İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/108 E. 2025/347 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/108
Karar No
2025/347
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/108 Esas KARAR NO : 2025/347 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasında; ... esas ... karar sayılı 22/04/2021 tarihli ilamında davanın reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... esas ...sayılı 26/09/2024 tarihli ilamı ile kaldırılmış olup, yukarıdaki esasa kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15.01.2012 tarihli LPG Satım Sözleşmesi ve 06.01.2017 tarihli LPG İkmal Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi 31.12.2017 tarihinde sona erdikten sonra, sözleşmeyi devam ettirme iradelerine istinaden sözleşmenin uzadığını, ancak son dönemde taraflar arasında fiilen ürün alışverişi bulunmadığını, taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki fiilen sona erdiğini, ticari ilişkiler kapsamında müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile davalı tarafa verilen ... Bankası ... Şubesi’ne ait... tarihli, ... numaralı, 500.000 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi’ne ait 19.04.2018 tarihli, ... numaralı, 1.000.000 TL bedelli kesin teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararlarının verilerek, teminat mektuplarının davacı şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiğinin aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ayakta olup, sözleşmeler ayakta iken borcun bulunmadığı gerekçesi ile teminatların iadesinin talep edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle davacının davasının erken açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen 27.02.2020 Tarihli Fesih Protokolü'nün 1.3. maddesinde davacı tarafından 3630 ton karşılığı 399.300,00 USD kar mahrumiyeti borcu bulunduğu açıkça kabul ve ikrar edilmiş olup, söz konusu alacağın 210.000,00 USD'lik kısmı dava dışı ...A.Ş. tarafından müvekkili şirkete temlik edildiğini, açıklanan nedenlerle davacının müvekkil nezdinde bir borcunun bulunmadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacının usul ve yasaya aykırı haksız davasının esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Ticaret Odasına yazılan müzekkereye yanıt verildiği, .... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/596 esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce verilen kaldırma ilamı kapsamında ara karar gereğince 17.02.2025 tarihinde alınan bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmında; "Taraflar arasında 15.01.2012 tarihli “LPG Satış Sözleşmesi” ve 06.01.2017 tarihli “LPG İkmal Sözleşmesi” olmak üzere iki sözleşmenin bulunduğu, taraflar arasında 2012 yılındaki sözleşme ile başlayan dağıtıcılar arası ticaretin devam ettiği, 06.01.2017 tarihli “LPG İkmal Sözleşmesi” olmak üzere iki sözleşmesinin 31.12.2020 tarihinde sona ermiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklı teminat verme yükümlülüğü olmadığı, teminat mektuplarının limit amaçlı kullanıldığı teminat mektubu tevdi eden kişinin limitlerin sıfırlanması şartıyla teminat mektubunu iade almasına engel bir durumun olmadığı, davacı ... firmasının ...'a borcu olmadığı, Davalı tarafın da ...'ın cari borcu veya sözleşme kaynaklı borcuyla ilgili talepte bulunmadığı dava dışı ...'ın ...'dan alacağı tutarın temlik edildiğini belirttiği, teminat mektuplarında, taraflar arasındaki her türlü mal ve hizmet alımı teminat altına alındığı için, gerek 15.01.2012 tarihli LPG Satış Sözleşmesi'nden gerek 06.01.2017 tarihli “LPG İkmal Sözleşmesi'nden doğan alacakların işbu teminat mektupları kapsamında teminat altına alındığı, taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili olanlar dışında kalan alacakların, işbu teminat mektubu kapsamında teminat altına alınmadığı; bu kapsamda, haricen da dava dışı ...'tan temlik alınan alacak bakımından, teminat mektubunda bir kayıt/ifade bulunmadığı, dolayısıyla ...'tan temlik alınan alacağın teminat mektubunun kapsamına dâhil olmadığı, mali yönden yapılan tetkikte, davacı defterlerine göre, 120 Alıcılar hesabında davalıya yapılan satışların takip edildiği, 31.12.2019 tarihinde hesap bakiyesinin 536.093,05 TL olduğu ve bu tutarın davalının satışlarının takip edildiği 320 Satıcılar Hesabına virman edilerek 120 Alıcılar Hesabı bakiyesinin kapatılmış olduğu, 320 Satıcılar Hesabında ise, 12.06.2020 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğu, 10.09.2020 tarihinde dava konusu olan teminat senedinin paraya çevrilmesinden kaynaklı 1.000.0000,00 TL'nin kaydının yapıldığı, 30.09.2020 tarihinde de, 1.000.0000,00 TL teminat ödemesinin 136 nolu Diğer Çeşitli Alacaklar Hesabına virman kaydının yapılmış olduğu, dava konusu olan diğer teminat mektubu olan bu nedenlerle ... Bankası... Şubesi'ne ait 02.09.2013 tarihli, ...numaralı, 500.000,00 TL tutarlı teminat mektubun 136 Diğer Çeşitli Alacaklar Hesabına virman kaydının bulunmadığı, davalı ticari defterlerine göre ise; davacıya yapılan satışların 120 Alıcılar hesabında takip edildiği, 120 alıcılar hesabında, davalının davalıdan olan alacağı teminat mektubu mahsup edildikten sonra 438.898,98 TL olduğu, temlik işlemiş ve teminat mektubu mahsup işlemi öncesindeki hesap bakiyesinin 0,02 TL olduğu, 1.9.2020 tarihinde temlik açıklamasıyla 1.438.899,00 TL da alacağına yazıldığı ve bu tutardan 1.000.000,00 TL teminat mektubu tutarının mahsup edildiği, kalan alacağın böylece 438.899,00 TL olduğu, mali inceleme neticesinde, davacının davalıya temlik alınan borcun dışında bir borcu bulunmadığı, temlik alınan alacağın ise teminat mektubunun kapsamına dahil olmadığı, bu kapsamda teminat mektubu ile güvence altına alınan bir borcunun bulunmadığı" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının taraflar arasındaki 15/01/2012 tarihli LPG Satım Sözleşmesi ve 06/01/2017 tarihli LPG İkmal Sözleşmesi nedeniyle davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti ile, sona eren sözleşmeler kapsamında davalıya verilmiş olan ... Bankası ... Şubesi’ne ait ... tarihli, ... numaralı, 500.000 TL bedelli ve ... Bankası... Şubesi’ne ait ...tarihli, ...numaralı, 1.000.000 TL bedelli teminat mektuplarının davacıya iadesi istemine ilişkindir. Davacı tarafından, 15/01/2012 tarihli LPG Satım Sözleşmesi ile 06/01/2017 tarihli LPG İkmal Sözleşmesi kapsamında davalıya üç adet teminat mektubu verildiği, bunlardan dava konusu olmayan teminat mektubunun dava tarihinden önce nakde çevrildiği, taraflar arasında anılan sözleşmeler kapsamında bir ticari faaliyet kalmadığı, yine bu sözleşmeler nedeniyle davacının davalıya borcu da bulunmadığı, buna rağmen dava konusu iki teminat mektubunun haksız olarak davacı uhdesinde tutulduğu, sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle ihtarname ile mektupların iadelerinin talep edildiği iddia olunmuş sözleşmeler ve ihtarname dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş; davalı tarafından ise sözleşmelerin halen ayakta olduğu, dava dışı ...A.Ş'nin davacıdan olan başka bir sözleşmeye dayalı alacağının 210.000,00-USD'lik kısmının davalı ...A.Ş'ye temlik edildiğinin, bu temlik nedeniyle davalının davacıdan halen alacaklı olduğu savunulmuş ve dava dışı ... A.Ş ile davacı arasındaki fesih protokolü ile temlik sözleşmesi dilekçe ekinde dosyaya sunulmuştur. Buna göre uyuşmazlık; taraflar arasındaki dava konusu iki sözleşmenin sona erip ermediği, davacının bu sözleşmelerden ötürü davalıya borcu bulunup bulunmadığı, buna göre teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Sözleşmelerde teminat mektuplarına ve mektupların iadesi koşullarına ilişkin açık hüküm bulunmadığından mahkememizce; hem dava konusu edilen iki teminat mektubunun hem de davadan önce nakde çevrilmiş dava konusu edilmeyen teminat mektubunun, yalnızca dava konusu iki sözleşmenin teminatı olarak mı verildiği, sözleşmelerden doğan edimlerin taraflarca yerine getirilmeye devam edilip edilmediği, diğer ifade ile dava tarihi itibariyle sözleşme ilişkisinin tarafların açık ya da zımni ortak iradeleri ile bitirilip bitilmediği, davacının bu sözleşmelerden ötürü davalıya herhangi bir borcu bulunup bulunmadığı, davalının savunmasında ileri sürdüğü üçüncü kişiden temlik alınan alacağın dava konusu mektupların teminatı kapsamında olup olmadığı, buna göre davalının teminat mektuplarını uhdesinde tutmasının hukuki dayanağı bulunup bulunmadığı hususlarında, dosyaya mübrez teminat mektuplarının içeriği, sözleşme ve protokollerin, ihtarnamenin içeriği değerlendirilerek, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş ve yine HMK'nun 31 maddesi ile hakime yüklenen davayı aydınlatma yükümlülüğü uyarınca, taraflara bu husularda açıklama yapmak üzere süre verilmiştir. Davacı vekili 12/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıklamada bulunmuş, davalı vekili 24/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıklamada bulunmuş, dosya 01/07/2024 tarihinde bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve 17/07/2024 tarihli ara karar ile "Mahkememize ait ... (Yeni esas: ...) esas sayılı dosyasından verilen 17/09/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine," karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan 11/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sektörel uygulamalar dikkate alınarak düzenlendiği, yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşıldığından rapora itibar edilerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki ilişkinin kronolojisi bilirkişi heyeti tarafından dosya kapsamı ile defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir. Taraflar arasında 15.01.2012 tarihli bir yıl süreli "LPG Satış Sözleşmesi" ve aynı tarihli ek protokol imzalanmıştır. Taraflar arasında yazılı bildirim yapılması kaydıyla sözleşme süresinin bir yıl daha uzatılabileceği sözleşmede belirtilmiştir. Davacı ... tarafından Davalı ...'a sözleşmeden kaynaklı borçların teminat olarak... Bankasına ait... tarihli ... numaralı 500.000 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu verilmiştir. Taraflar arasında 06.01.2017 tarihli bir yıl süreli (01.01.2017-31.12.2017 arasında geçerli) "LPG İkmal Anlaşması" imzalanmıştır. Sözleşmenin sona ereceği tarihten en geç otuz gün öncesine kadar taraflar yazılı olarak itiraz etmediği taktirde sözleşmenin otomatik olarak birer yıl daha uzayacağı sözleşmede belirtilmiştir. Davacı ... tarafından Davalı ...'a sözleşmeden kaynaklı borçların teminat olarak... Bankasına ait ... tarihli ... numaralı 1.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verilmiştir. Davacı ... tarafından Davalı ...'a sözleşmeden kaynaklı borçların teminat olarak ... Bankasına ait ... tarihli ... numaralı 1.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verilmiştir. 01.09.2020 tarihinde dava dışı ... A.Ş. ile davalı ...arasında temlik sözleşmesi imzalanmıştır. İmzalanan sözleşmede dava dışı ...'ın davacı ...'dan olan 210.000 USD alacağını, Davalı ...'a temlik ettiği belirtilmiştir. Davacı ...02.09.2020 tarihinde, Davalı ...'a göndermiş olduğu ihtarnamede, akdedilmiş sözleşmenin süresi 31.12.2017 tarihinde sona erecekken tarafların sözleşmeye devam etme iradelerine istinaden sözleşme birer yıllık periyodlarla yenilenmiş ve sonunda tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmesi üzerine süre nedeniyle sözleşme sona ermiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmeler sona erdiğinden ve işbu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığından teminat mektuplarının bir gün içinde iade edilmesi gerektiği çerçevesiyle ifade edilmiştir. Davalı ... 10.09.2020 tarihinde, ... Bankası ...Şubesi'ne ait ... tarihli ... NUMARALI 1.000.000 TL bedelli kesin teminat mektubunu nakde çevirmiştir. Taraflar arasındaki 15.01.2012 tarihli bir yıl süreli "LPG Satış Sözleşmesi" sözleşmesinin sektörel karşılığını dağıtıcılar arası ticaret olarak adlandırabilir. Her iki firmanın da EPDK nezdinde LPG Dağıtıcı lisansı olup; bu firmalar kendi arasında LPG ticareti yapabilmektedir. Davacı ... firması, kendi istasyonlarına göndermiş olduğu LPG'yi bir başka LPG dağıtım şirketi olan ...Gaz firmasından tedarik etmektedir. Dağıtıcılar arası ticaret dağıtıcı -bayi ilişkisinden gerek işleyiş gerekse yasal prosedürler açısından farklı işlemektedir. Dağıtıcılar arası ticarete dağıtıcı-bayi arasındaki gibi sözleşme zorunluluğu EPDK nezdinde bulunmamaktadır. Dağıtıcı lisansına sahip firmalar kendi aralarında toptan LPG satışı yapabilirler. Fakat her dağıtıcı sadece kendi lisanslı bayisine LPG/Otogaz satışı yapabilir. Taraflar arasında 15.01.2012 tarihinde ilk sözleşme yapılmış olup yazılı bildirim yapılması şartıyla bu sözleşmenin bir yıl daha uzayabileceği sözleşmede belirtilmiştir. Fakat taraflardan istenilen bilgi ve belge taleplerinde her iki taraf; bu sözleşmenin uzatılmasına yönelik ilave yazılı bir sözleşme yapılmadığını beyan etmiştir. Bu durum tarafların sözleşme süresi bitmesine rağmen ticareti devam ettirdikleri anlamına gelmektedir. Aksi durumda 15.01.2013 tarihinde sözleşmenin sona ermesi veya bu tarihten sonra yeni sözleşme yapılması gerekirdi. Fakat dağıtıcılar arası ticarette taraflar arasındaki hukuki ve özel süreçler dışında EPDK nezdinde sözleşme zorunluluğu olmadığı için taraflar dağıtıcılar arası ticareti devam ettirmiştir. Bu kapsamda Davacı ... firması ilk sözleşmenin bittiği tarihten sonra 02.09.2013 tarihinde ilk teminat mektubunu ...'a tevdi etmiştir. Bu durum sözleşme süresinden bağımsız olarak tarafların ticaretinin devam ettiğini göstermektedir. Bu sözleşme tarafların birbirlerinden karşılık ürün alması ve alınan ürünlerin ödeme vadesine ilişkin koşulları düzenlemektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede teminat mektubundan bahsedilmemekte olup tevdi edilen teminat mektubunun, teminat mektubunun metni de incelenerek, ürün alımlarındaki 10 gün vade için limit amacıyla düzenlendiği değerlendirilmiştir. Taraflar arasında 06.01.2017 tarihli bir yıl süreli "LPG İkmal Anlaşması" imzalanmıştır. Bu sözleşme 2012 tarihli sözleşmeden farklı olarak karşılıklı olarak ikmal yapılmasıyla ilgili olmayıp ...'ın ...'dan LPG almasına yönelik sözleşmedir. Sözleşmenin sona ereceği tarihten en geç otuz gün öncesine kadar taraflar yazılı olarak itiraz etmediği taktirde sözleşmenin otomatik olarak birer yıl daha uzayacağı sözleşmede belirtilmiştir. Taraflardan istenen bilgi ve belge taleplerde her iki taraf sözleşmenin sona ermesinden sonra sürenin sona erdiğine veya uzadığına dair yazılı bir beyanda bulunmamıştır. 31.12.2017'de sona ermesi gereken sözleşme, taraflar süre bitiminden otuz gün öncesine kadar yazılı olarak itiraz etmediği için sözleşme süresi birer yıl uzamaya devam etmektedir. Buna ilave olarak ... sözleşmeyi sebep göstermeksizin 30 gün önceden yazılı bildirim yapmak kaydıyla feshedebilmektedir. Taraflar arasında sözleşme süresinin sona ermesi gerektiğine dair görüşü içeren ilk yazılı bildirim Davacı ... tarafından 02.09.2020 tarihinde gönderilen ihtarnamedir. Davacı ... bu ihtarnamede; akdedilmiş sözleşmenin süresi 31.12.2017 tarihinde sona erecekken tarafların sözleşmeye devam etme iradelerine istinaden sözleşme birer yıllık periyodlarla yenilenmiş ve sonunda tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmesi üzerine süre nedeniyle sözleşme sona ermiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmeler sona erdiğinden ve işbu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığından teminat mektuplarının bir gün içinde iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sözleşmenin birer yıllık periyotlarda otomatik olarak uzadığını varsaydığımızda 31.12.2020 tarihinden otuz gün öncesine kadar taraflardan birisi yazılı olarak sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmaktadır. Davacı ... firması göndermiş olduğu ihtarnamede sözleşmeyi feshettiğinden bahsetmemiş sadece tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmesi üzerine sözleşmenin sona erdiğini belirtmiştir. Tarafların bu ihtarname dışında sözleşmeyi devam etmek istemedikleri yönünde yazılı bir bildirim bulunmamaktadır. Buradan hareketle son uzatım süresinin sonu olan 31.12.2020'den önce 02.09.2020 tarihinde Davacı sözleşmeye devam etmeme beyanını yazılı olarak bildirmiştir. Bu tarih itibariyle sözleşmeyi feshettiğini bildirmediğinden sadece sözleşmenin geçersiz olduğunu belirtmesinden hareketle bu sözleşmenin 31.12.2020'de sona ereceği fakat bu tarihe kadar yürürlükte olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3 maddesinde ödemelerin ... tarafından sevkiyattan önce peşin olarak yapılacağı belirtilmiştir. Her iki sözleşmede de ...'dan teminat mektubu alınacağına dair bir ibareye yer verilmemiştir. Taraflar arasında 2012 yılında başlayan dağıtıcılar arası ticaret ilişkisi 2013 yılında alınan bir adet ve 2018 yılında alınan iki adet teminat mektubu ile devam etmiştir. Sözleşmelerde teminat mektubu alım ve iade koşulları belirtilmemişken ...'ın ...'a teminat mektubu tevdi etme nedeni sektörel uygulamada şayet yatırım vb. konuları içeren teminat mektubu alınmayacaksa ve sözleşmede teminattan bahsedilmiyorsa alınan teminatlar limit amaçlı olarak kullanılacak anlamına gelmektedir. Ödeme vadesini kullanabilmek için vermiş olduğu teminat mektubu kadar mektup sahibine limit açılır. Ödeme vadesi peşin olduğunda verilen teminat mektupları ise; cumartesi veya bankadan ödemez yapmanın mümkün olmadığı durumlarda ikmal yapmak istendiği durumlarda limit tanımlanması için verilebilmektedir. Veya sevkiyattan önce nihai fatura kesilmeden ödeme yapmak istemeyen müşteri sevkiyat yapılıp nihai fatura kesinleştikten sonra ödeme yapmak isteyebilir. Bu durumların hepsi ikmali yapan kişinin ürünü teslim ettikten sonra ödemeyi alamama riski doğurduğu için müşteri istemiş olduğu limit kadar teminat mektubu vererek ikmal yapan firmanın risklerini ortadan kaldırmış olur. Davacı ... İle dava dışı ... arasında, ... ile ... arasındaki ticari ilişkiden farklı olarak dağıtıcı-bayi ilişkisi bulunmaktadır. Dava dışı ... ile ... arasında akaryakıt bayilik ilişkisi bulunurken Davacı ... ile ... arasında LPG dağıtıcılar arası ticaret ilişkisi bulunmaktadır. Davacı ... firmasının Davalı ...'a tevdi ettiği teminat mektupları taraflar arasındaki dağıtıcılar arası ticaret ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlenmiştir. Bu durum teminat mektuplarının metin içeriklerinden teyit edilebilmektedir. Teminat mektubu metninden anlaşılacağı üzere tevdi edilen teminat mektubu; taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili bütün ticari işlemlere ilişkin düzenlenmiştir. Mektup metninde temlik veya dava dışı ...'a olan borçlardan bahsedilmemiştir. Teminat mektubunun taraflar arasındaki dağıtıcılar arası ticaret kapsamında düzenlendiği aşikâr olup tarafların bu konuda farklı bir beyanları da yoktur. Davacı ... firması 02.09.2020 tarihinde göndermiş olduğu ihtarnamede sözleşme sürelerinin sona erdiğine atıfta bulunurken aynı zamanda sözleşmeden kaynaklı borcu olmadığını belirterek teminat mektuplarının da iadesini talep etmiştir. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmemiş olması nedeni ile 31.12.2020 tarihine kadar devam ettiği belirtilmiş olsa da Davacı ...'ın talep ettiği mektup iadelerinin yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Raporda mali değerlendirme kısmında davacı defterlerine göre herhangi bir cari hesap borcu olmadığının belirtilmesine paralel olarak tevdi edilen teminat mektuplarının iadesi Davacı ...'ın limitlerinin sıfırlanması şartıyla gerçekleştirilebilir bir talep olarak sektörel açıdan yorumlanmıştır. Davalı ..., 10.09.2020 tarihli nakde çevirme talimatında “aramızda imzalanan anlaşma hükümlerini yerine getirmemesi ve borcunu ödememesi nedeniyle” ibaresine yer vererek 11.09.2020 tarihinde sona erecek teminat mektubunu nakde çevirmiştir. Davacı ...'ın Davalı ...'a dağıtıcılar arası ticaret ilişkisinden veya taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinden kaynaklı borcu bulunmamaktadır. Bu nedenle teminat mektubunun bu gerekçeyle nakde çevrilmiş olması sektörel açıdan ve sözleşme hükümlerine göre mümkün değildir. Davalı ...'ın dilekçelerinde de belirttiği üzere; nakde çevrilen teminat mektubu dava dışı ...'ın ...'dan olan alacaklarına karşılık nakde çevrilmiştir. Ayrıca tedbir koyulan veya iadesi istenen teminat mektuplarının da nakde çevrilme talebi aynı gerekçeye sahiptir. Banka teminat mektupları ile teminat altına alınan risk, aslında bankanın üstlendiği risktir. Bu kapsamda, banka tarafından verilen teminatın kapsamının belirlenmesinde, bankanın beyanı niteliğindeki teminat mektubunun içeriği esas alınır. Teminat mektubu, her ne kadar banka dışındaki iki taraf olan muhatap ve lehtar arasındaki ilişki için bir teminat içerse de teminat mektubu, mektubun verildiği sırada bankanın kabul ettiği riskleri kapsar. Öyle ki muhatap ve lehtar, aralarındaki mevcut anlaşmayı değiştirse, taraflar yeni yükümlülükler üstlense dahi, teminat mektubunun verilmesinin ardından gündeme gelen yükümlülükler, banka teminat mektubunun garanti kapsamının dışında kalır.(Bkz. Reisoğlu, s. 37), Somut olayda davacı tarafından verilen 3 adet teminat mektubunda da kullanılan ifadenin tutarlı olduğu tespit ediliş olup; sektörel inceleme kapsamında da belirtildiği üzere, teminat mektubu; taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili bütün ticari işlemlere ilişkin düzenlenmiştir. Teminat mektuplarında, taraflar arasındaki her türlü mal ve hizmet alımı teminat altına alındığı için, gerek 15.01.2012 tarihli LPG Satış Sözleşmesi'nden gerek 06.01.2017 tarihli “LPG İkmal Sözleşmesi'nden doğan alacakların işbu teminat mektupları kapsamında teminat altına alındığı kanaati hasıl olmuştur. Her ne kadar davalı taraf buradaki “...sair bütün ticari işlemlerinden doğmuş ve doğacak olan borçların teminatı olmak üzere” ifadesine dayanarak, temlik alınan alacağın da teminat kapsamında olduğunu iddia etmiş ise de buradaki ifadenin aslında “...bayilikle ilgili sair bütün ticari işlemlerinden...” şeklinde olduğu gözetildiğinde; taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili olanlar dışında kalan alacakların, işbu teminat mektubu kapsamında teminat altına alınmadığı dava dışı ...'tan temlik alınan alacak bakımından, teminat mektubunda bir ifade bulunmadığı, dolayısıyla ...'tan temlik alınan alacağın teminat mektubunun kapsamına dâhil olmadığı kanaati hâsıl olmuştur. Yaptırılan mali incelemede, teminat mektubunun kapsamına girmediği tespit edilen temlik alınan alacak dışında, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında bir borcun bulunmadığı, temlik alınan alacağın ise teminat mektubunun kapsamına dahil olmaması karşısında; davacı tarafın, davalı tarafa teminat mektubu ile güvence altına alınan bir borcunun bulunmadığı ve teminat mektuplarının iadesinin gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ... Bankası ...Şubesi’ne ait ...tarihli, ... numaralı, 500.000,00 TL bedelli ve ... Bankası ...Şubesi’ne ait 19.04.2018 tarihli, ...numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarınından dolayı davacının, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile teminat mektuplarının davacıya iadesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 102.465‬,00 TL harçtan peşin alınan 25.616,25‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 76.848,75‬ TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 7,80 TL vekalet harcı, 54,40 başvuru harcı ile 25.616,25 TL peşin harçtan oluşan toplam 25.678,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 21.350‬,00 TL (bilirkişi ücretleri, tebliğler ve posta) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 222.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/108, K. 2025/347, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-108-e-2025-347-k-4cea384cba22