İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/688 E. 2025/436 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/688
- Karar No
- 2025/436
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/688 KARAR NO : 2025/436 DAVA : Menfi Tespit-İstirdat DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit ve istirdat talepli davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile: davalı ile müvekkili arasında 17/12/2020 tarihli para borcunun ödenmesine ilişkin protokol düzenlendiğini, protokol kapsamında davalı tarafa 15/03/2021 vade tarihli, 17/12/2020 düzenleme tarihli, 75.000,00-USD bedelli senet düzenlendiğini, senedin bedelinin fazlası ile davalı tarafa ödendiğini, davalı tarafın müvekkilini devamlı ölümle tehdit ettiğini ve senedi müvekkiline vermediğini, ... Bankası Anonim Şirketindeki... İBAN numaralı müvekkili hesabından, davalının ... İBAN numaralı hesabına açıklama yazılmak kaydı ile 18/10/2021 tarihinde 10.000,00-USD, 16/11/2021 tarihinde 7.000,00-USD, 07/01/2022 tarihinde 9.000,00-USD ve 28/03/2022 tarihinde 4.000,00-USD ödeme yapıldığını, bununla birlikte 17/12/2020 tarihli sözleşmenin arkasına davalı tarafın kendi el yazısı ile; "22/09/2021 Tarihinde 7.500 dolar aldım." şeklinde yazarak imzaladığını, bahse konu 15/03/2021 vade tarihli senedin fotokopisinin arakasına davalı tarafın; "08/04/2021 Tarihinde elden 12.500 dolar aldım.... onikibinbeşyüzdolar" şeklinde yazarak imzaladığını, yine davalı tarafın 15/03/2021 tarihli bono vasfındaki senedin fotokopisinin arkasına; "04/06/2021 tarihinde ...ten onbindolar elden aldım. ..." şeklinde yazarak imzaladığını, davalı tarafın, davacı müvekkili hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Hz. sayılı dosyasında 29/02/2024 tarihinde şikayette bulunduğunu ve ifadesinde; "Bu şahıs 2023 yılında, verdiğim paraya karşılık, 5 bin dolar, sonra 3 bin dolar gibi ara ara toplamda 60.000 dolar paramı geri ödedi." şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı tarafın bedelsiz senedi müvekkiline teslim etmediği gibi; haksız tahsilat yoluna gittiğini, bu açıdan davalı tarafa 2021 ila 2022 yılında toplamda 60.000,00-USD ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını, davalı tarafın 2023 yılında da müvekkilinden toplam 60.000,00-USD ödeme aldığını, davalı tarafın 29/02/2024 tarihli savcılık ifadesinde, 2023 yılında 60.000,00-USD aldığını açıkça kabul ve ikrar ettiğini, müvekkilini, davalı tarafın devamlı tehdit etmekte olduğunu, müvekkili tarafından davalı tarafa toplam 120.000,00-USD ödeme yapıldığını, ... 5. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına 25/03/2023 tarihinde müvekkili tarafından 151.400,00-TL teminat yatırıldığını, bu teminat bedelinin davalı tarafça dosyadan alındığını, bu bedel ile birlikte fazladan ödenen 45.000,00-USD meblağın da istirdadını da talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, taraflar arasından tanzim edilen 17/12/2020 tarihli protkolün 'f' bendinde müvekkilinden alınan senedin açıkça beyan edildiğini, bu kapsamda müvekkilinin davalı tarafa toplamda 120.000,00-USD ve 151.400,00-TL fazladan ödeme yaptığını, tüm bu nedenlerle öncelikle telafisi imkansız zararlara sebep olmama adına ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve istirdadı talep edilen meblağlara ilişkin davalı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine; davanın kabulü ile müvekkilinin davalı tarafa ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müvekkilinden fazladan alınan 45.000,00-USD(fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak) ve 151.400,00-TL'nin yasal faizi ile davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile: davacı tarafın aynı iddialar ile ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı davasını ikame ettiğini ve aynı iddiaları bu davada da ileri sürdüğünü, söz konusu davanın reddine karar verildiğini, bu anlamda derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin 70 yaşında, yakın tarihte kanser hastalığını atlatmış, sağlık sorunları ile mücadele eden bir kişi olarak bahsi geçen dava süreci de dahil olmak üzere son zamanlarını kanser olan eşi yüzünden hastanelerde geçirdiğini ve yakın tarihte eşini kanser yüzünden kaybettiğini, yine bu süreçte fahiş kira artışları ile mücadele edemeyen müvekkilinin, kiracı olduğu evinden tahliye edildiğini ve çok zor duruma düştüğünü şu anda küçük ve rutubetli bir evde adeta yaşam mücadelesi vermekte olduğunu, bu duruma sebebiyet veren kişinin ise davacı olduğunu, çünkü davacının, müvekkilinden ev yapma vaadi ile 75.000,00+5.000,00 USD şeklinde bir ev parası aldığını, söz verdiği evi hiçbir zaman yapmadığını, türlü bahaneler ile müvekkilini oyaladığını, en nihayetinde müvekkilini evsiz bıraktığını ve borcunun bir kısmını da ödemediğini, davacının şu anda neredeyse bakıma muhtaç haldeki müvekkilinin kendisini tehdit ettiğini, zorla kendisinden fazla para tahsil ettiğini ileri sürmekte olduğunu, müvekkilinin, davacıyı dolandırıcılık suçlamasıyla savcılığa şikayet ettiğini ve başından geçenleri detaylıca anlattığını, davacının dolandırıcılık suçlaması ile şikayet edildiği savcılık dosyasında müvekkilinin, toplam alacağının bir kısmı olan 60.000,00-USD ödeme aldığını ve bakiye alacaklarının ise ödenmediğini beyan ettiğini, müvekkilinin, davacıyı şikayet ederken tahsil ettiğim dediği bedelin, takip başlatılırken zaten takip dışında bırakıldığını, davacı tarafın ise borçtan kurtulmak için huzurdaki davayı ikame ettiğini, takibin 20.000,00-USD üzerinden açıldığını, bunun sebebinin ise davacı tarafın inşaat sürecinde müvekkilinden asansör parası, resmi işlemler, tapu parası vb. giderler var diyerek toplam 5.000,00-USD daha aldığını ve bu bedelin de müvekkiline ödenmediğini, savcılık şikayetinde 5.000,00-USD olması gereken bölümün 5.000,00-TL olarak yazıldığını, müvekkilinin hiçbir zaman Türk Lirası telaffuzunda bulunmadığı halde tutanağa Türk Lirası şeklinde geçildiğini ve bu durumun, yaşlı müvekkilinin gözünden kaçtığını, yani müvekkilinin davacıdan alacağının toplam 20.000,00-USD olduğunu, davacı tarafın, müvekkilinin savcılık şikayetinde belirttiği tutarı ayrı, sunduğu makbuzları ayrı olacak şekilde toplamakta ve sonra da toplam bu bedeli müvekkiline ödediğini ileri sürmekte olduğunu, bu iddianın açıkça kötü niyetli olduğunu, ayrıca 75.000,00-USD üzerinden düzenlenen bir senet borcu ile ilgili borçlunun 120.000,00-USD ödeme yapmasının mantıksız olduğunu, davacı tarafın sunduğu makbuzlarda senet borcunun ödendiğine yönelik herhangi bir atıfta bulunulmamakta olduğunu, hukuken bakıldığında davacının bu yolla başka borçlarını ödediği, senet borcunu ödemediğinin anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olması durumunda senedin tamamını icra takibine koyacağını, delil olarak sunulan borç ödeme makbuzlarının da söz konusu senet ile ilgisinin olmadığı savunmasını yapabileceğini, çünkü ödeme makbuzlarında senede hiçbir atıfta bulunulmamakta olduğunu, oysaki müvekkilinin yalnızca tahsil edemediği meblağı icra takibine konu ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen para borcunun ödenmesine ilişkin protokol gereğince davalı tarafa verilen senet bedelinin fazlasıyla ödenmesine rağmen, senedin takibe konulduğu ve fazla tahsilat sağlandığından bahisle, ... 5. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ile fazla ödenen meblağın istirdadına ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce 17/12/2020 tarihli para borcunun ödenmesine ilişkin protokol, 17/12/2020 tanzim, 15/03/2021 vade tarihli ve 75.000,00-USD bedelli senet, borç ödeme makbuzları, hesap ekstreleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...ve ... soruşturma sayılı dosyaları, ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir. ...5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 07/03/2024 tarihinde 17/12/2020 tanzim, 15/03/2021 vade tarihli ve 75.000,00-USD bedelli senede dayalı 637.363,00-TL 17/12/2020 tanzim, 15/03/2021 vade tarihli ve 75.000,00-USD bedelli senedin ödenmeyen 20.000,00-USD'lik kısmı için 07/03/2024 tarihli TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan asıl alacak ve 119.200,00-TL 17/12/2020 tanzim, 15/03/2021 vade tarihli ve 75.000,00-USD bedelli senedin ödenmeyen 20.000,00-USD'lik kısmı için takip tarihine kadar işlemiş bankalarca 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi olmak üzere toplam 756.836,00-TL alacağın, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak tahsil edilmek üzere, tahsili tarihine kadar bankalarca 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödemelerde BK'nun 100.maddesinin uygulanacağı kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 16/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 18/03/2024 tarihinde ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ....esas sayılı dosyası ile icra takibine itiraz davası ikame edildiği, dosya kapsamında verilen 21/03/2024 tarihli tensip tutanağı ile, %20 teminat mukabilinde takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, mahkemenin 04/062024 tarihli ve ... karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, bu kapsamda icra takibinin kesinleştiği ve takip dosyası kapsamında birtakım hacizlerin tatbik edildiği ve borçlu tarafça 17/02/2024 tarihinde dosya kapsamına 151.400,00-TL yatırıldığı anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden, müşteki ... tarafından, şüpheli ... aleyhine 29/02/2024 tarihinde dolandırıcılık ve tehdit suçları isnadıyla şikayette bulunulduğu anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığının...soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden, müşteki ... tarafından, şüpheli ... aleyhine 29/03/2024 tarihinde bedelsiz senedi kullanma ve tehdit suçları isnadıyla şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturma neticesinde başsavcılığın 17/04/2024 tarihli ve... karar numaralı kararıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği, müşteki vekili tarafından 11/10/2024 tarihinde karara karşı itiraz yoluna başvurulması üzerine ... 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/12/2024 tarihli ve... değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar derdestlik itirazında bulunulmuş ise de, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile görülen davanın, bonoya dayalı takibe itiraz niteliğinde olması, eldeki davanın menfi tespit ve istirdat taleplerine ilişkin bulunması, aynı zamanda İcra Hukuk Mahkemesince verilecek kararın, mahkememiz yargılaması kapsamında derdestlik esası teşkil etmeyecek olması karşısında, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı tarafça, 17/12/2020 tanzim, 15/03/2021 vade tarihli ve 75.000,00-USD bedelli senedin(bononun), ödenmediği belirtilen 20.000-USD'lik kısmının tahsili talebiyle davalı tarafça ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit ve fazla ödeme yapıldığı belirtilerek istirdat talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf, davacı tarafla bir taşınmazın kendisine satım ve teslimi hususunda anlaşma yapıldığını, davacının bu edimini yerine getiremediğini, davacıya ödenen 75.000,00-USD karşılığında, takibe konu senedin kendisine verildiğini, davacının toplamda 60.000,00-USD ödeme yaptığını, senetten dolayı 15.000,00-USD borcu kaldığını, davacıya asansör parası, resmi işlemler, tapu parası vb. giderler karşılığı toplam 5.000,00-USD daha ödemiş olduğunu, bu şekilde davacıdan toplam 20.000,00-USD alacağı olduğunu, bu alacağının tahsili talebiyle takip başlattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında düzenlenen 17/12/2020 tarihli protokolün incelenmesinden, taraflar arasında İstanbul/Bayrampaşa'da bulunan bir taşınmazın ... tarafından ...'ya satışı konusunda 75.000,00-USD bedel üzerinden anlaştıkları, satış bedelinin tamamının alıcı ... tarafından satıcı ...'e elden teslim edildiği, satıcı ...'ün satışa konu taşınmazın arsa sahipleri arasında ihtilaf çıkması nedeniyle söz konusu taşınmazı ...'ya teslim edemediği, bu nedenle satıcı ...'ün, alıcı ...'dan aldığı 75.000,00-USD'yi alıcıya iade edeceği, bu kapsamda borçlusu ..., alacaklısı ... olan 17/12/2020 düzenleme tarihli 15/03/2021 vade tarihli senedin ...'ya teslim edildiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu protokol hükümleri dikkate alındığında, ...'ün, takibe konu senedi ...'ya verdiği ve bu senet nedeniyle 75.000,00-USD borçlu olduğu sabittir. Davacı, söz konusu senet bedelini ödediğini belirtmektedir. Dosyaya sunulan ve davalının el yazısı ve imzası bulunan beyanlardan ve banka hesap hareketlerinden takibe konu senet bedelinin 60.000,00-USD'Lik kısmının farklı tarihlerde davalıya ödendiği anlaşılmaktadır. Esasen davalı da, senet bedelinin 60.000,00-USD'lik kısmının davacı tarafından kendisine ödendiğini kabul etmektedir. Yine davalı senet bedelinin ödenmeyen kısmını takibe koyduğunu belirtmektedir. Davacının, takibe konu senet nedeniyle 15.000,00-USD borcu kaldığı sabittir. Yine davalı, gerek Cumhuriyet Savcılığına sunduğu beyanlarında gerekse Mahkememizdeki beyanlarında, davacıya asansör parası, resmi işlemler, tapu parası vb. giderler karşılığı toplam 5.000,00-USD daha ödeme yaptığını, bu ödemelerin de kendisine ödenmediğini belirtmektedir. Cumhuriyet Savcılığına ilk başvuran tarafın davalı olması, davalının, olayı tam ve doğru bir şekilde anlatması, taraflar arasındaki protokol, davalının, davacının kendisine yaptığı ödemeleri kabul etmesi, ödenen miktarları mahsup ettikten sonra kalan kısım için takip başlatması dikkate alındığında, davalının, davacıya asansör parası, resmi işlemler, tapu parası vb. giderler karşılığı toplam 5.000,00-USD daha ödeme yaptığı yönündeki beyanının da doğru olduğu kabul edilmiş ve davalının, davacıdan toplam 20.000,00-USD alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı, eldeki davaya konu icra takibi ile de davacı hakkında 20.000,00-USD alacağı bulunduğunu belirterek icra takibi başlatmış bulunmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacının takibe konu edilen miktar kadar davalıya borçlu bulunduğu, bu anlamda davacının, menfi tespit ve istirdat taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 42.061,65-TL harçtan mahsubu ile, fazladan yatan 41.446,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan Arzu HANCI(3713)'ya 3.600,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11'e göre 1.800,00-TL'sinin davacı taraftan; 1.800,00-TL'sinin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 maddesi gereğince belirlenen 165.464,23-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 108,50-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 536,10-TL yargılama giderinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11'e göre 268,05-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan 268,05-TL'lik kısmının davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır