İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/475 E. 2024/580 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/475
Karar No
2024/580
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E ESAS NO:2023/475 Esas KARAR NO :2024/580 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/07/2023 KARAR TARİHİ:08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 20/07/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ve mülkiyeti ... Belediyesi'ne ait olan ... marka, 2012 model iş makinesi ile ... Caddesinden ... Sokak istikametine giriş yaptığı esnada iş makinesinin sol kısımları ile mülkiyeti müvekkiline ait olan ... plaka sayılı mağdur aracın sağ yan kısımlarının tamamına sürtmüş (sağ ön lastik, jant, sağ kapılar, çamurluklar ve sağ arka lastik ile jant dahil tüm sağ taraf) ve davalı tarafın kusuru nedeniyle müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana gelmiş olduğunu, davalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ... A.Ş olup, kaza tespit tutanağına göre ... plaka sayılı araç ... sayılı Poliçe ile teminat altına alındığını, olay akabinde bölge trafik şube müdürlüğü tarafından tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde müvekkilinin aracı park halinde olması sebebiyle, davalının mülkiyetinde olan araç ve sürücüsü ...'nun 2918 Sayılı KTK'nın 84/L hükmünü ihlal etmiş olup, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın türkçe tercümesi ile birlikte sunulan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğunu, müvekkiline ait aracın Fransa'ya gidebilmesi için 21/07/2022 tarihinde zorunlu olarak Türkiye'de geçici tamirat görmüş ve bu sebeple 37.000,11-TL harcama yapılmış olduğunu, akabinde aracın Fransa'ya gitmiş olduğunu ve orada nihai olarak tamir edildiğini, Fransa'da yapılan tamirat tutarının 5.664,78-EUR olduğunu, davalı sigorta şirketi aleyhine 17/05/2023 tarihinde başlatılmış olan arabuluculuk sürecinin 22/06/2023 tarihli son oturumda anlaşmama ile sonuçlandığından ve davalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... şirketi olay tarihi itibariyle hiçbir ödeme yapmamış olduğundan, işbu davayı ilgili tüm davalılar aleyhine ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin haklı taleplerinin karşılanmaması riski mevcut olduğundan kazaya karışan ... Plaka sayılı ve mülkiyeti ... Belediyesine ait olan ... marka, 2012 model iş makinesinin kaydına üçüncü kişilere satış ve devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile ... plaka sayılı ve mülkiyeti ... Belediyesine ait olan ... marka, 2012 model iş makinesinin kaydına üçüncü kişilere satış ve devrini engelleyecek ihtiyati tedbir tescil edilmesini, davanın kabulü ile 37.000,11TL geçici onarım bedeli ve 5.664,78-EUR hasar onarım zararının, kaza tarihinden, kaza tarihi taleplerinin kabul edilmemesi halinde sigortacı davalı açısından arabuluculuk başvuru tarihinden, diğer davalılar açısından dava tarihinden itibaren işleyecek, Türk Lirası taleplerine avans faizi, yabancı para cinsinden taleplerine 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankaları tarafından EURO cinsinden mevduatlara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte yabancı para cinsinden ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza bakımından, taraflarına yöneltilen talebin, Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kalmakta olduğunu ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumu, söz konusu hasarın kaza nedeniyle meydana gelip gelmediği, aracın pert sayılıp sayılamayacağı, tazminat ödemesinin hangi şekilde yapılması gerektiği, aracın rayiç değeri, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, anılan davanın zamanaşımı süreleri geçtikten açıldığından, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, başvuranın kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarı belirli olduğu halde alacağın kısmi dava ile talebinde kötü niyetin söz konusu olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin ise Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça sunulmuş olan hasara ilişkin belgelerde belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların son derece fahiş olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların tamamen farazi olup somut delillere dayanmamakta olduğunu, eş değer parçayla değişim mümkün olduğunu, yedek parça ve işçilik bedelleri için iskonto ve KDV hariç hali uygulanması gerektiğini, tek taraflı başvuranın seçmiş olduğu ekspertizden alınmış olan raporun gerçek zararın tespitinde esas alınamayacağını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddiasının ispatı için alanında uzman bir heyetten rapor alınması gerektiğini, eğer var ise sovtaj bedeli ve muafiyetin olası bir tazminat tutarından düşülmesi gerektiği hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen faiz fahiş ve hukuka aykırı olmakla beraber, faiz istenilmesinin de son derece hatalı olduğunu, davayı ve faiz istemini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gerekli şartların varlığı halinde dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle zamanaşımı def’i ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak Mahkememiz nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasını; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, öncelikle davacı tarafça taraflarına tebliğ edilmeyen delillerin taraflarına tebliğe çıkartılması için davacı tarafa kesin süre verilmesini, araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kazanın oluşu ve tarafların kusur oranlarının yeniden tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talepleri çok fazla ve yüksek olup reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının tüm talepleri açısından haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan davaların idari yargı yolunda görüldüğünü, bu sebeple öncelikle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya bakmakla görevli olan mahkemenin hukuk mahkemeleri olsa dahi; HMK 1.Maddesi gereğince; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.", HMK 6.Maddesi gereğince; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde olduğunu, yukarıda açıklanana sebeplerle davaya görev ve yetki yönünden itirazlarını bildirdiklerini, davanın görevsizlik ve yetkisizlik yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından aracın yurt dışında tamir edildiği ve 5.664,78 Euro karşılığı TL masrafının taraflarına ödenmesinin gerekliliği ileri sürülmüş olmakla birlikte kaza sonrası davacının zararı ... tarafından tanzim edilmiş olduğunu, davacının aracını Türkiye sınırları içinde tamir ettirme imkanına sahipken yurt dışına götürmüş ve daha maliyeti yüksek olacak şekilde tamir ettirmiş, taraflarına dava açmış olduğunu, davacının bu tutumunun iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının aracını Türkiye’de tamir ettirme imkanı varken yurt dışında tamir ettirmesinin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmekle birlikte davanın reddedilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; sair delil sunma haklarını saklı tutarak, huzurda görülen işbu davanın usulen ve esasen reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar onarım bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davacı, park halindeki ... plakalı ... marka aracına, davalı ... ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı iş makinesinin 20/07/2022 tarihinde sağ yan kesimden çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle, ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun davalı sigorta şirketi tarafından da ZMMS (Trafik Sigorta Poliçesi) ile sigorta güvencesine alınmış olması nedeniyle 5664,78 Euro yurt dışı tamir masrafı ile 37.000,11TL aracın yurt dışına çıkabilmesi için yapılan geçici tamir masrafınının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 2014/17-28 E.- 2015/1745 K. sayılı ve 24.06.2015 tarihli ilamında; geçici süreyle geldiği Türkiye'de aracı hasara uğrayan davacının, tamirin yapılacağı yeri belirleme konusunda seçim hakkı bulunduğu , aracını Türkiye'de tamire zorlanamayacağı, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde ise o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğu, davacının zararının yabancı para birimi üzerinden karşılanmasını talep edebileceği belirtilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 109/1. maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler yönünden, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı yasanın 2. fıkrasında, dava konusu olayın aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil olması halinde ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde bu sürenin maddi tazminat talepleri için de uygulanacağının belirtildiği görülmektedir. Mahkememizin 21/11/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 numaralı ara kararı ile davalı sigorta vekilinin ve davalı ... vekilinin zamanaşımı def’inin, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı görülmekle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Aynı tarihli 5 numaralı ara karar ile davalı ... ...vekilinin yargı yolu itirazının, mahkememiz görevli olduğundan reddine, usulüne uygun yapılmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, araç maliki ve işleten sigortalı ile sigortacının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Sigorta poliçeleri, hasar dosyası, faturalar, kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ... ve sigorta uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "... -İş makinesi sürücüsü davalı ...’nun, olayda 100% oranında tam kusurlu olduğu, -Davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu, -Araçta ortaya çıkan zarar tutarının olay tarihi itibariyle KDV dahil; 32.174,26-TL + (5.664,78-€ x 18.0142) = 134.220,74-TL olduğu, aracın onarımının ekonomik olacağı, -Dosyaya mübrez belgelere göre, fransada gerçekleştirilen karoser onarım maliyetinin, muhafiyet bedeli 486 Euro hariç kasko şirketi tarafından karşılanmış olduğunun anlaşıldığı, -Bu durumda talep edilebilecek zarar tutarının Türkiye onarım bedeli ve 486-€ ile sınırlı olacağı, olay tarihi itibariyle bu tutarın KDV dahil 40.929,16-TL olduğu, davacının 486-€ ödeme tarihi esas alınması durumunda ise KDV dahil 41.182,42-TL olacağı, -Davacı tarafa ait aracın kaza nedeniyle tespit edilen 134.220,74-TL olup, davalı tarafa ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğundan, davalılar sürücü ve işleten sıfatıyla malik (davalı sigorta şirketi teminat bedeli ile sınırlı sorumlu) bu bedelin tamamından yasal faizi ile birlikte sorumlu olacağı, -Üç nolu davalı şirket poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere, kusur oranı doğrultusunda zararın tamamından davalı tarafın sorumlu olacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi heyet raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı ... ... Başkanlığının maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusur oranı ile sorumlu olduğu, davacının muafiyet bedeli olan 486 Euro hariç yurt dışı onarım bedelinin kasko şirketi tarafından karşılanmış olması nedeniyle yurt dışı tamir bedeli olarak 486 Euro'yu davalılardan ... ile davalı ... ...’ndan 20/07/2022 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş.’den 17/05/2023 sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile, yurt içi tamir masraflarına ilişkin olarak bilirkişi tarafından kazayla uyumlu olmayan fazla hesaplanan parça bedeli ve işçilik ücretlerinin tenzili ile yapılan hesaplamaya göre 32.174,26TL'yi davalılardan ... ile davalı ... ...’ndan 20/07/2022 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş.’den 17/05/2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 486 Euro onarım giderinin davalı ... ile davalı ... ...’ndan 20/07/2022 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş.’den 17/05/2023 tarihinden itibaren, fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince EURO cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacıya verilmesine, 2-32.174,26TL onarım giderinin davalı ... ile davalı ... ...’ndan 20/07/2022 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş.’den 17/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 3.171,83-TL. harçtan peşin alınan 3.470,14-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 298,3-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85-TL. başvurma harcı + 3.171,83-TL. peşin harç toplamı olan 3.441,68-TL.'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 6.000-TL. bilirkişi ücreti + 511,25-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 6.511,25-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 1.487,82-TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 712,92-TL.'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak hazineye irad kaydına, geriye kalan 2.407,08-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... yüzüne karşı, davalı T. Sigorta vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/475, K. 2024/580, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-475-e-2024-580-k-ec537f4bda96