İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/314 E. 2025/472 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/314
- Karar No
- 2025/472
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/314 Esas KARAR NO : 2025/472 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 09/01/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 28. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile haciz ve muhafaza işlemleri yapıldığını, müvekkili ...'ın yaşadığı adreste icra memuru nezaretinde gelindiğinde davalı vekilince, evde bulunan eşyaların haczedildiğini, ve muhafaza altına aldığını, müvekkili ...'ın ödeme yapacağını, haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılmamasını istediğini, beyan ettiğini, ancak haciz tutanağına bu beyanının geçmediğini, davalı tarafından bu kez 30.000,00 TL ödeme yapılması, icra dosyasına kefil olunması ve yeni bir kambiyo senedi düzenlenmesi şartı ile haciz ve muhafaza işleminin yapılmayacağının dile getirildiğini, müvekkili ...'ın 30.000,00 TL tutarı bir araya getiremediğinden akrabası olan ...'dan yardım istediğini ve müvekkili ...'ın haciz esnasında 30.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemenin de haciz tutanağına yazılmadığını, akabinde diğer müvekkillerinin icra dosyasına kefil olduğunu, yeni bir senet düzenlendiğini, ve bu dört kişinin senede borçlu olarak imza attığını, ayrıca 23/12/2022 tanzim tarihli 09/01/2023 ödeme tarihli, 89.500,00 TL tutarlı bir adet kambiyo senedini de imzaladıklarını, senetten anlaşılacağı üzere senet bedelinin nakden alındığının yazıldığını, ancak müvekkilleri ile davalı arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığını, müvekkillerinin davalıya böyle bir borçlarının bulunmadığını, söz konusu senedin tehdit ve baskı altında düzenlendiğini, müvekkillerinin mağdur olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; müvekkillerinin 89.500,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya okun protokol ve ödeme aracı olan bononun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, borçluların serbest iradeleri ile imzaladıklarını, davacının iddialarının gerçeğe usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispata yeterli delil ibraz edemediğini, davacı tarafın borçlu olmadığını ispata yarar herhangi bir belge sunamadığını, ve müvekkilinin alacaklarının muaccel olduğunu, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava icra takibinden önce bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası, ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası, protokol aslı ve bono aslı delil olarak değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında tüm delillerin toplanıldığı dosya kapsamında bilirkişi incelemesini gerektirir bir husus olmadığı kanaatiyle 13/03/2025 tarihli celsenin 9 numaralı ara kararı uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda dosya kapsamı hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda davalı tarafından davacılar aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyası üzerinden 2.000.000,00 TL bedelli bono nedeni ile 90.544,00 TL asıl alacak 271,63 TL komisyon olmak üzere toplam 90.815,63 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takibe başlandığı, davacıların ödeme yapacağını belirtmesine rağmen haciz işlemlerinin devam ettiği, 30.000,00 TL ödeme, kefalet ve yeni bir kambiyo senedi düzenleme şartı öne sürüldüğü, davacı ...’ın 30.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak bu ödemenin haciz tutanağına yazılmadığı, davacıların icra dosyasında kefil oldukları ve 89.500,00 TL bedelli kambiyo senedini davacı ...'a yaşadığı konuta hacze gelinmesi nedeni ile haciz baskısı altında imzaladıklarını iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına konu bono incelendiğinde dava dışı ... Şirketi tarafından keşide edildiği, 30/11/2022 tanzim tarihli, 01/12/2022 vade tarihli olduğu alacaklısının dosyamız davalısı ...A.Ş olduğu, nakden kaydının bulunduğu, dosyamız tarafları arasında imzalanan düzenleme tarihi bulunmayan protokol incelendiğinde, davacılar tarafından takip konusu bononun ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyasına dair düzenlendiği, davacılar tarafından anılan dosya borçlarının kabul ve kafalet edildiğinin, dava konusu bononun teminat senedi olarak verilmediğinin davacılar tarafından kabul edildiği ve bononun 09/01/2023 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacıların iddiasına dayanak haciz tutanağı incelendiğinde davalının davacı ...'dan olan alacağı için 23/12/2022 tarihinde haciz tutanağında yazılı olan adrese haciz için gidildiği, haciz mahallinde dosyamız davacılarından ...'ın haciz mahallinde hazır bulunduğu, borcunu bildiğini ve süre verilirse borcunu ödeyeceğini beyan ettiği, dava dışı ...Şirketinin adresinde aynı tarihte gerçekleştirilen hacizde ise; adreste ...'ın bulunduğu, adresin ... Şirketine ait olduğu, borçluları tanımadığını beyan ettiği, yapılan aramada dava dışı ... Şirketine ait herhangi bir kıymetli evraka rastlanılmadığının belirtildiği tespit edilmiştir. Yukarıda içerikleri açıklanan dosya içerisinde bulunan tüm evraklar, taraf beyan ve savunmaları dikkate alınarak, somut olay değerlendirildiğinde davacılar tarafından davacı borçlunun ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına konu borcuna karşılık dava konusu bononun imzalanarak verildiği, yapılan protokolle borçlu olan davacı ...'ın ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına konu borcuna kefalet edildiği, davacı ...'ın borcun varlığını kabul ettiği ve beyanını tutanağa geçirerek imzaladığı, haciz tutanağında davacı borçlu adına yapılan herhangi bir ödemeye yer verilmediği, dava konusu bononun haciz baskısı altında verildiğinin haciz tutanağında yazılı olmadığı, haciz uygulanan konutun davacılardan ...'a ait olduğu iddia edilmesine rağmen diğer davacıların da bonoyu imzaladığı, bono da nakden kaydının yazılı olduğu, bononun sebepten soyut olduğu göz önüne alındığında, TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükümleri uyarınca dava konusu senedin icra baskısı altında verildiğine ilişkin vakıanın davacılar tarafından ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın tazminat talebi yönünden ise İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın borçlu konumunda olan davacı lehine kabulüne karar verilmiş olması ve davalı alacaklının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olması gerekmektedir. Davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davacının tazminat talebinin İİK'nın 72/5. maddesi'ndeki koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında 10/01/2023 tarihinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması nedenleriyle davalının tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği kabulü ile takip tarihi itibariyle 89.500,00-TL'nin %20'si oranında 17.900,00-TL tazminatın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği kabulü ile takip tarihi itibariyle 89.500,00-TL'nin %20'si oranında 17.900,00-TL tazminatın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.528,44-TL peşin harcın mahsubu ile artan 913,04-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/07/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*