İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/900 E. 2018/1542 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/900
Karar No
2018/1542
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2016 KARAR TARİHİ : 29/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının icra takibine yapmış olduğu İtiraz yerinde olmadığını, BK.89'3 göre para borçlan alacaklının ikametgahın da ödenmesi gerektiğinden alacaklı kendi ikametgahı olan yerdeki İcra dairesinde takip konusu yapabileceğini, Dilekçe ekinde sunulan cari hesap ekstresindeki borcunu davalının ödemediğini, Ancak davalının herhangi bir borcu olmadığını beyan ederek itiraz ettiğini, Müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalının 5.620,70 TL müvekkil şirkete borcu olduğunu, Dolayısıyla davalının borçlu olduğunu, yapılan takibin haklı olduğu davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden takibin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı borçlu aleyhinde % 20 inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle ilamsız takiple ilgili yetkili icra müdürlüğünün Gölcük İcra Daireleri olduğunu, HMK'nun genel yetki kuralı davalının ikametgah adresi olduğunu, davacı tarafla şahsı arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup, davalı ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan borçlar icra takibi başlatan davacı ... Gıda İnşat Ltd.Şti.'ne ödendiğini, itirazın iptalini isteyen davacı şirkete hail hazırda ne cari hesaptan kaynaklanan ne de başka bir sebepten dolayı borcu bulunmadığını, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesine, mahkeme aksi görüşte ise davanın esastan reddiyle haksız ve kötü niyetli davacıdan % 40'dan aşağı olmayacak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mahkeme ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresi, faturaya dayalı olarak 20/05/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 03/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından 06/06/2016 tarihinde yasal süre içinde yetkiye ve borca itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazı yönünden dosya incelendiğinde, ticari defterlerinve tahsilat makbuzlarının incelenmesi sonucunda İİK 50. Maddesi ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca temel ilişkinin varlığı anlaşıldığından, davacının bir para alacağı söz konusu olup bu durumda, davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğü yetkili olması sebebiyle yetki itirazı yerinde değildir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 09/11/2017 tarihli raporunda özetle: "1. Davacının 2014, 2015 ve 2016 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 69, ile 213. Sayılı, V.U.K/nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulmuş olduğu,2.Davacı Ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, davacının davalıdan, takip başlangıç tarihi olan 31.05.2016 Tarih) itibariyle 5.620,70 TL alacaklı göründüğü,3. Davalının, davacıyla aralarında ticari ilişkinin olduğunu ancak bu ticari ilişkiyle ilgili borçlarını ödediğini iddia ettiği, ancak bilirkişi incelemesi için herhangi bir ticari defter ve ödeme belgesi ibraz etmediği, 4. Davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin dosyasına sunulmamış olmasına rağmen, davacı ve davalının beyanları incelendiğinde ticari ilişkinin mevcut olduğu, 5. Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından takip tarihîne kadar davalının temerrüte düşürüldüğüne dair belge sunulmamış olması ve temerrüt faizi talebinin olmaması nedeniyle faiz hesaplamasının tarafımdan yapılmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. mütalaa edilmiştir. Davalıya ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla dosya Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş olup, talimat mahkemesince davalı asile defter ve kayıtlarını sunmak üzere ihtaratlı davetiye gönderilmiş ancak tebligat iade edilmiş sonrasında davalının cezaevinde tutuklu olduğundan yeniden talimat yazılmış ve defterlerinin sunulması için talimat mahkemesiyle inceleme günü verilmesine rağmen ticari defterlerin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacı tarafından cari hesaptan ekstresinden kaynaklanan alacağının olduğu ileri sürüldüğü davalının ise cevap dilekçesinde cari hesap ilişkisinin olduğu ve ödendiğini, 22/01/2018 tarihli rapora karşı itiraz dilekçesinde davalı asil, borcu ödediğini, ticari defterlerin incelendiğinde davanın aydınlanacağının beyan edildiği anlaşılmakla, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 09/11/2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının ödeme savunmasında bulunması sebebiyle ödediğinin ispat yükü davalıda olup ticari defterler ve cari hesaba bağlı ödeme kayıtların sunulmadığından açılan itirazın iptali davasının kabulu ile takibinde devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 10. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 5.620,70 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda ticari temerüt faiziyle birlikte devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 1124,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 383,95 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 67,89 TL'nin mahsubu ile bakiye 316,06 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 564,00 TL olmak üzere toplam 964,00 TL yargılama gideri ve 67,89 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.031,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/900, K. 2018/1542, T. 29.11.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-900-e-2018-1542-k-7d17e63f17ce