İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/233 E. 2024/846 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/233
Karar No
2024/846
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/233 Esas KARAR NO : 2024/846 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/04/2021 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hesaplanacak tazminat hesaplama sonuçları üzerinden 6100 Sayılı HMK'nın 107.maddesi uyarınca (maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda) talep değerini arttırmak üzere bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı için şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı kurum tarafından kendilerine ödenmesine karar verilmesi talepli olduğu, izah edilen nedenlerle, delil listesi ve ekleri dilekçe ile birlikte sunulmakla davalı tarafa tebliğine, adil vardım talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin her tür dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkil ... için 6100 Sayılı HMK'nın 107-maddesi uyarınca talep değerini arttırmak üzere şimdilik 500,00-TL Bakiye Sürekli İş Göremezlik Tazminatı kapsamındaki maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek reeskont avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı kuruma yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ne yabancı şirketten ne de müvekkil kurumdan hiçbir hak edişi kalmadığını, davacı ...'a 126.062,47 TL işgöremezlik tazminatı 26.10.2020 tarihinde ödendiği, öncelikle 26.10.2020 tarihinde yapılan 126.062,47 TL ödemenin davacı ...'ın taleplerini karşılayıp karşılamadığının, yeterli bir ödeme olup olmadığının ödeme tarihi itibariyle (yani 26.10.2020 tarihi itibariyle) tespit edilmesi gerektiğini, zira davacı, KTK 111/2 gereği tazminatın yetersiz olduğu açıkça anlaşılan uzlaşmalar iptal edilebilir maddesine dayanarak işbu davayı açtığını, 26.10.2020 tarihi itibariyle yapılan hesaplama ve ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterliliğinin tespiti halinde davanın konusuz kalacağını, kusur ve kusur oranlarının tespitinin çok önemli olduğunu, ceza dosyasındaki kusur tespitleri ile Karayolları fen Heyetinden seçilecek heyetle kusur tespiti ve /veya Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit yapılması gerektiğini, davacının 27.02.2017 tarihli kaza sonucunda kazaya bağlı bir maluliyetlerinin oluşup oluşmadığının, illiyet bağının, maluliyet oranının, iyileşme sürecinin ve varsa maluliyetinin kaza ile illiyet bağının, gördüğü tüm tedavi evrakları ve hastane raporlarıyla birlikte yeniden muayenesinin yapılarak adli tıp kurumu üçüncü ihtisas kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından 26.10.2020 tarihinde davacıya yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli ödeme olup olmadığını 26.10.2020 tarihli verileri esas alarak yapılması gerektiğini ve yeterli ödeme olduğu tespit edilirse davanın reddedilmesi gerektiğini, yapılan ödemenin yeterli olmadığı tespit edilirse bu sefer de 26.10.2020 tarihinde ödenen tutarın bilirkişi hesap tarihi itibariyle güncellenmesi ve yapılan hesaplamadan tenkisi gerektiğini, ayrıca davacının herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan mağduriyeti ile ilgili bir tazminat alıp almadığının tespiti gerektiğini, eğer böyle bir durum söz konusu ise davacı tarafın talep ettiği ve hüküm altına alınabilecek haklı miktarlardan, sosyal güvenlik kuruluşlarının ödediği veya ödeyeceği tazminatın mahsup edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin yerindeliğinin tespiti açısından herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan talepleri ile ilgili bir tazminat ve/veya ödeme alıp almadığının da tespiti gerektiğini, davacının iddiaları somut belgelerle ispatlanmadığını belirterek davacının tüm talepleri ödendiğinden davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun tüm taleplerinin reddine, yapılan ödemenin fazlalığı halinde rücu hakları saklı kalmak kaydı ile gayrı yasal ve haksız tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas 2019/587 karar sayılı dosyası, hastane tedavi kayıtları, kaza tespit tutanağı, SGK kayıtları, Adli Tıp Raporu ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevki ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davacının 27/02/2017 tarihli kaza nedeniyle, sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı hususunda hazırlanan 21/06/2023 tarihli raporda, davacının trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında Kas İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlar, Tablo 1.2 kategori IV’e göre, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %28(yüzdeyirmisekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu yaralanması ile tespit edilen engellilik oranının illiyeti olduğu bildirilmiştir. ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin... esas .. karar sayılı dosyasından tanzim olunan 11/09/2019 tarihli ATK raporunda, mağdur sanık sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu, müşteki sanık sürücü ...’ın kusursuz olduğu bildirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın adli trafik bilirkişiye tevdi ile 27/02/2017 tarihli trafik kazasında kazaya karışan tarafların ihlal ettikleri kurallar da belirtilmek, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında kusura ilişkin yapılan değerlendirmeler (İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/09/2019 tarihli rapor) tetkik edilmek suretiyle kurur durumunun tespiti hususunda hazırlanan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Polis Görevlilerince tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; Meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın; 2918 sayılı K.T.K.'nın 57/l1-a (kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak dikkatli olmak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını ihlal ettiği; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın ise; S2/1-a (aracın hızını kavşaklara yaklaşırken döneme işlere girerken azaltmak,) kuralını ihlal ettiği belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmadığı, Adli Tıp Kurumu'nun raporunda; Meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın Işık ihlali yaparak kavşağa girdiğinden Asli Kusurlu ; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın ise Atfi kabil kusuru olmadığı kanaati belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmadığı, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ı Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin b), c) ve d) fıkraları ile 52.maddesinin a) fıkrasını ve 84.maddesinin a) fıkrasını ihlal ederek; Trafik kazasının meydana geldiği trafik ışıklarıyla kontrol edilen Kavşağa yaklaşırken hızını azaltmak, kavşağa geldiğin de, trafik ışıklarına, Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara ve Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve kırmızı ışıkta geçmemek ve durmak zorunda olduğu halde, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 27.02.2017 günü saat: 19.45 sıralarında, ... İli, ... İlçesinde, ... karayolunu takiben Keşan istikametinden ... sınır kapısı istikametine seyir halindeyken dört yol ışıklı kavşağına geldiğinde kendi beyanına göre yeşil ışıkta geçtiği esnada aracının sol ön çamurluk kısımlarıyla, gidiş istikametine göre solundan ... istikametinden gelip sürücünün kendi beyanına göre yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı sağ ön köşe kısımlarının çarpışması sonucunda sonucu, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda dava konusu trafik kazasıyla ilgili, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde özetle; “ispatla kavşağına yaklaştığımızda trafik ışıkları yeşildi soldan bir araç geldiğini gördüm ancak trafik ışıkları yeşildi yol benim olduğu için yoluma devam ettim ben aracın duracak olduğunu sandığım için biraz da yavaşladım ancak soldan gelen araç durmadı ve benim aracımın sol tarafındaki çamurluğa çarptı.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu şekilde her ki araç sürücüsünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği, bu gibi durumlarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E. , ... K. sayılı hükmünde yer aldığı üzere, 04.04.2007 gün ... Esas ... karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da yer alan "İşletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.” hükmünü haiz olduğu, aslında kimin kırmızı ışık ihlal yaptığını belirleyen güvenlik kamera görüntüsünün olması gerektiği, ancak dava konusu trafik kazasında havanın sisli olması ve çevredeki kameraların incelenip ışık ihlali tespit edilemediğinin belirtildiği, bu durumda ...plakalı aracın sürücüsü ...'ın, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu özen yükümlüğüne uymadığı, kavşağa yaklaşırken aracını emniyetli olarak durdurabilecek şekilde yavaşlamadığı, Trafik ışıklarıyla yönetilen kavşakta, trafik kazasının geçiş üstünlüğü hakkının ihlali nedeniyle meydana geldiği, ancak kimin kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilemediğinden, meydana gelen trafik kazasında eşit olarak %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ı Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin b), c) ve d) fıkraları ile 52.maddesinin a) fıkrasını ve 84.maddesinin a) fıkrasını ihlal ederek; Trafik kazasının meydana geldiği trafik ışıklarıyla kontrol edilen Kavşağa yaklaşırken hızını azaltmak, kavşağa geldiğin de, trafik ışıklarına, Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara ve Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve kırmızı ışıkta geçmemek ve durmak zorunda olduğu halde, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla 27.02.2017 günü saat: 19.45 sıralarında, ... İli, ... İlçesinde,... istikametinden seyirle gelip kendi beyanına göre kendisine yeşil ışığın yandığı, ... Kavşağına girdiği esnada aracının sağ ön köşe kısımlarıyla, gidişe göre yolun sağından ... karayolunu takiben ... istikametinden ... sınır kapısı istikametine seyir halinde olan ve kendisine yeşil ışığın yandığını beyan eden sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın sol ön çamurluk kısımlarının çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda dava konusu trafik kazasıyla ilgili, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinde ifadesinde; “Ben ... istikametine doğru gidiyordum beni yolda bir araç geçti ve 4 yoldaki ışıklarda durdu, ben de bu sırada 30- 40 km hızla gidiyordum, önümüzdeki beyaz araba yeşil yanınca hareket etti, ben de kendisinden sonra yeşil ışıkta geçtim, ben önümdeki araç yeşilde geçtiği için hiç durmadım ben zannedersem 40 km hızla gidiyordum olayda benim kusurum yoktur kavşakta bu şekilde diğer araç kırmızı ışıkta geçtiği için çarpıştık. ”.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda dava konusu trafik kazasında; her iki sürücünün de kendisinin yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği, bu gibi durumlarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E. , ... K. Sayı hükmünde yer aldığı üzere, 04.04.2007 gün ... Esas ... karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da yer alan "İşletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.” hükmünü haiz olduğu, aslında kırmızı ışık ihlal yaptığını belirleyen güvenlik kamera görüntüsünün olması gerektiği, ancak dava konusu trafik kazasında havanın sisli olması ve çevredeki kameraların incelenip ışık ihlali yapan sürücünün tespit edilemediğinin belirtildiği, bu durumda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu özen yükümlüğüne uymadığı, kavşağa yaklaşırken aracını emniyetli olarak durdurabilecek şekilde yavaşlamadığı, Trafik ışıklarıyla yönetilen kavşakta, trafik kazasının geçiş üstünlüğü hakkının ihlali nedeniyle meydana geldiği, ancak kimin kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilemediğinden, meydana elen trafik kazasında, eşit olarak %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,10.6. 22FU212 'ın emniyet kemeri takma zorunluluğu açısından irdeleme ve sonuç; Karayolları Trafik Kanununun 78. maddesine göre; belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunlu olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.maddesinin b) fıkrasına göre; MI sınıfı otomobillerin, NI, N2, N3 sınıfı kamyonet, kamyon ve çekicilerin (...) bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan Emniyet Kemerinin bulundurulması ve kullanılmasının zorunlu olduğu, sürücü ve yolcuların, sayılan araçlar ile seyir halindeyken, kendi kemeri takma zorunluluk ve yükümlülükleri bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlıklı bölümündeki ivenlikleri açısından, “MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlü olduğu, MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” şeklinde hüküm yer aldığı, TBK 52.maddesi uygulaması yönünden, dosya kapsamına bakıldığında; 22FU212 plakalı aracın sürücüsü ...'ın, emniyet kemeri takma zorunluluğu açısından, Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında emniyet kemeri bölümünde Tespit Edilemedi kod (7) işaretlenmiş olup, konu hakkındaki değerlendirme, TBK 51.maddesi gereğince, Mahkemenin takdirinde olduğundan, müterafik kusur konusunda bilirkişi olarak değerlendirme yapılmadığı bildirilmiştir. 05/12/2023 tarihli adli trafik bilirkişisi raporuna karşı itirazların kabulüne karar verilerek, dosyanın ATK Genel Kuruluna tevdii ile ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi dosya kapsamında alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/09/2019 tarihli rapor ile 05/12/2023 tarihli adli trafik bilirkişisi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi, dosyaya sunulan ve kazandırılan deliller ışığında dosya kapsamı hakkında itirazları karşılar nitelikte hazırlanan 23/07/2024 tarihli genişletilmiş uzmanlar kurulu raporunda, davacı sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir aktüer bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebi nazara alınarak aktüer hesabı yapılması hususunda hazırlanan 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 27.02.2017 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı geçici ve sürekli iş göremez hale gelen davacının taleplerine ilişkin olarak Ödeme Tarihi Verilerine Göre, Davacının 04.08.2020 tarihli müracaatına istinaden 13.10.2020 tarihli İbraname ile 126.062,47 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihi verilerine göre davacı adına hesaplanan toplam tazminatın 144.096,69-TL olduğu, davalı tarafından yapılan 126.062,47-TL tutarındaki ödemenin mahsubu sonrası fark maddi tazminat tutarının 18.034,22 TL olduğu, söz konusu tutarın fahiş olup olmadığının nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkemece söz konusu tutarın fahiş olduğu yönünde hüküm kurulacak olması halinde; Hesap Tarihi (Güncel) Verilerine Göre: Davacı adına hesaplanan toplam tazminatın 780.358,92 TL olduğu, söz konusu tutardan davalının yaptığı ödemenin güncellenmiş halinin mahsubu sonrası bakiye tazminat tatarının 602.168,76 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle ölüm ve yaralanma olaylarında poliçe teminat üst limitinin 330.000,00 TL olduğu, yapılan ödemenin (güncellenmemiş halinin) mahsubu sonrası bakiye tazminat sorumluluğunun 203.937,53 TL olduğu, söz konusu tutara ödemenin yapıldığı 13.10.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği bildirilmiştir. Davacı vekili 16/10/2024 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye iş göremezlik tazminatı taleplerini 203.937,53-TL'ya arttırarak ıslah etmiş, ıslah harcını ikmal etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazası nedeni ile haksız fiilden kaynaklanan maddi istemine ilişkindir. Haksız fiile ilişkin trafik kazası 27/02/2017 tarihinde meydana gelmiştir. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin .. esas ... karar sayılı dosyasından tanzim olunan 11/09/2019 tarihli tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu ile oluşan kazada sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...’ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında kusur değerlendirmesi yapılması için dava dosyası adli trafik bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve 27/02/2017 tarihli trafik kazasında kazaya karışan tarafların ihlal ettikleri kurallar da belirtilmek, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında kusura ilişkin yapılan değerlendirmeler (İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/09/2019 tarihli rapor) tetkik edilmek suretiyle kurur durumunun tespiti hususunda hazırlanan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise; 27/02/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda sürücü ...’ın %50 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ın %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında kusur değerlendirmesi açısından raporlar arasında çelişki bulunması sebebiyle dosyanın ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna tevdine karar verilmiş ve ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi dosya kapsamında alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/09/2019 tarihli rapor ile 05/12/2023 tarihli adli trafik bilirkişisi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi, dosyaya sunulan ve kazandırılan deliller ışığında dosya kapsamı hakkında itirazları karşılar nitelikte hazırlanan 23/07/2024 tarihli genişletilmiş uzmanlar kurulu raporunda, davacı sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ATK'nın 21/06/2023 tarihli raporu ile davacının trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında kas iskelet sistemi, omurgaya ait sorunlar, tablo 1.2 kategori IV’e göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %28(yüzdeyirmisekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu yaralanması ile tespit edilen engellilik oranının illiyeti olduğu tespit edilmiştir. Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş ve 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan 23/07/2024 tarihli kusura ilişkin ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu, maluliyete ilişkin olarak düzenlenen İstanbul ATK'nın 21/06/2023 tarihli raporu ile tazminat kalemlerine ilişkin 11/10/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu ayrı ayrı denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat yönünden yapılan hesaplamaların olaya ve dosya kapsamına uygun olması denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması hasebiyle 11/10/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile; 203.937,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 203.937,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.930,97-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL peşin harç ile 694,84-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 754,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.176,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL peşin harç, 694,84-TL ıslah harcı 59,30-TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 7.853,00-TL Adli Tıp Gideri, 465,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 16.131,94-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 32.630,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1,320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/233, K. 2024/846, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-233-e-2024-846-k-3cc856fa91d4