına ait net kârın 160.559,25 TL (yüzaltmışbinbeşyüzellidokuzTL yirmibeşKr) olduğu, 2- --------- -------- Otomobil --------- modelin satılmış olduğu bildirilmiştir. ----------- plâka numaralı, ---------- Taşıtı ------- model,-------plâka numaralı, ---------- KAMYONET (Panelvan) ---------- model, --------- ----------- KAMYONET (Panelvan) ----------- model olmak üzere toplam 4 adet araçtan ---------- plâkalı aracın satılmış olduğu bildirilmiş olup, diğer üç adet aracın 2. El araç piyasasında yapılan araştırmalar neticesinde, (22/04/2024 tarihi itibarıyla) toplam 3.150.000,00 TL (Üçmilyon yüzellibin lira) olduğu, 3- Değer tespitine konu --------- ili, ---------- ilçesi, ------------ mahallesi, 10.012,08m2 yüzölçümlü “-----------” vasıflı ------------ parsel sayılı taşınmazın kat mülkiyetine konu --------- arsa paylı “Asma Katlı İşyeri” nitelikli asma katı olan 300m2 alanlı--------- kat---------- nolu bağımsız bölümün Nisan 2024 tarihi itibariyle güncel rayiç değeri 40.000.000,00-TL olduğu, Şirketin 31.03.2024 rayiç değerlere göre öz varlığı 65.079.841,91 TL olup, davacı ...'ün %21 hissesine isabet eden tutar 13.666.766,80 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutara şirketin dağıtılmamış 19.657.851,80 TL geçmiş yıllar kârları dahil olduğu, 5- Takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere saygı ile sunulur. Hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, görüş ve kanaatimizi belirten iş bu bilirkişi heyeti ek raporunu saygılarımızla arz ederiz." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir. Davalı vekilinin 09/07/2024 tarihli, 20/06/2024 Tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporuna Karşı Beyan Ve İtirazları konulu dilekçesinde belirttiği itirazları karşılar şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ---------, Makine Mühendisi ------------, Kimyager ----------, Mali Müşavir ----------- ve Akademisyen ----------- tarafından sunulan 21/10/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "E- KANAAT VE SONUÇ: YUKARIDA ARZ VE İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE; Şirketin taşınmazının rayiç değeri ve diğer teknik değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığından 2. Ek raporumuzun kanaat ve sonuç kısmı ile bağlı kalındığı, Tespit ve kanaatimizin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı işbu 3. ek rapor saygı ile sunulur." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir. Davacı vekili 08/11/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle özetle; Haklı davalarının kabulüne, müvekkilinin davalı ----------- Şti'ndeki ortaklıktan çıkmasına, ortaklıktan çıkma hususunun--------- nezdinde tescil ve ilanına, müvekkilinin ortaklıktan çıkması nedeniyle 13.666.766,80-TL ayrılma akçesinin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, haklı sebeple limited şirketin feshi istemlerine ilişkindir. Davacı taraf, genel kurul toplanmadığı, kâr payı dağıtılmadığı, şirket defterlerinin incelettirilmediği ve abisi olan davalı şirket yöneticisiyle kişisel sorunlar yaşamaları sebebiyle davalı şirketin feshi, feshin mümkün olmaması halinde ayrılma akçesinin ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, şirketin her geçen gün büyüdüğü, kâr payı dağıtılmamasının şirket kuruluş tüzüğüne uygun olduğu ve ayrılma akçesi ödenmesi halinde şirketin yeni bir işletme sermayesine ihtiyaç duyacağından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Sona Erme ve Ayrılma A) Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları başlıklı 636 ncı maddesi "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." ve Kâr payı ve yedek akçeler başlıklı 608 nci maddesi "(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir." hükmünü düzenlemiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin iki ortaktan oluştuğu, davacının %21 payı bulunduğu, dava dışı ortak -------- ise %79 payı bulunduğu, dava dışı ortak ---------- aynı zamanda davalı şirketin münferiden müdürlük görevinde bulunduğu, davalı şirketin aktif olup faaliyetine devam ettiği, aktif bir şirketin feshinde ekonominin, tarafların veya kamunun bir menfaati olamayacağından davalı şirketin feshi talebinin reddine karar verilmiştir.TTK 636 (3) maddesi uyarınca, mahkemenin haklı sebeplerin varlığında, fesih yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Bilirkişi heyetince davacının ayrılma akçesi 13.666.766,80 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacı ortağın payının değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde bu durumunun taraf menfaatlerine uygun düşmeyeceği gibi şirketin de işleyişini zor durumda bırakabileceği, son güncel verilere göre şirketin kârının 8,3 katı bir ödemenin şirketin mahvına yol açabileceği anlaşıldığından davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce taraf menfaatleri ve şirketin durumu göz önünde bulundurulduğunda, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm olarak davalı şirketin her yıl kâr payı dağıtmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1--------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ----------- sicil numarasında kayıtlı davalı ...'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 (3) ve 608 inci maddesi uyarınca HER YIL KÂR PAYI DAĞITMASINA, Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan toplam 233.454,3‬0 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 233.026,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan toplam 52.816,85 TL masrafın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/633, K. 2024/978, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-633-e-2024-978-k-c2a8a8549f9c