İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/260 E. 2025/390 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/260
- Karar No
- 2025/390
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/260 Esas KARAR NO : 2025/390 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : 13/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkil durumu icra müdürlüğü tarafında 20.03.2025 tarihinde fiili haciz uygulaması için gelindiğinde fark ettiğini, müvekkiller tarafında bahse konu borç ... A.Ş.'nin alt kuruluşu olan ...Şirketi tarafından ... 28. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı esas numaralı dosyasına ödenmiş ve dosya haricen tahsil sonucu kapatıldığını, iş bu nedenle davamızn... Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini, müvekkillerin ... A.Ş. Şirketine başkaca herhangi bir borcu bulunmazken bazı alacakların ...A.Ş.'ye temliki sonucu müvekkile hacize gelinmiş ve haciz uygulanmış olması haksız ve hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilin ... A.Ş.'ye olan tüm borcunu ödemiş bakaca bir borcu bulunmadığını, yukarıda izah edilen nedenler ile öncelikle ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında tedbiren durdurulmasına karar verimesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; Dava dışı temlik veren ... A.Ş. Tarafından ...A.Ş.'ne ile müşterek borçlu müteselsil kefil olan diğer davacılar ...ile ...'a kullandırılan krediler ve kredi kartlarına ilişkin alacağının tahsili amacı ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ile borçlular/davacılar hakkında takibe geçildiğini, akabinde dava konusu icra dosyası müvekkil tarafından temlik alındığını, icrai işlemlere devam edilirken davacılar/ borçlular tarafından işbu menfi tespit davası ikame edilmiş olup haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin inceleme yapılması durumunda, kötü niyetli, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın ve tazminat talebinin reddine, dava kötüniyetle ikame edildiğinden davacıların %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, menfi tespit talebi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davanınmenfi tespit talebi istemine ilişkin olduğu, bu nedenle eldeki davanın dava tarihi itibariyle "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu ve Mahkememizin 15/04/2025 dosya inceleme tutanağının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekiline; Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(2).maddesi gereğince ''...arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin SON TUTANAĞIN aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunmasının, bu süre içerisinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin'' kendisine ihtarına (ihtar edilemedi, tebliğ ile ihtarın yapılmış sayılmasına)" karar verildiği, işbu tensip tutanağının davacı vekiline 22/04/2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilince arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama SON tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olmasına karşın davacının davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, zira Mahkememizce davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunmasına ilişkin süre verilmesine karşın davacı vekilince arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama SON tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığının görüldüğü, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 ile 115/3 maddeleri çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bu nedenlerle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2-3 maddeleri ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, 2023/1743 Esas ve 2023/1362 Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 9.522,13-TL harçtan mahsubu ile kalan 8.906,73-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md.7/2 gereğince 30.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13.06.2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır