İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/597 E. 2024/539 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/597
- Karar No
- 2024/539
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/597 Esas KARAR NO :2024/539 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:08/03/2021 KARAR TARİHİ:26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davacıların murisi ...'nun, 11.03.2018 tarihinde katıldığı uçuşta, ... tip ... tescilli ve imalat seri numarası ... olan uçağın İran, Şehrekürd, Zagros yakınlarında kaza kırıma uğradığını, ...'nun meydana gelen kazada vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak annesi ..., erkek kardeşi ... ve kız kardeşi ...'nun kaldığını, 11.03.2018 tarihinde murislerinin ölümüyle birlikte davacıların murisin maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, halihazırda ortak bir konutu paylaştığı aile bireylerine maddi olarak düzenli ve istikrarlı bir şekilde katkı sağladığını, 15.02.1976 doğumlu ...'nun kaza geçirip öldüğü sırada ... A.Ş'de çalışmakta ve ayda net 4.652,21-TL ücret almakta olduğunu, sigortalayan ve esas sigortalı arasında düzenlenen poliçe, yolcular için tüm uçuş rizikolarını kapsadığını, müteveffa ...'nun uçak kabin memuru olmasına rağmen ismi yolcu ve mürettebat listesinde, "yolcu" olarak geçtiğini, zira bu uçuş özelinde müvekkilinin kabin memuru sıfatıyla değil yolcu olarak uçtuğunu, diğer tüm yolculara mali mesuliyet teminatı kapsamında ödeme yapan Sigortacının, müvekkillerinin murisinin mesleği kabin memuru olmasından dolayı kendilerine bu ödemeyi yapmaktan kaçındığını, müvekkillerinin murisinin kazanın olduğu uçuşa yolcu olarak katıldığını, ayrıca teknik olarak murisin bu uçuşa kabin memuru olarak katılmasının da mümkün olmadığını, zira murisin ... tip ... tescilli ve imalat seri numarası ... olan uçakta kabin memurluğu yapması için gerekli olan sertifikaya sahip olmadığını, murisin sahip olduğu tüm kabin memurluğu sertifikalarının Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden istenmesi halinde murisin ilgili uçuş sertifikasına sahip olmadığının görüleceğini, uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşme yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenle 13/07/2017 tarihinde düzenlenen poliçeye göre sigortalayan sigorta şirketinin davacılara tazminat ödemesi isteğiyle işbu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkillerinin, murislerinin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle müvekkili ... için 2.000,00-TL, müvekkili ... için 2.000,00-TL ve müvekkili ... için 2.000,00-TL olmak üzere toplam da 6.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan azami poliçe limiti teminatı ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, dava konusu uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, dava konusu kazanın 11.03.2018 tarihinde meydana geldiğini, işbu davanın ikame edilmesi ile kaza tarihi arasında geçen süre bakımından zamanaşımının dolmuş olduğunu, bu nedenle işbu davanın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, müvekkili şirket ile ... A.Ş arasında .../0 poliçe numaralı ve 13.07.2017-13.07.2018 tarihlerini kapsar şekilde Hava Aracı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, işbu sigorta poliçesi ile birlikte müvekkili şirket tarafından yolcuların teminat kapsamı altına alındığını, ne varki müteveffanın sigortalı şirkette hostes olarak çalışmakta olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe kapsamında herhangi bir korumaya sahip bulunmadığını, işbu sebeple söz konusu hususun ispat yükünün davacılar üzerinde bulunduğunu, kaldı ki, reasüror tarafından ödemelerin yapıldığını, hak sahiplerinden ibraname alındığını ve başkaca herhangi bir alacağın mevcut olmadığının belirtildiğini, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe gereği herhangi bir sorumluğunun mevcut olmadığından huzurda görülen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, müteveffanın kendilerine “destek” olduğu hususunu kanıtlamaları gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile vefat sebebiyle doğan destekten yoksun kalma tazminatı müteveffanın tüm birinci dereceden yakınlarına hak kazandıracağından dolayı öncelikli olarak tazminat hakkına sahip olan kişilerin tespit edilmesini, akabinde aleyhe yapılacak hesaplamada bu kişilerin payının ayrılması gerektiğini, davacıların herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin yapılmasını, yapılmış bulunan ödeme var ise de bunların müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan tenzil edileceğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini beyanla öncelikle zamanaşımı def'inin ve kesin hüküm itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacıların, ölen kişinin kendilerine destek olduğu hususunu ispatına, ölüm nedeniyle ...’dan herhangi bir gelir elde edilip edilmediğinin sorulmasına ve gelir elde edilmişse olası tazminattan mahsubuna, aksi halde davacılara ...’ya (veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesine, açılacak bu yeni dava sonuçlanıncaya kadar da, Mahkeme huzurunda görülen işbu davada bekletici mesele yapılmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmasına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacıların murisi/müteveffa ...'ya ait işyeri şahsi sicil dosyası celbedilmiş, davacıların ve müteveffanın nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacıların murisi ...'nun ilgili ...'dan hizmet döküm cetveli ve dava konusu kazaya ilişkin murislere herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı bilgisi celbedilmiş, ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına celbedilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 01/12/2022 tarihli duruşmasının (8) numaralı ara kararı ile; ''Davalı vekilinin zaman aşımı def'inin; eldeki davada uzamış ceza zamanaşımının uygulanacak olması ve dava tarihi itibariyle de uzamış ceza zamanaşımı süresininde dolmadığı anlaşılmakla reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 13/04/2023 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''...davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK, mahkememizce re'sen seçilecek bir sigorta(aktüerya) uzmanı ve bir sektör(sivil havacılık) konularında uzman bilirkişiler marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Sivil Havacılık Uzmanı bilirkişisi ... ve aktüerya bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 03/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Müteveffa ...'nun ... A.Ş. İle tanzim ettiği belirsiz süreli hizmet sözleşmesine göre dava konusu uçuşta görevli bir uçuş ekibi üyesi olarak bulunduğu, -Paydaşlığa dair dikkate alınan hususların işbu raporun 13.sayfasında sayın Mahkeme'nin dikkatine sunulduğu, -TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, -Destekten yoksunluk yönünden; dava dışı ... tarafından müteveffanın yakınlarına rücuya tabi ölüm geliri bağlandığına dair herhangi bir belge ve bilgi görülmediği, davalı tarafından davacı paydaşa herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının hesaplanan zararından herhangi bir tenzil yapılmadığı, -Kusur oranlaması yapılmaksızın hesaplama yapıldığı, kusur ve hesaplanan zarardan davalı tarafın sorumluluğu konusunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, -Davacı paydaş anne ...'nun hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının; 2022 Sonrası Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret Esas Alınarak Müteveffanın %2 Evlenme İhtimali Uygulanmış zararının 1.787.942,01-TL olduğu, 2022 Sonrası Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret Esas Alınarak Müteveffanın %2 Evlenme İhtimali Uygulanmış zararının 1.791.536,40-TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 15/02/2024 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Sivil Havacılık Uzmanı bilirkişisi ... ve aktüerya bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 25/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; -Müteveffanın uçakta kabin memurluğu yapması için gerekli olan sertifikaya sahip olmadığı" ileri sürülerek; Havayolunca verilen beyanname ile uçuşta kabin memuru olarak görevli olduğu bilgisine yönelik açıklamanın doğru olmadığı yönündeki itiraz devam etmekte olduğundan, Ülkemizin de 1947 yılında kurucu üyesi ve de halen tarafı olduğu ICAO (İnternational Civil Aviation Organization) tarafından kabul edilen 9 No.lu Annex'in, "Chapter 2 (Correction of documents) maddesinin; ''2.21 In the event that errors are found in any of the above-mentioned documents, the public authorities concerned shall accord the aircraft operator or authorized agent an opportunity to correct such errors or shall alternatively perform such corrections themselves." hükmü mucibinde; Uçuşu gerçekleştiren havayolu şirketince, müteveffa hakkında dava konusu kazanın yaşandığı uçuş öncesi yapılan beyanın geçerliliğinin ve de İran İslam Cumhuriyeti Sivil Havacılık Organizasyonu’nun 10.03.2020 tarihli Kaza Kırım raporu bilgilerinin güvenirliğinin, Ülkemiz Sivil Havacılık otoritesi (T.C. SHGM) nezdinde güvenirliliğinin ve geçerliliğinin teyidi mümkün olup, Davacıların Destekten Yoksun Kalma zararının oluşup oluşmadığı, oluştu ise bu zarardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı hususunda takdir Sayın Mahkeme'ye ait olup, Sayın Mahkeme'nin bu yönde bir görevlendirmesi ve takdiri görülmediğinden aktüeryal yönden yeniden hesaplama yapmaya gerek olmadığı, Sayın Mahkeme'nin bu yönde bir takdiri ve görevlendirmesi olması durumunda 2024 yılı Asgari Ücret Verisi dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacılar vekiline; ıslah dilekçesini sunması ve ıslah ettiği miktar üzerinden harcını yatırması için kendisine bir haftalık kesin süre verilmesine, 1 haftalık kesin süre içerisinde ıslah yapılmaması durumunda ıslah hiç yapılmamış gibi davaya eski şekli ile devam edileceğinin kendisine ihtarına (ihtar edildi)'' karar verildiği, davacılar vekilinin 11/07/2024 tarihli talep dilekçesi ile; Mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararındaki, ıslah dilekçesinin sunulması ve ıslah edilen miktar üzerinden harcın yatırılması için taraflarına bir haftalık kesin süre verilmesine dair karardan rücu edilmesi ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne dosyadaki müteveffanın İstanbul'dan çıkıştaki yolcu olarak gösterilmesi dönüşte kabin olarak gösterilmesi ve kazanın gerçekleştiği uçakta kabin memuru olarak çalışma sertifikası olmadığı hususları sorularak kabin memuru sayılıp sayılmayacağı noktasında görüş alınmasına yönelik müzekkere yazılmasını talep ettiği, işbu talep üzerine Mahkememizce 12/07/2024 tarihli ara karar kurulduğu, işbu ara kararın (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacılar vekilinin; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne dosyadaki müteveffanın İstanbul'dan çıkıştaki yolcu olarak gösterilmesi dönüşte kabin olarak gösterilmesi ve kazanın gerçekleştiği uçakta kabin memuru olarak çalışma sertifikası olmadığı hususları sorularak kabin memuru sayılıp sayılmayacağı noktasında görüş alınmasına yönelik müzekkere yazılması ile Mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararındaki, ıslah dilekçesinin sunulması ve ıslah edilen miktar üzerinden harcın yatırılması için taraflarına bir haftalık kesin süre verilmesine dair karardan rücu edilmesi taleplerinin; dosyamızdaki mevcut bilirkişi raporlarının teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli olması, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile dosyanın Mahkememizce tekemmül ettiği kanaatine varılmakla ayrı ayrı reddine'' karar verildiği, aynı tarihli ara kararın (2) numaralı ara kararı ile de; ''Davacılar vekiline; ıslah dilekçesini sunması ve ıslah ettiği miktar üzerinden harcını yatırması için kendisine bir haftalık kesin süre verilmesine, 1 haftalık kesin süre içerisinde ıslah yapılmaması durumunda ıslah hiç yapılmamış gibi davaya eski şekli ile devam edileceğinin kendisine işbu ara kararın tebliği ile birlikte ihtarına'' karar verildiği ve fakat davacılar vekilinin ıslah dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLESİ VE GEREKÇE: Dava; destekten yoksun kalma tazminat istemleri nedeniyle tazminat davasıdır. HMK'nun 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacıların kaza nedeniyle destekten yoksun kalma zararlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise maddi tazminat tutarının ne olduğu, bu zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği, davalının davacıların desteğinin davaya konu 11/03/2018 tarihinde gerçekleşen kazaya mürettebat/kabin memuru olarak katıldığına ilişkin iddiası ile zaman aşımı def'inin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklindedir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, yukarıdaki yasal düzenlemeler, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; eldeki davada davacı taraf, davacıların murisi ...'nun, 11.03.2018 tarihinde katıldığı uçuşta meydana gelen kazada vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak annesi ..., erkek kardeşi ... ve kız kardeşi ...'nun kaldığını, 11.03.2018 tarihinde murislerinin ölümüyle birlikte davacıların murisin maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, sigortalayan ve esas sigortalı arasında düzenlenen poliçenin, yolcular için tüm uçuş rizikolarını kapsadığını, müteveffa ...'nun uçak kabin memuru olmasına rağmen ismi yolcu ve mürettebat listesinde, "yolcu" olarak geçtiğini, zira bu uçuş özelinde murisin kabin memuru sıfatıyla değil yolcu olarak uçtuğunu, diğer tüm yolculara mali mesuliyet teminatı kapsamında ödeme yapan Sigortacının, davacıların murisi mesleği kabin memuru olmasından dolayı kendilerine bu ödemeyi yapmaktan kaçındığını, ayrıca teknik olarak murisin bu uçuşa kabin memuru olarak katılmasının da mümkün olmadığını, zira murisin ... tescilli ve imalat seri numarası ... olan uçakta kabin memurluğu yapması için gerekli olan sertifikaya sahip olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise, kendileri ile ... A.Ş arasında .../0 poliçe numaralı ve 13.07.2017-13.07.2018 tarihlerini kapsar şekilde Hava Aracı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, işbu sigorta poliçesi ile birlikte kendileri tarafından yolcuların teminat kapsamı altına alındığını, ne varki müteveffanın sigortalı şirkette hostes olarak çalışmakta olduğunu, kendileri nezdinde tanzim edilen poliçe kapsamında herhangi bir korumaya sahip bulunmadığını, işbu sebeple söz konusu hususun ispat yükünün davacılar üzerinde bulunduğunu, kaldı ki, reasüror tarafından ödemelerin yapıldığını, hak sahiplerinden ibraname alındığını ve başkaca herhangi bir alacağın mevcut olmadığının belirtildiğini, kendileri nezdinde tanzim edilen poliçe gereği herhangi bir sorumluğunun mevcut olmadığından huzurda görülen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasında, davacıların murisi ...'nun davaya konu kazanın gerçekleştiği uçuşa katıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflardan arasındaki ihtilaflardan ilki ve çözümlenmesi gereken en önemli husus, davacıların murisi olan ...'nun davaya konu 11/03/2018 tarihinde gerçekleşen kazaya mürettebat/kabin memuru olarak mı yoksa yolcu olarak mı katıldığı hususudur. Davalı tarafın ikinci cevap dilekçesinin EK-3'ünde sunduğu ''Ferdi Kaza Makbuz ve İbraname ''...'' ile ilgili Uçak Kazası - 11/03/2018'' başlıklı belgede ''Kimden'' kısmının işbu davadaki davacılar olduğu, ilgili belgede bu kişilerin bundan böyle hep birlikte ''İbra Edenler'' olarak anılacağının belirtildiği, yine aynı belgenin (A) harfli kısmında ''...kabin görevlisi ... (bundan böyle ''Kabin Görevlisi'') kaza sonucunda vefat etmiştir...'' ibaresinin yer aldığı, aynı belgenin (C) harfli kısmında ''İbra edenler, Kabin Görevlisi'nin Kaza'da vefat etmesi sebebiyle Poliçe tahtında doğan tüm taleplerine ilişkin olarak ve işbu Makbuz ve İbraname'nin imzalanma tarihine kadar Ferdi Kaza Sigortası Talebi'ne işlemiş olan 3.000,00-Amerikan Doları dahil olmak üzere işbu Makbuz ve İbraname hükümleri uyarınca sulh olmayı kabul etmektedirler...'' ibaresinin yer aldığı ve son olarak aynı belgenin (2) numaralı kısmında ''...Kaza veya Poliçe'den kaynaklanan ve/veya bunlarla bağlantılı olan her bir ve tüm taleplerden, isteklerden, davalardan, faizlerden, masraflardan, giderlerden (yargılama masraf ve giderleri dahil) ve sorumluluklardan tamamen, nihai şekilde ve kat'i suretle ibra ederler...'' ibaresinin yer aldığı ve dağılım tablosunda davacıların işbu dosyadaki vekilleri de olan Av....'nin tüm davacıların isminin altında imzalarının bulunduğu, eldeki davada da davacıların işbu belgeyi ve işbu belgenin altındaki imzaları inkar etmedikleri gibi belgede yer alan parayı da almadıkları şeklinde bir iddialarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosyaya celbedilen ve dava konusu kazaya ilişkin yürütülen ... Cumhuriyet Basşavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında yer alan 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun 1.2 Kişi Yaralanmaları başlıklı kısmında Mürettebat Üyelerinin ''3'', yolcuların ''8'' kişi olarak belirtildiği, aynı dosyanın içerisinde yer alan ifadelerden (özellikle müşteki ...), dosyaya celbedilen deliller ve raporlardan davaya konu kazanın gerçekleştiği uçuşta birinci pilot'un ..., ikinci pilot'un ise ... olduğunun belirtildiği, yine aynı dosyanın içerisinde yer alan ''General Declaration'' başlıklı belgenin ''...'' başlıklı kısmının altında 3 ismin yer aldığı ve bu isimlerin ... ve ...'nun olduğunun görüldüğü ve son olarak aynı dosyanın içerisinde yer alan 19/01/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda birinci pilot ve ikinci pilot'un ... A.Ş.'de çalıştıkları belirtilmiştir. Keza soruşturma dosyasında yer alan müştekiler ...'ın sundukları 15/10/2018 tarihli dilekçede ...'nun hostes olarak belirtildiği ve uçuşun ... A.Ş. Tarafından gerçekleştiği belirtilmiştir. Dosyaya celbedilen ... Müdürlüğünün 20/04/2023 tarihli cevabi yazısından ve dosyaya sunulan davacıların murisi ...'nun iş yeri şahsi sicil dosyasından da ... A.Ş.'de çalıştığı tespit edilmiştir. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da davacıların murisi olan ...'nun yolcu olarak değil dava konusu uçuşta görevli bir uçuş ekibi üyesi olarak bulunduğu belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davacıların, murisleri olan ...'nun davaya konu kazanın gerçekleştiği uçuşa ''Yolcu'' sıfatıyla katılması ve vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin; davacıların, murislerinin aynı kazaya ilişkin olarak ''Kabin Memuru'' olarak katıldığı ve vefat ettiği gerekçesiyle davalı sigorta şirketi taraflarına ödeme yapıldığı ve davacıların bu ödemeyi aldıkları gibi aynı belgede ...'nun kabin memuru olarak yazılmasına itiraz etmedikleri, belgede işbu davadaki davacıların vekilinin imzalarının yer aldığı ve belgeye herhangi bir şerh düşülmediği, belgenin 2018 tarihli olduğu, eldeki davanın tarihinin ise 2021 tarihli olduğu, davaya konu kazanın gerçekleştiği uçuşun ... A.Ş. Tarafından gerçekleştirildiği, birinci pilot ... ve ikinci pilot ... ile davacıların murisi olan ...'nun ... A.Ş.'de çalıştıkları, Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporları ile soruşturma dosyasının içerisinde yer alan dilekçeler, bilirkişi raporları ve General Declaration başlıklı belgeden davacıların murisi olan ...'nun davaya konu kazaya kabin memuru olarak katıldığı kanaatine Mahkememizce varıldığı ve davacıların bu taleplerinin MK md.2'ye de aykırı olduğu anlaşılmakla davacıların, murisleri olan ...'nun davaya konu kazanın gerçekleştiği uçuşa yolcu olarak katıldığını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30-TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 6.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacılarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına, 7-HMK 333.maddesi gereğince davacılar tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/09/2024 Katip ... Hakim ...