İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/335 E. 2025/280 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/335
Karar No
2025/280
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/335 KARAR NO : 2025/280 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/12/2016 KARAR TARİHİ : 05/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın aniden yola çıkması neticesinde ... plakalı motosiklet sürücüsü müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını ve yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı yana sürekli sakatlık tazminatının ödenmesi yönünden yaptıkları başvurunun reddedildiğini, kaza sebebiyle gerçekleşen yaralanması neticisinde müvekkilinin sakat kaldığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; usül yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişikin olarak da; kazanın davacının kendi kusuru sonucu tek taraflı olarak meydana geldiğini, olaya kusuru ile dahil olan ikinci bir motorlu araç bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır. Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır. Somut olayda hukiki ihtilaf davacının yaralanmasından ve tazmini sonuçlarından davalı Güvence Hesabının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. BAM KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA: Davacı karakolde ve olayın hemen sonrasında verdiği ifadede olayın nasıl meydana geldiğini hatırlamadığını beyan etmiştir. Görgü tanıkları beyanlarında davacının motorsikleti ile seyir halinde iken yine seyir halinde olan başka bir aracı görüp panikleyip kaza yaptığını söylemektedirler. Bu söylemler diğer aracın kusurunu ve o araç nedeni ile kazanın oluştuğunu gösteren beyanlar değildir. Davacının dalgınlıkla son anda farkedip veya hiç bir sebep yokken farkedip de panikleme ihtimali mevcuttur. Olayın plakası belirlenemeyen aracın kusuru ile meydana geldiğini ispat davacı yanın sorumluluğundadır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararda olaya başka birinin kusuruyla neden olduğuna ilişkin kanıt olmadığı nedenle verilmiştir. Kovuşturma aşamasında izlenen olay yeri ve olay anına ait kamera kayıtlarında hiçbir araca teması olmadan davacının düştüğünün görüldüğü tutanağa bağlanmıştır. Bu durumda davacının başka bir aracın sürücüsünün kusurundan kaynaklı bir kazası bulunduğundan söz edilemeyeceğinden ve bu durumda ... Hesasının sorumluluğu doğmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça mahkememizce verilen hükme karşı İstinaf yoluna gidilmiştir. BAM KALDIRMA KARARI: Mahkememizce verilen hükmü inceleyen BAM 8.Hukuk Dairesi ... Esas, ...Karar ve 14/04/2022 tarihli ilamı ile; "...Yapılan yargılama neticesinde her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalının savunmaları ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olaya ilişkin yaptığı soruşturma neticesinde aldığı kovuşturma yapılmasına yer olmadığı yönündeki kararı dayanak alınmak suretiyle, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının gerçekleşmesine etki eden başka bir kusurlu eylem yada davranışın bulunduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de, meydana gelen kazaya ilişkin olay yeri ve olay anına ilişkin kamera kayıtları, tanık ifadeleri, 14/11/2011 tarihli araştırma ve CD çözümleme tutanakları, olaya ilişkin bilgisine başvurulanların ifadeleri tam olarak incelenip değerlendirilmeden, en önemlisi de konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla olayın incelenip değerlendirilmesi temin edilip rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak varılan sonuç ve verilen karar dosya kapsamına uygun olmamıştır. O halde ilk derece mahkemesince yapılacak iş, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası, meydana gelen kazaya ilişkin olay yeri ve olay anına ilişkin kamera kayıtları, tanık ifadeleri, 14/11/2011 tarihli araştırma ve CD çözümleme tutanakları, olaya ilişkin bilgisine başvurulanların ifadeleri irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olup, bütün bu hususlar yerine getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca da, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın HMK'nın 353/1-a/6. maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesini karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. K A R A R / Açıklanan nedenlerle, 1/Yukarıda başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf incelemesine konu kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına,..."denilmek suretiyle kararın kaldırılmasına karar vermiştir. BAM KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA: İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ...İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 13/08/2024 tarihli rapora göre; davacının tüm vücut engellilik oranının % 80 olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 4.732,47 TL olduğu, 2) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 200.000,00 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının 07.12.2016 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, ..."şeklinde tespitler yapılmıştır. Bilirkişiden alınan rapordaki hukuki nitelendirmeler mahkememize ait olmakla; maluliyete yönelik yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmıştır. Davacı vekili tarafından talep artırım dilekçesi sunularak, başlangıçta 2.000-TL üzerinden açılan dava 202.732,47 TL artırılarak, dava değeri 204.732,47 TL yükseltilmiş ve harcı yatırılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; Eldeki davanın açılış tarihine göre meydana gelen trafik kazasında 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi ve TCK'nın 66. maddesi uyarınca uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak ve davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası olması nedeniyle davaya ve bedel arttırıma ilişkin davalı vekilinin zamanaşımı itirazlarının reddi gerekmiştir. Kaza anına ilişkin CD'nin ... Cumhuriyet Başsvcılığından temini ile İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07/02/2023 tarihli kusur oranına ilişkin raporun incelenmesinde dava konusu kazanın meydana gelmesinde olay yerinde bulunan kavşağa giriş yapan plakası belirsiz araç nedeniyle davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi olduğu, bu halde davacıya kaza nedeniyle %25 oranında ve diğer araca %75 oranında kusur yüklendiği, ATK ... İhtisas Dairesinden alınan 29/01/2024 tarihli maluliyet raporuna göre davacının 04.10.2011 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle maluliyet oranının %80 olduğu ve 9 ay süre ile geçici iş göremezliğinin bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin itirazları uyarınca kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca yeniden değerlendirme yapılması amacıyla alınan 13/08/2024 tarihli raporun incelenmesinde davacının anılı Yönetmeliğe göre kaza nedeniyle hesaplanan maluliyetinin yine aynı şekilde %80 olduğu ve 9 ay süre ile geçici iş göremezliğinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının 2 ay süreye kadar gerekli olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Buna göre davacının tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla aktüer bilirkişiden alınan 10/02/2025 tarihli raporun incelenmesinde; davacının kaza tarihinde net gelirinin bulunmadığı ancak sigortalı çalıştığı dönemlerde asgari ücrete tabii çalışmasının olduğu, bu halde evli ve çocuklu olması hususları da dikkate alınarak buna göre asgari ücret üzerinden değerlendirme yapıldığı, davacının kaza tarihinde sigortalı olmayışı nedeniyle SGK'dan rücuya tabii aylık bağlanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmekle davacının kaza nedeniyle ve %25 kusur oranına göre hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 4.732,47TL ve sürekli işgöremezlik zararının 3.639.538,31TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan sigorta poliçe limitlerinin tedavi ve sakatlık giderleri yönünden ayrı ayrı 200.000TL olduğu anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik zararının tamamının limit dahilinde olduğu, davacının buna ilişkin zararından davalının sorumlu olduğu ancak maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik zararının poliçe limitinden yüksek olduğu anlaşılmakla davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı sürücünün seyir esnasında koruyucu kaskının bulunmadığına ilişkin kaza tespit tutanağında yer alan tespit karşısında davacının müterafik kusuru nedeniyle hükmedilen tazminat miktarlarından %20 oranında indirim yapılması gerekmiş olup geçici iş göremezlik tazminatı üzerinden yapılan indirim ile davacının 3.785,97TL üzerinden ve sürekli iş göremezlik zararından indirim yapılması halinde dahi gerçek zararın poliçe limitleri üzerinde kaldığı anlaşılmakla bu talep yönünden 200.000TL olmak üzere toplam 203.785,98TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine gidilmemiştir. (İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar ve 19/09/2024 tarih sayılı ilamı). Davacı tarafından yapılan başvuru davalı Kurum tarafından verilen 30/11/2016 tarihinde reddedilmiş olmakla ve davacının tacir sıfatının bulunmayışı karşısında temerrüdün başlangıcı olan bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 3.785,97TL geçici iş göremezlik ve 200.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 203.785,98TL tazminatın 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 13.920,62TL nisbi karar ve ilam harcının peşin ve talep artırım sonrası alınan toplam 723,83TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 13.196,79TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, -Davacı tarafından ilk dava açılırken ve talep artırım sonrası alınan 723,83TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı 31,40TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 6.119,55 TL ve Adli Tıp Fatura gideri 3.875,00 TL olmak üzere toplam 10.025,95 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 9.978,82TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taktir olunan 32.605,76TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/335, K. 2025/280, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-335-e-2025-280-k-e52e003f64b6