İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/706 E. 2025/315 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/706
Karar No
2025/315
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/706 KARAR NO : 2025/315 DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 05/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın 09/082001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi uyarınca davalıya rücu ettiği ve ... 41. Noterliğinin .... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ...'ye bildirilen ... 25. İcra Dairesine ...esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin davalı tarafından ödenmemesi üzerine fazlaya, faize ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın ...'a ihbarına, haklı davanın kabulüne, müvekkili banka tarafından ... 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak yaptığı itirazın iptali ile davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... AŞ mudisi ... ve ... tarafından off shore kaynaklı mevduat alacağının tahsili için ... AŞ aleyhine açılan alacak davası neticesinde ... 4. Tüketici Mahkemesinin ...E.... K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 28.259 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir (Ek-1). Söz konusu karara karşı ... Bank AŞ ve müvekkil Kurumumuz tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E.... K. sayılı ilamında “18.11.1999 ibaresinin hükümden çıkarılarak 18.11.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont faiz oranı ibaresinin eklenmesine” açıklamasıyla davalı ... Bank AŞ hakkındaki kararın onanmasına, Davacı ... Bank A.Ş., ... 25. İcra Müdürli ... E. dosyasına ödediği işbu tutarı bu kez ... 41. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtanamesiyle müvekkil FON'dan, FON ile ... arasında imzalanan 09.08.2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında iade tazminini talep etmiş, müvekkil FON tarafından davacıya 07.06.2023 tarih ve 76101 (EK) sayılı yazı gönderilerek, ödemeye konu alacağın dayanağı olan mahkeme kararına karşı yapılan karar düzeltme başvurusunda zamanaşımı itirazında bulunulmaması sebebiyle her hangi bir ödemenin yapılmayacağı bildirilmiştir. Davacı ... Bank AŞ bu kez bahsi geçen alacak sebebiyle müvekkil FON aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında icra takibi başlatarak ödeme emri göndermiştir. Ödeme emrine konu borca müvekkil FON tarafından itiraz edilmiştir. Davacı tarafça itirazın iptali ve müvekkilimin %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebiyle dava açıldığını, ... ve ... BANK AŞ (...) arasında yapılan hisse devir sözleşmesinde yer alan ve doğacak her türlü borçtan ...'nin sorumlu olacağına ilişkin hükümlerin, ... hesaplardan doğacak borçları da kapsadığı şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığını, zira sözleşmelerde tarafların iradesinin bütün hal ve şartlar dikkate alınarak dürüstlük kuralına göre anlamlandırılması gerektiğini, ...hesapların sigorta güvencesi kapsam dışında olduğunu açıkca gösteren mevzuat hükümleri karşısında ... hesaplardan doğan borçlardan hisse devir sözleşmesi gereği müvekkil kurum ...’nin sorumlu tutulmasının bekleneyemeyeceğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun ... E., 22.04.2022 tarihli ve ...K. sayılı ilamında hukuki güvenlik ilkesi gereğince on yıllık mutlak zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak zarar verici fiilin gerçekleştiği tarihin esas alınması gerektiği görüşü doğrultusunda “..Mudilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiği…”şeklinde karar verilmiş olması dolayısıyla ana dosyada davacının davasının reddedilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve adil yargılamaya aykırılık teşkil ettiğini, bu karara karşı maddi hata dilekçesi verilmemesi ve temyiz kanun yoluna başvurmaması sebebiyle ... Bank AŞ'nin kusuru bulunduğunu, HMK’nın 326. maddesinde, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin hükme bağlandığını, maddi olayda hukuka aykırı hükmedilen vekalet ücreti alacağına karşı yargı yoluna başvurmanın asli müdahil olan ... Bank AŞ'ye ait olduğunu, kanun yoluna başvurmadan ve mahkemeye maddi hata dilekçesi vermeden... Bank AŞ tarafından ödeme yapıldığını, bu sebeple aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ödemesine davalının katlanmak zorunda olmadığını savunmuştur. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Gerek sözleşme hükümleri, gerekse yasa maddeleri uyarınca off-shore hesaplarından kaynaklanan davalar da dahil olmak üzere, devir öncesi döneme ilişkin olmak kaydıyla maruz kalınabilecek her türlü talepten davalı ...'nun tek başına tazmin yükümlülüğü altında olduğunu, bir başka ifade ile Müvekkil ...'a yöneltilebilecek bir talep bulunmadığını, sorumluluğun... Fonu'na ait olduğu hususu taraflar arasında süregelen uyuşmazlıklarda verilen kararlar ve bilirkişi raporları ile ortaya konulduğu gibi davacı ve davalı olmak üzere her iki tarafın beyanlarıyla da sabit olduğunu, bu bakımdan müvekkil ...'a husumet yönetilmeye çalışılması ve davanın ihbarı talebini kabul etmediğini, uyuşmazlık konusu borcun, doğrudan ve yalnızca ...'den tahsili talep edilebilecek bir borç olduğunu, bir başka ifade ile takip konusu alacağın borçlusunun müvekkil ... olmadığından işbu davada ve/veya ilerleyen dönemde müvekkil ...'ın borçtan doğan bir sorumluluğu bulunmamakta olup müvekkil ... hiçbir biçimde ödeme yükümlülüğü altında olmadığını beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Dava dışı ... AŞ mudisi ... ve ... tarafından ... kaynaklı mevduat alacağının tahsili için ... Bank AŞ aleyhine hükmedilen alacak ndenediyle davalı tarafa rücu için başlatılan ... 36. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, taraflar arasındaki hisse devir protokolü gereği davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ...l 36. İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 22/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bankacılık ve Ticaret hukuku konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi olarak... Öğ. Üyesi Barış Sipahi ve Baş uzman ...'un seçilmelerine, bilirkişilere bu hususta yerinde inceleme yetkisinin verilmesine ve tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...'ye devredilen Bankaların müşterileri tarafından açılan davalar kapsamında Banka yöneticilerinin mevzuata aykırı eylemleri sonucu Banka'nın Fon'a devir tarihinden önce üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu haller nedeniyle Dava -Takip-Soruşturma veya Benzeri ihtilaflardan ... ile ... A.Ş.'nin maruz kalabileceği her türlü zarardan dolayı 09.08.2001 tarihli ...'nin 6'ncı maddesi uyarınca davalı ...'nin sorumlu olacağının açık şekilde belirlenmiş olduğu, bu nedenle huzurdaki dava konusu alacaktan dolayı ...'nin sorumlu olduğu, bu nedenle Davacı ... BANK A.Ş.'nin ... 25. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ödemeden kaynaklanan 217.424,96 TL alacağını 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesine istinaden davalı ...'den talep edebileceği, bu nedenle davalının ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali gerektiği kanaati bildirilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Dava dışı ... AŞ mudisi ... ve ... tarafından tarafından ...kaynaklı mevduat alacağının tahsili için ... Bank AŞ aleyhine açılan alacak davası neticesinde ... 4. Tüketici Mahkemesi'nin... Esas ve ...Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 28.259,00 TL'nin 18/11/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş ve söz konusu karara karşı ... Bank A.Ş. ve müvekkil Kurumumuz tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2023 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verilmiş, Yargıtay kararına karşı karar düzeltme talep edilmiş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve...Karar Sayılı ilamı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davalı ... ile ihbar olunan ... arasında imzalanmış sözleşmenin 6.13. maddesiyle bir anonim şirket olarak hisseleri taraflar arasında satışa konu olan ancak kendisinin taraflardan ve satışa konu hisselerinden bağımsız ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... A.Ş. lehine, sözleşmenin hisse senedi satıcısı ... tarafından yerine getirilmek üzere bazı haklar tanınmıştır. Sözleşmeler, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, kural sadece sözleşmenin tarafları hakkında hükümler içerebilirler. Ancak bunun bir istisnası olarak sözleşmelerin, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiler lehine hükümler taşıması mümkündür. Buna başkası lehine şart veya üçüncü kişi yararına sözleşme denilir. Bu husus, sözleşmenin imzalandığı 09.08.2001 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 111. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:“C)Başkası Lehine ŞartI. Umumiyet İtibariyle Madde 111. Kendi namına akit yapan bir kimse, üçüncü şahıs lehine bir borç şart etmiş ise, o borcun ifasını talebetmek hakkını haizdir. Üçüncü şahıs veya o borçta üçüncü şahsa halef olanlar dahi, iki tarafın niyetine veya örf ve âdete tevafuk ettiği takdirde, borcun ifasını şahsan talebedebilirler. Bu takdirde üçüncü şahıs veya onu istihlaf edenler bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya beyan ettiklerinden itibaren alacaklının borçluyu ibraya hakkı kalmaz.” Aynı husus daha sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 129. maddesinde de şu şekilde tekrarlanmıştır: “C. Üçüncü kişi yararına sözleşme I. Genel olarak MADDE 129- Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.” Davalı ... ile ihbar olunan ... aralarında imzaladıkları 09.08.2001 tarihli bu sözleşme ile kendi aralarındaki hisse devrinin yanında hisselerin ait olduğu ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... A.Ş. isimli üçüncü kişi lehine başkası lehine şart veya üçüncü kişi yararına sözleşme denilen yolla bazı haklar oluşturmuşlardır. Bu üçüncü kişi, daha sonra ayrı bir tüzel kişi olan ... A.Ş.’ye bütün hak ve borçlarıyla birlikte iltihak ederek birleştiğinden, bu sözleşmedeki hakkın halefi de ... A.Ş. olmuştur. .... A.Ş. daha sonra ticari unvanını değiştirerek ... Bank A.Ş. ismini almışsa da ticari unvan değişikliği haklarda ve borçlarda hiçbir değişiklik meydana getirmeyeceğinden, anılan sözleşmedeki üçüncü kişi artık davalı ...Bank A.Ş. Olmaktadır. HDS hükümleri çerçevesinde ...’nin sorumluluğu yukarıda belirtilen 4 şarta bağlanmıştır. ...’nin yükümlülüğü ... ve Banka’nın maruz kalabileceği parasal yükümlülüğe dayanmaktadır. ... Kurumu ile Banka’nın maruz kalabileceği parasal yükümlülüğün ise Banka ortaklarının açmış olduğu veya açacağı davalar ile banka müşterilerinin banka aleyhine açmış olduğu veya açacağı davalar ile banka yöneticilerinin mevzuata aykırı eylemleri sonucunda Banka’nın 3 üncü kişilere sorumlu olabileceği haller ile ortaya çıkması öngörülmüştür. Ayrıca bunların dışında devir tarihinden önceki herhangi bir işlemden kaynaklanabilecek hallerin ortaya çıkmasıyla ... ve bankaya yönelik her türlü talebin oluşması da ...’nin yükümlülüğü altına alınmıştır. Sözleşmeye göre ... Kurumu dışında Banka’nın da maruz kalabileceği her türlü taleplerden kaynaklanan parasal yükümlülüğün ortaya çıkması da ... garantisi altına alınmıştır. Dava konusu ...mevduat uygulamaları ile ilgili olarak alınan yargı kararları ile Banka off shore mevduat ile ilgili parasal yükümlülüklere maruz kalmaktadır. Bu durum HDS kapsamında ...’nin sorumluluğu altına Alınmıştır. Somut olayda da ... 4. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı kararına istinaden hükmedilen bedellerin davacılar tarafından ödendiği anlaşılmakla yukarıda açıklandığı üzere ödenen bu bedeller 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi'nin 6.13. Maddesi gereği TMSF yükümlülüğünde olduğundan, davacı bankanın dava dışı kişilere ödediği tutarı ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kabulü ile; davalının ... 36. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 217.424,96-TL asıl alacak, 6.948,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 224.373,50-TL üzerinden asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi ile devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının ... 36. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 217.424,96-TL asıl alacak, 6.948,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 224.373,50-TL üzerinden asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi ile devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan peşin alınan 2.709,87TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 35.899,76TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 16.016,00TL (1.016,00TL tebliğler ve posta, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025 Katip *e-imzalıdır Hakim *e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/706, K. 2025/315, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-706-e-2025-315-k-dbef7862ff92