İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/596 E. 2024/990 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/596
Karar No
2024/990
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/596 Esas KARAR NO:2024/990 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/06/2022 KARAR TARİHİ:11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Trendyol markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren da ketin, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerinin satışına da aracılık etmekte olduğunu, davalı tarafla da 27.04.2020 tarihinde Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi akdedildiğini, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylamış olmaları gerektiğini, sözleşme uyarınca davalıya ait ürünler ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulmakta, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da davacının kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğduğunu, davacı şirkete ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişler faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, davacı şirketin, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesapta alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirdiğini, buna karşın davalı gibi birçok satıcı tarafından borç bakiyeleri ödenmemekte, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınamadığını, dolayısıyla da borçlu konumundaki satıcılar aleyhine alacağın tahsili bakımından icra müdürlükleri nezdinde yasal işlemler başlatıldığını, davalı tarafın cari hesabının da 26.851,11 TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutarın kararlaştırılan vade tarihinde ödenmediğini, yapılan sözlü görüşmeler ile davalının sözleşmede yazılı adresine tebliğ edilen ödeme mektubundan da olumlu bir netice elde edilemediğini, bu bakımdan borçlu konumundaki davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, takip davalının borca yönelik itirazı mevcuttaki ticari kayıt ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerde davanın kabulüne, takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle dosya borçlusu - davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı şirketin davaya cevap dilekçesi veya başkaca bir beyan dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 26.851,11-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz 27/01/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor hazırlanması hususunda Burdur Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılması karar verildiği, talimat mahkemesinde davalı tarafa ihtaratlı defter muhtırası tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından rapor tanzim edilemediği anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında davacı tarafın ticari defter ve kayıtları hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 13/02/2024 tarihli raporunda özetle; "-T.C. .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında 25.10.2021 harçlandırma tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine İlamsız Takipte Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı, Davacı /alacaklı şirketin takip talebinde; -26.851,11 TL Cari Hesap alacağını, icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 oranında yasal faiz ile birlikte fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep ve takip hakları saklı kalmak kaydı ile tahsilini T. Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca talep ettiği, -Takip talebinin sebebi olarak 25.10.2021 vade tarihli 25.10.2021 tarihli 26.851,11 TL cari hesap alacağının gösterildiği, -Davacı şirketin sunduğu davalı ile olan cari hesap ekstresine göre 25.10.2021 tarihli icra takip tarihi itibari ile davalı şirketten 26.851,11 TL alacaklı olduğu, bu tutarın icra takibindeki asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğu, -29.06.2022 dava tarihi yariyle devam eden cari işlemler nedeni ile 391,48 TL bakiyenin azaldığı ve davacının davalıdan 26.851,11 TL -391,48 TL=26.459,63 TL alacaklı olduğu, -İcra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, takip tarihinden itibaren istenilen %9 oranındaki yasal faizin TCMB verileri ile geçerli faiz oranı olduğu," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında satışa aracılık edilmesine yönelik hizmet sözleşmesi uyarınca oluşan cari hesap alacağına ilişkin davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının takibe itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi amacıyla itirazın iptali istemli işbu davanın açıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının iddia ve savunma kapsamında incelendiği, davalının defter ve kayıtlarını ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil olma vasfına haiz olan ticari defter ve kayıtlarına göre 26.459,63-TL alacak yönünden kayıtların örtüştüğü tespit edilmiştir. 'İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.' ... BAM 5. HD 2022/588E 2022/1020 K Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen ticari defterlerini sunmaktan kaçındığı, davalı tarafından cevap dilekçesi ve ödemeyi ispata elverişli delil sunulmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 26.459,63-TL alacaklı olduğu bu miktar yönünden takibin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı tarafından yapılan itirazın kısmen haksız olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne ve kabul edilen miktar bakımından alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 26.459,63-TL üzerinden aynen devamına, 391,48-TL fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 5.291,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.807,46-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 458,55-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 1.348,91-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 550,75-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 3.540‬,00-TL olmak üzere toplam 4.090,75‬-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.031,03-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 458,55-TL'nin toplamı olan 4.489,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 26.459,63-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-1.560,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.537,224‬-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/596, K. 2024/990, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-596-e-2024-990-k-14f102704258