İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/567 E. 2024/800 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/567
- Karar No
- 2024/800
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/567 Esas KARAR NO:2024/800 DAVA:Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/10/2024 KARAR TARİHİ:13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 17.05.2024 sipariş tarihli ... sipariş numaralı “Motorlu Araç Rezervasyon Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme gereği 50.000 TL şipariş ödemesi olarak peşinat verildiğini, yapılan sözleşme Mesafeli Satış Sözleşmesi olup tüketici müvekkilinin, aracı görmediğini ve muayene etmediğini, ayrıca aracın da kendisine teslim edilmediğini, Mesafeli sözleşmelerde, TKHK madde 48/4 uyarınca; tüketiciye, gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı tanındığını, cayma hakkının, tek taraflı bir irade beyanı ile sözleşme ilişkisini sona erdiren, bozucu yenilik doğuran bir hak olduğunu, sözleşmenin fesih kısmında da; " İşbu sözleşme, taraflarından herhangi birinin herhangi bir sebep göstermeksizin yapacağı bir bildirimle veya bu sözleşmede belirtilen hallerde veya haklı nedenlere dayanılarak feshedilebilir." denildiğini, davacı müvekkiline motorlu aracı teslim edilmediğinden fesih süresi başlamadığı gibi 17.05.2024 tarihli sözleşme üzerinden 14 gün de geçmeden 30.05.2024 tarihinde davalıya .... Noterliğinin 30.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden dönüldüğünü ve paranın iade edilmesi talebinin bildirildiğini, keşide edilen ihtarnamenin 03.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın müvekkili adına 14.06.2024 Fatura Tarihli, ... Fatura numaralı 50.000 TL tutarlı Satış Faturası tanzim etmiş ise de müvekkili tarafından 20.06.2024 Fatura Tarihli ... Fatura Numaralı İade Faturası düzenlendiğini, Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, davalı tarafın görüşmelere katılmamış olup anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerden dolayı 17.05.2024 sipariş tarihli ... sipariş numaralı “Motorlu Araç Rezervasyon Sözleşmesinden dönüldüğünden dolayı ödenen 50.000 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; siparişin iptalinin tamamen keyfi olup sözleşmeye aykırı olduğunu, talep edilen tutarın cayma parası olup iadesinin talep edilemeyeceğini, tüketici hakem heyetleri ve mahkemelerin de, iade talebinin haklı olmadığına hükmetmekte olduklarını, davacının iadesini talep ettiği tutarın Sipariş Bedeli olarak belirlenen miktar olduğunu, Sipariş Bedeli, Davacı ile akdedilen Araç Rezervasyon Sözleşmesinde de belirtildiği üzere, bu Sözleşmeden doğan makul ve belgeli bir masraf olduğunu, sözleşmenin birçok yerinde belirtildiği üzere araç sipariş bedelinin bazı haller dışında iade edilmeyeceğinin belirtildiğini, ayrıca müşterilerin siparişlerini oluşturdukları Müvekkili Şirket resmi internet sitesinde, siparişin oluşturulması esnasında sipariş ücretinin alınacağı ve bu tutarın iade edilmeyeceğinin, gözden kaçırılması mümkün olmayacak şekilde belirtildiğini, bu husustaki emsal kararları sunduğunu, Tüketici Hakem Heyetleri ile Tüketici Mahkemelerinin tüketicilere dahi Sipiariş Ücretinin iade edilmeyeceği hususundaki isabetli kararları karşsında tacir olan ve basiretli hareket etmesi gereken Davacının özen yükümlülüğü daha kapsamlı olup Davacı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek Sözleşmeyi inceleyerek akdetmesine rağmen Sipariş Ücretinin iadesini talep etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında elektronik ortamda düzenlenen sözleşme gereği önceden verilen cayma parasının davacıya iadesi istemine ilişkindir. "6098 sayılı TBK'nın "Bağlanma Parası" başlıklı 177/1 maddesinde "Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır." hükmü bulunduğu, bu paraya py akçesi, uygulamada ise “kapora” denildiği, aynı maddenin 2. fıkrasında aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parasının esas alacaktan düşüleceğinin belirtildiği, bu haliyle pey akçesinin cayma parası olmadığı, sözleşmenin kanıtı olduğu, 6098 sayılı TBK'nın “Cayma parası” başlıklı 178. Maddesinde ise; "Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir." şeklinde düzenleme bulunduğu, hu haliyle cayma parasının taraflara sözleşmeden serbestçe cayabilme yetkisi veren bir miktar para olduğu, uygulamada, "cayma akçesi, zamanı rücu, pişmanlık akçesi" isimleriyle anıldığı, bağlanma parasında olduğu gibi cayma parasının istenebilmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin mevcut olmasının gerektiği, çünkü pey akçesi ve cayma parasının sözleşmeye bağlı feri (yan) borçlar olduğu, sözleşme herhangi bir nedenle geçersiz ise, artık cayma parası ve pey akçesinden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde; davacı ve davalının tacir olduğu, elektronik ortamda düzenlenen motorlu araç rezervasyon sözleşmesinin tarafları tarafından inkar edilmediği, geçerli olarak kurulmuş olduğu, tarafları bağladığı, sözleşmenin rezervasyon başlıklı maddesinde sipariş ücretinin aracın davacıya yasalara uygun bir şekilde teslimine kadar geçen süreçte ithalattan ve idari süreçlerden kaynaklı masraf, ücretler ve müşteri taleplerinin karşılanması amacıyla kullanılacağının, sipariş iptali halinde bu bedelin iade edilmeyeceğinin açıkça belirtildiği, davacının bu hükmü bilerek sözleşmeye onay vermek suretiyle 50.000,00 TL miktarındaki sipariş işleme bedelini davalı hesabına yatırdığı, ardından davalının bu bedeli davacıya fatura ettiği, faturanın incelenmesinde yatırılan bedelin sipariş işleme bedeli olduğunun yazılı olduğu, bağlanma veya cayma parası olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, aradan geçen süre zarfında davacının hiçbir gerekçe göstermeden 30/05/2024 tarihli ihtarname ile sözleşme elektronik ortamda düzenlendiğinden dolayı aracı muayene edemediğini, rezervasyon süresi üzerinden 14 gün geçmediğini, bu itibarla cayma hakkını kullanarak sözleşmeden caydığını yatırdığı sipariş işleme bedelinin iadesini talep ettiği, davacının dilekçesinde bahsettiği 14 günlük sürenin elektronik ortamda düzenlenen bireysel tüketici işlemlerinden yani tüketici hukukundan kaynaklı olduğu, davacının tüketici sıfatının olmadığı, sipariş verilen aracın bireysel kullanılacağına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, nihayetinde davacı tarafından sipariş işleme bedeli altında davalı hesabına yatırılan paranın ne bağlanma parası ne de cayma parası olduğu, sözleşmede davacı tarafından verilen sipariş doğrultusunda işlemeye başlayan sipariş sürecinde ithalattan ve idari süreçten kaynaklı masraflar için bu bedelin talep edildiği açıkça belirtildiği, aracın nihai satış bedelinden düşüleceğine dair bir ibare bulunmadığı, siparişin iptali halinde ise bu bedelin iade edilemeyeceğinin de belirtildiği, tacir olan davacının sözleşmeye açıkça onay verdiği de anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 853,88 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı tarafın zorunlu arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığı anlaşıldığından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11.,13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin 1.800-TL'sinin davacıdan, 1.800-TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacının yaptığı ilk masraf 427,60 TL, 30,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 457,60 TL'nin Arabuluculuk Kanunu 18/A-11.maddesi gereği 228,80TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Arabuluculuk Kanunu 18/A-11.maddesi gereği 15.000-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır