İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/298 E. 2023/1039 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/298
Karar No
2023/1039
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/298 Esas KARAR NO :2023/1039 DAVA:İstirdat DAVA TARİHİ:25/06/2020 KARAR TARİHİ:20/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, haksız olarak başlatılan icra takiplerinin usulsüz tebligat sebebi ile müvekkilinin haberi olmadan kesinleşmiş ve müvekkilinin sorumlu olmadığı borç nedeniyle icra baskısı altında kaldığını, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile müvekkiline karşı ikame edilen icra takibi kapsamında 27.03.2014 düzenleme 27.03.2014 ödeme tarihli 44.781,90-TL tutarındaki ... no.lu faturadan bahisle 32.064,29-TL asıl alacak ve 12.207,27-TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de işbu takipte müvekkilinden işlemiş faiz talep edilmesi mümkün olmadığını, takibe konu fatura yönünden müvekkilinden talepte bulunulmadığını, borçlunun temerrüdüne yönelik şartlar sağlanmadığını, taraflar tacir olup müvekkiline yazılı ihtarda bulunulması gerektiğini, fakat ne var ki noter, taahhütlü mektup, telgraf yahut güvenli elektronik imza ile müvekkiline ihtarda bulunulmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemişken 19.06.2018 tarihinde ikame edilen takip ile 2014 yılından itibaren, 4 yıl kadar uzun süreye tekabül eden işlemiş faizin takibe konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Açıklanan nedenle iş bu dosyada işlemiş faiz miktarı olan 12.207,27 TL'ye itiraz etmekte ve bu miktar için borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile müvekkiline karşı ikame edilen icra takibi kapsamında 10 adet çekten bahisle 195.000,00-TL asıl alacak 59.510,97-TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de işbu taleplerin kabulü mümkün olmadığını, müvekkilinin işbu çeklerden borçlu olmadığı yönünde mutabakata vardıklarını ancak davalı tarafın çekleri kaybettiğini beyan ettiklerini, davalının bu beyanı üzerine taraflar arasında çek teslim tutanağı düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin çeklerden borçlu olmadığı ilgili tutanaklar ile kesinleştiğini, bu nedenle müvekkiline karşı iş bu çeklerden dolayı icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin haciz baskısı altında olması ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğmaması adına .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas ve ... esas sayılı dosyalar ile başlatılan icra takiplerinin dava sonuçlanana kadar temınatsız olarak karar verilecek ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını; yargılama neticesinde müvekkilinin icra takiplerine konu fatura işlemiş faizinden ve 10 adet çekten borçlu olmadığının tespitini talep etmek zarureti hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya nezdinde müvekkilinin takibe konu 10 adet çekten borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya nezdinde müvekkilinin fatura işlemiş faizinden borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya yönünden çeklerin kaybedildiği bildirilmesine ve çek teslim tutanağı düzenlenmiş olmasına rağmen kötü niyetle icra takibi başlatılmış olması nedeni ile müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden kaynaklı olup, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında HMK'nın 115. maddesi gereğince kendiliğinden araştırması gerektiğini, tarafların dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceğini, bu kapsamda yetki derdestlik, husumet, görev, iş bölümü ve zamanaşımı itirazları mevcut olup davanın esasa girilmeden öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuka uygun olmadığını tekrarla birlikte teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin başlı başına hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı taraf, yukarıda sayılı hallerden birini dahi sağlamadığından ve buna dair herhangi bir gerekçe öne sürmeden ihtiyati tedbir talep etmiş ve ayrıca teminatsız şekilde karar verilmesini istediğini, şartları ve koşulları sağlamadığından öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise: alacağın % 115'inden az olmamak üzere teminat ödenmesi gerektiğini, davacının açtığı menfi tespit davasının takibi sürüncemede bırakmak kastı ile ikame edildiğini belirterek, davanın reddine, takibin ve hacizlerin kaldığı yerden devamına, davalı lehine ayrıca yargılama giderlerinin ve %20'den az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise: teminatın alacağın %115'i inden az olmamak üzere ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı takibe dayanak çek ve faturalar kapsamında işlemiş faizler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Her ne kadar davacının talebi işlemiş faizler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkin olsa da, davacı vekili 15/12/2023 tarihli dilekçesiyle takibe konu borcu ihtirazi kayıtla ödediklerini, davalarına İKK'nın 76. maddesi uyarınca İstirdat davası olarak devam edeceklerini beyan etmiştir. Davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuşsa da İİK'nın 72/8 maddesinde öngörülen seçimlik yetki kuralları dikkate alındığında mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalının diğer yönlerdeki gerekçesiz olarak öne sürülen derdestlik, husumet görev, zamanaşımı ve iş bölümü itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dava konusu takip dosyaları celbedilmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine 27/03/2014 düzenleme, 27/03/2014 ödeme tarihli ... no ve 44.781,90TL bedelli faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine davaya konu çeklere dayalı olarak icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, taraf şirketlerin ticari defter, dayanağı belge ve kayıtlar üzerinde tespit yaptırmak ve davacının dava konusu fatura ve çekler nedeniyle davalı yana borçlu olup olmadığının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 23/11/2021 tarihli raporunda; "Davalı alacaklı kayıtlarında davacı ile ticari ilişki kapsamında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibine konu 195.000,00 TL taleple bağlı alacak belirlenmiş olup, davacının bildirdiği dekontların fiziki olarak çeklerin davacıya iade edildiğine ilişkin davalı tarafından düzenlenen belgeler olduğu ancak çek bedellerinin ödenmediği şeklinde davalı tarafça kayıtlandığı ve dekont üzerinde de çek bedellerinin davacı hesabına borç kaydedileceğinin de yer aldığı bu nedenle çeklerin ödendiğine dair de belge bilgi bulunmaması sebebiyle salt dekont düzenlemiş olmasının ödeme olarak belirlemeye yeterli olmadığı varsa ödemelerin sunulması gerektiği ancak davacı tarafça rapor tanzim edilene kadar bu hususların tamamlanmadığı, bu takip dosyasında istenen faizin ise Yargıtay uygulaması kapsamında kambiyo vasfının kaybetmiş çeklere dayalı hesaplanması sebebiyle takip öncesi faizin dayanağının bulunmaması kapsamında nihai hukuki tavsifinin Sayın Mahkemeye ait olacağı , davalının diğer ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına ilişkin menfi tespite konu salt faiz hususundaki 12.207,27 TL için de takip öncesi temerrüt belgesi bulunmadığı için borçlu olmadığı" yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraflarca tebliğ olunmuş, rapora karşı itirazların değerlendirilmesi suretiyle alınan 28/04/2023 tarihli ek raporda; "Faize ilişkin davalı itirazlarının kök rapordaki tespitleri değiştirici mahiyette olmadığı, sonuç olarak temel ilişki kapsamında davalının elinde bulunan kambiyo vasfını yitirmiş çekler sebebiyle alacaklı olduğu usulüne uygun kayıtları kapsamında kök raporda belirtildiği, davacının ticari kayıt sunmadığı, ancak bildirdiği iddiasının dayanağı dekont ve çek çıkış bordrolarının mahkemememize" ait olacağı şeklinde görüş bildirmiştir. Heyete icra mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi dahil edilerek alınan 02/10/2023 tarihli raporda; "Dosyaya sunulan dekontların incelenmesinden borcun hukuki mahiyetinin değişmiş olduğu, söz konusu dekontların tanzim edilmesi ile çekten kaynaklı davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı hususunun davalı tarafından beyan ve ikrar edilmiş olduğu ve fakat aynı dekontu her bir çeke ait ödeme tutarının davacı hesabına borç olarak kaydedilmiş olduğu bilgisine de yer verilmek suretiyle de borç tutarlarının maddi hukuktan kaynaklı olarak devam eder vaziyette kalmış olduğu, huzurdaki davanın bir menfi tespit davası olduğu da değerlendirildiğinde, sadece takibe konu olan senetlerden kaynaklı bir borcun bulunup bulunmadığının değil, maddi hukuk hükümlerine göre takibe konu edilmiş borcun geçerli bir hukuki sebebinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekeceği, tüm bu açıklamalar ışığında davacının dekontlarda gösterilen borcun varlığının hukuki nitelik değiştirerek devam etmekte olduğU, dosya kapsamı incelendiğinde dekonta çeke ait bedelin davacı hesabına borç kaydedileceği belirtilmiş olup borç kaydedilen miktarla ilgili herhangi bir vade tespit edilmediği Dolayısıyla takipten önce davacının temerrüde düşürülmesine mümkün kılan herhangi bir hukuki işlem ya da hukuki işlem benzeri bir ihtarata da dosya kapsamında ulaşılamadığı, bundan dolayı takipten itibaren faiz talep edilebilmesinin mümkün olabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı talebinin takibe takibe konu edilmiş olan senetler yönünden senet bedellerinin ödenmek suretiyle borcun sona ermiş olduğuna ilişkin olmadığı, davalı tarafından imza edilen dekontlardan hareketle kambiyo senetlerinden kaynaklı sorumluluğun sona ermiş olduğuna yönelik olduğu, dekontlarda bulunan “tarafımıza ciro etmiş olduğunuz aşağıda dökümü bulunan bir adet çekiniz ekte İade edilmektedir. 20.000 TL hesabınıza borç kaydedilecektir” ifadesinden çekin iadesine ilişkin davalı tarafından iradenin açıklanmasıyla davacının çekten kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun artık söz konusu olamayacağını, fakat çek bedeli olan 20.000,00 TL'nin hesaba borç kaydedilmesiyle davacı açısından maddi hukuk yönünden bu miktarda borcun varlığını sürdürmeye devam edeceği dekont'ta geçen söz konusu ifadenin açıkça davacının artık kambiyo senedinden kaynaklı bir sorumluluğunun mevcut olmadığı fakat maddi hukuk anlamında her bir çek bedeli kadar sorumluluğun davacı üzerinde kalmaya devam edeceği dekont içeriğinde sözü edilen ifadelerin yorumlanmasında çekten kaynaklı herhangi bir borcun mevcut olmadığı fakat her bir çek miktarı kadar borcun davacı hesabına borç olarak kaydedilmesi suretiyle maddi hukuk anlamında davacının borçlandırıldığı, dekontta çeke ait bedelin davacı hesabına borç kaydedileceği belirtilmiş olup borç kaydedilen miktarla ilgili herhangi bir vade tespit edilmediği, takipten önce davacının temerrüde düşürülmesine mümkün kılan herhangi bir hukuki işlem ya da hukuki işlem benzeri bir ihtarata da dosya kapsamında rastlanılmadığı anlaşılmakla davalının takipten önce faiz talep etmesi mümkün olmadığı, faizin takip tarihinden itibaren talep edilebileceği anlaşılmakla davacı şirketin davaya konu takipler nedeniyle takip öncesi işleyen faiz miktarları kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davalı tarafından başlatılan takiplerin, borcun varlığı sebebiyle kötüniyetli başlatılmış icra takibi olarak nitelenmeyeceği, davacının itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına yönelik verilmiş bir tedbir kararı olmadığından da davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından tahsil edilen takip öncesi 59.510,97 TL işlemiş faiz ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından tahsil edilen takip öncesi 12.207,27 TL işlemiş faiz alacağı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen toplam 71.718,24 TL işlemiş faiz alacağının takipte tahsil edilen fer'ileri ile birlikte davalıdan İSTİRDATINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE 4-Alınması gereken 4.899,07-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 4.554,88‬-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭344,19‬-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 4.554,88‬‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 54,40 TL, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.804,40‬ TL'nin red ve kabul oranına göre 1.022,97TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafça yapılan pul-tebligat giderleri toplam 46,00TL yargılama giderinden aynı orana nazaran 33,63TL’sinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 31.200,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/298, K. 2023/1039, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-298-e-2023-1039-k-5a02161a7345