İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/360 E. 2024/580 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/360
Karar No
2024/580
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/360 Esas KARAR NO : 2024/580 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/06/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Ltd.Şti’nin ticari iştigal konusunun muhtelif neviden her türlü ürünün imalat, ithalat, ihracat ve satışı olduğunu, bu doğrultuda davalı borçluya 20/03/2020 tarihli, ...Fatura nolu, 108.029,00-TL bedelli fatura, 23/03/2020 tarihli,... Fatura nolu, 120.938,20-TL bedelli fatura, 24/03/2020 tarihli, ... Fatura nolu, 128.394,62-TL bedelli fatura, 26/03/2020 tarihli,... Fatura nolu, 68.475,07-TL bedelli fatura, 30/03/2020 tarihli, ... Fatura nolu, 139.409,92-TL bedelli fatura, 22/04/2020 tarihli, ...Fatura nolu, 119.359,82-TL bedelli fatura, 27/04/2020 tarihli,... Fatura nolu, 120.996,85,-TL bedelli fatura, 30/04/2020 tarihli, ...Fatura nolu, 56.640,00-TL bedelli faturaların düzenlendiğini, işbu fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlunun bu zamana kadar müvekkili şirketi çeşitli yöntemler ile oyalayarak müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkili adına İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasından 7 örnek ödeme emri gönderilerek, 862.243,48-TL asıl alacak ve 44.229,42-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 906.472,9-TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun işbu takibe karşı borcu olmadığını beyanla haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, temerrüde ilişkin koşullar taraflarından gözetilerek davanın asıl alacak miktarının 862.243,48-TL üzerinden ikame edildiğini, davalı borçlunun vekili vasıtasıyla herhangi bir borcu olmadığını belirtmiş ise de; müvekkilinin fatura kaynaklı alacağının likit ve sabit olduğunu, davalı borçlunun haksız ve yersiz bir şekilde hukuki bir neden göstermeden formel bir dilekçe ile ezbere bir itiraz gerçekleştirdiğini, hal böyle iken davalı borçlunun ifa etmediği ediminden ötürü borçlu olduğunu bildiğini, ayrıca davalı borçlunun ödeme gerçekleştirdiğine dair herhangi belge, kanıt sunmadan borca itiraz etmesinin, kötü niyetle borcun ödenmesini uzatmak ve imkansızlaştırmak maksadına ilişkin olup, aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından girişilen icra takibine karşı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin fatura bedelleri toplamı asıl alacak miktarı 862.243,48-TL üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalı borçlunun kötü niyetinden ötürü dava değeri üzerinden % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İİK madde 67. uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava etmesi gerektiğini, bu süre geçtikten sonra artık ilgili icra dosyasından borçlu hakkında açılmış olan takibe devam edilemeyeceğini, somut olayda 19.11.2021 tarihinde taraflarından borca itiraz edilerek takibin durduğunu, akabinde davacı - alacaklının 26.01.2021 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecini başlattığını, arabuluculuk görüşmeleri tarafların anlaşamaması neticesinde 10.02.2021 tarihinde olumsuz sonuçlandığını ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davacının davayı 08.06.2022 tarihinde ikame etmiş olup icra dosyasındaki takibe itiraz tarihinin, arabuluculuk sürecinin başladığı tarih, anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarih dahil tüm ihtimaller dahilinde davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açmadığının açıkça ortada olduğunu, 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra ikame edilen davanın usule aykırı olup davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin itirazları açısından faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmemiş olup müvekkilinin borcu bulunmadığını, tarafların mal satışı ve teslimi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin malları teslim almadan önce toplamda 135.000,00 TL tutarlı 2 adet çeki avans ödemesi olarak davacıya ödediğini ve fakat malların kendisine teslim edilmediğini, akabinde toplamda 862.243,48 TL bedelli 8 adet faturanın müvekkiline gönderilmiş ise de malların tesliminin müvekkiline hiçbir zaman yapılmadığından müvekkilin işbu faturaları usulüne uygun şekilde davacıya iade ettiğini ve faturaları ticari defterlerine de işlemediğini, davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen malların hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin mallar kendisine teslim edilmeden davacıya yaptığı avans ödemelerinin de davalı müvekkiline ödenmediğini, davaya konu edilen icra takibinden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi müvekkilinin alacaklı olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş ise de müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, davacının, alacak iddiasını ve malları teslim ettiğini kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, davacı davasını asıl alacak üzerinden ikame etmiş ancak sonuç kısımında asıl alacak üzerinden takibin işlemiş faizi ile devamına karar verilmesini talep ettiğini, favacının işlemiş faiz için eksik harcı ikmal etmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin temerrüde düşürülmediği için de faiz işletilemeceğini bu sebeple harcı ikmal ettikten sonra davacının faize yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ettiklerini, davacı taraf sahte fatura ticareti sebebiyle yargılandığını, davacı şirketin de İstanbul Anadolu ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyadan sahte fatura ticareti yapmak suçu ile yargılandığını, bu dosyada davacının gerçek bir ticari faaliyeti olmadığına dair vergi tekniği ve vergi inceleme raporları olduğunu beyanlarla, öncelikle 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmamış olan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının gerçek bir ticari faaliyeti dahi bulunmadığı sabit olup usul ve yasaya aykırı olduğu açık olan davanın reddi ile müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %50’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, celp edilen cevabi yazılar, alınan bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Dava, İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 938.100,83.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, ... tarafından yapılan itirazın üzerine icra takibinin durdurulduğu görülmüştür. ... Vergi Dairesi ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ...'a ait BA formalarının gönderildiği, dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Yine... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 2020 yılına ait BS formları gönderilmiştir. ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye yanıt verildiği, ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Yine Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nin cevabi yazısı dosyaya alınmıştır. Davalı vekilince 09/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde sunulan İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas.,... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından Davalı ... aleyhine mal alım-satımına dayalı avans olarak ödendiği iddia edilen bedelin tahsiline yönelik alacak davası açıldığı, mahkemece 19/03/2024 tarihinde "1-Davacının davasının 02.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile; -135.000,00-TL ; 15.000,00-TL'si için ödeme tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren, 120.000,00-TL'si için ıslah tarihi olan 02.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi le birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür. İstanbul ...CBS'nın ... soruşturma sayılı iddianamesi ve iddianamenin kabulüne dair İstanbul Anadolu ... ACM'nin ...E. sayılı dosya tenzip zaptı dosya içine celbedilmiştir. İddianamenin incelenmesinde, davacı ... Ltd Şti yetkilisi ...'nin dosyada şüpheli olduğu, 2020 yılı defter ve belgeleri ile ilgili incelemede bilgi belge istenmesine dair tebligatın VUK 102 maddesi uyarınca tebliğ edilebildiği, defter ve belge sunulmadığı, şüpheli hakkında vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzelendiği belirtilmiş olup devamında “ 2020 yılı hesap döneminde gerçek bir ticari faaliyetin bulunmadığı, düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığında düzenlenmiş sahte belgeler (faturalar) olduğunun belirlendiği” ifade edildiği görülmüştür. Mahkememizin 23/10/2023 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişiler MM ..., Nitelikli Hesap Uzmanı Alanında Uzman Prof. Dr. ...'a tevdi edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda sonuç ve özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Dosya mevcudu, davacı şirketin 2020 yılı ticari defterleri ile davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; 5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2020 yılı ticari defterlerinden olan yevmiye defteri açılış tasdikinin kanuni süre içerisinde tasdik ettirildiği, 2020 yılı ticari defterlerinden olan Defteri-i Kebir ile Envanter Defterinin dava dosyasına sunulmadığı, davacı şirketin 30.06.2020 tarihine kadar olan yevmiye defter kayıtlarının dava dosyasına ibraz edildiği (Yevmiye Defteri ilk 7 sayfası mevcuttur.), davacı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu, 5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine sulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.3 Davacı şirketin dava ve icra takibine konu ettiği sekiz adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 22.10.2020 tarihi itibariyle davalı yandan 893.891,41 TL alacağının bulunduğu, Davalı şirketin de dava ve icra takip tarihi olan 22/10/2020 tarihi itibariyle davacı yana 893.891,41 TL borcunun bulunduğu, 5.4 Davalı şirketin dava ve icra takibine konu olan faturalara istinaden 23.12.2020 tarihinde iade faturaları dü ve ticari defterlerinde kayıt altına almasından kaynaklı olarak davalı şirketin dava ve icra takibine konu olan faturalardan 23.12.2020 tari ariyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, Davacı şirketin 30.06.2020 tarihine kadar olan ticari defter kayıtları dava dosyasına ibraz edildiğinden davacı şirketin tarafına düzenlenen iade faturalarını ticari defterlerinde kayıt altına alıp almadığına dair herhangi bir tespitin yapılamadığı, 5.5 Takip dayanağı faturaların iki tarafın ticari deftelerine işlenmesinden sonra davalı tarafça iade faturaları düzenlenerek iade edildiği, takip konusu faturalarla satıldığı iddia edilen malların davalıya teslim edildiğine dair dosyada belge bulunmadığı, 5.6 Davalı/borçlu tarafın takibe itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, bununla birlikte itirazın iptali davası açlımadan önce dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığı 10.02.2021 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı'nda davalı tarafın borca itirazlarını tekrar etmiş olması sebel davacı yanın borca itiraza en geç bu tarih itibariyle vakıf olduğu, itirazın iptali davasının bundan yaklaşık 16 ay sonra 08.06.2022 tari de açılmış olduğu, 5.7 Takip alacaklısı davacı şirket yetkilisi hakkında 2020 yılı faaliyetleri sebebiyle vergi tekniği ve vergi suçu raporları düzenlendiği bu raporlarda ve düzenlenen iddianamede takip konusu faturaları da kapsayacak şekilde 2020 yılındaki faturaların “gerçek bir mal teslimi veya dayanmayan komisyon karşılığında düzenlenmiş sahte faturalar” olarak nitelendirildiği..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi heyet raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalı vekilince 09/05/2024 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmuştur. Uyuşmazlık konusu, davalının davacıya, davaya konu faturalar nedeniyle borçlu olup olmadığı, davanın İİK md 67 uyarınca hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince, davanın İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ifade edilmiş ise de; 11.04.2023 tarihli icra yazı cevabı içeriğinden de anlaşılacağı üzere, icra dairesine yapılan itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, icra takip dosyaları, alınan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamına göre; açılan dava, fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava konusu somut olayda, davacı vekilinin 8 adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, davalı borçlunun bu zamana kadar müvekkili şirketi çeşitli yöntemler ile oyalayarak müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkili adına İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasından 7 örnek ödeme emri gönderilerek, 862.243,48-TL asıl alacak ve 44.229,42-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 906.472,9-TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını ifade ettiği, Davalı tarafın ise; faturaya konu malların teslim edilmemiş olup müvekkilinin borcu bulunmadığını, tarafların mal satışı ve teslimi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin malları teslim almadan önce toplamda 135.000,00 TL tutarlı 2 adet çeki avans ödemesi olarak davacıya ödediğini ve fakat malların kendisine teslim edilmediğini, akabinde toplamda 862.243,48 TL bedelli 8 adet faturanın müvekkiline gönderilmiş ise de malların tesliminin müvekkiline hiçbir zaman yapılmadığından müvekkilin işbu faturaları usulüne uygun şekilde davacıya iade ettiğini ve faturaları ticari defterlerine de işlemediğini, müvekkilinin mallar kendisine teslim edilmeden davacıya yaptığı avans ödemelerinin de davalı müvekkiline ödenmediğini ifade ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden aldırılan heyet raporuna göre de; mali incelemeye göre, incelenen davacı şirkete ait 2020 yılı ticari defterlerinden olan yevmiye defteri açılış tasdikinin kanuni süre içerisinde tasdik ettirildiği, 2020 yılı ticari defterlerinden olan Defteri-i Kebir ile Envanter Defterinin dava dosyasına sunulmadığı, davacı şirketin 30.06.2020 tarihine kadar olan yevmiye defter kayıtlarının dava dosyasına ibraz edildiği (yevmiye defteri ilk 7 sayfası mevcuttur.), incelenen davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2020 ve 2021 defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, bu haliyle davacı şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle takip konusu edilen miktar olan 893.891,41 TL'den daha fazla alacaklı olduğu (1.954.142,19 TL), davalı taraf takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettikten sonra 23.12.2020 tarihinde takip konusu faturalar için iade faturası düzelediği, davalı tarafın ticari defterlerine göre davalı tarafın iki adet çek sebebiyle 135.000 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın takip dayanağı faturaları iade ederek defterlerine işlemediği, buna karşılık davacı tarafın da daha önce davalıdan aldığı toplam 135.000 TL bedelli çekleri ticari defterlerine işlemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu uyuşmazlığın yalnızca ticari defterler üzerinden aydınlatılması mümkün değildir. Fatura satış, eser, hizmet ve vekalet gibi sözleşmelere dayalı olarak düzenlenebilen ve sözleşmenin oluşma aşamasıyla değil ifa aşamasıyla ilgili olan bir belgedir. Bu bakımdan faturanın düzenlenmiş olması sözleşmenin oluştuğuna ve geçerli olduğuna tek başına kesin delil teşkil etmez. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetlerin teslim edildiğini satıcı taraf, mal veya hizmet bedelinin ödendiğini ise ödeme iddiasında bulunan alıcı taraf ayrıca ispat etmelidir. Eldeki dosyada, takip dayanağı e-arşiv faturalar incelendiğinde davacı tarafından davalı ...'a düzenlendiği, fatura konusu malların kaynak teli, saplama, epoksi, hilti ucu,epoksi boya, astar, flex,tüp slikon, çelik hasır, U demiri, flanş işlemesi gibi malzemeler olduğunun görüldüğü, ancak dosyada takip dayanağı faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair teslim tutanağı, irsaliye, irsaliyeli fatura vs. Belge bulunmadığı, yine takip dayanağı faturaların alıcı tarafın ticari defterlerine işlenmediğinden fatura konusu malların teslim alındığına dair kabul anlamına gelecek bir uygulamaya da rastlanmadığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı davacı şirket yetkilisi hakkında 2020 yılı faaliyetleri sebebiyle vergi tekniği ve vergi suçu raporları düzenlendiği bu raporlarda ve düzenlenen iddianamede takip konusu faturaları da kapsayacak şekilde 2020 yılındaki faturaların “gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığında düzenlenmiş sahte faturalar” olarak nitelendirildiği de göz önüne alınarak açıklanan tüm gerekçelerle davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak hukuki ilişki ve işlem de olduğu göz önüne alınarak davacı tarafın takibinde kötü niyetli olduğu hususunda tam bir kanaat elde edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ...sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davacı tarafın takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 10.034,47.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 9.606,87.‬-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 124.846,78.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davalı vekili e-duruşma sistemi ile katılmakla) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/360, K. 2024/580, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-360-e-2024-580-k-004d78f4f7d4