İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/826 E. 2024/974 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/826
- Karar No
- 2024/974
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/826 KARAR NO : 2024/974 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "20.05.2022 tarihinde, müvekkilime ait --- plakalı araç ile ---- plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, SBM kayıtlarına göre müvekkile ait aracın kazada %0, ---- plakalı aracın %100 kusurlu olduğu bildirildiğini, sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ise de süresinde tarafımıza dönüş yapılmadığını,Kaza sonucu müvekkil araçta meydana gelen hasar farkı ve değer kaybı bedeli tazminatı bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini bildirdiğinden bahisle HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00 -TL Hasar ve 100 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ---- cevap dilekçesinden özetle: "dosya, maddi hasar zararının meydana gelip gelmediğinin tespiti için incelemeye alınmış olup ancak, talep sahibi inceleme sonucunu beklemeden işbu davayı açmıştır. Müvekkil sigorta şirketine yazılı başvuru olmaksızın dava yoluna gidildiğinden, dava konusu kazaya ilişkin eksper atayıp detaylı inceleme yapabilmek adına müvekkil şirket tarafından hasar dosyası oluşturulmuştur. Bunun sonucunda ----- no.lu hasar dosyası açılmış ve talep sahibine ait araçta maddi hasar zararının meydana gelip gelmediğinin tespiti için ekspertize yönlendirilerek, incelemeye alınmıştır. Ne var ki, talep sahibi usule uygun başvuruyu tamamlamadan Komisyon nezdinde iş bu başvuruyu oluşturmuştur.Görülmektedir ki, müvekkil şirket sorumluluğunu yerine getirme gayesiyle hareket etmesine karşın henüz dosyaya ilişkin inceleme tamamlanmadığı için dosyayı sonuçlandıramamış ve iş bu tahkim başvurusuyla karşı karşıya gelmiştir. Bu nedenle, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğinin kabulü gerekir. Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkil şirketin hasar tutarının kdv’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu yoktur.Bilirkişi raporundaki tazminat hesabı KDV dahil olarak yapılmış olup, işbu hesaplamanın kabulü mümkün değildir. Şöyle ki, başvuru sahibinin başvuru dilekçesinde, onarım faturası veya onarıma ilişkin ödeme yapıldığını gösterir dekont bulunmamaktadır. Bu kapsamda, başvuru sahibinin aracın onarımına ilişkin KDV ödemesi yapmadığı açıktır. Dolayısıyla, başvuru sahibince ödenmeyen KDV bedelinin müvekkil şirketten talep edilmesi mümkün değildir. Araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğinden, müvekkil şirketçe davacıya ödeme yapılmamıştır.Kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine ----no.lu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan Ekspertiz Raporu’da; “Zarar gören ---- plakalı aracın; ön tampon kısımlarının hasarlanmış olduğu, söz konusu parçalarda değer kaybına konu olacak hasar olmadığı görülmüştür"denilerek bu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları'nda yer alan kriterlerine göre, araçta meydana gelen işbu hasarın, aracın değer kaybına neden olmayacağı kanaatine varılmıştır.Başvurunun reddi talebimiz asıl olmakla, değer kaybı talepleri, genel şartlar' da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerekir. Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkil şirketten tahsili talep edilen faiz türü hatalıdır.Başvuru sahibini avans faizi talebi de hatalıdır. Nitekim K.T.K madde 90, “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında borçlar kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” hükmünü amirdir. Bu meyanda bir an için sorumluluğumuza hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden; başvuru sahibinin avans faizi talebi hatalıdır. Müvekkil şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemez. Hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkil şirketten, müvekkil şirkete kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu ifade etmek isteriz. Sigortacı olan müvekkil şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 iş günü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebilecektir. " beyanıyla davanın reddini talep etmiştir. DEĞER ARTIRIM: Davacı vekilince sunulan 30/10/2024 tarihli dilekçe ile "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla açmış bulunduğumuz 100 TL değer kaybını, Bilirkişi raporu doğrultusunda 20.000 TL hesaplanan değer kaybı bedelini%25 kusurumuz oranınca sonucunda 14.900 TL ARTIRARAK , 15.000 TL üzerinden 100 TL hasar bedelini, bilirkişi raporu doğrultusunda 41.703 TL hesaplanan hasar bedelini%25 kusurumuz oranınca ve 25.040,07 TL ödemenin düşülmesi sonucunda bakiye 6137,88 TL ARTIRARAK , 6.237,88 TL üzerinden toplam davamızın 21.237,88 TL üzerinden devam etmesini bildirir, mahkemenizce dava değerimizin 21.237,88 TL olarak kabul edilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz." beyanı ile dava değerini artırdığını bildirmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin tahsiline yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ---- plakalı otomobil sürücüsü ----kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 kusurlu olduğu, ---- plakalı otomobil sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu, davacının hasar bedelinin 41.703,94 TL olduğu, davacının değer kaybı bedelinin 20.000 TL olduğu, davalının kusur oranında sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği zarar bedeli kusur oranında %75*( 41.703,94 TL+20.000 TL) = 46.277,95 TL olduğu, davalı hasar bedeli olarak 25.040,07 TL ödemiş olduğu, davacının talep edebileceği bakiye hasar bedeli+ değer kaybı zararının kusur oranında (%75), 21.237,88 TL olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----HD'nin ----.sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesi gereğince borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Somut olayda usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda ---- plakalı otomobil sürücüsü -----kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 kusurlu olduğu, --- plakalı otomobil sürücüsü ----’ın kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu, davacının hasar bedelinin 41.703,94 TL olduğu, davacının değer kaybı bedelinin 20.000 TL olduğu, davalının kusur oranında sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği zarar bedeli kusur oranında %75*( 41.703,94 TL+20.000 TL) = 46.277,95 TL olduğu, davalı hasar bedeli olarak 25.040,07 TL ödemiş olduğu, davacının talep edebileceği bakiye hasar bedeli+ değer kaybı zararının kusur oranında (%75), 21.237,88 TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı sigorta yönünden bakiye poliçe limiti ile sorumluluğu sınırlandırılmıştır. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE 1-21.237,88 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.450,76 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL ve değer artırım dilekçesi ile tamamlanan 360,00 TL olmak üzere toplam 440,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.010,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 360,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 521,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 112,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.112,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 21.237,88 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.