İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/120 E. 2024/641 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/120
Karar No
2024/641
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2023/120 KARAR NO:2024/641 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:21/02/2023 KARAR TARİHİ:12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ... nolu nakliyat emtia blok sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... firmasına ait “pompa ve ekipmanları” emtiasının davalının taşıyıcı sıfatı ile sorumluluğunda olan taşıma sürecinde kayıp olmak şeklinde tam zayi olduğunu, taşıma ve sevk evrakı, tutanak ve beyannameler ile zayi olan emtia zararının sabit olduğunu, Sigorta ekspertiz çalışması ile tespit edilen 10.558,75 USD zarar için bu miktar tazminatın sigortalıya 28.12.2022 tarihinde ödendiğini, Davalının uluslararası hava kargo taşıma kuralları ve Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre sınırlı sorumlu olduğu ve bunun da 3.564,00 USD hesaplandığını, bu nedenle ödenen tazminattan kısmen rücu imkanından yararlanıldığını, davacının sigortalısına halef sıfatı ile işbu rücuen tazminat davasını ikame ettiğini, 3.564,00-USD tazminatın ödenme tarihi olan 28.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının 1 yıl vadeli vadeli Dolar mevduatına uyguladığı en yüksek ticari avans faizi oranı üzerinden faiz, yargılama gideri, avukatlık ücretiyle birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, 18.04.2023 tarihli cevap dilekçesinde, davanın reddini ve dava dışı ... Kargo firmasına ihbarını talep etmiş, özetle; ... numaralı konşimento ile İrlanda'dan Türkiye'ye taşınan gönderide meydana geldiği iddia olunan kayba ilişkin olup uyuşmazlık konusu gönderinin davalı şirket tarafından taşıması yapılmış, davacı tarafça gönderilerin taşıma esnasında kaybolduğu iddia edildiğini, Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanmakta olup somut olaya, 01.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Varşova Konvansiyonu'na ek 4 sayılı Montreal Protokolü) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Sigortalı tarafça, usulüne uygun ve süresinde kayıp bildirimi yapılmamış olduğunu, ekspertiz raporunda yer alan hasar tarihi 08.02.2022 olarak gözükmekte olup aynı raporda "sorumluluğun kabul edildiğine" ilişkin dayanak gösterilen e-posta ise 21.04.2022 tarihli olduğunu, 21.04.2022 tarihli e-postada da tazminat sorumluluğunun doğduğunun kabulüne ilişkin hiçbir ifade yer almadığını, Kısmi kayıp söz konusu olduğu için bildirim ile kayıp olan emtia bulunası için gerekli aksiyonların alınmamasından davacının sigortalısının sorumlu olduğunu, Basiretli tacir gibi davranmayarak süresinde inceleme ve ihbarda yükümlülüğünde bulunmayan tacir bunun külfetlerine katlanmakla yükümlü olduğunu, Süresinde ihbarda bulunmayan tacir bu zararına razı olmuş olup ayrıca süresinde ihbarda bulunmayarak müvekkilin araştırma faaliyetlerini de zorlaştırdığından TBK madde 52 uyarınca müvekkil aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini, Dava dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporuna dayanılarak müvekkil şirket aleyhine işbu dava ikame edilmişse de uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanan davalara, mutlaka konunun uzmanı bilirkişi tarafından rapor verilmesi gerektiğinden uyuşmazlığın aydınlatılması için uluslararası hava taşıması ve sigorta alanlarında uzman bilirkişiler tarafından dosyanın incelenerek aydınlatılması gerektiğini, Dava konusu gönderi, 3 kap 180 kg olarak taşınmaya alınmış olup, sigortalı tarafça süresinde olmayan bildirimde 1 kap 60 kg teslim alındığı, 2 kap 120 kg kayıp olduğu ileri sürüldüğünü, 160 kg üzerinden hesaplama yapılan ekspertiz raporu sigortalının beyanını da aşar nitelikte hatalı olduğunu, davalının sorumluluğu olduğu kanaatine varılsa dahi bu hesaplama 120 kg üzerinden yapılması gerektiğini, 18.03.2022 tarihinde 120 kg eksiklik bildirimine ilişkin e-posta dilekçe ekinde sunulduğunu, Davacının ödeme tarihi olan 28.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda 1 yıla kadar vadeli Dolar mevduatına uyguladığı en yüksek ticari faizi talebi de yerinde değildir. Zira, Montreal Protokolü'nün 23/1 maddesi mucibince, SDR'nin milli paraya çevrilmesi karar tarihindeki kurdan yapılması gerektiğini, Her ne kadar sorumluluğumuzu kabul etmemekle birlikte aleyhimize tazminata hükmedilmesi halinde müteakip taşıyıcıya rücu edilebileceğinden davanın ... adresinde mukim Büyük Mükellefler Vergi Dairesine ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı ... Kargo Servisi esini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 15/04/2021 tarihli taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar tazmini davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 20/06/2023 tarihli ara karar ile dosyanın hava taşımacılığı alanında uzman sigorta ve sektör bilirkişiye tevdii ile alacak ve tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 03/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının yasal halefiyet dayalı olarak davalıya rücuen tazminat talep edebileceği, Taşımaya alınan emtianın 1 kap, 180 kg olarak taşımaya alındığı ve 3 adet konusunda taşıyıcının taşıma senedinde açık taahhüt yer almadığı, Taşıma 08.02.2022 tarihinde tamamlanmasına karşın, 14 gün bildirim süresinde hasar veya kısmi zayi bildirimi yapılmadığı, tutanak veya sair bir belge ile de hasar-kısmi zayi iddiasının ortaya konulmadığı, davalının taşıma sürecinde kısmi zayi-kayıp iddiasının sabit olmadığı, bu nedenle iddia edilen rücuen tazminat konusu zarardan sorumlu tutulamayacağının değerlendirildiği, Davalının sorumlu tutulması ihtimalinde, davacı sigortacı ödeme tarihi kurları gözetilerek azami 3.514,76 USD tazminattan sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı tarafça sigortalı dava dışı ... firmasına ait pompa ve ekipmanları emtiasının zayi olduğunu, davalının taşıyıcı sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğunu, sigorta ekspertiz çalışması kapsamında tespit edilen 10.558,75 USD zararı ödendiğini, davalının uluslararası hava kargo taşıma kuralları ve Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre sınırlı sorumlu olduğu ve bunun da 3.564,00 USD hesaplandığından bahisle iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça ilgili mevzuat kapsamında kayıp ihbarının bulunulmadığı, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir. Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla; taşıma 08.02.2022 tarihinde tamamlanmasına karşın, 14 gün bildirim süresinde hasar veya kısmi zayi bildirimi yapılmadığı, tutanak veya sair bir belge ile de hasar-kısmi zayi iddiasının ortaya konulmadığı, davalının taşıma sürecinde kısmi zayi-kayıp iddiasının sabit olmadığı, bu nedenle iddia edilen rücuen tazminat konusu zarardan sorumlu tutulamayacağının değerlendirildiği kanaatinin bildirildiği, Montreal Konvansiyonu madde 18/4 gereği hava kargo taşıma sürecinin tamamlandığı yine hasar veya kısmi zayi zararlarında Montreal Konvansiyonu madde 31/2 kapsamında 14 gün içine yapılması gereken hasar ihbarı yapılmadığı, taşıma süreci sonunda dava dışı Yuriçi Kargo ile ... arasında kısmi zayi tespit edilmediği, zararın paket içinde eksik yüklenme veyahut teslim sonrası paketten ayrılma gibi sebeplerden de kaynaklanabileceği, süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı, mail yazışmalarında eksikliğin teyit edilmediği, hasarın meydana gelme zamanı da bu sebeplerle tespit edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan (427,60 TL) maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan .1.147,90TL harçtan mahsubu ile geri kalan720,3TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan (30.000,00 TL) nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.12000 TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne arşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/120, K. 2024/641, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-120-e-2024-641-k-1ee4d593796f