İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/842 E. 2024/593 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/842
Karar No
2024/593
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/842 Esas KARAR NO:2024/593 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:23/10/2017 KARAR TARİHİ:10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... üzerinde mağazası olan ve Türkiye geneline ürün satan ve e-ticaret yapan bir firma olduğu, ... ... ünvanı ... San. Ve Dış. Tic. A.Ş olarak geçmekte olup adreste yine dilekçede belirtildiği gibi olduğunu, Ticaret Sicil No:... Mersis No:... bu takip ödemede aracılık yapan ... ... müvekkilinin sanal pos'ta biriken paralarını hesabına aktarmaması sebebiyle başlatıldığı, ... mağazası aracılığı ile Türkiye geneline satış yaptığı yapılan bu satışlar için müşterilerden gelen ödemeler yine ... üzerindeki sanal pos kullanılarak tahsil edilmekte, müvekkili adına biriken paralar daha sonra ... üzerinden müvekkilinin hesabına aktarıldığı, borçlu firmanın ödemede aracılık ettiği, müşterilerin sanal pos üzerinden yaptığı ödemeler de bu ödemelerin müvekkili hesabına geçirilmediğine dair evraklar mahkeme dosyasına sunulduğu, ... üzerinden yapılan satışlara istinaden sanal pos üzerinde biriken ücretler 2016'nin Nisan ayından beri ödenmemiş ve bu konu ile ilgili de hiçbir dönüşün yapılmadığı, defalarca yapılan şifahi görüşmeler sonuç vermemiş ve borçlunun ödemeye yanaşmadığı, bu ödemelerin geciktiği her gün ticari zarar oluştuğu ve müvekkilinin zararlarının katlanarak arttığı, bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile, borçlunnu itirazının kaldırılmasına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve avukatlık ücreti dahil yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı müşteri, müvekkil şirketten 135.910,00 TL alacağın tahsil edilemediğini, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından takibe itiraz edildiğini ancak itirazın yerinde olmadığını beyan ve iddia ettiği, dava konusu icra takibinde müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlanmışsa da takibe konu borca itiraz ettiği, başlatılan icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinde belirtilen tutarda müvekkil şirketin bir borcu bulunmadığı, müvekkili şirket aşağıda belirtildiği şekilde bir kısım ödeme itirazı gelen işlemleri kart hamillerine iade ettiği, yapılan alışverişlerden bazıları ise harcama itirazına istinaden müvekkili şirketin hesabından kesildiği, yapılan işlemlerin detaylarının 12/11/2015 tarihinde ... kart hamilinin 15.000 TL'lik ödeme itirazına istinaden 16/06/2016 tarihinde ... hesabından tutarın iadesinin sağlandığını, 24/02/2016 tarihinde ... kart hamilinin 8.350 TL'lik ödeme itirazına istinaden 05/07/2016 tarihinde ... hesabından tutarın iadesinin sağlandığını, 04/11/2015 tarihinde ... kart hamilinin 12.400 TL'lik ödeme itirazına istinaden 30/09/2016 tarihinde ... hesabından tutarın iadesi sağlandığını, 24/02/2016 tarihinde ... kart hamilinin 7.600 TL'lik ödeme itirazına istinaden 04/07/2016 tarihinde ... hesabından tutarın iadesi sağlandığını, 24/02/2016 tarihininde ... ... kart hamilinin 5.500 TL lik ödeme itirazına istinaden 04/07/2016 tarihinde ... hesabından tutarın iadesinin sağlandığını, 04/03/2016 tarihinde ... kart hamilinin 1.500 TL lik ödeme itirazına istinaden 27/04/2016 tarihinde ... Bank hesabından tutarın iadesinin sağlandığını, 05/04/2016 tarihinde ... kart hamilinin 900 TL'lik ödeme itirazına istinaden 05/06/2016 tarihinde ... Bank hesabından tutarın iadesinin sağlandığını, müvekkili şirketin hesaplarından düşen tutarlar olduğunu, .... İcra Hukuk Mah. ... E. Sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğunu iş bu beyanların dikkate alınmaksızın rapor tanzim edildiği, müvekkili şirketçe davacı tarafın müşterilerine yapılan iade tutarları bilirkişice anlaşılamadığından değerlendirmeye dahi alınmadığı, .... Hukuk Mah. ... E. Sayılı dosyasında mübrez bilirkişi raporu kendi içerisinde çeliştiğini, zira kayda değer hiç bir evrakın olmamasına rağmen-bilirkişinin de bunu beyan etmesine rağmen-davacının sunmuş olduğu imzasız cari hesap ekstreleri nazara alınarak kanaat bildirildiği, dosyanın bilirkişiye tevdiini karar verilerek gerekirse müvekkili şirket ilgili ticari defterleri, ilgili tüm belgelerin incelenmesi ile rapor tanzim edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Dairesi' nin ... E. Sayılı takip dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ödeme belgeleri, cari hesap ekstresi, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizin ... esas ... karar 27/02/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2020/2138 esas 2022/1826 karar 02/11/2022 tarihli ilamıyla "...Mahkemece 11/09/2019 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, söz konusu rapora taraf vekillerinin ayrı ayrı itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda davacı tarafından ibraz edilen CD ve hesap ekstresinin incelendiği, buna göre davacının davalıdan 80.395,84TL alacaklı olduğu yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkemece raporun kabul edilmemesinin gerekçesi olarak davacının sunduğu deliller ile alacağını ispat etmesinin tek başına mümkün olmadığı hususu gösterilmiştir. Bahse konu bilirkişi raporunda incelenen hesap ekstresi ile ilgili olarak "... (... San. Ve Dış Tic A.Ş) gönderdiği muhasebe cari dökümünden.." denildiği görülmüş olup söz konusu cari hesap ekstresinin davacı tarafından mı yoksa davalı tarafından mı düzenlendiği (davalı düzenlenip davacıya gönderilen) hususu net olarak anlaşılamamaktadır. Öte yandan davaya cevap dilekçesinde davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiği ve bir kısım ödeme itirazı üzerine kart hamillerine yapılan iadelerden bahsedildiği görülmektedir. Ayrıca davacı vekili gerekçelerini göstermek suretiyle söz konusu rapora karşı itirazlarını sunmuştur. Davalı vekilince de müvekkilinin defterlerinin incelenmesini istediği itirazen bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı tarafa defterleri ibraz ettirilip yine bilirkişi raporunda bahsedilen cari hesap ekstresinin davacı tarafça mı yoksa davalı tarafça mı düzenlenildiği hususunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının da karışlanması, ayrıca davalı tarafın savunmasında gündeme getirdiği ödeme itirazı ve kart hamillerine yapılan iade işlemleri bulunup bulunmadığı, var ise miktarları ile var ise davacının alacaklı olduğu miktarın tespiti bakımından ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup açıklanan bu yönler itibariyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." bahisle kaldırılmıştır. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, istinaf kararında açıkça belirtilen cari hesap ekstresinin davacı tarafça mı yoksa davalı tarafça mı düzenlenildiği hususunun tespiti ve davacı vekilinin 26/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının incelenip değerlendirilmesi, ayrıca davalı tarafın savunmasında gündeme getirdiği ödeme itirazı ve kart hamillerine yapılan iade işlemleri bulunup bulunmadığı, var ise miktarları ile var ise davacının alacaklı olduğu miktarın tespiti hususunda hazırlanan 22/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için davalı vekili ... (GSM ...) ile telefonda iletişime geçilmiş olup, davalı şirket vekili, müvekkilinin iflas etmesinden dolayı dava konusu yıllara ait sadece ticari defterlerin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin görsellerine ulaşabildiklerini, muhasebe muavin (cari) hesap belgelerine ve ticari defterlere ulaşamadıklarını tarafıma beyan ettiği, davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari deflerlerinin noter açılış ve kapanış tasdikleri tablo olarak raporun içerisinde gösterildiği, istinaf kararında açıkça belirtilen cari hesap ekstresinin davalı şirket tarafından düzenlenerek davacı şirkete mail aracılığıyla gönderildiği, kök raporda yer alan görüş ve kanaatinde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı, davacı yanın icra takip tarihi olan 22.07.2016 tarihinde ...'dan (Davalı ... San. ve Dış. Tic. A.Ş.) 80.395,84 TL bakiye alacağının bulunduğu, .... İcra Hukuk Mah. ... F. sayılı dosyasındaki mübrez bilirkişi raporunda da “...2016 yılına ait cari hesabın 30.03.2016 ila 12.07.2016 tarihleri arasını kapsadığı ve son işlem tarihi olan 12.07.2016 tarihinde bakiye alacağın 80.395,84 TL olduğu,..” olduğuna dair tespitlerin yapıldığı, kök raporda “Davacı tarafın satıcı mağaza sıfatıyla www. ... isimli e- ticaret platformu üzerinden yapmış olduğu satışlardan gelen ödemeleri www. ... üzerindeki sanal posu kullanarak tahsil ettiği, huzurdaki davada davacının, uyuşmazlık konusu dönemler içerisinde yapmış olduğu satışlara istinaden sanal pos üzerinde biriken ücretlerinin ödenmediğini iddia ettiği, bu iddiasına yönelik dosyaya sunulan Satış işlemlerine ilişkin tüm veriler incelendiğinde; davacının yapmış olduğu satış işlemlerinden bazıları için yapılan harcama itirazları sonucunda işlemlere ait meblağların kart hamililerine iade edildiği gözlendiği, harcama itirazları sonucu iadesi gerçekleşen işlemlerin toplamı 51.250 TL tutarında olduğu, işbu tutarın davacı tarafın tahsil edeceği tulardan tenzil edildiği,” şeklinde kanaate yarıldığı bildirilmiştir. Dosyanın ek rapor hazırlayan bilirkişiye tevdii ile sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirmek suretiyle hazırlanan 20/09/2024 tarihli 2.ek raporda; davalı şirketin açıkça kendisi tarafından düzenlenmiş belge ile borcu ikrar ederek, borcu kabul ettiği, davalı tarafından kabul edilen borç bakımından ihtilaf bulunmadığı, kök rapor ile 1. ek raporda yer alan görüş ve kanaatimde herhangi bir değişikliği bulunmadığı, davacı yanın icra takip tarihi olan 22.07.2016 tarihinde ...'dan (Davalı ... San. ve Dış. Tic. A.Ş.) 80.395,84 TL bakiye alacağının bulunduğu, .... İcra Hukuk Mah. ... E. sayılı dosyasındaki mübrez bilirkişi raporunda da “...2016 yılına ait cari hesabın 30.03.2016 ila 12.07.2016 tarihleri arasını kapsadığı ve son işlem tarihi olan 12.07.2016 tarihinde bakiye alacağın 80.395,84 TL olduğu" tespitlerin yapıldığı bildirilmiştir. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)" İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Dairesi' nin ... E. Sayılı takip dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Mahkememizin ... 27/02/2020 tarihli kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2020/2138 esas 2022/1826 karar 02/11/2022 tarihli ilamı, ödeme belgeleri, cari hesap ekstresi, ticari defter kayıtları ile 11/09/2019 tarihli kök bilirkişi raporu, 22/08/2023 tarihli 1. Ek bilirkişi raporu, 20/09/2024 tarihli 2. Ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı yanın icra takip tarihi olan 22.07.2016 tarihinde ...'dan (Davalı ... San. ve Dış. Tic. A.Ş.) 80.395,84 TL bakiye alacağının bulunduğu, .... İcra Hukuk Mah. ... E. sayılı dosyasındaki mübrez bilirkişi raporunda da “...2016 yılına ait cari hesabın 30.03.2016 ila 12.07.2016 tarihleri arasını kapsadığı ve son işlem tarihi olan 12.07.2016 tarihinde bakiye alacağın 80.395,84 TL olduğu, raporların birbiri ile uyumlu olduğu toplanan tüm deliller ışığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 80.395,84 TL bakiye alacağının bulunduğu, kanaatine varılmıştır. 11/09/2019 tarihli kök bilirkişi raporu, 22/08/2023 tarihli 1. Ek bilirkişi raporu ile 20/09/2024 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 80.395,84 TL asıl alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 80.395,84-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 80.395,84 TL asıl alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 80.395,84-TL'nin %20'si oranında (16.079,16-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.491,83-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.321,01-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.170,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.321,01-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.352,41-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.900,00-TL bilirkişi ücreti, 335,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 3.235,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %59'unun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %41'inin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/842, K. 2024/593, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-842-e-2024-593-k-d8dc6dcb04e6