İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/818 E. 2024/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/818
Karar No
2024/695
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/818 Esas KARAR NO :2024/695 DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ:11/09/2023 KARAR TARİHİ:19/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi '... Ltd. Şti.' (işbu dilekçede '...' olarak anılacaktır.) ile davalı banka ... Anonim Şirketi arasında 07.02.2022 tarihli, 10.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer müvekkiller '...Tic. Ltd. Şti.' ile bu şirketlerin yetkilileri olan '...' ve '...' söz konusu genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, İşbu genel kredi sözleşmesinin imzalanması esnasında kredi sözleşmesine ek olarak dava konusu icra takibinde dayanak gösterilen 07.02.2022 keşide tarihli, 10.000.000,00TL bedelli bonoya vade tarihi boş bırakılmak suretiyle müvekkillerin tamamından imza alındığını, (Yazılı ve sözlü taleplerimize rağmen davalı bankaca ilgili kredi sözleşmesi tarafımıza verilmemiştir. Bu bağlamda genel kredi sözleşmesinin davalı bankadan celbi gerekmektedir.) İşbu genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkil ... tarafından 23.085,40TL tutarında nakit kredi kullanıldığını, müvekkil şirket ...'in ticari faaliyetleri çerçevesinde yoğun kambiyo senedi trafiği bulunması nedeniyle elinde bulunan müşteri çeklerinin nakde dönüştürülmesi hususunda iskonto kredisi kullanma kararı alındığını, iskonto kredisi özetlenecek olursa 'ticari işlemlerden doğan kambiyo senetlerinin vadelerinden önce nakde dönüştürülmesini' konu edinen klasik anlamda nakit krediden birçok noktada ayrılan kredi türüdür. Müvekkil ... portföyünde bulunan toplam 36 adet müşteri çekini muhtelif tarihlerde söz konusu iskonto kredileri çerçevesinde davalı bankaya tevdi ettiğini, çeklerin toplam bedeli 9.097.361,22TL’dir. Müvekkil tarafından tevdi edilen işbu söz konusu çekler karşılığında muhtelif tarihlerde iskonto kredileri kullandırıldığını, davalı banka söz konusu iskonto kredileri kapsamında müvekkil ...’e 7.920.514,61TL ödeme gerçekleştirdiğini, iskonto kredisinin doğası gereği banka, kendisine tevdi edilen kambiyo senedinin vade tarihi ile senedin kendisine tevdi tarihi arasındaki sürece ilişkin işleyen faizi hesaplamakta, tespit edilen faiz tutarını, vergileriyle birlikte senet bedelinden iskonto etmektedir. İskonto sonucu kalan tutar kredi kullanana nakit olarak ödenmektedir. Bu bağlamda ilgili süreçte müvekkil tarafından 9.097.361,22TL bedelinde çek tevdi edilmiş, davalı bankaca yaklaşık 1.176.846,61TL tutarında iskonto uygulanmış ve müvekkile 7.920.514,61TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalı banka taraflar arasındaki iskonto kredisi ilişkisinden kendi hesabına 1.176.846,61TL tutarında gelir elde etmiştir. müvekkil şirket ile davalı banka arasında söz konusu kredi süreci gerçekleşirken davalı bankaca genel kredi sözleşmesi çerçevesinde imzalatılan 07.02.2022 keşide tarihli, 10.000.000,00TL bedelli bono ‘vade tarihi’ taraflar arasındaki anlaşmaya ve kanuna aykırı şekilde davalı bankaca doldurulmak suretiyle ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.10.2022 tarihli ... numaralı kararı ile ’07.02.2022 keşide tarihli, 18.10.2022 vade tarihli, 10.000.000,00TL bedelli bono nedeniyle teminatı karşılığında müvekkillerin tamamı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.(Ek-1 İhtiyati Haciz Kararı) İşbu ihtiyati haciz kararı ile ... İcra Dairesi .... sayılı dosyası üzerinden 27.10.2022 tarihinde müvekkil ...’in iş yerinde fiili haciz gerçekleştirilmiştir.(Ek-2 Haciz Tutanağı) Aynı icra dosyasından esas kaydına geçilmiş ve müvekkillere ödeme emri tebliğ edilmiştir. Ödeme emri metninde icra takibinin dayanağının ‘07.02.2022 keşide tarihli, 18.10.2022 vade tarihli, 10.000.000,00TL bedelli bono’ olduğu görülmektedir.(Ek-3 ... İcra Dairesi .... sayılı dosya ödeme emri) Ancak yukarıda da izah edildiği üzere, söz konusu bono müvekkil ... ile davalı banka arasında akdedilen 07.02.2022 tarihli genel kredi sözleşmesi ekinde imzalanmıştır. Bono imzalanırken vade tarihi boş bırakılmıştır. Senedin vade tarihi ise davalı tarafından sözleşmeye, usule ve yasaya aykırı şekilde doldurulduğunu, davalı banka dava konusu icra takibine sunduğu takip talebinde ilgili bono dolayısıyla müvekkillerden 27.10.2022 tarihi itibariyle 9.090.000,00TL tutarında asıl alacak, 35.325,31TL işlemiş faiz, 2.400,00TL vekalet ücreti ve 225,20TL yargılama masrafı olmak üzere toplamda 9.134.062,92TL’nin müvekkillerden tahsilini talep ettiğini, davalı banka aynı gün .... Noterliği’nin 27.10.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dökümü Tablo.2’de belirtilen iskonto kredilerini 25.10.2022 tarihi itibariyle kat ettiğini, toplamda 9.070.462,60TL’nin ihtarnamenin müvekkillere tebliğinden itibaren 1(bir) iş günü içinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ihtar edildiğini, haklı davamızın kabulüne, menfi tespit talebimizin kabulü ile davacı müvekkillerin dava tarihi itibariyle ... İcra Dairesi .... sayılı dosyada borçlu olmadıklarının tespitine, söz konusu icra takibinin iptalin e-davalı bankanın tüm süreç boyunca sergilemiş olduğu haksız ve kötü niyetli eylemleri nedeniyle dava konusu icra takibi takip çıkışı tutarının %40’ından aşağı olmamak üzere takdir edilecek kötü niyet tazminatının davalı bankadan alınarak davacı müvekkillere verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından düzenlenerek müvekkili ... A.Ş'ne verilen 07.02.2022 tanzim tarihli 18.10.2022 vadeli senet ödeme gününün geçmesi ve borçlular tarafından ödeme yapılmamasının akabinde tarafımızca takibe konu edildiğini, davacılar tarafından soyut ve afaki nedenler ile huzurdaki dava ikame edilerek davacıların müvekkiline borçlu olmadığı ileri sürülmüş olduğunu, müvekkili kayıtları ile sabit olduğu üzere tarafımızca başlatılan takibin haklı olduğu ortada olduğu, davaya konu edilen bono davacılar tarafından kredi borcunun ifası amacı ile müvekkil bankaya verildiğini, davacının iddia ettiği gibi genel kredi sözleşmesi ile ya da temlik cirosu ile müvekkiline verilen çekler ile bir bağı bulunmadığını, huzurdaki davada davacı tacir sıfatına haiz olduğunu, TTK Madde 18/2 gereği basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, basiret, tacirin ticari işletmesiyle ilgili olarak, fiili ve hukuki işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü olduğunu, tacir, yaptığı işlerle ilgili mevzuatı ve ne yapması gerektiğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorunda olduğunu, tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamüller ile ticari örf ve adet geldiğnii, çünkü tacir ticari hayatı ile ilgili olarak yapacağı tüm işlemlerde bunları dikkate almak zorunda olduğunu, bono kambiyo evrakı olmakla beraber illetten mücerret senet olduğunu, iş bu bono üzerinde genel kredi sözleşmesi ile bağlı olduğunu gösteren hiç bir ibare bulunmamakla beraber ayrıca kambiyo vasfını etkileyen herhangi bir husus da bulunmadığını, müvekkili adına yapılan bütün takip işlemleri usul ve yasaya uygun olduğunu, davacılar tarafından müvekkiline kredi borçlarının ifası amacı ile verilen 07.02.2022 tanzim tarihli 18.10.2022 vadeli 10.000.000 TL bedeli senedin vade tarihinde ödenmemesi üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu daha sonra ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip işlemleri gerçekleştirildiğini, müvekkili banka İcra ve İflas Kanunun alacaklıya tanıdığı sınırlar dahilinde takip ve haciz işlemlerini gerçekleştirildiğini, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrinin tebliğinin ardından borçluların borçlu olmadıkları ya da takibe dayanak belgenin kambiyo vasfında olmadığına ilişkin itirazlarının bulunması durumunda ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük yasal sürede İcra Hukuk Mahkemesinde dava açmaları gerektiğini, konu dosyada ilgili icra dosyasından ödeme emri ve takibe dayanak bono bütün davacılara tebliğ edilmiş olduğunu, itirazsız bir şekilde kesinleşmediğini, davacıların takibe konu edilen bono üzerindeki imzaların taraflarına ait olmadığına ilişkin hiç bir itirazı bulunmadığını, takip tarihi 27.10.2022 olup, huzurdaki davanın 11.09.2023 tarihinde açıldığı hususu göz önünde bulundurulduğunda kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için takip konusu bonodan kaynaklı borçlu olunmadığı kabul edilse dahi, davacıların tacir olması, yüksek hacimli ticaret yapıyor olmaları, takip çıkışının tutarı da göz önünde bulundurulduğunda (9.134.062,92 TL) icra dosyasından yapılacak işlemlerin davacıların ticari hayatını sekteye uğratabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, takip dosyasından kaynaklı borçlu olunmadığına ilişkin neredeyse bir yıllık süre sonunda işbu davanın ikame edilmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların bonodan kaynaklı borçlu oldukları sabit olduğundan vekalet ücreti ve tahsil harcından sorumlu oldukları da açık olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Uyap üzerinden entegre edilen ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine 9.134.062,92 TL alacağın tahsili için; 07.02.2022 tanzim tarihli, 18.10.2022 vade tarihli, 10.000.000,00 TL bedelli ödeyecek borçlu/borçlular adı altında davacıların isminin yer aldığı, bono ile kambiyo takibi yapıldığı, bonoda davacıların tamamının keşide eden olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Nihai takdir sayın mahkemenizde olmak üzere detayları yukarıda verilen inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda; davalı tarafından ikame edilen huzurdaki menfi tespit davasına dayanak olan 07.02.2022 düzenleme, 18.10.2022 ödeme vadeli 10.000.000.00 TL bedelli bonodan dolayı davacıların davalı bankaya karşı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, , “…iş bu emre muharrer senet mukabilinde yukarıda belirtilen ödeme gününde ... A.Ş veyahut emrü havalesine yukarıda yazılı yalnız onmilyonTLnı ödeyeceğiz” içeriğini taşyan bonodan dolayı, kullandırılan kredilerin kat edilmesine bağlı olarak, yapılan takip nedeniyle; Takip tarihi itibarı ile davacıların, 9.096.112.41 TL Asıl alacak, 2.400.00 TL Vekalet (ihtiyati haciz) ücreti, 35.325.31 TL Geçmiş gün faizi 225.20 TL İht.haciz mas. 9.134.062.92 TL Borçlu olduğu Ancak, davalı bankanın sunduğu hesap ekstrelerinde tahsilatın gözükmediği, iskontoya konu çeklerin vadelerine göre tahsilatın dava tarihinden önce, ama takip tarihinden sonra yapıldığı, davacıların dava tarihi itibarı ile borçlarının kapandığı, davalı banka tarafından icra takibinden kaynaklanan vekâlet ücreti alacağı ve tahsil harcının ödenmediğinin kabul edilmesine göre, davalıların vekâlet ücretinden kaynaklanan 329.340,62 TL borcunun bulunduğu, borçlularınca ödenmesi gereken 415.599,86 TL resmi tahsil harcının ilgili icra dosyasına ödenmesi gerektiği; diğer yandan, uyuşmazlığa konu kredi alacağının ifası uğruna verilmiş olması nedeniyle teminat senedi olarak nitelendirilemeyeceği mütalaa edildiği anlaşıldı. Mahkememizce alınan 04/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Nihai takdir sayın mahkemenizde olmak üzere, taraf beyan ve ititrazlarının hukuki eleştri ve delillerin nitelendirilmesi tümüyle mahkenin takdirinde olmak üzere, Kök Raporda değişiklik yapılmasını değiştirecek nitelikte görülemediği mütalaa edildiği anlaşıldı. Dosya sunulan genel kredi sözleşmesi incelendiğinde; davacı şirket ... Ltd. Şti.' ile davalı ... Anonim Şirketi arasında 07.02.2022 tarihli, 10.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davacılar ...Tic. Ltd. Şti. ile '...' ve '...' söz konusu genel kredi sözleşmesini aynı tutarla müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. Davalı bankanın iskonto kredilerine dayanak çekleri vadelerinde, takipten sonra tahsil ettiği, ve kredilerin de kapandığı, davacı vekilinin icra müdürlüğüne sunduğu 04.07.2023 tarihli dilekçe ile borcun tahsil edildiğini, vekalet ücreti ve harç için takibin devam ettiğini bildirdiği, davalıların da bu bakımdan borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiği, anlaşılmıştır. Dava konusu bononun düzenleme tarihinin genel kredi sözleşmesinin imza tarihi ile aynı olduğu, yine miktarında aynı olduğu, davalının banka olduğu ve bir kredi kurumu olduğu, davacılarla kredi ilişkisi dışında bir ilişkisinin olduğunu da ileri sürmediği, genel kredi sözleşmesindeki limitin kullandırılabilecek kredi veya kredilerin üst limiti olduğu, bu limitin fiilen kullandırılan veya bankaca kullandırılması zorunlu bir limit de olmadığı, senedin düzenlendiği ve yine kredi sözleşmesinin imzalandığı 07.02.2022 tarihinde kullandırılmış ve senet vadesi olan 18.10.2022 tarihinde ödenmesi gereken/ vadesi gelen bir kredinin/yada kredilerin varlığının davacı tarafından iddia ve ispatta edilemediği, senedin bilgisayar çıktısı alınarak düzenlendiği, daha sonra vade tarihinin el yazısı ile yazıldığı dolaysıyla vade tarihinin sonradan atıldığının anlaşıldığı, tüm bunlara göre dava konusu senedin taraflarlar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak alındığının kabul edilmesi gerektiği, değerlendirilmiştir. Senedin teminat senedi olarak kabulü halinde davalı bankanın senet vadesinde/ takip tarihinde muaccel/kat edilmiş bir alacağının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Davalı banka tarafından .... Noterliğinin 27.11.2022 tarihli hesap kat ihtarı ile hesabın 25.10.2022 tarihinde kat edildiğini davacılara ihtar ettiği, hesap katının senedin vadesinden sonra olduğu, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davalının icra takip tarihi itibariyle vadesi geçen her hangi bir alacağının olmadığı, her ne kadar bilirkişi ek raporunda sözleşmenin 38. Maddesine göre davalı bankanın vadesi gelmemiş senetler bakımından muacceliyet kazanan alacakları için takip hakkının olduğu yönünde görüş bildirmiş, ise de davalı bankanın hesabı kat ettiği tarihin senet vadesinden sonra olduğu, gibi sözleşmenin 38. Maddesinde bankanın böyle bir hakkı olmasının güven kurumu olan bankaların dileği zaman hiçbir sebep göstermeden hesabı kat ederek muaccel kılacağı anlamını da taşımayacağı, aksine düşünce krediyi kullandırıp ertesi gün hesabın kat edilmesi gibi bir sonucu da doğuracağı ve haksız kazançlara da yol açacağı, dolaysıyla bu hakkın MK 2 anlamında dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerektiği, davalı bankanın hesap kat ihtarında mali ve hukuki risk nedeniyle hesabı kat ettiğini bildirdiği, somut bir durumdan bahsetmediği, davalı tarafın cevap dilekçesinde de hesap katının neden yapıldığından bahsedilmediği, somut bir açıklama olmadığı, yalnızca kambiyo senedine yönelik beyanlarda bulunulduğu, davacıların dava dilekçesi ile konkordato sürecine girildiğinden bahsedildiği, davalı tarafından davacı şirketin konkordato sürecine girmesi nedeniyle hesabın kat edildiği yönünde bir savunması olmadığı gibi konkordata sürecine girilmesinin hesabın kat edilmesi için yeterli de olmadığı ( Bkz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2021/1960 Esas, 2024/255 Karar), tüm bu nedenlerle davalı bankanın takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağının olmadığı, muaccel olmayan alacak deneniyle davacıların icra takibi vekalet ücreti ve harcından sorumlu olmayacağı, takibin icra harç ve vekalet ücreti yönünden devam ettiği, davacıların da bu kısım bakımından dava açtığı, anlaşıldığından davacıların davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların davasının kabulü ile; davacıların dava tarihi itibariyle ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından dolayı davalı alacaklıya borçlu olmadıklarının tespitine, 2-Alınması gereken 55.395,34 TL karar ilam harcından 12.551,97 TL peşin harç+988,62 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 41.854,75 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 125.531,60 -TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 başvurma harç+12.551,97 TL TL peşin harç+988,62 TL tamamlama harcı toplamı olan 13.810,44 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 14.000 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200 -TL Arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/818, K. 2024/695, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-818-e-2024-695-k-ef5b3b4d043a