İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/711 E. 2024/571 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/711
Karar No
2024/571
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/711 Esas KARAR NO:2024/571 DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ:07/11/2023 KARAR TARİHİ:03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı bankanın, müvekkili şirketin faaliyetleri gereği müvekkili şirket lehine ve şirket sahibi müvekkili ... kefaletiyle tahsis edilen krediye istinaden, müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Mevkii, 8625 ada, 4 parselde kayıtlı; -A Blok, Zemin Kat, A2 Giriş, 13 no.lu bağımsız bölüm ile -A Blok, Zemin Kat, A3 Giriş, Zemin Kat, 15 no.lu bağımsız bölüm, üzerine davalı banka lehine 07.09.1999 tarih, ... yevmiye numaralı ve 1.derecede 50.000,00-TL bedelinde ipotek tesis edildiğini, müvekkili şirketin, işi gereği bankadan almış olduğu tüm çekleri kullandığını, aynı zamanda tüm teminat mektuplarını davalı bankaya ibraz ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle müvekkili şirkete ait taşınmazlara ilişkin ipoteğin kaldırılması işleminin gerçekleştirilmesi gerektiğini, ancak davalı bankanın, müvekkili şirketin iade etmiş olduğu teminat mektupları için komisyon tutarı ve sigorta primi borçlarını gerekçe gösterilerek taraflarından asıl alacak olarak belirtmiş oldukları komisyon tutarı + sigorta poliçesi prim borcu olduğu iddia edilen 2.250,00-TL bedelin ... 6.Noterliğinin ... yevmiye numaralı 06.11.2006 tarihli ihtarname keşide edilerek, taraflarınca ödenmesini talep etmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davalı bankanın ipotek koyduğu taşınmazı satmak üzere 2022 yılı başlarında ilgili tapu müdürlüğüne gittiğinde üzerinde davalı bankanın ipoteğinin olduğunu ve satışın gerçekleşebilmesi için ipoteğin kaldırılması gerektiği bilgisini aldığını, bunun üzerine müvekkilinin, davalı bankaya borcunun olmamasına rağmen ipoteğin neden kaldırılmadığına ilişkin bilgi almak üzere davalı bankaya başvurduğunu, müvekkilinin başvurusu üzerine davalı banka tarafından, müvekkilinin DASK Sigorta primlerinden kalan borç bakiyesi 1.655,42-TL, Noter İhtarname Masrafları 97,13 TL ve Teminat Mektubu Komisyon masrafı 547,00 TL olmak üzere toplam 2.299,55-TL bedelin 21.03.2022 tarih itibariyle faizi ile birlikte toplam 19.826,81 TL borcunun olduğunu ve işbu borcun ödenilmeden ipoteğin kaldırılmayacağının belirtildiğini, davalı bankanın müvekkilini zor ve sıkışık bir durumda bırakmasından dolayı müvekkilinin 24.05.2022 tarihinde davalı bankaya 20.000,00-TL haksız ve hukuki mesnedi olmayan bedelli borcu ödemek zorunda kaldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, banka müşterisi olan müvekkili tarafından teminat mektup asılları davalı bankaya ibraz edilirken DASK sigorta poliçe masraflarının davalı banka tarafından tahsil edilmesi gerektiğini, ancak davalı bankanın, müvekkilinin kredi hesabını kapatmadığı gibi 07.09.1999 tarihinden bu yana ipotek koymuş olduğu taşınmaz hakkında müvekkilinin elbet bir gün tasarruf yetkisini kullanacağını bildiğinden bahisle müvekkilinin bilgisi, izni ve onayı olmadan taşınmaza ilişkin DASK sigorta poliçe masrafları olan 1.655,42 TL bedeli yatırmış ve işbu ana paraya faiz eklenerek müvekkilini haksız olarak borçlu çıkardığını, müvekkilinin davalı banka ile aktif olarak çalıştığını ve işbu bankada parasının bulunduğu başka hesaplarının olduğunu ancak davalı bankanın haksız yere ve müvekkilin onayı olmadan yatırmış olduğu DASK poliçe masraflarını müvekkilin diğer hesaplarını kullanarak yatırmamış olduğunu, tüketici yasalarında bankanın ihtarname ücretini tüketicinin ödemesi gerektiğine ilişkin herhangi bir yasa hükmü bulunmadığını, işbu nedenle davalı bankanın talep etmiş olduğu ihtarname masrafı ve ihtamame masrafına uygulanan faize itiraz ettiklerini ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödenen bedelin geri ödenmesini talep ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, müvekkilin teminat mektubu asıllarını davalı bankaya ibraz etmiş bulunduğunu ancak işbu teminat mektup asılları davalı bankaya ibraz edilirken teminat mektuplarının komisyon masraflarının davalı banka tarafından tahsil edilmesi gerektiğini beyanla davanın kabulü ile sebepsiz zenginleşme nedeni ile davalı tarafa haksız ödenen 20.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davacının işbu davasına karşı zaman aşımı def'inde bulunduklarını, ayrıca HMK'nın 119, 120 ve 121.maddeleri gereğince, davacının dava dilekçesinde dayandığı tüm delilleri bildirmesi, dilekçesi ekinde mahkemeye sunması ve örneklerini davalı tarafa tebliğ ettirmesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, müvekkili bankaya davacı şirketin ödediği meblağın iddia edildiğinin aksine 20.00,00-TL değil sadece 16.466,09-TL olduğunu, 3.533,91-TL'nin davacı şirketin vadesiz TL hesabında bulunduğunu, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine, müvekkili banka tarafından yapılan söz konusu tahsilatların; yasaya, hukuka ve davacı şirket ile müvekkili banka arasında imzalanmış bulunan sözleşmelere tümüyle uygun ve haklı tahsilatlar olduğunu, müvekkili banka ile davacı şirket ''çek karnesi kredisi" ve "teminat mektubu kredisi" olmak üzere kredili çalışmaya başladığını, bu kredilerin teminatı için 2 adet taşınmazın ipotek alındığını, söz konusu taşınmazlar için teminat mektuplarının risk çıkışının yapıldığı 2007 yılına kadar Dask ve İşyeri Paket Sigortası yapıldığını ve bu tarihten sonra sigortalamanın sonlandırıldığını, ancak teminat mektubu komisyon ödemelerinden kalan kısımlar ve sigorta bedelleri için tahsilatın sağlanamadığını, davacı şirketin müvekkili bankaya olan borçlarını 2022 yılı başında tapu müdürlüğüne gittiğinde öğrenmediğini, zira, davacı şirket tarafından müvekkili bankaya keşide edilen ... ....Noterliği'nin 12.12.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine aşağıdaki ihtarname ile cevap verildiğini, keza davacı şirket tarafından, müvekkili bankaya iletilen 12/04/2022 tarihli e-postada özetle ipoteğin fekkinin talep edildiğini ve bu e-postaya da aşağıdaki e-posta ile cevap verildiğini, verilen cevaplarda kısaca firmanın müvekkili bankaya borçları olduğunun tespit edildiği ve bu sebeple ipotek fek talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, davacı şirketin müvekkili bankaya olan borçlarını ödememek için yıllarca ve ısrarla direndiğini, ne zamanki ipotekli taşınmazları satma aşamasına geldiğinde ipoteği fek edebilmek için artık bu borçlarını ödemek zorunda kaldığını ve sonrasında da işbu haksız, mesnetsiz ve suiniyetli davayı açma yoluna gittiğini beyanla haksız ve mesnetsiz işbu davanın ve davacının taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı bankanın İTO kaydının bir kısmı, davacı şirketin ve dava dışı ... A.Ş.'nin ise İTO kayıtlarının TAMAMI çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, tapu kayıtları celbedilmiş, davalı bankanın ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVALI BANKANIN Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Bankacı bilirkişi Şefik Çelik tarafından tanzim edilen 09/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davalı ... (Eski unvanı ... A.Ş.) ile davacı ... Tic.Ltd.Şti. arasında imzalan Genel Kredi Sözleşmelerine ve banka lehine tesis edilen 50.000,00 TL tutarlı ipoteğe istinaden, davalı banka tarafından davacı şirkete Teminat Mektubu Kredisi kullandırıldığı, -Davaya konu ... Ek no.lu 1.500,00-TL tutarlı teminat mektubunun 09.02.2007 tarihinde ve ... Ek no.lu 2.505,84-TL tutarlı teminat mektubunun ise 12.02.2007 tarihinde davalı bankaya iade edildikleri, -Davaya konu teminat mektuplarının iade edildikleri 12.02.2007 tarihine kadar, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 41.... maddesi uyarınca, davalı bankanın teminat mektubu komisyonu talep edilebileceği, 14.j maddesi gereği ipotekli taşınmazların zorunlu DASK ve İşyeri Paket Sigortalarının davalı bankaca yaptırılabileceği, 8.maddesi uyarınca masrafların talep edilebileceği, -Ayrıntılarına yukarıdaki bölümlerde yer verildiği üzere, teminat mektuplarının iade edildiği 12.02.2007 tarihi itibariyle davalı bankanın; a) Teminat Mektubu Komisyonlarından dolayı 508,50 TL, b) Sigorta Prim Borçlarından dolayı 1.465,64 TL, c) İhtarname Masraflarından dolayı 97,13 TL, olmak üzere toplam 2.071,27 TL Asıl Alacak tutarı bulunduğu, -Söz konusu asıl alacak tutarına 12.02.2007 tarihinden davacının ödeme yaptığı 24.05.2022 tarihine kadar faiz hesaplandığında, davacının davalı bankaya toplam 15.555,23 TL borçlu olduğunun hesaplandığı, -Davacı tarafından davalı banka nezdindeki 224490-269 no.lu hesabına, 24.05.2022 tarihinde 20.000,00 TL tutarında EFT havalesi yapıldığı, -Hemen yukarıdaki tabloda ayrıntısına yer verildiği üzere, davalı banka tarafından davacının hesabından toplam 16.466,09 TL tahsilat yapıldığı ve hesapta 3.533,91 TL bakiye bulunduğu, -Davalı bankaca yapılan tahsilat tutarı ile taraflarınca hesaplanan tutar karşılaştırıldığında, davalı bankaca toplam 910,86 TL (= 16.466,09 TL - 15.555,23 TL) fazladan tahsilat yapıldığının anlaşıldığı, tarafların tacir olduğu da göz önünde bulundurularak, fazladan yapılan tahsilat tutarının, tahsilat tarihinden itbaren Avans Faiz Oranından işletilecek faizi ile birlikte davacı tarafından talep edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu Mahkememizce dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, alacak davasıdır. HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davalı bankanın kendisinden haksız olarak yaptığını iddia ettiği ödemeler nedeniyle davalı bankadan alacaklı olduğu iddiasının yerinde olup olmadığı başka bir deyişle davalı bankanın davacı taraftan davaya konu aldığı ödemelerin -sigorta prim borcu, teminat mektubu komisyonları, noter masrafı ve gecikme faizi- haksız olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; eldeki davada davacı taraf, davalı bankanın, kendilerinin faaliyetleri gereği kendileri lehine ve şirket sahibi ... kefaletiyle tahsis edilen krediye istinaden, kendilerine ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı; -A Blok, Zemin Kat, A2 Giriş, 13 no.lu bağımsız bölüm ile -A Blok, Zemin Kat, A3 Giriş, Zemin Kat, 15 no.lu bağımsız bölüm, üzerine davalı banka lehine 07.09.1999 tarih, ... yevmiye numaralı ve 1.derecede 50.000,00-TL bedelinde ipotek tesis edildiğini, kendilerinin, işi gereği bankadan almış olduğu tüm çekleri kullandığını, aynı zamanda tüm teminat mektuplarını davalı bankaya ibraz ettiğini, dolayısıyla kendilerinin davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle kendilerine ait taşınmazlara ilişkin ipoteğin kaldırılması işleminin gerçekleştirilmesi gerektiğini, ancak davalı bankanın, kendilerinin iade etmiş olduğu teminat mektupları için komisyon tutarı ve sigorta primi borçları gerekçe gösterilerek taraflarından asıl alacak olarak belirtmiş oldukları komisyon tutarı + sigorta poliçesi prim borcu olduğu iddia edilen 2.250,00-TL bedelin ... 6.Noterliğinin ... yevmiye numaralı 06.11.2006 tarihli ihtarname keşide edilerek, taraflarınca ödenmesini talep etmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kendilerinin davalı bankanın ipotek koyduğu taşınmazı satmak üzere 2022 yılı başlarında ilgili tapu müdürlüğüne gittiğinde üzerinde davalı bankanın ipoteğinin olduğunu ve satışın gerçekleşebilmesi için ipoteğin kaldırılması gerektiği bilgisini aldığını, bunun üzerine kendilerinin, davalı bankaya borcunun olmamasına rağmen ipoteğin neden kaldırılmadığına ilişkin bilgi almak üzere davalı bankaya başvurduğunu, kendilerinin başvurusu üzerine davalı banka tarafından, kendilerinin DASK Sigorta primlerinden kalan borç bakiyesi 1.655,42-TL, Noter İhtarname Masrafları 97,13 TL ve Teminat Mektubu Komisyon masrafı 547,00 TL olmak üzere toplam 2.299,55-TL bedelin 21.03.2022 tarih itibariyle faizi ile birlikte toplam 19.826,81 TL borcunun olduğunu ve işbu borcun ödenilmeden ipoteğin kaldırılmayacağının belirtildiğini, davalı bankanın kendilerini zor ve sıkışık bir durumda bırakmasından dolayı kendilerinin 24.05.2022 tarihinde davalı bankaya 20.000,00-TL haksız ve hukuki mesnedi olmayan bedelli borcu ödemek zorunda kaldığını, sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödenen bedelin geri ödenmesini iddia etmiş, davalı taraf ise, davacı şirketin ödediği meblağın iddia edildiğinin aksine 20.00,00-TL değil sadece 16.466,09-TL olduğunu, 3.533,91-TL'nin davacı şirketin vadesiz TL hesabında bulunduğunu, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine, kendileri tarafından yapılan söz konusu tahsilatların; yasaya, hukuka ve taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmelere tümüyle uygun ve haklı tahsilatlar olduğunu, taraflar arasında ''çek karnesi kredisi" ve "teminat mektubu kredisi" olmak üzere kredili çalışmaya başladığını, bu kredilerin teminatı için 2 adet taşınmazın ipotek alındığını, söz konusu taşınmazlar için teminat mektuplarının risk çıkışının yapıldığı 2007 yılına kadar Dask ve İşyeri Paket Sigortası yapıldığını ve bu tarihten sonra sigortalamanın sonlandırıldığını, ancak teminat mektubu komisyon ödemelerinden kalan kısımlar ve sigorta bedelleri için tahsilatın sağlanamadığını, davacı şirketin kendilerine olan borçlarını 2022 yılı başında tapu müdürlüğüne gittiğinde öğrenmediğini, davacı şirketin kendilerine olan borçlarını ödememek için yıllarca ve ısrarla direndiğini, ne zamanki ipotekli taşınmazları satma aşamasına geldiğinde ipoteği fek edebilmek için artık bu borçlarını ödemek zorunda kaldığını ve sonrasında da işbu haksız, mesnetsiz ve suiniyetli davayı açma yoluna gittiği iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki ihtilaf, yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; yasal düzenlemeler, toplanan deliller, ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu ve Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu nazara alınarak davalı bankaca toplam 910,86 TL fazladan tahsilat yapıldığı kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile, 910,86-TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davalı tarafın zaman aşımı def'inin ise, Mahkememizce davacının ödeme yaptığı tarih ile dava tarihi nazara alınarak yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 910,86-TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 910,86-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 19.089,14-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 341,55-TL peşin harç, 3.900,00-TL bilirkişi ücreti ve 380,75-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.892,15-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre (%4) toplam 195,68-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul red oranına göre (%4) 124,80-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul red oranına göre (%96) 2.995,20-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, davalı vekilin huzurunda, davacı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/711, K. 2024/571, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-711-e-2024-571-k-d306fc0bc51f