İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/827 E. 2024/631 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/827
- Karar No
- 2024/631
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/827 KARAR NO : 2024/631 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı anlaşma sağlanarak verilen hizmetler karşıığında faturaların kesilerek davalıya gönderildiğini, davalının borcunu ödemesi için yapılan başvuruların neticesiz kaldığını, ----İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek borçlunun ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davasını ispat ispat eder nitelikte hiçbir belgenin dosya kapsamında sunulmadığını, faturalara 8 gün içinde itiraz edilmemesinin faturalara konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun, malın teslim edildiğinin kabulü anlamı taşımayacağını, işin yapılmış malın teslim edilmiş olduğunun davacı tarafından kanıtlanmasının gerektiğini, bu sebeple dava konusu icra takibi kapsamında tanzim edilen ödeme emrine itiraz etmekte müvekkilinin kötü niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceğini belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ----- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları. ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 252.315,63 TL toplam alacak yönünden 21.08.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 12.08.2022 tarihli 188.982,44 TL bedelli, 19.09.2022 tarihli 3.222,10 TL bedelli, 21.10.2022 tarihli 10.472,50 TL bedelli, 10.10.2022 tarihli 37.528,70 TL ( 2.015,44 USD ) bedelli, 21.11.2022 tarihli 12.109,89 TL ( 649 USD ) bedelli 5 adet faturanın gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından 05.09.2023 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete dava dilekçesinde belirtilen hususlarda hizmet sunduğu, sunulan hizmete mukabil dava konusu edilen 12.08.2022 tarihli 188.982,44 TL bedelli, 19.09.2022 tarihli 3.222,10 TL bedelli, 21.10.2022 tarihli 10.472,50 TL bedelli, 10.10.2022 tarihli 37.528,70 TL ( 2.015,44 USD ) bedelli, 21.11.2022 tarihli 12.109,89 TL ( 649 USD ) bedelli faturaların düzenlendiği ve işbu faturaların tahsili talebi ile huzurdaki davaya dayanak icra takibinin başlatıldığı görülmüştür. takibe konu alacağın işbu 2 adet faturaya ilişkin olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 252.315,63 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen BA/BS formlarında kayıtlı olduğu, bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, davalı tarafça dava konusu faturalara ilişkin hizmetin yerine getirilmediğine dair açıkça bir itirazın sunulmadığı, yalnızca davacı tarafın alacak iddiasını ispat etmesi gerektiği savunmasında bulunulduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun -----. İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 252.315,63 TL'nin % 20 si olan 50.463,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.235,68 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 3.047,35 TL peşin harcın mahsubuyla 14.185,33 TL bakiye karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.047,35 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 3.060,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 40.370,50 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.