İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/507 E. 2025/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/507
- Karar No
- 2025/85
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/507 KARAR NO :2025/85 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:21/08/2024 KARAR TARİHİ:04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesi ... plaka sayılı aracın maddi hasar gördüğünü, söz konusu kaza... plakalı araç sürücüsünün köy içi yolda seyir halinde iken sarkmış halde bulunan telefon kablolarını aracın üst kısmına takılarak koparması sonucu kaza yerinde park halinde bulunan davacı şirkete ait olan ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana geldiğini, kaza sonrası polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağında kazaya sebep olan... plakalı aracın yüksekliğinin 3 metre 16 cm olarak ölçüldüğünü ve bu yüksekliğin yasal sınırlar içerisinde olduğunun tespit edildiğini, mevcut koşulların göz önüne alındığında kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurunun bulunmadığının, söz konusu kazanın ... A.Ş 'a ait kabloların olması gereken yükseklikten aşağıda ve sarkmış olmasından meydana geldiğini, davalı şirketin hem Borçlar kanunu kusursuz sorumluluk ilkeleri; hem de hat ve elektrik panosu bakımlarının , periyodik bakımların , gözetim ve kontrollerin zamanında yapılmamasından dolayı haksız fiilinden sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı araç ağır hasar gördüğünü ve tamire muhtaç hale geldiğini, aracın orjinalliğini yitirdiğini, meydana gelen kaza sebebi ile araçta ciddi hasar oluştuğun ve aracı uzun süre kullanamadığını, fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile ve tespit edilecek miktarlara olay/kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile olmak üzere davacının aracına ilişkin olarak ; 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli, her türlü vekalet ücreti, yargılama harç ve giderleri ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu yüzden yetki itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın, zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olup süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, meydana gelen kazanın oluşumunda davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, haksız fiilin unsurları bulunmayan somut olay kapsamında davanın reddine karar verilmesini, hasara sebebiyet veren... plakalı araç sahibinin kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın yetkisizlik ve zamanaşımı yönünden reddine, aksi kanaat hakim ise huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, 30/10/2022 tarihinde meydana gelen kazada davacının aracında meydana gelen zarardan dolayı değer kaybı ve araç mahrumiyeti bedelinin tazmini talebidir. Dava konusu uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminata ilişkin olup, yetkili mahkeme veya mahkemelerin tespiti ile davanın açıldığı yer mahkemesinin yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, kesin yetki kuralı olmayan tüm davalar için geçerli yetki kuralıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olup, 6100 Sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer. (Aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar) Somut olayda yukarıda belirtilen yetki kuralları değerlendirildiğinde; öncelikle HMK'nın 6. maddesi gereğince davalı şirketin yerleşim yerinin Ankara Adliyesi yetki sınırları içerisinde Altındağ'da olduğu anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nın 40. maddesinde, "Her tacir ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda davalı şirketin HMK'nın 6. maddesi anlamında yerleşim yerinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer olduğu açıktır. Diğer yetki kuralı ise, haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nın 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre trafik kazası Düzce’de meydana gelmiş olup, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkeme Düzce mahkemeleridir. Yine dosyada mevcut dava dilekçesine göre davacının yerleşim yeri Başkale/Van’dır. Davacının ikametgahı yetki kuralına göre yetkili mahkeme, kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği ve kazanın oluştuğu yer kuralına göre yetkili mahkeme, davalı şirketin yerleşim yeri kuralına göre yetkili yer mahkemesi yerine, davacı bu seçimlik yetkisini aşarak İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Tüm bu nedenlerle dava konusu uyuşmazlıkta, davalı tarafın süresi içerisinde ileri sürdüğü yetki itirazının kabulü ile davacının kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açmadığı, bu nedenle seçim hakkı davalı tarafa geçtiğinden, davalı vekilinin davalı şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu yönündeki beyanı ayrıca kazanın İstanbul (Çağlayan) Adliyesi yetki sınırları içerisinde meydana gelmediği gerekçesi ile yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Dava dilekçesinin yetki yönünden usulden REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepde bulunulmaması ve süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verilmesine, 4-HMK 331 md. gereğince harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili mahkemece karar bağlanmasına, 5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2025 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.