İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/553 E. 2024/518 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/553
Karar No
2024/518
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/553 Esas KARAR NO : 2024/518 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket (...) ile davalı şirket ... Ltd. Şti. arasında ''..." adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolünün akdedildiğini ve müvekkili ile davalı bayi arasında bayilik dikey ilişkisinin kurulduğunu, davalılardan ...'nun ise, 20.07.2018 tarihli Bayilik protokolünde, Protokolün 3.1.1 maddesinde belirlenen borçlarının 75.000,00-TL'sine kadar olan kısmına 10 yıl süresince garantör olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğinden kefil olarak davalılık sıfatını kazandığını, ayrıca davalı ...'nun 20.07.2018 tarihli bayilik sözleşmesini GARANTÖR olarak imzalayarak, sözleşmenin "Garantörlük" başlıklı 49.maddesine göre bayinin doğmuş ve doğacak olan tüm borçlarına 3.şahsın fiilini taahhüt anlamında olmak üzere garanti ettiğini kabul ettiğini, müvekkili şirketin beş yıl boyunca kendi logosu ve markası altında satış yapılacağı inancı ile sözleşmeden ve bayilik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmiş olmasına karşın davalı yanın daha sözleşmenin ilk yılında satış taahhütlerini yerine getirmediğini, davalı bayinin satış taahhüdünü yerine getirmediği gibi ... 3.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmek sureti ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini olağan bitiş süresi olan 24/09/2024 tarihinden önce tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini beyanla sözleşmeden ve yasalardan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini hakları ile her bir alacak kalemiyle ilgili fazlaya ilişkin tüm talep ve hataya ilişkin düzeltme hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; -20/07/2018 tarihli Bayilik Protokolü’nün 4.maddesinde öngörülen blok cezai şart tutarı olan 50.000,00-USD karşılığı 188.880,00-TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte, -Satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart alacaklarının şimdilik 1.000 USD'lik kısmının karşılığı 3.777,60-TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte, -24/04/2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 46.maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği 30.10.2019 tarihinden, sözleşmenin olağan bitiş süresi olan 24/09/2024 tarihine kadar olan dönem bakımından müvekkili lehine hesaplanacak kar mahrumiyeti alacağının ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL'sinin sözleşmenin feshedildiği tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, -Davalı bayiye teslim edilen ariyet ve demirbaşlardan iade edilmeyenlerin aynen ve hasarsız şekilde davacı müvekkili şirkete iade edilmesine, aynen iade mümkün değilse tespit edilecek olan rayiç değerlerinin ileride artırılmak üzere şimdilik 5.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, TÜM ALACAK KALEMLERİNİN -davalılardan ...' nun 75.000,00-TL'sine kadar sorumlu olması kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, -Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, sözleşmeye davayı alacak davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davanın konusunun sözleşmeye dayalı alacak davası olduğu kanaatine varılmakla "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu ve Mahkememizin 16/03/2023 tarihli duruşma tutanağının (3) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekiline; davalı ...'ya yönelik eldeki davayı açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuş ise ilgili arabulucuk tutanağının aslını Mahkememize sunması için kendisine Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(2).maddesi gereğince ''...arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunmasının, bu süre içerisinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin (ihtar edildi)" karar verildiği ve verilen süre içerisinde davacı vekilince herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi davalı ...'ya yönelik eldeki davayı açmadan önce arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 19/09/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''Davalı ... aleyhine açılan davanın işbu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına" karar verilerek dosyanın Mahkememizin 2024/553 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; eldeki davanın arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olduğu, davacı tarafın, davalı ... açısından eldeki davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, bununla birlikte yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bu nedenlerle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2 maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davalı ... aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, 3-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 24/09/2024 Katip ¸ Hakim ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/553, K. 2024/518, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-553-e-2024-518-k-59ebba37744a