İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/20 E. 2025/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/20
- Karar No
- 2025/20
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/20 Esas KARAR NO :2025/20 DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:23/10/2024 KARAR TARİHİ:14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnş. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. Arasında 04.09.2009 tarihinde 200.000 TL Miktarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmede ..., sözleşmeyi müşterek müteselsil boçlu ve müşterek müteselsil kefil olarak imzalandığını, bu sözleşmeden doğan alacağa ilişkin borçlu ödeme temerrüde düştüğünden borçlu tarafa alacaklı tarafça .... Noterliği 27.07.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine borçlu ve davalı kefil adına .... İcra Müdürlüğünün 2022/... (Eski ...) esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraf itirazında taraflar arasında yasal ve geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalı kefil, genel kredi sözleşmesinin 31. sayfasında "Müşterek Borçlu ve Müşterek Müteselsil Kefalet Şerhi'' başlığı altında düzenlenmiş olan kefalet sözleşmesinde 04.09.2009 olan kefalet tarihini ve sorumlu olduğu 200.000-TL'lik azami tutarı kendi el yazısı ile yazmış, sözleşmeyi müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil olarak imzalandığını, dolayısıyla davalı ile müvekkili arasında kanunun emredici hükümlerine uygun şekilde yapılmış geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunduğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile davanın kabulü ile borçlunun borca itirazının iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesini, haksız itirazda bulunan davalı aleyhine alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Hukuk Mahkemesi .... sayılı dosyasında, temlik eden ... Bankası aleyhine açtığımız şikâyet davasını kabul etmiş, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, ödeme emri tebliğ işleminin iptaline, ödeme emrinin 20.11.2017 tarihinde yapılmış sayılmasına yönelik kararını davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verdiğini, bu karadan sonra temlik eden ... Bankası icra dosyasında işlemler yapmaya devam ettiğini, 10.01.2022 tarihinde şikâyetlerinin kesinleştiğini, İtirazın iptali davalarının itirazdan itibaren 1 yıl içinde açılması dava şartının bulunduğunu, huzurda görülen dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı her ne kadar dava konusu GKS’nde kefalet ilişkisinin geçerli olduğunu iddia etmişse de davacının iş bu iddiasını kabul etmiyoruz. Genel Kredi Sözleşmesi genel işlem şartlarını havi olmakla geçersiz olduğu, müvekkilinin davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını, davacı müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi başlattığını, bu sebeple dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkilimize verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir. Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün 2022/... (Eski ...) Esas sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı temlik eden ... Bankasının davalı borçludan 264.257,18 TL asıl alacak, 43.866,69 TL işlemiş faiz, 2.193,33 TL faizin gider vergisi toplamı 310.317,20 TL alacağın tahsili talebinde bulunduğu, ödeme emri tebliğ tarihine nazaran davalı borçlunun süresinde sunduğu 20/11/2017 tarihli yetkiye ve borca itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesinde, aleyhine başlatılan icra takibinde ... İcra Dairelerinin yetkili olduğu bildirilerek yetki itirazında bulunulmuştur. İİK'nın 50.maddesinde "para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK (HMK) yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılır, icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati suretle karara raptolunur" hükümleri mevcuttur. Borçlular tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde itirazın iptali davasında esasa girilmeden önce İİK'nın 50. maddesi uyarınca icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı ve icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılıp yapılmadığı hususunun bir dava şartı ve ön sorun olarak incelenmesi gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre itirazın iptali davalarında da itirazın iptali davasını görmekle görevli asıl mahkeme aynen icra mahkemesi gibi önce icra dosyasındaki yetki itirazını tetkik ve karara bağlar. İcra müdürlüğünün yetkisi belirlenirken İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi bakımından icra takibinin davalıların yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya bulunması halinde yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra müdürlüğünden birinde başlatılması gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalının yerleşim yerinin Antakya/..., ticaret sicil kayıtlarına göre ise davacı Bankanın takip tarihinde merkez adresinin Ankara olduğu, daha sonra bankanın genel merkezini Ataşehir/ İstanbul adresine taşıdığı, krediyi kullandıran İkitelli Şube adresinin Başakşehir/İstanbul olduğu, kredi ve kefalet sözleşmelerindeki yetki şartında da davacı Banka Genel Müdürlüğü veya Şubesinin ikamet yerinin yetkili olduğunun kararlaştırılmış olması karşısında takip tarihinde yetkili icra müdürlüklerinin Ankara ve Küçükçekmece İcra Müdürlükleri olduğu, dava konusu takibin başlatıldığı .... İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı, icra takibine karşı davalı/borçlu tarafından süresinde yetkili olan ... İcra Müdürlüğü yönüyle usulünce yetki itirazında bulunulması nedeniyle geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olduğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/2, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.040,56 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 425,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu yönde hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı vekille temsil olunduğundan, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır