İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/759 E. 2024/817 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/759
Karar No
2024/817
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/759 Esas KARAR NO :2024/817 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:23/11/2021 KARAR TARİHİ:19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen kredi sözleşmesi kaynaklı borcun nedeniyle takip başlatıldığını, davalıların ... AŞ'den kullanılan kredi sözleşmesine ilişkin borcunu bugüne kadar ödemediği gibi yasal süresi içinde borcun tamamına ve faize haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiklerini, itirazları üzerine takibin durduğunu, işbu davayı açmadan önce hukuki uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabulucuya başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcunun bulunmadığını, takibe konu kredi sözleşmeleri ve kat ihtarı içeriğinden dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptanığını, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, bu itibarla hangi döneme kapsadığının belli olmadığı işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine %20 oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, hesap kat ihtarının usulüne uygun gönderilmediğini ve verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, talep edilen temerrüt faizi oranının fahiş olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı gerçek kişiler cevap dilekçelerinde imza inkarında bulunduklarından grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 28/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmında; "Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; İnceleme konusu sözleşmedeki imzalar ile ... ve ...’nun karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile ...’a ait 10.09.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ... ve ...’e atfen atılmış imzaların ... ve ...’nun eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bankacı bilirkişiden alınan 03/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "22.10.2018 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan; Toplam 1.185.449,01 TL talep edebileceğinin hesaplandığını, davacı bankanın 22.10.2018 takip tarihi itibarı ile davalılardan; taksitli ticari kredi için 1.009.456,00 TL asıl alacak tutarı üzerinden, takip tarihinden tamamen tahsiline kadar %32,40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi talep edebileceğini, muhtelif alacaklar için 141,00 TL asıl alacak tutarı üzerinden, takip tarihinden tamamen tahsiline kadar %40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi talep edebileceğini, tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığı" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası içerisine alındığı, ...'a yazılan müzekkere cevabı, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından sunulan ...'e ait imza örneklerinin asılları, Beykoz ve Ümraniye İlçe Nüfus Müdürlükleri tarafından sunulan ...'na ait imza örneklerinin asıllarının dosyamız arasına alındığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı temlik eden ... AŞ.'nin davalı borçlu şirkete kullandırdığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı borçlu ve kefiller aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlular aleyhinde dayanak toplam 1.204.733,14 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %50,00 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davalı kefiller takip dayanağı sözleşmede yer alan imzalara itiraz etmiş iseler de yaptırılan bilirkişi incelemesi ile imzaların davalıların eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davacı banka ile davalı ... arasında 10/09/2015 tarihinde 2.500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalı kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefillerin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı oldukları anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 2.500.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizini düzenleyen 33. maddesinde "…temerrüt tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden en yüksek kredi faiz oranına yüzde yüz ilavesi ile bulunacak oran üzerinden hesaplanacak olduğunu ve bulunacak bu faiz üzerinden BSMV ve KKDF tahakkuk ettirileceğini kabul ve beyan eder.”şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür. Davacı tarafça bu maddeye göre temerrüt faizi belirlenip takip talebinde %50 oranında temerrüt faizi talep edilmiş ise de davacının temerrüt faizi hesabının bilirkişi tarafından yapılan incelemede emsal HGK kararına göre emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz esas alınarak yapılan hesaplamadan daha yüksek olduğu anlaşıldığından bilirkişi tarafından fiilen uygulana akdi faiz oranına göre dava konusu taksitli kredi için hesaplanan % 32,40 oranı ile yine dava konusu muhtelif alacaklar için % 40 oranı mahkememizce de uygun bulunduğundan raporda tespit edilen oranlara itibar edilmiştir. Davacı bilirkişi raporuna itiraz ederek ekinde sunduğu faiz genelgesi doğrultusunda hesaplama yapılmasını talep etmiş ise de ekli belgelerin somut olayda emsal kredilerde fiilen uygulanan akdi faiz oranlarını içerir bir belge olmadığından itiraza itibar edilmemiştir. Davacı tarafa alacağı temlik eden ... AŞ. tarafından.... Noterliğinin 15.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 1.178.854,82 TL yönünden hesabın 04/10/2018 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, davalılar adına çıkarılan tebligatların 17/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davalıların 19/10/2018 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 03/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek alacak hesap edilmiş olup, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-.... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 1.009.597,00 TL asıl alacak, 158.428,96 TL işlemiş faiz, 9.539,36 TL kat sonrası işlemiş faiz, 6.891,97 TL faizlerin BSMV'si, 991,72 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 1.185.449,01 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren taksitli ticari kredi için yıllık %32,40, muhtelif alacaklar için yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 237.089,80 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 80.978,02 TL harç bedelinin davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 8,50 TL vekalet harcı, 5.034,10 posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 5.042,60 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 4.961,88 TL yargılama giderinin davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen bedelin davanın kısmen kabul kısmen reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.338,23 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen bedelin davanın kısmen kabul kısmen reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 21,77‬ TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar yönünden hesap olunan 177.962,86 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar yönünden hesap olunan 19.284,13 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ...’na verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne , davalı vekilinin yüzüne ( e duruşma ) karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/759, K. 2024/817, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-759-e-2024-817-k-96ecb32ee425