İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/269 E. 2025/251 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/269
- Karar No
- 2025/251
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/269 Esas KARAR NO : 2025/251 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 Mahkememize açılan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adresinde mukim olup 1995 yılından itibaren mücevherat ve kuyumculuk alanında çalışmakta olduğunu, müvekkilinin ... Odası’na ... sicil numarası ile esnaf olarak kayıtlı olduğunu, müvekkilinin ... adında ... İli, ... İlçesinde kuyumcu dükkanı bulunduğunu, müvekkilinin 2015 yılında ... A.Ş.’den kredi kullandığını, müvekkilinin babasının 2015 yılında vefat etmesi üzerine babasından kalan borçlar, miras intikalleri vb. sebeplerle ekonomik olarak darboğaza düşen müvekkil kredi borcunu ödemekte zorlanmaya başladığını ve icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, babasının vefatı üzerine zor günler geçiren müvekkilinin karşılaştığı haciz tehdidi ile ekonomik buhrana girdiğini, bu zor durumdan kurtulmak adına kendisi de esnaf olan arkadaşı ...’a akıl danıştığını, üçüncü kişi Herman Küçükreisyan’da müvekkili davalı ile tanıştırdığını, bu şahısın sonradan vefat ettiğini, müvekkili içinde bulunduğu ekonomik çıkmazdan kurtulmak adına 04.06.2018 tarihinde davalıdan nakit yardımda bulunmasını rica ettiğini, aldığı borcu ekonomik durumu düzeldiğinde ödeyeceğini belirttiğini, davalının ise aynı tarihte müvekkiline 40.000 USD’ye karşılık gelen 168.000 TL’yi banka kanalı ile gönderdiğini, 1 yıl sonrasında ise 70.000 USD olarak geri alacağını söylediğini, davalı müvekkile verdiği borcun teminatı olarak mülkiyeti müvekkile ait olan ... İli, ... İlçesinde ... Mahallesi, 160 pafta, 630 Ada, 275 parsel, Blok No:2 numarasında kayıtlı 98 bağımsız bölüm numaralı büro niteliğindeki taşınmazın mülkiyetinin kendisine verilmesini talep ettiğini, ekonomik olarak zor durumda olan müvekkili borcunu ödediğinde Taşınmaz’ın mülkiyetini tekrar alacağına duyduğu güven ile çaresizce bu talebi kabul ederek herhangi bir karşılık almadan taşınmaz’ı tapuda satış göstererek aynı tarihte davalıya devrettiğini, davalı müvekkilinin taşınmazını teminat olarak almış olmasına rağmen müvekkilini ilerleyen dönemde tekrar yanına çağırarak enflasyon karşısında müvekkilinden daha fazla teminat alması gerektiğini söylediğini ve müvekkilinin de teminat olarak verdiği taşınmazı tekrar kurtarabilmek adına bu defa davalıya bono verdiğini, davalının müvekkilinden bono alırken daha fazla faiz alabilmek için senedin düzenlenme tarihini 2014 olarak atmasını ve bedeli dolar cinsinden yazmasını istediğini, müvekkilinin de içinde bulunduğu zor durum sebebiyle davalının talebini kabul ettiğini ve senedin düzenlenme tarihini 25.04.2014 olarak attığını, davalının senedi müvekkilinden teslim aldıktan sonra hem vadesini doldurduğunu hem de senedin düzenlenme tarihinde 2014 ibaresini 2019 olarak değiştirdiğini, müvekkilinin bahse konu senedin; rakamla yazılı vade tarihini, "22 mayıs 2019" ibaresini "..." ibaresini kabul eyleri "..." ibaresini yazmadığını, bunların sonradan davalı tarafından doldurulduğunu ve düzenlenme tarihi de tahrif edildiğini, davalı tarafın müvekkilinden daha fazla faiz borcu almak için başta 2014 olarak yazılı olan senedi sonradan tahrif ederek 2019'a çevirdiğini, müvekkilinin davalıya verdiği aslında 2014 düzenlenme tarihli olan fakat sonradan tahrifatla 25.04.2019 düzenlenme tarihli yapılan, 32.000 USD bedelli bonoyu (“bono”) davalıya verdiğini, müvekkilin davalı ... ile arasında herhangi bir ticari iş, ilişki veya alışveriş bulunmamakta olduğunu, davalı ... tamamıyla kısa bir süre içinde fahiş bir faiz ödemesi şartıyla müvekkile para verdiğini, faiz alacağı için de borç verdiği paraya ve faizine karşılık toplam 32.000 USD tutarlı bono müvekkili tarafından davalıya verildiğini, diğer yandan müvekkili 08.10.2019 tarihinde borcunu ödemek ve taşınmaz’ının mülkiyetini davalıdan geri alabilmek adına masko mobilyacılar kenti’nde bulunan taşınmazını 2.000.000,00 TL bedel ile sattığını, bu satışın ardından müvekkili davalıya 40.000 USD ödeme yaptığını, yapılan ödemenin akabinde davalı, müvekkile faiz borcunu da ödemesi akabinde taşınmaz’ı ve senedi geri vereceğini söylediğini, davalının 06.08.2020 tarihinde müvekkilin kendisine teminat olarak verdiği tahrifatla 25.04.2019 düzenlenme tarihli yapılan, 22.05.2019 ödeme tarihli 32.000 USD bedelli senede istinaden ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D. iş numaralı dosyası ile müvekkilin malvarlığına ihtiyati haciz koyulması talebinde bulunduğunu, mahkemece bu talebin kabul edildiğini, işbu ihtiyati haciz kararı akabinde 13.08.2020 tarihinde davalının, müvekkili aleyhinde ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibinin başlatılması ile malvarlığına haciz konulması tehdidi ile karşı karşıya kalan müvekkili davalı ile iletişime geçtiğini, davalı müvekkile 60.000 USD faiz borcu olduğunu söylediğini, müvekkili davalının bu sözleri üzerine 40.000 USD daha ödeme yaptığını, müvekkilin ödeme yapması üzerine takibi geri çekeceğini söyleyen davalı müvekkili bu şekilde kandırdığını, icra takibinin geri çekildiğini düşünen müvekkili takibin başlatılmasından yaklaşık iki ay sonra 35.000 USD daha ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıya yaptığı bu fahiş ödemeler neticesinde davalı icra takibi dosyasından yaptığı işlemleri durduracağını söylediğini ancak takibe devam ettiğini, müvekkilinin icra dosyasının kapatılması için davalının talebi üzerine 2021 yılı başında müvekkili davalıya 20.000 USD daha ödeme yaptığını, müvekkilinin işbu 20.000 USD ödemenin ardından 2021 yılı haziran ayında tüm borcunu ödediğini taşınmaz’ın mülkiyetini ve senedini geri istediğini davalıya söylediğini ancak davalının 3.000 USD daha borcu olduğunu müvekkiline ilettiğini, müvekkilinin ise taşınmaz’ını geri vermesi akabinde borcu olmadığı halde bu parayı da ödeyeceğini söylediğini, müvekkilinin davalı ile yaptığı bu konuşmanın ardından yani 2021 yılı haziran ayından günümüze kadar defalarca kez taşınmaz’ın mülkiyetini istediğini ancak davalının müvekkilinden daha fazla para talep ederek taşınmaz’ın mülkiyetini müvekkiline devretmediğini belirterek çıplak gözle dahi tahrif edildiği bariz olan 32.000 USD bedelli senede dayalı olarak başlatılmış olan ... 35. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız bir şekilde HMK 389 uyarınca durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise bu kez İİK 72/3 uyarınca icra dosyasına yatıralacak teminat karşılığı haczin fek edilmesini ve icra dosyasına yatan paranın yargılama sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmesinin durdurulmasını, menfi tespit davalarına konu olan ... 35. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası yönünden müvekkilin borçsuz olduğunun tespiti ile keyfiyetin esas dosya ve talimat dosyasınına bildirilmesini yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, menfi tespit davasıdır. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31.ve 43. maddesi gereğince 01.09.2023 tarihinden itibaren açılan ticari dava kapsamındaki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir. Davacı vekili 22/04/2025 tarihli dilekçesinde, dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığını ve gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, davanın 7445 sayılı kanunla değişik TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, dava dilekçesinin davalıya tebliğe çıkartılmadığı, davalı tarafın cevap süresinin başlamadığı ve yargılamanın bulunduğu aşamada göz önüne alınarak takdiren davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.740,79 TL harcın mahsubu ile artan 4.125,39 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.22/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.