İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/153 E. 2024/710 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/153
Karar No
2024/710
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/153 Esas KARAR NO : 2024/710 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 02/03/2022 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA(Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); davacı müvekkilinin 2000-2001 yıllarından beri ... ambarlarından hamal olarak çalışan, okuma yazması olmayan bir kişi olduğunu, okuma yazmayı son yıllarda öğrendiğini, kültürel ve sosyolojik olarak cahil denilecek ve yoksul yapıda ticaret yapması mümkün olmayan bir insan olduğunu, müvekkilinin hamal olduğu ... ambarlarından kendisine iş vereceğini söyleyerek alıp götüren ...adında birinin Kağıthane ilçesinde bulunan depoları bir iki hafta temizliğini yapması, mal taşıması ve onarımlardan bulunması için 2000-2001 yıllarında bir ay yanında çalışmaya götürdüğünü, sonra müvekkilini sigortalı yapacağını, söyleyerek elinde kimliklerini ve resimlerini aldığını, akabinde bir notere götürerek vekaletname yaptırıldığını, bu vekaletlerle müvekkilinin parasız pulsuz şirket ortağı yapıldığı ve başka kişilerin adına işlem yapması için yetkiler verildiğinden bilincinde dahi olmadığını beyan ederek davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP(Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle); menfi tespit davası kısmi dava olarak açılamayacağından dava değerini kabul etmediklerini, davanın bu sebeple usulden reddi gerektiğini, 2003 yılından bu yana 19 yıl borca sessiz kalan ve yasal süresinde icra takibine itiraz etmeyen davacı borçlunun kötüniyetli olduğunun aşikar olduğunu, ayrıca davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, zaman aşımı itirazımız da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek yukarıda arz ve izah edilen ne sayın mahkemenizin re'sen dikkate alacağı nedenlerle; davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ...13. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası, ...ilam sayısı ile karar verilen ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi... E. Sayılı dosyası, ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... sayılı kararı, bilirkişi raporu. 22/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda "... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle lup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu çekteki keşideci imza ile ...’a ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki keşideci imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’ın eli ürünü olmadığı" bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kıymetli evrak nedeniyle İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede, takip alacaklısının ...tarafından takip borçlusunun davacı ...ve ...Ltd.Şti olduğu, takip dayanağının...A.Ş. ... Şubesi'ne ait 14.03.2003 tarihli, ... seri numaralı, 7.630.000.000 TL bedelli çek dayanak yapılarak toplam 8.286.500.000 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 02/04/2003 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Tarafların uyuşmazlık noktaları, ...A.Ş. ... Şubesi'ne ait 14.03.2003 tarihli, ... seri numaralı, 7.630.000.000 TL bedelli keşidecisi davacı ... olan ve hamiline düzenlenen çekin keşideci hanesindeki davacıya atfen atılı bulunan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı, davacının bu çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı ve davalı tarafların İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminat talep edip edemeyecekleri hususlarına ilişkindir. TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ... Karar ...Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı) Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22.07.2024 tarihli kriminal raporunda; ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 14.03.2003 tarihli, ... seri numaralı, 7.630.000.000 TL bedelli keşidecisi davacı ... olan çekte keşideci olarak davacıya atfen atılı bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan bu rapora denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekillerinin teknik nitelikte olmayan itirazlarına da itibar edilmemiştir. Dava konusu edilen çekte keşideci olarak yer alan davacıya ait imzanın davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davaya konu ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 14.03.2003 tarihli, ... seri numaralı, 7.630.000.000 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının ve davacının ... 13.İcra Müdürlüğünün ... ( eski: ... E) sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı tarafların kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle davalıların tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile davacının ... 13.İcra Müdürlüğünün ... ( eski: ... E) sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davaya konu ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 14.03.2003 tarihli, ... seri numaralı, 7.630.000.000 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine , 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.415,5-TL maktu karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan toplam 853,38-TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 2.562,12-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve (2) numaralı maddede mahsup edilen toplam 853,38-TL harcın, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 3.500,00-TL bilirkişi masraf ve 178,00-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 3.758,70-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı tarafça yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/153, K. 2024/710, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-153-e-2024-710-k-2083d733f1a7