İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/654 E. 2024/928 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/654
- Karar No
- 2024/928
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/654 Esas KARAR NO :2024/928 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/10/2023 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkilinin fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı şirket yetkilisi tarafından süresinde sunulmayan cevap dilekçe altında sunulan beyan dilekçesinde özetle; pandemi döneminde taraflara arasında iş için anlaşma yapılarak işe başlandığını, bunun karşılığında tarafına bir miktar ödeme yapıldığını, pandemiden ötürü işlerde aksama meydana geldiğini, fiyatlarda fahiş bir artırım meydana geldiğinden büyük zararların oluştuğunu, davacı firmanın ödemiş olduğu ücret karşılığında anlaşılan malların büyük ölçüde teslim edildiğini, çok az bir miktar işin kaldığını, davcıya güvenilerek fatura ve irsaliye kesilmeden teslim edilen mallar bulunduğunu, yapımına devam edilen ve davacının teslim almadığı ve şirket uhdesinde zarara yol açan imalatların da bulunduğunu, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davanın öncelikle yetki, görev, derdestlik, hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'i itirazları yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise esastan reddine, davacı yan aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan sipariş formu, düzenlenen faturalar, sevk irsaliyesi, dekontlar, çek suretleri ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; taraflara ait BA/BS formları ile dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 123.440,81 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 20/06/2023 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 23/06/2023 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirket yetkilisi tarafından yetki, görev derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı def'i itirazlarının, cevap dilekçesinin süresinde olmaması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalar olduğu, TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarının ticari dava sayıılacağı, Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekli olduğu, dava konusu olayda bu şartların birlikte olduğu, tarafların tacir ve yapılan işin ticari işletmeler ile ilgili olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığa bakmaya TTK'nın 5/1 maddesi gereği mahkememizin görevinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket yetkilisi; taraflar arasında oluşturulan siparişlere ilişkin makinelerin parça parça hazırlanarak davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin tanıklarının beyanlarının alınmasını talep etmiş ve talep mahkememizce kabul edilerek tanıklar adına davetiye çıkartılmıştır. Davalı tanığı ... duruşmada; "Ben o dönem ... beyin yanında sigortalı işçi olarak çalışmakta idim. Davacı şirket bizden 3 adet sıcak ağda hazırlama kazanı ve 1 adet fön makinesi montaj bandı sipariş etmişti, ben o sırada imalat ve çizimde bulunuyor idim, ürünler tarafımızdan hazır edilerek istenilen şekilde davacı şirkete teslim edildi fakat teslimata ben gitmedim, teslimatı duruşma salonu dışındaki arkadaşım olan ... yapmıştı diye biliyorum. Ben davacı ile yapılan sözleşmelerin içeriğini bilmem fakat siparişlerinin yerine getirildiğini biliyorum. Teslim edilen ürünlerin sözleşmede belirtilen ürünler olup olmadığı hakkında da bilgim yoktur. Tek bilgim bu ürünlerin davacı şirket adına yapıldığı ve davacı şirkete teslim edildiği noktasındadır. Ben daha sonra davalı şirketten emekli oldum ve ayrıldım. Taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisini bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Diğer davalı tanığı ... duruşmada; "Ben o dönem davalı şirkette düzenli olarak çalışıyordum, şu an ihtiyaç halinde haber verdiklerinde gidip çalışırım, çalıştığım dönemde davacı şirket davalı şirkete 3 kazan ve 1 saç kurutma makinesi bandı siparişi verdi. Bu ürünleri eksiksiz olarak imal ederek otogarın olduğu bölgede Maltepe'de bir binanın çatı katında bulunan bir iş yerinde montajını da ben yaptım. Montajını yaptığım iş yeri davacı şirkete aitti. Bu ürünlerde herhangi bir problem yoktu. Bu ürünlerle ilgili bir sözleşme olup olmadığını bilmem. Ben sadece bu ürünlerin davacı adına sipariş edildiğini biliyorum. Bildiğim kadarı ile sorun; yukarıda belirttiğim 4 adet ürün dışında davacı şirketin vermiş olduğu ağda dolum makinesinden kaynaklıdır. Bu makine şirketimiz tarafından tamamen bitirilmemiştir. Neden bitirilmediğini ben bilmiyorum. Bunu ancak iş yeri sahibim olan huzurdaki yetkili ... bilir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında mahkememizce inceleme günü verilmiş ise de belirlenen günde davacı tarafın hazır bulunmadığı, defterleri ibraz etmediği, yerinde inceleme talepleri olmadığı görülmüştür. 25/09/2024 tarihli celsede davacı vekili yemin deliline dayanmış, yemin metnini sunmak için tarafında 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de 10/10/2024 tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerine dair beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı yanın yasal uyarılara rağmen defter ibrazında bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayıldığı; davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiği aksi yönde elverişli başka delil ibrazında bulunmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.490,87 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.063,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından sarf edilen 360TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır