İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/461 E. 2025/29 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/461
Karar No
2025/29
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/461 Esas KARAR NO:2025/29 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:18/07/2023 KARAR TARİHİ:16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.04.2023 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... ili istikametinden Kırıkkale ili istikametine seyir halindeyken , aracı arıza yapıp emniyet şeridine çeken müvekkil ...'nin sürücü olarak bulunduğu ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu yaralanmalı,maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonucu sürücü olan müvekkil ...'nin ağır bir şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı kamyonet sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda hüküm altına alınan "Madde 56/1-a maddesinde hüküm altına alınan şerit izleme ;sürücülerin geçme, dönme, duraklama ,durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veye iki şeridi birden kullanmaları ,yasaktır." maddesini ihlal ederek kendi şeridinin orta kısmından seyretmediği ve şerit izleme kurallarına uymadığı için ayrıca KTK hüküm altına alınan "52/1-b Sürücüler ; Hızlarını ,kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine ,görüş ,yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ..zorundadırlar." maddesini ihlalden dolayı asli ve tam kusurlu olduğunu, kazada ... plakalı araç sürücüsü müvekkil ... ... ise hiçbir kusuru bulunmadığını, olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, söz konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç davalı ... Sigorta A.Ş tarafından Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, bu nedenle müvekkilin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde sürekli iş göremezliği, geçici iş göremezliği ile geçici bakım ve bakıcı giderine ilişkin maddi zararların sigorta şirketlerince müşterek müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde karşılanması yasa gereği olduğunu, bu nedenle davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde geçici, sürekli iş göremezliği ve geçici bakıcı ihtiyacı nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tarafınızdan karşılanması yasa gereği olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortası bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dâhilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu olan sorumluluk sigortasıdır. Müvekkillin bu nedenle uğradığı maddi zararın davalı sigorta şirketlerince ayrı ayrı kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dâhilinde karşılanması gerektiğini, müvekkilin uğradığı zararın tazmini ile yükümlü bulunanların (araç, sahibi, sürücü, sigortacı ve diğer tüm sorumlular) meydana gelen zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen (ortaklaşa-zincirleme) sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiğini, kaza sonucu müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, kaza sonrası düzenlenen hastane evraklarında da açıkça görüleceği üzere vücudunun muhtelif yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, bu yaralanmalar dolayısıyla müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin meydana gelen vahim kaza neticesinde çok acı ve ıstırap çektiğini, vücut fonksiyonlarında oluşan kayıp nedeniyle günlük işlerinin yürütmekte zorlanmakta ve eskisine göre daha fazla çaba gösterdiğini, kaza neticesinde geçerli bulunan teminat limitleri dahilinde sorumluluğu bulunan davalının bu çerçevede meydana gelen maddi zararları ve tedavi giderlerini karşılaması gerektiğini, kaza neticesinde tedavisi halen devam ettiğini, sigorta şirketine başvurularının ilk olarak 08/05/2023 tarihinde teslim edildiğini ancak sigorta şirketince müvekkilin zararın karşılanmadığını, maluliyete ilişkin alınacak raporların olay tarihine göre; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınması gerektiğini, söz konusu kazanın 08/04/2023 tarihinde meydana geldiğini, bu sebeple Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre rapor düzenlenilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken TRH-2010 tablosundaki bakiye ömür sürelerinin esas alınması gerektiğini, öte yandan TRH-2010 Yaşam Tablosu ile Prograsif Rant esas alınarak dosyalarda hesaplama yapılması önem arz ettiğini, bu şekilde mağdur olan bireylerin haklarının en ideal şekilde çözüme kavuşturulacağını, 08/04/2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı , yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkil ...'nin sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL, geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL, geçici bakıcı gideri dolayısıyla 100,00 TL , olmak üzere toplamda 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalılar sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 08.04.2023 tarihindeki bir trafik kazasından dolayı yaralanmasına neden olduğu iddia edilen ... plakalı araç, müvekkilim şirket nezdindeki .../0 nolu ZMMS Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, söz konusu poliçeye göre teminatın, sakatlanma ya da ölüm halinde şahıs başına azami 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ancak bu otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmayıp, gerçek zarar ve trafik sigortalımızın kazanın meydana gelmesindeki kusur miktarına göre tazminat meblağının belirleneceğini, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, trafik tutanağında ve varsa savcılık hazırlık tahkikatındaki sigortalı araç sürücüsüne atfedilen ve şirketleri aleyhine olan kusur oranını kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu kazanın, kusura ilişkin raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesinden ya da İTÜ'den alınmasını talep ettiklerini, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle, müvekkil şirketin bir sorumluluğu doğacak olsa bile bu sorumluluğun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davacı tarafın, kalıcı sakatlık nedeniyle meydana gelen işgücü kaybının oransal olarak tespit edilmesini ve bunun için tazminat ödenmesini talep ettiğinden işgücü kaybının tespiti için Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi'nden ya da üniversitelerin Adli Tıp Kürsüsünden kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre "heyet raporu" alınması gerektiğini, yeni ZMMS Trafik Poliçesi Genel Şartları uyarınca da, "Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, olay tarihinde yürürlükteki mevzuat hükümleri gözetilerek hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınır." denildiğini, varsa maluliyeti nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumlarınca davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığının, rücuya esas ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasının da gerekeceğini, davacının olay günü yaralanmasına neden olunan kazada "hatır taşımacılığının" söz konusu olduğunun ve/veya "müterafik kusurlu" olduğunun -yargılama sırasında- anlaşılması halinde TBK.nun 51. ve 52. madde hükümleri uyarınca gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, davacı ile sigortalıları arasında bir uzlaşma söz konusu ve bu nedenle cezai yönden takipsizlik kararı verilmiş ise işbu davanın CMK uyarınca reddi gerektiğini, yapılacak yargılama neticesinde davacının haklı olduğu, kalıcı maluliyeti nedeniyle kendisine sürekli sakatlık tazminatı ödenilmesi ihtimalinin doğması halinde, bu tazminatın nasıl hesap edileceği, Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçları ZMMS Trafik Poliçesi Genel Şartlarının "Ek:3- Sürekli Sakatlık Tazminatının Hesaplanması" yan başlığı altında belirlendiğini, T.C. Hazine Müsteşarlığınca hazırlanarak Resmi Gazetede yayımlanan ve tebliğ niteliğinde olup yasal mevzuatımızın bir parçası olan söz konusu genel şartname bağlayıcı olup, yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulandığını, bu nedenle, hesap bilirkişisinin anılan genel şartlar uyarınca bir hesaplama yapması yasal zorunluluk olduğunu, öte yandan, somut olayda hatır taşımacılığı ve/veya müterafik kusurun varlığı tespit edilir ise hesaplanacak tazminat tutarından TBK.nun 51. ve 52. madde hükümleri uyarınca gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları hükmü uyarınca müvekkilim sigorta şirketinin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinden ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri taleplerinin bu yasal çerçevede reddi gerektiğini, öte yandan sigortalı araç sürücüsünün, kaza günü kullandığı aracın sınıfına uygun yeterli ehliyete sahip olmamasının ya da alkollü olduğunun; araçta istiap haddi aşımı vb. bir durumun dava sırasında saptanması halinde, gerekli ihbar ve rücu haklarının saklı olduğunu, alacaklı ve borçlunun birleşmesi (yargılama sırasında böyle bir durumun tespiti) halinde ödenecek tazminatın ZMMS Genel Şartları uyarınca davacıya rücu edilmesi ihtimalinin doğması durumunda davanın reddi gerekeceğini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı giderlerinin tahsili talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Sigorta şirketine başvuru dilekçesi ve tebliğ şerhi, epikriz raporları, röntgenler ve tüm hastane dosyası, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi, SGK kayıtları, Sigorta Poliçesi, hasar dosyası, kusur raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Dosyanın ATK Trafik İhtisas Kuruluna sevki ile hazırlanan 11/01/2024 tarihli raporda, kaza anında ... plaka sayıl kamyonetin dörtlü ikaz ışıklarının çalışmadığının kabulü halinde; davacı sürücü ...'nin %15 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu, kaza anında ... plaka sayılı kamyonetin dörtlü ikaz ışıklarının çalıştığının kabul halinde; davacı sürücü ...'nin kusursuz olduğu, sürücü ...'ın % 100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 08/04/2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacıda meydana gelen maluliyet oranını ve süresinin tespiti bakımından dosyanın ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevki ile hazırlanan 04/06/2024 tarihli ön raporda; Hastanın kendisine en yakın bir Devlet Üniversitesi Hastanesi, Üniversite Hastanesi veya Sağlık Bakanlığı Eğilim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı tarafından tıbbi belgeleri incelenerek, gerekli tetkik ve muayenesinin yapılarak 08/04/2023 tarihli trafik kazası ile ilişkili olarak; Post kontüzyonel sendrom, organik beyin sendromu, frontal lob sendromu gibi bir rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, Epilepsi riski olup olmadığı, Varsa kişinin günlük işlerini etkilemesi bakımından “tedavi ile işlevselliği tam düzelen/kısmen düzelen/düzelmeyen” şeklinde derecelendirildiği, hastada kaza ile illiyeti bulunan kalıcı bir nörolojik hastalık olup olmadığı, Sekel mahiyetinde başka bir nörolojik arazının olup olmadığı, mevcut durumunun 08/04/2023 tarihli kaza ile illiyetinin olup olmadığı son durumunu gösterir raporunun (üzeri doktor kaşeli ve imzalı) tarafımıza gönderilmesi sonrasında rapor düzenlenebileceği bildirilmiştir. ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan ön raporu gereğince davacı vekilinin ön rapor doğrultusunda eksikliklerin giderilmesi talebini içerir beyan dilekçesi sunduğu, dilekçe doğrultusunda davacı vekiline elden takip yetkisini içeren müzekkerlerin ilgili hastaneye yazıldığı ancak elden takipli müzekkerelerin davacı vekilince teslim alınmadığı, 03/10/2024 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereği elden takipli müzekkerenin kalemden fiziken teslimi hususunda davacı vekiline muhtıranın tanzim edilerek 08/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, elden takipli müzekkerenin davacı vekilince teslim alınmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sigorta şirketine başvuru dilekçesi ve tebliğ şerhi, epikriz raporları, röntgenler ve tüm hastane dosyası, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi, SGK kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK Trafik İhtisas Kurulunca tanzim olunan 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporu, tarafların bildirdiği belgeler, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın trafik kazası sonucunda meydana gelen bedensel zarar sebebiyle maddi tazminat isteğine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 24. Maddesinde düzenlenen "tasarruf ilkesi" ile HMK'nın 25. Maddesinde tanımlanan "taraflarca getirilme ilkesi" uyarınca mahkemece yalnızca taraflarca celbi talep olunan ve dosyaya taraflarca sunulan delillerin değerlendirilebileceği, 04/04/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile "11/01/2024 tarihli ATK kusur raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle bilirkişi raporuna karşı itirazların reddi ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine" karar verildiği ve aynı celsede davacı vekilinin "müvekkilin yerleşim yerinin Ankara olduğu gözetilerek dosyanın ... Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'na tevdi ile müvekkilimizin maluliyetini karşılayacak Adli Tıp Raporu alınması" şeklindeki beyanı ve talebi doğrultusunda 3 numaralı ara karar ile "08.04.2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı , yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacıda meydana gelen maluliyet oranının ve süresinin tespiti bakımından dosyanın ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine, rapor sunulduğunda ve fatura bedeli ödendiğinde, duruşma günü beklenmeksizin raporun taraflara tebliğine, giderin davacı avansından karşılanmasına," karar verildiği ve ara karar doğrultusunda davacıda meydana gelen maluliyet oranının ve süresinin tespiti bakımından rapor tanzimi hususunda 05/04/2024 tarihinde ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına müzekkere tanzim edildiği, müzekkereye cevaben sunulan 19/04/2024 tarihli yazıda davacının 15/05/2024 tarihi saat 13:30'da hazır bulunmasına dair muayene günü verildiğinin bildirildiği, muayene gününün davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 21/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacının muayene işlemlerinin tamamlandığına dair beyanda bulunduğu, davacının muayenesi sonrası ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 04/06/2024 tarihli ön rapor tanzim edildiği, ön raporun taraf vekillerine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 24/06/2024 tarihli dilekçesi ile "müvekkilin muayeneleri için Ankara Eğitim ve Araştırma Hastenesi Nöroloji Bölümü'ne elden takipli müzekkere yazılmasına karar verilmesi" isteminde bulunduğu ve aynı gün talep karşılanarak 24/06/2024 tarihinde elden takipli müzekkerenin tanzim edildiği, elden takipli müzekkerenin davacı vekilince teslim alınması için duruşma tarihi olan 03/10/2024 tarihine kadar beklenildiği ancak davacı vekilince mazeret dilekçesi sunulması ve duruşmada hazır bulunulmaması sebepleriyle duruşma tarihinde de elden takipli müzekkerenin davacı vekilince teslim alınmadığı, elden takipli müzekkerenin teslimi ile yargıda hedef süre uygulaması gözetilerek yargılama sürecinin aksatılmaması amacıyla bu kez 03/10/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline elden takipli müzekkerenin teslim alınması hususunda muhtıra tanzim edildiği ve muhtıranın davacı vekiline 08/10/2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak muhtıraya rağmen elden takipli müzekkerelerin davacı vekilince tebliğ alınmadığı ve davacının muayene işlemlerine ilişkin 24/06/2024 tarihinden itibaren dava dosyasına herhangi bir beyanda bulunulmadığı, dosya arasında fiziken bulunan müzekkere asıllarının teslim alınmadığı ve tebliğ olunan muhtıra evrakı ile 03/10/2024 tarihli duruşma zaptına rağmen muayene işlemlerine dair 24/06/2024 tarihinden itibaren müspet yahut menfi herhangi bir beyanın gerek uyap ortamında gerekse fiziken dosya arasında mevcut olmadığı, 16/01/2025 tarihli celseye tevkil suretiyle katılan davacı vekilince muayene işlemlerinin tamamlandığına dair beyanda bulunulması üzerine duruşma saati olan 10:55:55 itibarı ile UYAP kayıtları duruşma ekranına yansıtılmak suretiyle dosya kapsamı ile davacı vekilinin beyanının çeliştiği tespit edilerek tekrar sorulduğunda ise dosyaya yetki belgesi ile katıldığını asıl dosya vekili ile iletişime geçmek için kendisine süre verilmesi talebinde bulunulduğu, davacı vekilince bu aşamada dahi duruşma tarihinden önce dosya kapsamına sunulan beyan dilekçesine dair beyanda bulunulmadığı, UYAP ortamından yapılan incelemede ise duruşma saati olan 10:55:55 itibarı ile 24/06/2024 tarihinden itibaren dosya kapsamına davacı vekilince sunulan herhangi bir beyan dilekçesi sunulmadığının tespit edildiği(Duruşma tamamlandıktan sonra davacı vekili tarafından sunulan 13/01/2025 tarihli 14670427314 iş emri numaralı dilekçe ve eklerinin o gün itibariyle ekran nöbeti tutmak suretiyle iş akış ekranını takiple görevli zabıt katibinin ekranında kaldığı işbu dava dosyasının katibinin iş listesine ise 16/01/2025 tarihinde saat 11.59'da aktarıldığı, dosyanın duruşmasının 16/01/2025 günü saat 10:55:55 itibarı ile tamamlandığı, mezkur beyan dilekçesi işbu dava dosyasına kaydedilmediğinden ve genel iş akış ekranında kaldığından ilgili beyanın UYAP ortamından duruşma saati itibariyle mahkememizce değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, tespit edilmiştir. ), tüm bu sebeplerle mahkememizce davacı vekiline, ispat külfeti bağlamında adil yargılanma hakkı doğrultusunda 24/06/2024 tarihinden itibaren yaklaşık 6 aylık makul sürenin tanındığı kanaatiyle ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan ön rapor doğrultusunda tanzim olunan elden takipli müzekkerelerin gereği için davacı vekiline tekrar süre verilmesine yer olmadığına, karar verilmekle; davacı tarafça ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 04/06/2024 tarihli ön raporunda belirtilen muayeneye dair eksiliklerin süresi içerisinde giderilmemesi sebebiyle davacının maluliyetinin tespiti imkanı kalmadığı zira izah edildiği üzere verilen makul süreye rağmen taraflarca getirilme ilkesine aykırı şekilde dosyaya ibraz edilmeyen muayene evraklarının delil olarak değerlendirilemeyeceği ve yukarıda detayları izah olunduğu üzere yargılama süreci boyunca taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ olunan muhtıra ve duruşma ara kararlarına rağmen dosya kapsamına makul süre içerisinde beyanda bulunulmadığı, yargıda hedef süre uygulamasının bir gereği olarak taraflarca beyanda bulunulmasının mahkememizce ilanihaye beklenmesi imkanı bulunmadığı, bu açıklamalar ışığına dosyanın mevcut delil durumuna göre değerlendirileceği, TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu ancak süresi içerisinde delillerin ibraz edilmemesi sebebiyle davacı tarafça sübuta etkili delil ve emarelerle davanın ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, yüzlerine karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(40.000,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi.16/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/461, K. 2025/29, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-461-e-2025-29-k-0676f4c6d6f1