İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/399 E. 2024/812 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/399
- Karar No
- 2024/812
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/399 Esas KARAR NO :2024/812 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:14/06/2023 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... 'nin hakim ortak olduğu, özel hukuka tâbi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, ... tarafından açılan ihalelere katılan müvekkilini, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, Davacı ile Davalı arasında 21 Kasım 2016 tarihli “Avrupa Yakası Ana Ulaşım Yollarında Geometrik Düzenleme (UTK) Bakım, Onarım ve Yapım İşi Kapsamında 3. Bölge 3. Grup İşine ait Sözleşme” (Bundan böyle “Sözleşme” olarak anılacaktır.) akdedilmiş olduğunu, Davacı ile davalının işçileri arasında herhangi bir asık-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, taşeronda çalışmış işçilerin davacıya asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde söz konusu işçilere, icra zoru altında yüklü miktarda ödemeler yapmak zorunda kalındığını, icra zoru altında ödenmiş olan bedellerin, personelin taşeronda çalıştığı süreyle sınırlı şekilde oranlayarak taşerona rücu ettiğini, bu kapsamda taşeron davalıya muhtelif tarihlerde muhtelif tarihli faturalar tanzim ve tebliğ edildiğini, Sözleşme'nin 29. maddesi "Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” Hükmünün bulunduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 34/5. Maddesinde ise “Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır.” hükmüne yer verildiğini, taraflar arasındaki Sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereği söz konusu bedellerin ödenmesinin Taşeron'un sorumluluğunda olduğunun açıkça belirtildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının sorumluluğunun bulunduğunun varsayımında dahi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. Maddesi uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca işçinin 3 aylık ücreti ile sınırlı olduğunu, söz konusu hüküm m.36/2'de şu şekilde ifade edildiğini; "Ücret alacağı olan işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez." Anayasa Mahkemesi'nin 19/9/2019 tarih ve 2019/... E, 2019/... K sayılı ilamıyla işçilere ödenen işçilik alacaklarının alt yükleniciye rücu edilebilmesinin, sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi mümkün olduğunun kararlaştırıldığını, Bu doğrultuda davacının tüm çabalarına rağmen fatura bedellerinin ve cari hesap alacağının tahsil edilememesi karşısında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ederek takil yapmış olduğu itiraz neticesinde tanzim edilen takiplerin durduğuna ilişkin tensip zabıtlarının ise tebliğ edilmediğini, Davacının tanzim ettiği faturaların içeriğinde hangi icra dairesinin hangi esas numaralı dosyası kapsamında ve hangi İşçi için ödeme yapıldığı açıkça belirtilmiş olduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takip çıkışının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması talep edilmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacı tarafça, davalı alt işveren işçilerine ödenen işçilik tazminatının rücuen tazmini isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... 5. İcra Dairesine müzekkere yazılarak 2022/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 49. İş Mahkemesine müzekkere yazılarak 2021/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 2. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2022/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 2. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2022/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 6. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2019/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 6. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2019/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 6. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2019/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 10. İş Mahkemesine müzekkere yazılarak 2017/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 10. İş Mahkemesine müzekkere yazılarak 2017/...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu hizmet döküm cetveli ve işyeri unvan listesi celp edilmiştir. ... Merkez Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu hizmet dökümü ve işyeri unvan dökümünü celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan ödeme miktarından, Davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'nin, kendi dönemi nedeniyle rücuen sorumluluğunun tam olduğunun kabulü halinde 76.917,75 TL., TBK 167 Md. göre Y4 olduğunun taktir edilmesi halinde ise 38.458,88 TL. olabileceği hesap edilmiştir. Davacının, itirazın iptalini talep ettiği ....İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasının takip çıkış rakamı 4.465,68 TL. olup, takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmemiş, dava dilekçesinde harca esas değer olarak da 4.465,68 TL gösterildiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 26/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"incelenen davacı defter, cari hesabına göre, davacının davalı şirket adına 21 adet yansıtma faturası düzenlediği, bu faturaların toplam tutarının 38.482,24 TL olduğu, icra dosyası kanalıyla yapılan tahsilatın ise 34.016,56 TL olduğu, buna göre, davacı defterlerine göre davalıdan 4.465,68 TL alacaklı olduğu, ancak, dosyada mübrez 06.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, işçilik ödemelerinin yapıldığı icra takip dosyaları incelenerek, davacı şirket tarafından dava dışı işçilere yapılan ödemenin toplam 76.917,75 TL'sı olduğunun, bu tutarın TBK md 167'ye göre yarısının 38.458,88 TL olduğunun belirtildiği, davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu rücü/yansıtma faturalarının toplam tutarı ise 38.482,24 TL olduğu, arada 38.482,24 TL - 38.458,88 TL = 23,36 TL tutarında fark bulunduğu, neticede, mevcut icra dosyalarından yapılan ödemelere göre, davalı payına düşen tutar 38.482,24 TL olduğundan, davalı tarafından yapılan 34.016,56 TL ödeme mahsup edildikten sonra takipte talep edilebilecek alacak tutarının 4.442,32 TL'den ibaret olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafça, davalı alt işveren işçisine ödenen kıdem tazminatının rücuen tazmini isteminden ibaret olan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin akdi ilişki kurulduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından alt işverenin (yüklenici) sorumlu olup olmadığı, sorumluluk miktarının ne olacağı hususundadır. Genel olarak; "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir."(23.HD 2019/296 E-2020/340 K,2019/1047 E-2020/2188 K) Taraf arasındaki sözleşmenin 29. Maddesinin göndermesiyle Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5 maddesi gereği işçinin ücreti ve türevlerinden yüklenicinin sorumlu tutulduğu belirlenmiştir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını ilgili alt işverene rücu edebilir. 22.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı "Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. Ve 12. Maddeleri değiştirilmiş ve kıdem tazminatının alt işverene rücu edebilmesi için bu konuda sözleşmede açık hüküm bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Ancak değinilen kanun hükümleri Anayasa Mahkemesi'nin 19.09.2019 gün 2019/42 Esas, 2019/73 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden uygulanma imkanı kalmamıştır. Anayasa'nın 153.maddesi gereğince, Anayasa Mahkemesi Kararları geriye yürümez. Geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi olduğu belirtilmiştir. Ancak kanun hükmünün hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir. (HGK'nın 21/01/2004 gün ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar, 03/02/2010 gün ve 2010/4-40 Esas, 2010/54 karar sayılı kararları) Davacı asıl işverenin rücu alacağının 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından kaynaklı davacının dava dışı işçilere ödenen işçilik tazminatlarından davalının sorumluluğunun tam olduğunun kabul edilmesi halinde 76.917,75 TL, 1/2 olduğunun takdir edilmesi halinde 38.458,88 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunu usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu kanaati hasıl olmuştur. Kural olarak her yüklenici çalıştırdığı işçinin işçilik haklarından kendi çalıştırdığı dönemle sorumludur. Aynı işin devamı niteliğinde davacıya bağlı yerlerde hizmet verip dava dışı işçiyi çalıştıran diğer firmalar için de sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler çerçevesinde davacıyı sorumlu tutmak mümkün değildir. Buna göre davacı kurum davalı firmanın işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden işçilik alacaklarını davalıdan isteme hakkına sahiptir. Davacı kurum tarafından ödenen kısmın rücuen tahsiline ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılması gerekir. Sözleşmede ve sözleşmenin eki şartnamelerde tarafların sorumluluklarına dair düzenleme bulunması halinde bu düzenlemenin uygulanması gereklidir. 2014 tarihinden sonraki döneme ilişkin yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince kaldırıldığı da göz önüne alındığında bilirkişi raporunda hesaplanan alt işverenin çalıştırdığı dönemle ilgili sorumluluk miktarı esas alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiği anlaşılmış ve davalının toplam sorumluluğunun 76.917,75 TL olduğu kanaatine varılmış, davacı tarafından yapılan tahsilatların takiple talep edilen 4.465,68 TL'lik miktarı karşılamadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının iptali ile takibin 4.465,68-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 893,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının iptali ile takibin 4.465,68-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında (893,13 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 305,05 TL nispi karar harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 125,15 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 4.465,68-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 385,40 TL(179,90TL BVH, 25,60 TL VSH, 179,90 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.530,00 TL ( 230,00 TL tebliğler ve posta, 5.300,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır