İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/401 E. 2024/712 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/401
- Karar No
- 2024/712
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/401 Esas KARAR NO: 2024/712 DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29/05/2023 KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı vekilinin 29.05.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: davacı ile davalının, dava dışı ---------Şti.'nin -------- Mh. ---------- Sk. No: ---------- ---------- adresindeki merkezinin dekorasyon ve tadilat işlerine ilişkin olarak vardığı mutabakat doğrultusunda davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirerek davalıya 30/06/2022 tarih, ---------- sayı, 404.309,30 TL tutarlı e-arşiv faturasını tanzim edip gönderdiğini, davalının mezkur faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi şimdiye kadar 240.000TL'lik kısmını da ödediğini ancak faturanın bakiyesinin ödenmemesi üzerine ----------- Noterliği'nden21/10/2022 gün ve ---------yevmiye sayılı ihtarnamenin davalıya gönderildği ve ödeme 3 günlük bir süre verildiği, ihtarnameyi 24/10/2022 tarihinde tebellüğ eden davalının verilen söz konusu sürede de bakiyeyi ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine --------- İcra Dairesi'nin, ---------- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz ettiğini belirtilmiş ve itirazının iptalini, takibin takip talebindeki şartlar dahilinde devamını, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 06.11.2023 tarihli karşı davaya yanıt dilekçesinde özetle: Karşı davanın usulden reddi gerektiğini, bu hususun --------- Sayılı emsal Kararı'nda dile getirildiğine, davalının işi 3 ayda bitirmeyi taahhüdüne rağmen ancak 5 ayda bitirebildiğini ve bu nedenle de kendisinin zarara uğradığını iddia ettiğini, ancak davacının bu yönde bir taahhüdünün bulunmadığını, proje yönetimi hizmetinin süreli bir hizmet olmadığını ve proje devam ettiği müddetçe mezkur hizmetinde de devam edeceğini, her türlü izahtan vareste olduğunu, proje yönetimi hizmeti bakımından tarafların aylık 50.000TL KDV karşılığında davacı tarafından davalıya, davalının ana yüklenicisi olduğu dava dışı ----------- Şti.'nin, --------- Mh.,---------Sk., No: ----------, ----------, ---------, ---------adresindeki merkezinin, dekorasyon ve tadilat işlerinin proje yönetimi hizmetinin verilmesi hususunda anlaştıkları ve taraflarca mezkur proje için, 3 aylık bir süre öngörüldüğünü, proje yönetimi hizmeti, proje'ye dahil ilgili firmaların koordine edilerek, imalatların projeye uygunluğunun ve kalite kontrollerinin yapılması, gerekli durumlarda istenen revizyonların projelere işlenmesi, detaylandırılması ve sahada ilgili taşeronlarla paylaşılması görevlerini kapsadığı, ilgili taşeronlar doğrudan davalı veya iş sahibi firma ile sözleşmelerini yapmakta ve ödemelerini de bunlardan aldığı, proje dahilindeki hiç bir taşeron veya yüklenicinin ödemesinin davacı tarafından yapılmadığı, diğer yandan proje sürecinde iş sahibi tarafından bir çok defa proje değişiklikleri talep edilmiş ve yaptırıldığını, işe başlanılan mimari projelerin defalarca değiştirilmesi, aynı zamanda elektrik ve mekanik proje ve imalatların da defalarca revize edilmesi sonucunu doğurduğu, ayrıca söz konusu projelere ilave talep ve eklentiler de yaptırıldığı, öte yandan işsahibi ve davalı tarafından malzeme seçimlerinin bir türlü yapılamaması veya bütçesinin onaylanamaması sebepleriyle siparişleri de geç verilebildiği, bu bakımlardan 3 ay olarak öngörülen projenin 5 ayda bitirilmesinde, davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının işin başladığı 03/01/2022 tarihinden İşsahibinin ofise taşındığı 21/05/2022 tarihine kadar kesintisiz olarak proje yönetimi hizmetini sunduğu ve taşınma tarihinden sonra da istenen tüm ilave iş ve imalatları derhal yaptığı, kaldı ki davalıya kesilen ihtilaf konusu e-faturanın sadece proje yönetimi hizmetini kapsamadığı, davalı tarafından kabul edilen ekli hakedişte de görüleceği üzere dava konusu e-faturanın proje kısmı 4 aylık olup (50.000 TL/ay x 4 Ay - 200.000 TL * KDV) faturanın kalan kısmı ise davalı tarafından talep edilen ve davacı tarafından da imal edilerek teslim edilen “ahşap kapı işleri, şap işleri, yer kaplama işleri, wc seramik ve vitrifiye işleri, koruma ve temizlik işleri vb...” gibi imalatların karşılığı olduğu, söz konusu imalatların tamamı eksiksiz olarak imal edilip teslim edildiğini beyan etmiş ve söz konusu imalatlara, proje yönetimi hizmetine ve dava konusu e-faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi, şimdiye kadar mezkur faturanın 240.000TL'lik kısmını da ödediği, tüm bu nedenlerle mezkur soyut iddia ve savunmaların hiçbir dayanağı ve gerçekliği bulunmadığını, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesini yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesi-karşı dava dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki mutabakat doğrultusunda davacının işi 3 ay içerisinde bitirmesi gerektiği, ancak 5 ayın üstünde bir sürede ancak işi bitirebildiği, dolayısıyla iddia ettiğinin aksine tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bununla birlikte yapılan işin sonucunda davalının davacıya 150.000TL. vereceği konusunda mutabakata varıldığını, sonuç olarak davacının işbu davası soyut, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, karşı dava yönünden ise: davalı dava dışı --------- Şti. arasında ---------- Mahallesi---------- Sok. No:--------- --------- ---------- adresindeki merkezin dekorasyon tadilat işlerine ilişkin olarak mutabakat sağlandığını, bu mutabakatın ardından davalı(karşı davacı) ile davalı arasında sözleşme uyarınca bu işlerin yapımı için toplam 150.000TL üzerinden anlaşma yapıldığını ve davacı (karşı davalı) şirketin şantiye sorumlusu olarak işlerin başında bulunması konusunda mutabakata varıldığını, sözleşmeye göre davacının (karşı davalı) üzerine almış olduğu işi 3 ay içerisinde bitirmesi gerektiğini, davacı (karşı davalı) şirketin 01.01.2022 tarihinde ise işi yapmaya başladığını, 31.03.2022 tarihinde işin tamamlanması gerektiğini, ancak davacının eser sözleşmesinden kaynaklı olan üzerine almış olduğu işi, sözleşmede belirtilen süre içerisinde bitiremediği, 5 aydan uzun bir sürede bitirmiş sonuç olarak üzerine almış olduğu işi gereği gibi vaktinde tamamlayamadığını, bu sebepten dolayı da davalı şirketin zarara uğrayarak dava dışı ------------ Şti.'ne 200.000TL'nin üzerinde cezai şart ödemek zorunda kaldığını, karşı davalı (davacı) şirketin ise sözleşmeyle belirtilen hususlara aykırı gelerek hem işini gereği gibi yapmamış hem de 3 ayda bitirilecek olan ve karşılığında 150.000TL ödeneceğine ilişkin sözleşmeye rağmen üstlenmiş olduğu işi 5 aydan fazla bir sürede ancak tamamlayabildiği, akabinde 30.06.2022 tarihimde e-Arşiv fatura düzenleyerek davalının 404.309,30TL borçlu olduğunu iddia ettiğini, davalının sözleşmeye göre ödemesi gereken ücret 150.000TL iken, yapmış olduğu ödemelerin toplamı 240.000 TL olduğu, davacı(karşı davalı) 21.10.2022 tarihinde --------- yevmiye numarası ile -------- Noterliği'nden göndermiş olduğu ihtarnamede, "Tarafınızca herhangi bir itiraza konu edilmeyen mezkur faturaya ilişkin olarak şimdiye kadar 240.000 TL ödemiş bulunmaktasınız. Ancak söz konusu faturanın 164.309.30 TL 'lik faturası halen ödenmemiş durumdadır." dendiğini, faturaya herhangi bir itirazın olmamasının faturayı tümüyle kabul anlamına gelmediğini, şöyle ki faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğacağını, yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımadığını, nitekim Yargıtay kararlarına bakıldığında da bu doğrultuda olduğunu, ----------- sayılı ilamının bu yönde olduğunu, eser sözleşmelerinde yüklenicinin işe zamanında başlama ve işi sürdürme borcu yüklenicinin asli edim yükümlülükleri arasında yer aldığını, yasa ile açıkça öngörülen bu borç aynı zamanda özen borcunun gereği olduğunu, davalı şirketin iş programına göre 01.01.2022 tarihinde başlayıp 31.03.2022 tarihinde bitirmesi gerektiği halde asli edim yükümlülüğü olan işi zamanında bitirme olgusuna ve özen borcuna aykırı geldiğini, bu sebeple davalının, karşı davalı (davacının) kusuru nedeniyle 200.000 TL dava dışı firmaya cezai tazminat ödemek zorunda kaldığını, bu cezaların ödenmesinde davalının hiçbir kusurunun olmadığını, dolayısıyla karşı davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, iş vaktinde bitirilemediği için diğer işleri açısından da hem maddi hem de zamanda manevi olarak da zarara uğradığını, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalı şirketin işini gereği gibi yerine getirememesinden dolayı ödemek durumunda kalmış olduğu cezai şartı ve de sözleşmede kararlaştırılan bedelden fazla olarak ödenmiş ücreti ödemesi gerektiği, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, şimdilik 50.000TL alacağımızın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; eser sözleşmesi kapsamında tanzim edilen fatura alacağından bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, teati aşaması tamamlandıktan yöntemine uygun olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında karşı davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı giderilmeksizin açıldığı anlaşıldığından iş bu davadan tefrikine karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, uyuşmazlık noktaları belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır.İcra dosyası celp edilmiş, taraflarca dosyaya sunulan sözleşme örneği, fatura ve ihtarname sureti diğer deliller ile birlikte incelenmiş, tanık anlatımları tutanağa alınmıştır. İtirazın iptali istemine konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı takip dosyası incelendiğinde; takibin davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1 adet fatura dayanak gösterilmek suretiyle 164.309,30 TL asıl alacak ve 1.985,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 166.294,52 TL alacağın tahsili için 28/11/2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalı borçlunun süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı ---------- ile dava dışı--------- şirketi arasında 01.01.2022 tarihinde adi yazılı şekilde düzenlenmiş “Yüklenici ve Proje Yönetimi Sözleşmesi” ile ticari ilişki kurulduğu, sözleşmeye göre davalı ---------- yüklenici, dava dışı şirketin ise işsahibi olduğu; sözleşmenin 10. maddesinde yüklenici ---------- sözleşmenin imzalanmasından ve işsahibinin de gerekli izinleri almasından sonra en geç 15 gün içinde işe başlamak için taşınmazda elemanları ve ekipmanları hazır bulunduracağının, işin 25.03.2022 tarihinde bitirileceğinin, işin bitirilmemesi halinde ise yüklenici ----------- işsahibi (dava dışı) ---------- şirketine teslim edilmeyen her gün için 500 Euro ceza koşulunu ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca davalı ----------- ile dava dışı ----------- şirketi arasında imzalanmış iş programının da sunulduğu, iş programındaki son tarihin 30.03.2022 olarak belirtildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan ve davacı ----------- tarafından düzenlenmiş, 25.12.2021 tarihli, imzasız, “---------” başlıklı belge incelendiğinde ------------ şirketinin ofisinin iç tadilatların ve ilgili proje uygulama yönetiminin yapılmasının konu edildiği; proje süresinin 3 ay olduğunun ve bu sürenin sözleşmenin imzalanması, işin avans bedelinin ödenmesi ile konsept proje onayı ile başlayacağının belirtildiği, proje yönetim hizmet bedelinin 54.000TL.olduğunun ve teklifin 30 gün süreyle geçerli olduğunun beyan edildiği görülmekle bu belgenin öneri (icap) niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tanığı ... duruşmada alınan beyanında özetle, her iki tarafı tanıdığını, davacıya iş yaptığını, davalının dava konusu işin takibini davacıya verdiğini, işin yapılmasında bir gecikme olduğunu bunun kendisinden kaynaklanmadığını, iş sahibi dava dışı şirketin davalıya ceza kestiğini duyduğunu beyan etmiştir. Taraf delilleri toplanmış, dosya daha sonra tarafların tacir olması ve delil olarak ticari defterlerine dayanılması sebebiyle TTK.83-85 ve HMK.222.maddeleri uyarınca tarafların 2022 yılı ticari defter ve kayıtları ile belirlenen uyuşmazlık noktaları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bu kapsamda dosya mali müşavir ----------, mimar ----------- ve Borçlar Hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ----------- oluşan heyete tevdi edilmiş anılan bilirkişiler tarafından sunulan 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporu HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, dava dışı --------Şti'nin --------- Mh. --------- Sok. No:--------- --------- adresindeki şirket merkezinde yapılacak dekorasyon ve tadilat işlerinin yapılmasına ilişkin kurulan eser sözleşmesi kapsamında, işin bedelinin ve süresinin ne olduğu, davacının işi süresinde tamamlayıp tamamlamadığı, davacı tarafından üstlenilen işin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, eksik ifa olup olmadığı, davacı tarafından iş bedeline ilişkin olarak tanzim edilen 404.309,30 TL'nin ödenmeyen ve iş bu dava konusu edilen 166.294,52 TL alacak yönünden davalının iş sahibine ödediği ceza koşulu vs. bedellerin mahsup edilip edilemeyeceği, taraflar arasında kurulan sözleşmenin proje yönetimini kapsayıp kapsamadığı, faturanın muhteviyatının proje yönetimi işini kapsayıp kapsamadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesinin kurulduğu, davacı/karşı davalının yüklenici, davalı/karşı davacının ise işsahibi sıfatını haiz olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda yapılan teknik tespitler kapsamında, işin bedelinin 404.309,30-TL olduğu, davacı tarafın 25.12.2021 tarihli “Proje Yönetim Teklifi”nde işin süresi 3 ay olduğunu taahhüt ettiği, 01.01.2022 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde sözleşme imzalanmasından ve gerekli resmi izinlerin alındıktan 15 gün içinde işe başlanacağının, işin 25/03/2022 tarihinde bitirileceğinin hüküm altına alındığı, işin süresinin sözleşmenin imzalandığı tarih olan 01/01/2022 tarihi esas alındığında 84 gün olduğu, davaya konu işin durmasının ve işin uzamasının nedeninin, dava dışı işsahibinin layout/ tefriş mimari projelerini farklı zamanlarda değiştirmesine, 01/01/2022 tarihli sözleşme kapsamı dışında ilave iş talep etmiş olmasına dayandığı başka bir ifade ile ortaya çıkan gecikmenin, dava dışı işsahibi --------- şirketine dayandığı tespiti sebebiyle davalının, dava dışı işsahibi --------- şirketine ceza koşulu ödemiş olsa bile davacıdan talep edilebilecek bir alacağın bulunmayacağı, hal böyle olmakla mahsubun söz konusu olmadığı, dinlenen davalı tanığı beyanlarında da bu hususta bir bilgi içermediği, davalının dava dışı şirketin geç teslim sebebiyle kendisine tahakkuk ettirdiği ceza koşulu ödemesine sebebiyet veren gecikmenin davacıya yüklenmesi gerektiği yönündeki savunmasını TMK m.6 ve HMK m.194 hükümleri uyarınca ispat edemediği, toplanan deliller kapsamında davacının üstlendiği işi tamamladığı, davacı tarafından düzenlenen 30/06/2022 tarihli, ------------ sayılı, 404.309,30TL. tutarlı e-arşiv faturasının davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalının süresi içerisinde itiraz etmediği, her iki yan ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 164.309,30 TL alacağının bulunduğu, davacının takip öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 24/10/2022 den takibin başlatıldığı 28/11/2022 tarihine kadar geçen süre zarfında asıl alacağa işletilen avans faizi yönünden talep edilen 1.985,22 TL'nin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davacının iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kabulü ile; ---------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-İtiraz haksız ve alacak likit bulunduğundan takdiren kabul edilen alacağın % 20 oranında hesaplanan 33.259,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 11.359,58-TL harçtan peşin alınan 2.008,43-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.351,15-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 2.008,43-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 2.188,33-TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 710.000,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.710,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.120,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yokluğunda davalı vekili ve şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2024