İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/113 E. 2025/428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/113
- Karar No
- 2025/428
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/113 Esas KARAR NO : 2025/428 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, müvekkili ile davalı borçlu arasında 27/06/2022 tarihli 12 ay taahhütlü Arge ve Üyelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme yapılmasına müteakip e faturalar davalı adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara süresi içerisinde herhangi bir itiraz gelmediğini, sözleşmenin 12 aylık taahhütlü üyelik sözleşmesi olduğunu ve 12 aylık taahhüt karşılığı avantalar ve indirimler sağlandığını, 12 aylık taahhütlü süre içinde herhangi bir nedenle üyelik iptali, feshi ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşme gereği 12 aylık taahhüt karşılığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajların fatura edileceğini, davalıya da bu madde gereği yararlandığı indirimler ve katılım bedelinin de ayrıca faura edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.7. Md. Gereği davalının müvekkili şirketin defter ve muhasebe kayıt ve belgelerini kesin delil olarak kabul etmiş sayıldığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan "..."a kendi internet sitesi düğün.com portalında tanıtım hizmeti vermeye başladığını, sözleşme ile herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi verilmediğini, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişkinin ticari bir iş olduğunu, talep edilen faizin de ticari işlerde uygulanan avans faizi olduğunu, hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı olmadığını, müvekkili tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemelerin davalı tarafından yapılmadığını, borçlu aleyhine ... 7. İcr.Müd.nün... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir ancak icra dosyalarına sunulan itiraz dilekçelerinde ödeme emrine, borca, faize ve tüm fer'ilere itiraz etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, uyuşmazlık konusuyla ilgili olduğu bildirilen evraklar dosyamız arasına kazandırılmıştır. Dosya kapsamında UYAP sureti yer alan, ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafça, 07/12/2023 tarihinde davalı-borçlu hakkında toplam 81.571,00-TL alacağın tahsili amacıyla genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlu tarafça 28/12/2023 tarihinde icra takibine, ödeme emrine, faize, faizin oranına, borca ve bilcümle ferilerine, itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından, icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinde ayrıca sözleşmedeki imzaya da itiraz ettiğinin görülmesi üzerine tensiple imza örneklerinin alınması için davalı mahkememize davet edilmiş ayrıca imza örneklerinin bulunduğu yerleri bildirilmesi istenmiştir. 15/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında ise davalıya ihtarlı davetiye tebliğ edilmesine karar verilmiş, davacı ise her ne kadar sözleşmede ... yerine ... adı yazıyorsa da, müvekkilinin hizmeti ...'a verdiği, faturaların ... adına düzenlendiğini, bir kısım faturaların ... tarafından itiraza uğramayarak ödendiği şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili 04/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile sözleşmeyi inceleyince sözleşmeyi ...'ın imzaladığını fark ettiğini, ...'ın ...'ın oğlu olduğunu, sözleşmeyi ... adına imzaladığını, faturaların da ...adına düzenlendiğini, yetkisiz temsil durumu olduğunu, davalının isticvabını talep ettikleri şeklinde beyanda bulunması üzerine, mahkememizce ...isticvap edilmiş, beyanında oğlu ...'ın yanında çalıştığını, davalı şirketi bilmediğini, oğlunun sözleşmeye adını neden yazdığını bilmediğini, faturaların neden işletmesi adına düzenlendiğini bilmediğini beyan etmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin açık olarak sözleşmeye onay vermediğini, yetkisiz temsil durumu olmadığını beyan etmesi üzerine dosya kapsamı dikkate alınarak mahkememizce imza incelemesi yapılmasına gerek olmadığına kanaat getirilmiştir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen SMMM ve Bilgisayar Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti 18/03/2025 tarihli raporunda; Taraflar arasında 27.06.2022 tarihinde imzalanan ‘...’ seri numaralı sözleşme kapsamında, 27.06.2022 – 27.06.2023 tarihleri arasında, ... ilinde ‘Söz, Nişan Mekanları’ kategorisinde ..., ‘... yayın hizmeti verildiği, davalının davacı internet sitesindeki durumunun sözleşme bitiş tarihi olan 27.06.2023 sonrasında “...” ve “...” kategorilerinde ’Promosyon’ statüsünde yayınlanmaya devam edildiği, davalı taraf işletme sayfasının yayında olduğu 365 günlük sürede “...” ve “...” kategorilerindeki 2 ayrı sayfa için kaydedilen 5.366 kez sayfa ziyareti gerçekleştiği ve internet sayfasına giriş yapan çiftler tarafından 2 ayrı kategorideki sayfalarda toplam 648 çiftten davalı taraf işletmesine teklif talebi iletildiği, davacının 2023 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının 15.12.2023 takip tarihi itibarıyla davalıdan 81.517,00 TL alacaklı olduğu, davalı vekiline gönderilen iletiler kapsamında ve tanınan süre içerisinde talep edilen belgeler ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, 2022-2023 yılları itibarıyla davacının Bs bildirimleri ile davalının Ba bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu şeklinde raporlarını bildirmişlerdir. Sunulan bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiğinden bahisle dayanak yapılan fatura alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalı ...'ın taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağı olarak gösterilen sözleşmenin kendisi tarafından imzalanmadığını ileri sürmüştür. Davalının iddia ettiği gibi, oğlu Kendal'ın yetkisiz olarak sözleşmeleri düzenlemiş olduğu kabul edilse dahi sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalanmış olması salt sözleşmenin geçersiz olduğunu göstermez. Bir kimsenin, hüküm ve sonuçları başka bir kişinin hukuk alanında doğmak üzere o kişinin ad ve hesabına hukuki işlem yapma yetkisine temsil denir (Eren, F.; Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 22. Baskı, Ankara 2017, s. 444). Temsil hâlinde işlem temsilci tarafından temsil olunanın nam ve hesabına yapıldığından hukuki işlemin tarafı, doğrudan doğruya temsil olunandır. Temsilci hukuki işlemi temsil olunanı hiç söylemeden kendi adına yaptıktan sonra bu işlemden doğan hak ve borçları temsil olunana nakledebileceği gibi (dolaylı temsil), hukuki işlemi yaparken bu işlemi doğrudan temsil olunan nam ve hesabına da (doğrudan temsil) yapabilir. Temsilin söz konusu olabilmesi için temsilcinin hukuki işlemi/muameleyi temsil olunan adına yapması, bunu diğer tarafa bildirmesi, temsilcinin temsil yetkisinin bulunması veya temsil olunanın sonradan yapılan hukuki işleme icazet vermesi gereklidir. Bu noktada, mümessil tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olabilmesi için gerekli en önemli unsur; mümessilin, temsil edilen adına hukuki işlem yapmaya yetkili olmasıdır. Temsil yetkisi, temsil olunanın temsilciye, kendisini üçüncü kişiler nezdinde temsile yetkili olduğunu bildiren bir irade beyanıdır. Temsil ilişkisinin meydana gelmesi için yetki beyanının temsilcinin hakimiyet alanına ulaşması yeterlidir. Doğrudan doğruya temsilin söz konusu olabilmesi için gerekli olan temsil yetkisinin olmaması hâlinde, temsil olunanın sonradan icazet vermesi bu noksanlığı tamamlar ve bu icazetle temsilci ile temsil olunan arasındaki temsil ilişkisi ispatlanmış olur. Temsil yetkisinin olmaması ve temsil olunanın icazet vermemesi hâlinde hukuki muamele kesin olarak hükümsüzdür. Temsil olunan ve temsilci, hukuki işlem ile bağlı değillerse de yetkisiz temsil ile işlem yapan temsilcinin üçüncü kişinin zararını karşılamak ile yükümlü olduğu açıktır. (HGK'nın 22.09.2010 tarih ve 2010/13-414 E., 2010/412 K.) Bu husus TBK'nun 46. maddesinde; "Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." şeklinde ifade edilmiştir. Aynı yasanın 47. Maddesinde de temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması halinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; bilirkişilerin raporunda ifade edildiği üzere sözleşmeye konu hizmetin tam ve eksiksiz olarak ifa edildiği, herhangi bir itiraz, ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin verilen hizmetten davalı nın haberdar olduğu ve dolayısıyla davalının yetkisiz temsil ile yapıldığı kabul edilse dahi yapılan sözleşmeye zımnen icazet verdiği, keza davalının davacıya bir kısım ödemelerde bulunduğu, mali kayıtlardan olan BA/BS formları ile ticari ilişkinin belgelendiği, davalı savunmalarının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu itibarla yetkisiz temsilci ile yapılan sözleşmenin başlangıçtan itibaren geçerli bir sözleşmenin bütün hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, bu itibarla sözleşmeye konu hizmetin tam ve eksiksiz olarak ifa edildiği, takibe dayanak yapılan faturaların taraflar arasında akdedile sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, söz konusu faturalardan dolayı davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarda alacaklı olduğu, davalı tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının dava konusu ... 7. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 81.571,00 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 16.314,20 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 5.572,11-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 984,25-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.587,86-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 984,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacının yaptığı 427,60-TL ilk masraf, 15.928,66-TL bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 16.356,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2025 Katip ¸ Hakim ¸