İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/64 E. 2023/854 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/64
Karar No
2023/854
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/64 Esas KARAR NO: 2023/854 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/01/2023 KARAR TARİHİ: 09/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ------ başlangıç tarihli ----- düzenlendiğini; bu sözleşmeye istinaden düzenlenen ------ yükleme tarihli ------ sevkiyatı sürecinde sigortalıya ait bir kap emtianın hasarlandığını; teslimatın eksik olduğuna dair CMR belgesine şerh düşüldüğünü; Sigortalı tarafından yapılan ihbar sonrasında müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açılarak eksper ataması yapıldığını, yapılan inceleme sonucu hazırlanan rapor doğrultusunda 2.333,20 Euro hasar bedelinin 21.02.2022 tarihinde sigortalıya ödendiğini; hasarlı emtianın sovtaj işlemine tabi tutulması nedeniyle 212,11 Euro ve poliçe ilave bedeli mahsup edilerek 1.565,20 Euro gerçek hasar bedeli için müvekkili şirketin TTK m.1472 gereği halef olduğunu; davalı taşıyıcının söz konusu zarardan CMR m.17 gereğince sorumlu olduğunu; İleri sürerek davanın kabulünü, davalı yanca-----sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, kötü niyetli itirazından dolayı davalı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalı şirkette yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu taşımaya ilişkin dava haklarının zamanaşımına uğradığını, emtianın 04.10.2021 tarihinde teslim edildiğini huzurdaki davanın ise 25.01.2023 tarihli olduğunu; Davacı şirketin aktif husumet ehliyeti müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, poliçe genel ve özel şartlarına göre hasarın teminat dışında kaldığını ve davacının ödemesinin ex gratia olduğunu; dava konusu olaya ilişkin münferit poliçe (sefer poliçesi) düzenlenmediğini, poliçede tekil taşımaya ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığını; CMR m.30 gereği müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını; Kusur tespitinin CMR uzmanı bilirkişilerce somut veriler üzerinden yapılmasının gerektiğini, iddia edilen hasarın yükleme, sabitleme hatasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını; yaklaşık dört ay sonra hazırlanan eksper raporu ile taraflarına sorumluluk yüklenmesinin yerinde olmadığı; Davacı şirketin tazminat talebinin fahiş olduğunu; müvekkili şirkin sorumluluğunun CMR hükümlerine gere sınırlı olduğunu; İleri sürerek davanın zamanaşımı veya mümkün olmaması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, nakliye poliçesinden kaynaklı yapılan ödemenin rücuen tazminatı talebi ile başlatılan ve İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle, dava dışı üçüncü kişiye ait sigortalı emtianın taşıma esnasında davalının uhdesinde iken gördüğü hasara bağlı olarak oluşan zararın, müvekkili sigorta şirketi tarafından giderildiğini belirterek 6102 sayılı Yasanın 1472 nci maddesi uyarınca ödediği tutarı davalıdan talep etmektedir.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir -----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir------ Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.574,64.-Euro alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %2,15 TBB-Mevduat euro (Kamu Banka)) değişen oranlarda faizi ile tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı ------tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22/06/2022 tarihinde borca/takibe itiraz dilekçeleri sunduğu, itiraz dilekçelerinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ----arasında düzenlenen poliçe doğrultusunda taşıma esnasında emtianın zarar görmesine istinaden hak sahibine ödenen tazminatın davalı-------- rücuen talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecekse miktarı şeklinde olduğu tespit edilmiş; aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dosya, (1) numaralı celse ara kararı gereği karayolları taşımacılığı ve sigorta alanlarında uzman bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınması istenilmiştir. 03/08/2023 tarihli teknik raporda; "... 1) Önemle ifade edilmelidir ki, dava dosyasında (fiziki) verilen dava dilekçesinin birinci sayfasında ----- ilgili bilgiler verilmesine rağmen daha sonraki sayfalarında ------ hakkında bilgiler verilmekte ve netice-i talep kısmında---------taşımasına ilişkin talepte bulunulduğu, dava dosyasındaki belgelerin de bu taşımaya ilişkin olmasından dolayı yapılan değerlendirmelerde --- taşımasına göre yapılmasının yerinde olduğunun değerlendirildiği; 2) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ---- taşıma sürecinde hasar gören emtiadan dolayı dava dışı sigortalısının uğradığı zararı tazminat eden davacı sigorta şirketinin, ödediği tazminatı davalı taşıyıcı şirketten talep edip edemeyeceği veya ne kadarını talep edebileceği ile taşıma sözleşmesinin davalıya atfı mümkün kusur oranının ne olduğu hususlarında ortaya çıktığının değerlendirildiği; 3) Davacı sigorta şirketinin, geçerli ve yürürlükte olan bir poliçe ile güvence altına alınan nakliye hasarı riskinin gerçekleşmesi sonucu oluşan sigortalısının zararını, yürürlükte ve geçerli bir poliçe hükümleri kapsamında 2.333,20 Euro olarak ödeyerek tazmin ettiği ve TTK m.1472 gereği işbu davayı açmaya hak kazandığının değerlendirildiği; 4) Eksper raporunda hasarı tespit için tutanak tutulduğu ifade edilmesine ve okunmamakla birlikte bir tutanak görüntüsü çıktısının dava dosyasında bulunmasına ve davalı taşıyıcının da üzerinde hasar şerhi olmamasından dolayı tam ve sağlam teslimat yapıldığına karine olan ve taşıyıcıda bulunması gereken teslimat CMR’sini dava dosyasına sunmamasına göre hasarın taşıma süreci içinde gerçekleştiği ve Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre taşıyıcının hazırlamış olduğu belgelerden ya da beyanlarından hasardan haberdar olduğunun anlaşılması halinde kendisine CMR m.30 hükmüne uygun bir ihbar yapılmadığı yönündeki savunmasının TMK m.2 hükmüne uygun düşmediğinin değerlendirildiği; 5) Dava konusu taşıma 14.10.2021 tarihinde hasarlı teslimat ile tamamlanmış işbu itirazın iptali davasına konu olan takip 09.06.2022 tarihli olduğundan dolayı CMR m.32 gereği bir yıl dolmadan başlatılan takip nedeniyle TBK m.154/2 ve CMR m.32/2 gereği zamanaşımı dolmadan işbu davanın açıldığının değerlendirildiği; 6) Dosyadaki fotoğraflardan ve eksper raporunda yükün araç üzerine sabitlenmesi için hiç spanzet kullanılmadığı anlaşılmakla, gönderene bu durumu ikaz etmeyen ve taşıma senedine şerh düşmeden taşımaya kabul eden taşıyıcının (CMR m.8) oluşan hasarda kusurlu olduğu ve kendisine %30’a kadar kusur atfının mümkün olduğunun değerlendirildiği; 7) Yukarıda yapılan hesap ve değerlendirmelere göre (7.1) dava konusu talebin davalı taşıyıcının sorumluluk sınırları içinde kaldığı; dava dosyasındaki eksper raporunda hasar bedelinin FCA teslim şartlı ihracatçı/satıcının faturasındaki birim değerler üzerinden yapıldığı ve fiyat içinde navlun ve gümrük gibi masrafların bulunmadığı, hesaplamanın CMR m.23/1-2 hükümlerine uygun olduğu, kullanılmamış emtia için fatura değerinin de yerinde olduğu; eksper raporunda poliçe zararı olarak belirlenen 2.333,20 Eurodan sovtaj ve ilave değer toplamı (825,18+212,11)= 1.037,29 Euronun mahsubu ile (2.333,20-1.037,29)= 1.295,91 Euro gerçek zarara ulaşılabileceği; buradan da davalıya atfı mümkün %30 kusur ölçüsünde hesaplama yapıldığında (1.295,91x30)/100= 388,77 Euro davacı sigorta şirketinin davalı taşıyıcıdan talep edebileceği rücu bedeli olduğunun değerlendirildiği; 8) Dava konusu olayda Euro Mevduat faizi değil, CMR m.27 ve yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre %5 oranı üzerinden faiz işletilmesi gerektiği; davacının işlemiş faiz alacağı yönünden talebi bakımından ise davalının temerrüt tarihi olan 02.03.2023 ila takip tarihi olan 09.06.2022 tarihleri arasında 99 gün için yıllık %5 oranı (CMR m.27) üzerinden hesaplama yapıldığında; (388,77x99x5)/36500= 5,27 Euro işlemiş faiz alacağının olduğunun değerlendirildiği" belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu kabul edilen teknik rapor içeriğine göre; davacı sigorta şirketinin geçerli ve yürürlükte olan bir poliçe ile güvence altına alınan nakliye hasarı riskinin gerçekleşmesi sonucu oluşan sigortalısının zararını, yürürlükte ve geçerli bir poliçe hükümleri kapsamında 2.333,20 Euro olarak ödeyerek tazmin ettiği, yükün araç üzerine sabitlenmesi için hiç spanzet kullanılmadığı anlaşılmakla, gönderene bu durumu ikaz etmeyen ve taşıma senedine şerh düşmeden taşımaya kabul eden taşıyıcının (CMR m.8) oluşan hasarda kusurlu olduğu ve kendisine %30’a kadar kusur atfının mümkün olduğu; talebin davalı taşıyıcının sorumluluk sınırları içinde kaldığı, dava dosyasındaki eksper raporunda hasar bedelinin FCA teslim şartlı ihracatçı/satıcının faturasındaki birim değerler üzerinden yapıldığı ve fiyat içinde navlun ve gümrük gibi masrafların bulunmadığı, hesaplamanın CMR m.23/1-2 hükümlerine uygun olduğu; eksper raporunda poliçe zararı olarak belirlenen 2.333,20 Eurodan sovtaj ve ilave değer toplamı (825,18+212,11) 1.037,29 Euronun mahsubu ile (2.333,20-1.037,29) 1.295,91 Euro gerçek zarara ulaşılabileceği; buradan da davalıya atfı mümkün %30 kusur ölçüsünde hesaplama yapıldığında (1.295,91x30)/100= 388,77 Euro davacı sigorta şirketinin davalı taşıyıcıdan talep edebileceği rücu bedeli olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, alacağın mahiyeti gereği likit olmadığı anlaşıldığından inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının --------sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; takibin 388,77 Euro asıl ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen 5,27 Euro faiz alacağı olmak üzere toplam 394,04 Euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 faiz işletilmesine, İnkar tazminatı talebinin, alacak miktarının tetkik ve tespiti teknik incelemeyi gerektirdiğinden likit olmadığı değerlendirilmekle reddine, 2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 551,26.-TL'nin davacı tarafça dava açılırken yatırılan 406,96.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 144,30‬.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3.-Davacı tarafından yatırılan toplam 406,96.-TL peşin harç ve 179,90.-TL başvurma harcı toplamı 586,86.-TL harcın davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 4.-Davacı tarafından yapılan 2.800,00.-TL bilirkişi ücreti, 61,00.-TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.861,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 715,25.-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 8.069,94.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 7.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17,900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 8.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davadaki haklılık oranına göre 2.340,00.-TL sinin davacıdan, 780,00.-TL sinin davalıdan tahsili ile irat kaydına, 9.-Kararın kesinleşmesi halinde artan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde----- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 09/11/2023

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/64, K. 2023/854, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-64-e-2023-854-k-b30bc88feabd