İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/511 E. 2023/552 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/511
Karar No
2023/552
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/511 KARAR NO:2023/552 DAVA:ALACAK DAVA TARİHİ:30/07/2021 KARAR TARİHİ:19/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davalı aleyhine ödenmeyen fatura alacağının tahsili için ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe ve borcun tamamına haksız olarak itiraz edildiğini, sonrasında ayrı bir dilekçe ile yetkiye de itiraz edilip takibi durdurulduğunu, borca itirazla birlikte yapılmayan yetki itirazının reddi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini, dava şartı olan arabuluculuk kurumuna müracaat edildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki 16.08.2019 tarihli ve 2019 — 2020 öğretim dönemi servis işine yönelik sözleşme uyarınca, iş gören olarak, davalı şirket ile davacı şirketin işlettiği okul öğrencilerinin velileri arasında münferit taşıma sözleşmeleri yapılacak, bu sözleşmelere dayalı olarak davalının yapacağı toplam cirodan hostes ve KDV giderleri düşüldükten sonra %12 katkı payının davacı şirkete ödeneceğini, bu bağlamda öğrencilerinin servis sözleşmeleri uyarınca hesaplanan 19.156,25.-TL'lik tutarın servis hizmet okul payı bedeli olarak 16.12.2020 tarih ve ... fatura numarası ile fatura edildiği, ancak davalı borçlu şirketin borcunu ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatma zorunluluğunun doğduğunu, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun belirli ve likit olan borcunu ödememesi üzerine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bu nedenle dava değerinin yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemece resen göz önüne alınacak sebeplerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız yetki itirazının kaldırılması ve ... İcra Dairesinin yetkili olduğunun kabulüne, davalının, borca, ferilerine ve yetkiye itirazı ile duran ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası üzerindeki itirazın iptali ile başlatılan takibin devamına, davacı şirketin alacağının semeresiz kalmaması adına borçlunun elindeki veya üçüncü şahıslar nezdindeki taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer hakları üzerinde ihtiyati haciz tesisine, dava konusu alacağın likit ve belirli olması ve davalının haksız itirazı ile takibin durmasına sebep olmasından dolayı, alacak miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Harçlar Kanunu m.29/3'e göre icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini ” talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adresinin Prof. ... Caddesi ... Sokak No: 10 K:1 D:5 Ataşehir, İstanbul olması sebebiyle görevli mahkemeler İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu, ilgili icra takibine ilişkin, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığı, davacının ilgili faturayı müvekkile göndermediği, icra takibiyle haberdar olduğunu iş bu sebeple borca itiraz edildiği açık olduğu, davaya konu fatura müvekkili şirkete gönderilmemiş olduğu, bilgisi dışında hazırlanarak icra takibine konu edildiği, müvekkili şirket , icra dosyası ile beraber faturadan haberdar olduğu, ayrıca icra itiraz dilekçesinde de takip dayanağı fatura ödeme emri ile müvekkiline tebliğ dahi edilmediğini, davacı yanın , usulüne aykırı işlemler yaparken , tarafınca dosyadan fatura örneği alınarak aynı gün ilgili şikayet ve bildirim gerekli tüm merciilere yapılmış olduğu, müvekkili fatura ilişkin itirazlarını 03.03.2021 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğü faturayı kabul etmediğine dair dilekçe verdiğini, davaya konu olan faturanın bağlı olduğu sözleşmeye ilişkin %12 katkı payı talepleri her ne kadar mevcut olsa da 15.03.2020 tarihinde Ülkemizde ve dünyada salgın hastalık olan kovid sebebiyle 2019-2020 eğitim öğretim dönemine yıl sonuna kadar ara verildiğini, Mart ayı sonu itibariyle hizmet veremeyen firmadan ücret talebi mücbir sebepten dolayı talep edilemeyeceğini, sözleşme dava dosyasında mevcut olup, sözleşmenin yürürlükte ki tarih aralığı 01.08.2019 tarihinde başlar 31.07.2020 tarihinde biter şeklinde düzenlendiğini, davacı tarafın düzenlemiş olduğu fatura tarihi 16.12.2020 olup taraflar arasında sözleşme süre bakımından bağlayıcılığını kaybettiğini, mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerle ile Usulsüz yapılan tüm aşamaların reddi ile, yeniden ön inceleme yapılarak cevap ve delillerimizin değerlendirilmesine, davanın usulden reddine, davanın yetkisiz yerde açılmış olması sebebiyle yetkisizliğine, davacının başlatmış olduğu icra takibinin iptaline, haksız ve haksız kazanç sağlamak maksadıyla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, 14/12/2021 ara karar ile iddia ve savunma hudutları doğrultusunda dosya içeriği delil ve belgeler üzerinde davacının alacağının varlığının ve miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 28/03/2021 tarihli raporunda bilirkişi; davacı tarafından davalı adına 16/12/2020 tarihinde servis hizmeti okul payı bedeli açıklamalı 16.234,11-TL + KDV (19.156,25-TL tutarında fatura tanzim edildiği, fatura ekinde bulunan öğrenci listesinde, 83 öğrenci için yıllık toplam 193.095,00-TL sözleşme tutarı olduğu, tutar karşılığında 19.156,25-TL %12 kar payı hesaplaması bulunduğu, hazırlanan tabloda %12 kar payı tutarının dahil sözleşme bedeli üzerinden %0,99 olarak hesaplandığının tespit edildiği, davacı tarafından sunulan car ihesap ekstresinde davalı adına 16/12/2020 tarihli dava konusu faturanın kayıtlarında bulunduğu, hesap ekstresinde 2020 yılında başka bir hareket bulunmadığı tespit edildiği, davacı tarafından davaya konu e dilen faturanın Aralık 2020 döneminde satış bildirim formu olan BS formu ile beyan edildiği tespit edildiği, davalı vekili ile yapılan görüşmede davacı taraf ile ticari ilişkisi olmadığı, davalı tarafından davaya konu edilen faturadan sonraki tarihlerde haberdar olduklarını, faturayı kayıtlarına alınmadan ... Vergi Dairesine sunulan yazı ile iade edildiğini beyan ederek incelemeye ve dosya ... Vergi Dairesine verilen yazıyı sunduğu, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak alacak ve dosya kapsamında inceleme yapılmasına karar verildiği, davacı şirketin merkez adresinin ... olması nedeni ile yerinde inceleme yapılamadığı, davacı vekili ile yapılan görüşmeler sonucunda cari hesap ekstreleri ile BA BS formlarının dijital ortam üzerinden dosyaya ve incelemeye sunulduğu, davalı vekili tarafından dosyada cevap dilekçesi sunulmadığından icra dosyasındaki bilgilerinden davalı vekili ile iletişime geçilmiş olduğu, davadan yeni bilgileri olduğu beyan edildiği, davalı vekili ile yapılan görüşmeler sonucunda davacı ile ticari ilişkileri olmadığı, takibe ve davaya konu edilen 149.156,25-TL tutarlı faturadan itiraz süresi geçtikten sonra haberdar oldukları ve faturayı ... Vergi Dairesine sunulan yazı ile işleme ve kayıtlarını almadıkları beyan edilmiş olduğu, ve incelemeye herhangi bir ticari defter sunulmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihinin 16/08/2019 olduğu, sözleşme süresinin 01/08/2019-31/07/2020 tarihlerini kapsadığı, ilgili dönemin covid-19 pandemi nedeni ile eğitim öğretime ara verilen yıla ait olduğu, davacı şirket tarafından servis hizmeti okul payı açıklamalı fatura tarihinin 16/12/2020 olduğu tespit edildiği, davalı şirketin okul öğrencilerine hizmet verip vermediği, öğrencilerden servis ücreti kazancı sağlayıp sağlamadığı dosya içeriği belgelerden tespit edilemediği, davacı şirketin yasal defterlerinin şirket merkez adresi olan ... ilinde incelenerek ilgili dönemde hangi öğrencilerin servis hizmetinden faydalandığının ve ticari kayıtlarının incelenebileceği, davalı şirketin davaya konu döneme ait ticari defter ve kayıtları ile ilgili okul öğrencilerine servis hizmeti sağlayıp sağlamadığı, servis hizmeti kazancının tespiti için ilgili ticari defter ve kayıtlarını mahkemenin uygun göreceği bir tarihte incelemeye sunmaları halinde yeniden rapor tanzim edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 11/10/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın davacı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak ve uyuşmazlık konusu faturaların hangi döneme ilişkin olduğu hususunda tüm dosya kapsamı hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 31/01/2023 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2020 yıllına ilişkin ticari defterlerinin açılış kapanış tasdikleri yasal süresi içinde yapılmış olduğu, TTK ve VUK göre uygun olduğu, defterlerin delil kudresine haiz olduğu, davacı şirket davalı şirkete 2020 yılında 1 adet toplamda 19.156,25 TL kdv dahil fatura düzenlendiği, düzenlenen faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olduğu, dava dosyası incelendiğinde davacı ve davalı arasında 16/08/2019 tarihinde sözleşme imzaladıkları görüldüğü, sözleşme 01/08/2019-31/07/2020 tarihleri arasında yapılmış olup sözleşme süresi 1 yıl olduğu, süre dolduktan sonra yeni bir sözleşme düzenlenmediğinin görüldüğü, dosya içeriğinde davalı tarafından davaya konu olan faturadan sonraki tarihlerde haberdar olduklarını, faturayı kayıtlarına almadıkları, ... Vergi Dairesine sunulan yazı ile iade ettiklerini beyan ederek incelemeye ve dosyaya ... Vergi Dairesine yazı ile sunmuş oldukları görüldüğü, davacının Aralık ayı B formu bildiriminde 1 adet 16.234,00-TL tutar olarak Uluçınar Vergi dairesine süresi içinde beyan edildiğinin görüldüğü, muavin ve ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 19.156,20-TL alacaklı olduğunun görüldüğü sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA VE DELİLLER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; Dava, taraflar arasındaki taşımacılık sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeniyle 2004 sayılı İİK madde 67 gereğince itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yine mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 582). Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır. COVID- 19, ilk olarak 2019 yılının Aralık ayında Çin’de görülmeye başlamış, 11 Mart 2020' de Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın ilan edilmiş, Ülkemizde de ilk vaka 01/03/2020 tarihinde ortaya çıkmış ve giderek yayılmıştır. Olayın ifaya engel olan sonuçları ise daha sonraki tarihlerde ortaya çıkmaya başlamıştır. Mesela uzun süre sokağa çıkma yasağı kararı verilmiştir. Ulaşıma kısıtlamalar getirilmiştir. Eğitime ara verilmiştir. Dolayısı ile COVID- 19 salgının mücbir sebep teşkil ettiğinin kabulü gerekmekte olup bu hususta eğitime ara verilen döneme ilişkin tespit yapılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Taraflar arasında fatura alacağından kaynaklı takip başlatıldığı, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere taraf ticari defter ve kayıtları ile alacağın varlığı ve miktarının tespit edildiği, pandemi dönemine denk gelen dönem mücbir sebep sayılarak bu 3 aylık dönem yönünden davanın reddine karar verilerek ve en niyahetinde davalı tarafça diğer dönemler yönünden ödeme olgusunun ispat edilemediği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 12.770,83-TL asıl alacak, üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 12.770,83-TL asıl alacak, üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 872,37-TL nispi karar harcının, peşin alınan 337,07-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 535,30-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 6-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 6.966,80-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam ‭404,87‬-TL (59,30-TL BVH , 8,50-TL VSH, 337,07-TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.533,75-TL (433,75-TL tebliğler ve posta, 2.100,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.639,41-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davadaki kabul ve red oranına göre; 854,07-TL ‘sının davalıdan, ‭465,93‬-TL’sının davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2023 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/511, K. 2023/552, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-511-e-2023-552-k-a27559e67a9f