İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1047 E. 2025/985 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1047
Karar No
2025/985
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1047 Esas KARAR NO : 2025/985 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine --------- numaralı İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi sigortalı iken 18.06.2025 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkile ait araç ağır hasarlandığını, davalı sigorta şirketine başvurulmuş ve müvekkilin aracı perte ayrıldığını, yapılan mutabakatta fazlaya dair haklar saklı tutularak rayiç 1.750.000,00-TL, sovtaj bedeli 1.182.000,00-TL ve tazminat miktarı 568.000,00-TL olarak kabul edildiğini, müvekkile ait araç ------- model ------- marka ticari amaçla kullandığı aracı olup müvekkilin aracının rayiç değeri her ne kadar 1.750.000,00-TL olarak tespit edilmişse de bu bedelin çok düşük olarak belirlendiği, bu sebeple müvekkilin maddi zarara uğratıldığı açık olduğunu, aracın rayici en az 2.500.000,00-TL civarında olduğunu, buna göre, dava konusu pert pedelinin tespiti için rayiç piyasa araştırmasının yapılması gerekmekte olup bu hususunda ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı dikkate alındığında işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkile ait --------- plakalı aracın 100,00-TL pert farkı bedeli, poliçe limitleri dahilinde, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, bakiye pert bedelinin davalıdan tahsiline ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiştir. 6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri"nin görevli olduğu belirtilmiş; 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmüne yer verilmiştir.6502 sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tarif edilmiştir. Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında kasko sigortasına dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davacı sigortalının gerçek kişi, sigorta edilen aracında hususi nitelikte araç olduğu, bu kapsamda davacı sigortalının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu, mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-Karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli --------- Tüketici Mahkemelerine gönderilmek üzere, tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1047, K. 2025/985, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1047-e-2025-985-k-3c2c2259828c